<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Efsane Board - Şifalı Bitkiler]]></title>
		<link>https://efsaneboard.de/</link>
		<description><![CDATA[Efsane Board - https://efsaneboard.de]]></description>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 19:23:06 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Fındık Nedir? | Fındığın Faydaları Nelerdir? | Fındık Hakkında Bilgiler]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=23424</link>
			<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 12:26:01 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=23424</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Nedir? | Fındığın Faydaları Nelerdir? | Fındık Hakkında Bilgiler</span></span><br />
<br />
Fındık, huşgiller (Betulaceae) familyasından Corylus cinsini oluşturan çalı ve ağaç türlerinin ortak adı. <br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Morfolojik özellikleri</span></span><br />
<br />
Basit, yuvarlak, yapraklarının kenarları çift dişli, ucu sivridir. Çiçekler yapraklardan hemen önce ilkbaharda açar. Bir evciklidir. Erkek çiçekler kedicik şeklinde 5–12 cm uzunluğunda sarı renklidir. Dişi çiçekler çok küçüktür, kış boyunca tomurcuklarda gizlenir, 1 – 3 mm uzunluğunda kırmızı renklidir. Nuks meyve 1-2-3 cm uzunluğunda 1–2 cm çapındadır, kabuğun etrafını tamamen veya kısmen kuşatan bir kadehcik bulunur. Kadehciğin şekil ve yapısı fındık türlerinin teşhisinde önemlidir.<br />
<br />
Boyu en fazla 5 metre, ortalama boyu 3 metre, yazın yapraklı ve kış aylarında yaprak döken bir ağaçtır. Basit yapraklı ve yaprak kenarları çift dişlidir.<br />
<br />
Sürgünler: bir önceki yılın sürgünleri kahverengi olurken, yeni sürgünleri sarı ila gri arasında renge sahiptir.<br />
<br />
Çiçeklenme zamanı Türkiye'de Mart - Nisan ayları, Çiçek rengi: Sarı tonlarında Çiçek süresi: Mayıs sonuna kadardır.<br />
<br />
Yaşama elverişli en düşük rakım 10 metre üzeri, bilinen en yüksek rakımı 1600 metredir.<br />
<br />
Türkiye'de yaşadığı şehirler: Adana, Afyonkarahisar, Artvin, Bartın, Balıkesir, Bitlis, Düzce, Erzurum, Giresun, Hatay, Isparta, İstanbul, Kastamonu, Kırklareli, Kütahya, Ordu, Rize, Samsun, Sakarya, Sinop, Tokat, Trabzon, Tunceli, Zonguldak.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türler</span></span><br />
<br />
    Amerika fındığı (Corylus americana)<br />
    Adi fındık (Corylus avellana)<br />
    California fındığı (Corylus californica)<br />
    Çin fındığı (Corylus chinensis)<br />
    Kafkas fındığı (Corylus colchica)<br />
    Ağaç fındığı (Corylus colurna)<br />
    Gagalı fındık (Corylus cornuta)<br />
    Farges fındığı (Corylus fargesii)<br />
    Himalaya fındığı (Corylus ferox)<br />
        Corylus ferox var. ferox<br />
        Corylus ferox var. tibetica<br />
    Asya fındığı (Corylus heterophylla)<br />
        Corylus heterophylla var. heterophylla<br />
        Corylus heterophylla var. sutchuenensis<br />
        Corylus heterophylla var. thunbergii<br />
    Lambert fındığı (Corylus maxima)<br />
    Yunnan fındığı (Corylus yunnanensis)<br />
    Jacquemont fındığı (Corylus jacquemontii)<br />
    Japon fındığı (Corylus sieboldiana)<br />
        Corylus sieboldiana var. brevirostris<br />
        Corylus sieboldiana var. mandshurica<br />
        Corylus sieboldiana var. sieboldiana<br />
    Wang fındığı (Corylus wangii)<br />
    Corylus × colurnoides (C. avellana × C. colurna'nın melezi)<br />
    Corylus × vilmorinii (C. avellana × C. chinensis'nin melezi)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yetişme koşulları</span></span><br />
<br />
Kışların ılık geçtiği nemli ve humuslu toprağı sever. Yıllık 1000–2000 mm kadar yağış ister.<br />
<br />
Fındık, ülkemizde pek çok yerde yetiştiriciliği yapılan ve çok geniş kullanım alanına sahip olan bir atıştırmalıktır. Kuruyemiş olarak tüketilebildiği gibi çikolata başta olmak üzere pek çok gıdanın görünmez kahramanı olarak ön plana çıkar. Fındık nedir? Sorusunun cevabına gelecek olursak, ülkemiz ve dünya açısından son derece önemli bir yere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bir atıştırmalıktan çok daha öte pek çok kültürün ayrılmaz bir parçası olarak fındık ismini anmak yanlış olmayacaktır. Dünyanın En Lezzetli Fındıkları Daha öncede belirttiğimiz üzere dünyanın en lezzetli fındığı Doğru Karadeniz Bölgesinde yetiştirilmektedir. Bu bilgiden hareketle dünyanın en lezzetli atıştırmalığını size ulaştırmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Ülkemizde çoğunluğu Giresun – Ordu ve Trabzon illerinde olmak üzere Sakarya, Bartın ve Zonguldak illerinde de üretimi yapılmaktadır. Dünya bazında düşünecek olursak hem üretim hem de kalite bakımından Türk fındıklarına rakip bir fındıktan bahsetmek neredeyse imkansızdır. Fındığın Faydaları Hakkında Günümüzde doğrudan tüketilen fındığın; enerji kaynağı olması, bedensel yorgunluğu gidermesi gibi pek çok faydasından bahsedilebilmektedir. Aynı zamanda fındık, kalp damar sağlığı bakımından bulunmaz bir yardımcıdır. Kolesterolü düşürür ve kalp ritmini düzenli hale getirir. Son zamanlarda beyin ve kalp sağlığı için anne adaylarına fındık tüketmesi tavsiye edilmektedir. Varislere iyi gelmesi, cilt sağlığını desteklemesi nedeniyle de E vitamini kaynağı olan fındık el ve yüz kremi olarak pek çok kozmetik ürünün içerisinde de bizlere merhaba demektedir. Fındığın İçeriğinde Neler Var E vitamini başta olmak üzere vitamin ve mineraller bulunan fındıkta, protein ve karbonhidrat bakımından da zenginlikten bahsedilebilir. Pek çok gıdanın günlük alınması gereken miktarı tek başına karşıladığını da söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki fındık yağının bitkisel yağların hemen arkasından en sağlıklı yağ olarak anıldığını da söyleyebiliriz. Günde Ne Kadar Fındık Yemeliyiz Aslına bakarsanız sadece E vitamini ihtiyacının karşılanması için bile fındık yemek yeterli bir sebep olacaktır. E vitaminin faydaları hakkında başlı başına kitaplar yazılırken bizim için kalp ve cilt sağlığı konusunda ön plana çıktığını belirtmek yanlış olmayacaktır. Günlük ortalama otuz gram kadar fındık tüketimi, ihtiyacınız olan E vitaminin tamamının karşılanması açısından yeterli olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındığın faydaları</span></span><br />
<br />
Fındık, corylus cinsine ait bir ağaç türü olan fındık ağacının meyvesidir. Bilimsel adı Corylus avellana olan fındık çoğunlukla Türkiye, ABD, İtalya ve İspanya gibi ülkelerde yetiştirilir. Fındık genellikle çiğ, kavrulmuş veya işlenmiş şekillerde bulunur. Taze fındık, mevsiminde kabukları açılarak çiğ olarak tüketilebilir veya çeşitli tariflerde kullanılabilir. Fındığın hafif tatlımsı bir tadı ve yağlı bir dokusu vardır. Birçok tatlı, çikolata, pasta, kek, kurabiye gibi yiyeceklerin yapımında veya salata, pilav, soslar ve diğer farklı yemek tariflerinde de kullanılabilir. <br />
<br />
Fındık yararları incelendiğinde sağlık açısından da birçok durumda kullanılabileceğini söylemek mümkün olabilir. İşte fındığın sağlık yararlarından bazıları!<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp Sağlığının Desteklenmesi</span></span><br />
<br />
Fındık, omega-3 yağ asitleri açısından zengindir ve tekli doymamış yağ asitleri içerir. Bu yağlar, kalp sağlığını korumaya yardımcı olabilir. Fındık tüketimi ile kolesterol seviyelerini dengeleyerek kardiyovasküler hastalıkların görülme riskini azaltılabilir. Fındık ayrıca, kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olan yüksek miktarda fenolik bileşik içerir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kanser Riskinin Önlenmesi</span></span><br />
<br />
Fındık, kanser riskini önlemeye yardımcı olabilecek önemli bir antioksidan kaynağı olan proantosiyanidin içerir. Fındığın içinde bulunan diğer antioksidanlardan olan manganez süperoksit dismutaz, vücutta oksidatif stresle savaşarak kanser riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Fındıkta bulunan E vitamini ise antioksidan özellikleri ile kansere sebep olan hasarlı hücrelerin yok edilmesinde faydalı olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İltihabın Azaltılması</span></span><br />
<br />
Düzenli fındık tüketmek iltihap belirteçlerinin etkilerini azaltabilir. Fındık, anti-inflamatuar özelliklere sahip polifenolik bileşikleri içerir. Bu bileşikler, vücuttaki inflamasyonu azaltarak inflamasyonla ilişkili hastalıkların riskini düşürebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yüksek Kan Şekerinin Dengelenmesi</span></span><br />
<br />
Fındık, başta oleik asit olmak üzere, kan şekeri seviyelerini dengelemeye yardımcı olabilecek çeşitli bileşenler içerir. Bu kombinasyonlar, tokluk hissini artırabilir ve açlık süresini uzatabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sindirim Sağlığı</span></span><br />
<br />
Fındık, lif açısından zengin bir besin maddesidir. Lif, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olarak kabızlığı önler ve bağırsak sağlığını korur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üreme Sağlığı</span></span><br />
<br />
Fındık, içerdiği omega-3 yağ asitleri, antioksidanlar, protein, çinko ve E vitamini gibi besin maddeleri sayesinde sperm sayısının artırılması bakımından faydalı olabilir. Tek başına fındık tüketiminin, sperm sayısını belirgin şekilde artırdığına dair bilimsel bir kanıt bulunmamakla birlikte, yapılan bazı çalışmalar fındığın sperm üretimi ve hareketliliği için yararlı olabileceğini bildirmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavrulmuş Fındık Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Fındık tüketirken çoğunluklu olarak tercih edilen seçenekler arasında kavrulmuş hali yer alabilir. Kavrulmuş fındık, kabuğundan çıkarıldıktan sonra genellikle fırında veya tavada kızartılarak kuru ısıtma yöntemiyle elde edilir ve çiğ haliyle benzer oranlarda besin değerleri içerir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Genel olarak kavrulmuş fındığın bazı faydaları şunlardır:</span></span><br />
<br />
    Gevrek ve kıtır yapısıyla gelişmiş lezzette bulunması<br />
    Kolay sindirilebilir bir formda olması<br />
    Salmonella ve E. coli gibi zararlı bakterilere karşı koruma sağlaması<br />
    Omega 3-6 gibi yağ asitleri bakımından zengin olması<br />
    E vitamini ve manganez gibi vitamin-mineraller açısından zengin olması<br />
<br />
Kavrulmuş fındığın yukarıda bahsedilen faydalarının dışında, çiğ haline oranla daha fazla yağ ve kalori içerdiği unutmamalıdır. Bu nedenle yüksek kalori ve yağ içeriği dikkate alınmalı ve tüketimi kontrollü bir şekilde olmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındığın Cilde Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Fındıktan soğuk presleme yöntemiyle elde edilen yağı, cilde çeşitli faydalar sağlayabilir. Fındık yağı cilde doğrudan veya cilt bakım ürünleri içinde kullanılır. Fındık yağının cilde olan faydalarından bazıları şu şekilde sıralanabilir:<br />
<br />
    Ciltte nemlendirici etkiler sağlayabilir ve yaşlanma belirtilerini azaltabilir.<br />
    Antioksidan etkisi sayesinde yaşlanma sürecini yavaşlatabilir.<br />
    Saçı besler, nemlendirir ve saç derisindeki kuruluğu azaltabilir. Aynı zamanda, saçın parlaklığını ve sağlığını artırabilir.<br />
    Hiperpigmentasyonun azalmasına yardımcı olabilir.<br />
    Cildi, güneşin zararları etkilerinden korumaya yardımcı olabilir.<br />
    Yara izlerinin iyileşmesine katkı sağlayabilir.<br />
<br />
Fındık yağını ciltte kullanmadan önce, özellikle hassas ciltlerde veya alerjik reaksiyonlara yatkın olanlarda, küçük bir bölgede test yapması önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Kilo Kontrolüne Yardımcı Olur mu?</span></span><br />
<br />
Fındık sağlıklı yağlar, lif, protein ve diğer besin öğeleri açısından zengindir. Bu besin öğeleri, tokluk hissini artırabilir ve açlık hissini azaltabilir. Yüksek lif içeriği de sindirimi yavaşlatarak daha uzun süre tok kalmaya yardımcı olabilir. Dolayısıyla fındık tüketimi, düzenli bir şekilde atıştırmalık olarak tercih edildiğinde, tokluk hissi yaratmaya  yardımcı olabilir.<br />
<br />
Fındık yüksek kalori içerir ve kilo vermek için tek başına tüketimi yeterli değildir. Bu nedenle, kilo vermek için bir beslenme uzmanı veya diyetisyenle çalışarak kişiye özel bir plan oluşturması önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındıkta Hangi Vitaminler Bulunur?</span></span><br />
<br />
Fındık, çeşitli vitaminler içeren besleyici bir gıdadır. Fındıkta hangi vitamin var? sorusunun cevaplarından bazıları şunlardır:<br />
<br />
    E vitamini<br />
    B1 vitamini<br />
    B6 vitamini<br />
    Bakır<br />
    Magnezyum<br />
    Manganez<br />
    Folik asit<br />
    Fosfat<br />
    Çinko<br />
    Potasyum<br />
<br />
Belirtilen bu vitaminler, vücut fonksiyonlarını desteklenmesi ve sağlıklı bir yaşam için gereklidir. Fındık, bu vitaminleri içerdiğinden beslenme açısından zengin bir kaynak olarak kabul edilebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındığın Besin Değerleri</span></span><br />
<br />
Fındık, kolesterol içermeyen sağlıklı yağ asitleri bulunan ve günlük alınması gereken birçok besin değerini bulunduran bir kuruyemiştir. Ortalama olarak 50 gram fındığın içerisinde bulunan besin değerleri şunlardır:<br />
<br />
    Kalori: 314 gram<br />
    Yağ: 30.4 gram<br />
    Kolesterol: 0 miligram<br />
    Sodyum: 0 miligram<br />
    Karbonhidratlar: 8.35 gram<br />
    Lif: 4.85 gram<br />
    Şeker: 2.71 gram<br />
    Protein: 7.5 gram<br />
<br />
Fındık, zengin besin değerinin yanı sıra yüksek kalorili bir gıdadır, bu nedenle tüketilen porsiyon miktarına dikkat etmek gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Nasıl Tüketilir?</span></span><br />
<br />
Fındığın en yaygın tüketim şekli, kabuğunun kırılıp çiğ olarak yenilmesidir. Bununla birlikte, kavrulmuş, soslu veya dövülmüş şekillerde de tüketilebilir. Genel olarak fındığın tüketim şekillerinden bazıları şöyledir:<br />
<br />
    Çiğ olarak: Fındık, kabuğunu kırarak doğal halinde çiğ olarak tüketilebilir. Taze fındık mevsiminde bu şekilde tüketmek en lezzetli tercihlerden biri olabilir.<br />
    Kavrulmuş fındık: Kavrulmuş fındık, fırında veya tavada kızartılarak hazırlanır. Kavrulmuş fındık daha yoğun bir aromaya ve kıtırlığa sahiptir ve atıştırmalık olarak tek başına veya diğer kuruyemişlerle birlikte tüketilebilir. <br />
    Fındık ezmesi: Fındık ezmesi, fındık çekirdeklerinin öğütülerek püre haline getirilmesiyle elde edilir. Fındık ezmesi kahvaltılarda, tatlı veya tuzlu tariflerde kullanılabilir.<br />
    Yağ olarak: Fındık yağı, fındık çekirdeklerinin preslenmesi ile elde edilir. Yemeklerde veya salatalarda lezzet verici olarak kullanılabilir. Fındık yağı, cilt ve saç bakımında da besleyici olarak kullanılabilir.<br />
    Yemek ve tatlılarda: Fındık, çeşitli yemek ve tatlılarda kullanılabilir. Salatalara, pilavlara, makarnalara veya yemeklere eklenebilir. Ayrıca kekler, kurabiyeler, çikolatalar ve tatlılar için de harika bir lezzet ve dokuya sahiptir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Alerji Yapar mı?</span></span><br />
<br />
Fındık, vücudun bağışıklık sisteminin fındık proteinlerine aşırı reaksiyon göstermesi durumunda ortaya çıkan alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Fındık alerjisi olan kişiler, ürünü tükettiklerinde veya fındık içeren bir ürün yediklerinde alerjik semptomlar ortaya çıkabilir. Ortaya çıkan alerjik reaksiyonlar, hafif burun akıntısından şok gibi hayatı tehdit eden boyutlara varabilir. Alerjik durumlar en sık çocuklarda görülür ve genellikle ömür boyu sürer. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık alerjisinin bazı semptomları şunlardır:</span></span><br />
<br />
    Öksürük<br />
    Karın ağrısı<br />
    Mide bulantısı<br />
    Hapşırma<br />
    İshal<br />
    Özellikle yüz ve ağız çevresinde olan kaşıntı ve kızarıklık<br />
    Şiş veya sulu gözler<br />
    Dudak şişmesi<br />
    Hırıltılı nefes<br />
    Boğaz şişmesi<br />
    Yutma güçlüğü<br />
    Kurdeşen<br />
    Baygın hissetmek<br />
<br />
Fındık alerjisi ciddi olabilir ve ani, şiddetli reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle fındık alerjisi olan kişilerin bir sağlık uzmanına danışarak, gerekli acil tedbirleri öğrenmeleri önemlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındığın Faydaları</span></span><br />
<br />
Tam bir sağlık deposu olan fındık, beyin sağlığından mutluluk hormonlarına, diyabet riskini azaltmasından kanserden korumaya dek çok önemli faydalar sağlar. Lezzetinin yanı sıra yapısında bol miktarda lif barındırır. Protein, karbonhidrat, antioksidanlar, B riboflavin, tiamin, niasin, piridoksin ve pantotenik asit gibi vitaminleri, kalsiyum, folat, çinko, potasyum, demir ve manganez gibi mineralleriyle sağlığımız açısından adeta bir hazine. Fındığın çiğ olarak tüketilmesi durumunda besin değerlerinden çok daha fazla faydalanabiliriz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavrulmuş Fındık Zararlı mıdır?</span></span><br />
<br />
Fındığın kavrulma süresinin uzaması fındıkta besin kayıplarına sebep olurken, fındığın içerisindeki sağlıklı yağların hasar görmesine ve okside olmasına sebep olarak hücrelerimize zarar verebilecek serbest radikallerin oluşmasına sebep olabilir. Kavrulmamışı, kavrulmuşa oranla iki kat fazla antioksidan içerir. Bu nedenle alırken çiğ (kavrulmamış) olmasına özen gösterin. Çiğ fındığın yararları…<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bağışıklığınız İçin Çiğ Fındık</span></span><br />
<br />
Fındık yağı E vitamini açısından zengin bir kaynak. E vitamini, kırmızı kan hücrelerinin parçalanmasını önleyerek anemi riskini azaltır. Doğru kan dolaşımı, ateş, soğuk algınlığı ve diğer hastalıkların oluşma riskini azaltarak bağışıklık sistemini güçlendirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çelik Gibi Sinirler</span></span><br />
<br />
İçerdiği besin öğeleriyle tam bir sağlık deposu olan fındık, B6 vitamini açısından da zengin. B6 vitamini; elektrik sinyallerinin hızını ve verimliliğini artıran ve sinir sisteminin düzgün şekilde çalışmasını sağlayan, sinirin kılıfı olan miyelinin yaratılması için gerekli bir vitamin olarak bilinir. Ayrıca sinir sistemimizin sağlıklı bir şekilde işlev gösterebilmesi için seratonin, melatonin ve epinefrin gibi hormonların salgılanması B6 vitamininin desteği ile olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Beyin Sağlığını Destekler</span></span><br />
<br />
Fındıkta, protonosiyanidinler, kersetin ve kaemferol gibi fitopkimyasal maddeler bulunur. Bu proantosiyaninler ‘flavonoidler’ olarak adlandırılan bir gruba ait. Flavonoidler beyin sağlığını destekleyebilir. Ayrıca triptofan ve izolosin aminoasitlerinden zengin olduğundan zihinsel ve psikolojik olarak kişinin kendisini daha iyi hissetmesini sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fazla Fındık Tüketmek Zararlı mıdır?</span></span><br />
<br />
Fındığın gereğinden fazla tüketimi, tam tersi etki yaparak kilo artışına yol açar. Çünkü enerjisi oldukça yüksek. Fındıktaki protein, lif ve yüksek yağ kompozisyonu, tokluk hissini artırır, bu da aşırı yemeyi önlerken yüksek kalori alımına karşı korur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındığın Besin Değerleri ve Kalorisi</span></span><br />
<br />
1 avucu yaklaşık 25 grama, o da 150 kaloriye denk gelir. Porsiyon miktarına dikkat etmek önemli. 1 porsiyon 6-7 adet çiğ fındığa denk gelir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyabetiniz Varsa Çiğ Fındık Tüketin</span></span><br />
<br />
American Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan 2015 çalışmasında, diyabetlilerde düzenli olarak fındık tüketimi olduğunda daha güçlü bir etki sağladığı, diyabetik olmayanlara göre daha düşük kan yağlarına sahip olduğu görülüyor. Diyabetliler günlük diyetlerine fındık eklediklerinde glukoz intoleransında iyileştirme olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bir Avuç Fındık Kalbi Nasıl Korur?</span></span><br />
<br />
Kalp sağlığını koruyan sağlıklı yağlar içerir. Oleik asit için iyi bir kaynak ki oleik asit kötü kolesterol (LDL) seviyesinin düşürülmesine yardımcı olurken, vücutta iyi kolesterolün (HDL) seviyesini yükseltmeye fayda sağlar. Düzenli fındık tüketimi kolesterolü yüzde 27 oranında düşürür. Bilimsel çalışmalar, düzenli olarak tüketen kişilerin kalp krizinden dolayı ölüm riskini oldukça azalttığını gösteriyor. Aynı zamanda demir, bakır, selenyum, magnezyum, potasyum, fosfor, çinko gibi minerallerin doğal kaynağı olduğu için kalp sağlığını korur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Güçlü Bir Magnezyum Deposu</span></span><br />
<br />
Magnezyum, vücuda giren ve çıkan kalsiyum miktarının düzenlenmesinde çok önemli bir rol oynar. Doğru miktarda kalsiyum kas kasılmalarını oluşturur ve kasların ihtiyaç duyulmadığında dinlenmelerine izin verir. Magnezyum, bu sayede kas gerginliğini azaltır ve kas yorgunluğunu, spazmı, kramp ve ağrıları önlemek için mücadele eder. Yüksek magnezyum seviyeleri aynı zamanda kas gücünü artırmaya yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cildin Genç Kalmasını Sağlar</span></span><br />
<br />
Fındıkta bulunan antioksidanlar, cildinize zarar verebilecek serbest radikallerle mücadele ederek, cildin daha sağlıklı görünmesine yardımcı olur. Aynı zamanda UVA/UVB ışınlarının neden olduğu deri kanserinden cildi korur. Antioksidanlarla birlikte flavanoidler cilt hücrelerinin dejenerasyonunu uyarır. E vitamininin de desteğiyle ölü hücreleri ortadan kaldırarak daha sağlıklı ve daha genç görünümlü bir cilt sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kanser Riskine Karşı Fındık Tüketin</span></span><br />
<br />
Kanserli hücrelerin gelişimine neden olan faktörleri ortadan kaldırdığı düşünülen fındık, aynı zamanda vücuttaki kötü niyetli hücreleri yok etmeye yardımcı olarak kanser olasılığını azaltır. Fındıkta bulunan bir bileşik olan beta-sitosterol meme ve prostat kanseri riskini azaltır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Lifli Yapısı Bağırsakları Mutlu Eder</span></span><br />
<br />
Fındıktaki yüksek lif içeriği, bağırsak sağlığı için oldukça yararlı bir rol üstlenir. Yüksek lif tüketimi bağırsak hareketlerini aktif hale getirip, sindirim sisteminin işini kolaylaştırdığından, günlük yeterli miktarlarda çiğ fındık tüketimi kabızlığın tedavisinde kullanılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındığın besin değeri</span></span><br />
<br />
Fındık, protein, lif, fitokimyasal ve doymamış yağ asitleri içermektedir. Aynı zamanda kalsiyum, selenyum, magnezyum gibi mikro besinler barındırır. 100 gr fındığın besin değeri şu şekilde sıralanabilir:<br />
<br />
    Kalori: 628<br />
    Yağ: 61 gr<br />
    Karbonhidrat: 17gr<br />
    Diyet lifi: 9,7 gr<br />
    Şeker: 4,3 gr<br />
    Protein: 50 gr<br />
    Demir: 4,7 mg<br />
    Kalsiyum: 114 mg<br />
    Potasyum: 680 mg<br />
    Magnezyum: 163 mg<br />
    Fosfor: 290 mg<br />
    Selenyum: 2,4 mg<br />
    Çinko: 2,45 mg<br />
    C vitamini: 6,3 mg<br />
    E Vitamini: 15,03 mg<br />
    K vitamini: 14,2 mcg<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Zararları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Her şeyde olduğu gibi fındık tüketiminde de ölçülü olmak gerekir:<br />
<br />
    Yaşken aşırı miktarda tüketilen fındık ishale neden olur.<br />
    Alerjik reaksiyonlara ve fındığın raf ömrüne dikkat edilmesi önemlidir. Bu durumlarda deride döküntü, kızarıklık oluşturabilir.<br />
    Günde bir avuçtan fazla yenen fındık, solunum yolları şikâyetlerinde artışa ve kalp ritim bozukluklarına neden olabilir.<br />
    Aşırı tüketilen fındığın ürtiker ve egzama gibi problemlere de sebep olması muhtemeldir.<br />
    Fındık yerken mutlaka ölçülü ve taze tüketmek önemlidir. Fındık alerjisi olanların kesinlikle uzak durması gerekir.<br />
<br />
Türkiye'de fındığın en önemli zararlıları olarak, karamuk oluşturup fındığın iç bağlamamasına ya da lekeli olmasına sebep olarak ekonomik zararı dokunan iki böcek türü vardır: Yarım kanatlılar takımından fındık yeşil kokarcası (Palomena prasina) ile kın kanatlılar takımından Fındık kurdu (Curculio nucum). Ayrıca Balaninus nucum da önemli bir fındık zararlısı olarak bilinmektedir. Bu konuda 1915'te bir Osmanlı Ermeni ziraatçisi olan Antreasyan'ın önemli çalışmaları bulunmaktadır.[1] <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Kilo Aldırır Mı? Zayıflatır Mı?</span></span><br />
<br />
Aşırı yağlı bir yemiş olması nedeni ile fındık kilo aldırır. Fakat bu durum kullanımına göre de değişebilir. Diyet listesinde bulunan günlük ihtiyaçları karşılayacak kadar tüketilen fındık zayıflamaya yardımcı olurken aşırısı obeziteye neden olabilir. Bu nedenle fındık kalori hesabı yapılarak tüketilmesi halinde kişiyi zayıflatır veya kilo aldırır. Özellikle kahvaltılarda tüketilen fındık ezmesi veya fındıklı çikolata gibi besinler kişiye kilo aldıran değerler taşır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Lezzetini Fındık ile Taçlandıran 12 Değişik Tarif</span></span><br />
<br />
Çiğ fındık faydaları yanında mutfakta da harikalar yaratan tatların da sahibidir. Pek çok lezzetli tarifi daha faydalı kılan fındık sayesinde değişik tatlar yakalayabilirsiniz.<br />
<br />
1) Muhteşem Lezzetli Fındıklı Kurabiye<br />
<br />
Hem sunum hem de lezzet olarak farklı bir yerde olan fındıklı kurabiye tarifi ile misafirlerinizi şaşırtabilirsiniz. Görünümü ile bisküviyi andıran lezzetli kurabiyeleri çocukların çok seveceği de kesin. Fındıklı Kurabiye<br />
<br />
2) Saraylara Layık Fındıkzade Tatlısı<br />
<br />
Tatlı zevkini sonuna kadar hissedebileceğiniz fındıkzade tatlısı ile misafirlerinize muhteşem bir ziyafet verebilirsiniz. Görsel olarak da hayli dikkat çekici olan tatlı, akşam sefalarının vazgeçilmezlerinden olabilir. Fındıkzade Tatlısı<br />
<br />
3) Bol Vitaminli Fındıklı Pamuk Kek<br />
<br />
Yüksek besin değerleri içeren fındıklı pamuk keki çocukların beslenme çantası için de, arkadaşlarınızla yapacağınız günler için de düşünebilirsiniz. Hem özenli görünümü hem de lezzeti ile kek sevmeyenleri dahi kendine çekebilir. Fındıklı Pamuk Kek<br />
<br />
4) Az Malzeme ile Fındıklı Çiçek Kurabiye<br />
<br />
Her evde bulunan ve az malzeme ile hazırlanan fındıklı çiçek kurabiye, davetsiz misafirleriniz için iyi bir ikramlık olabilir. Fındıklı Çiçek Kurabiye<br />
<br />
5) Enerji Veren Kolay Fındık Pare Yapımı<br />
<br />
Tatlı sevenler için oldukça pratik bir tarif olabilecek kolay fındık pare sayesinde muhteşem bir lezzete kavuşabilirsiniz. Fındık Pare<br />
<br />
6) Harika Bir Fındık Ezmeli Katmer Çörek<br />
<br />
Mayalı lezzetlerden vazgeçemeyenlerin en fındıklı tarifi olan fındık ezmeli tarif ile kolay kolay bayatlamayan bir çörek sahibi olabilirsiniz. Fındık Ezmeli Katmer Çörek<br />
<br />
7) Pratik Tahinli Fındıklı Un Kurabiyesi<br />
<br />
Kurabiye seven herkesin beğeneceği bir tarif olan tahinli fındıklı un kurabiyesi klasik un kurabiyesinden sıkılanlar için güzel bir çözüm olabilir. Tahinli Fındıklı Un Kurabiyesi<br />
<br />
8) Lezzetli ve Kolay Fındıklı Kurabiye<br />
<br />
Özellikle az malzeme ile hazırlanan kolay kurabiyeyi kavanozda saklayarak tüm hafta boyunca tüketebilirsiniz. Hem atıştırmalık hem de ikramlık olarak lezzetli bir seçenek olarak deneyebilirsiniz. Fındıklı Kurabiye<br />
<br />
9) Fındıklı Hindistan Cevizli Pudingli Pamuk Kek ile Farklı Bir Lezzet<br />
<br />
Özellikle yumuşacık kek sevenler için çok iyi bir tarif olan fındıklı, Hindistan cevizli kek tarifi, besleyici ve enerji verici olması ile farklı bir lezzet olma özelliği gösterir. Fındıklı Hindistan Cevizli Pudingli Pamuk Kek<br />
<br />
10) Muhteşem Elmalı Fındıklı Sandviç Kurabiye<br />
<br />
Elma sevenlerin muhakkak kullandığı fındık ile hazırlanan sandviç kurabiyeyi misafirlerinize özenle yapabilirsiniz. Elmalı Fındıklı Sandviç Kurabiye<br />
<br />
11) Şerbetli Tek Lokmalık Fındıklı Rulo Tatlısı<br />
<br />
İrmik ve limonla hazırlanan hamurun açılmasının ardından içine serilen fındıkların rulo sarılması ile kolayca yapılan tatlı, bayramlarda ve ziyafet sofralarınızın vazgeçilmezi olabilir. Tek Lokmalık Fındıklı Rulo Tatlısı<br />
<br />
12) Çok Şirin Fındıklı ve Kakaolu İrmikli Toplar<br />
<br />
Fırına atmadan hazırlanan küçük toplar, her daim tüketilebilen en hafif tatlı çeşitlerinden biri olma özelliği gösterir. Çok şirin ve güzel olan topları özel günlerde sofra süslemek için de yapabilirsiniz. Fındıklı ve Kakaolu İrmikli Toplar<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">TARIFLERE BU LINKTEN ULAŞABiLiRSiNiZ</span></span><br />
<br />
nefisyemektarifleri com<br />
youtube com/@NefisYemekTarifleri/playlists<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dünyada fındık üretimi</span></span><br />
<br />
Başlıca üretici ülkelerin yıllara göre kabuklu fındık üretim miktarını gösteren tablo (ton)[2][3].<br />
Ülke 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014[4] 2015 Ortalama<br />
Türkiye 800.791 500.000 600.000 430.000 660.000 549.000 412.000 646.000 588.974<br />
İtalya 125.000 85.000 87.200 140.000 85.000 120.000 100.000 125.000 102.525<br />
Azerbaycan 40.000 30.000 25.000 55.000 45.000 35.000 25.000 50.000 34.848<br />
Gürcistan 35.000 27.000 40.000 30.000 40.000 30.000 35.000 40.000 28.424<br />
ABD 36.280 42.600 24.500 35.000 36.000 35.000 36.300 43.500 34.045<br />
İspanya 26.000 18.000 20.000 22.000 16.000 19.500 19.500 20.000 21.000<br />
Diğerleri 5.900 20.000 27.000 27.000 27.000 25.000 25.000 45.000 31.988<br />
TOPLAM 1.068.971 722.600 823.700 739.000 909.000 813.500 660.773 969.000 841.804<br />
<br />
Ayrıca Çin, İran, Şili, Avustralya ve Fransa da fındık üretiminde önemli ülkelerdendir. Listedeki ülkelerin yanında küçük miktarlarda üretim yapan diğer ülkeler şunlardır: Polonya, Yunanistan, Belarus, Hırvatistan, Tacikistan, Özbekistan, Rusya, Kamerun, Portekiz, Moldova, Ukrayna, Tacikistan, Tunus, Slovakya, Slovenya, Suriye, Kıbrıs, Arjantin, Avusturya, Estonya, Yeni Zelanda ve Romanya.[5]<br />
Dünya fındık ticareti<br />
<br />
Dünyada ticarete konu olan fındığının büyük kısmı (%91) Avrupa ülkeleri tarafından satın alınır ve çoğunlukla (%80) şekerleme ve çikolata sanayinde kullanılır. 2000-2008 yılları arasında %85'i Türkiye tarafından satılan ortalama 540 bin ton kabuklu fındık ticareti gerçekleşmiştir. İtalya, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve İspanya, Türkiye dışındaki önemli ihracatçı ülkelerdir. Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Avusturya, Birleşik Krallık, İrlanda, İsviçre, Bulgaristan, Macaristan ve Kanada, fındık üretmemesine karşın ithal ettiği ürünü ihraç eden ülkelerdendir.[6]<br />
<br />
Dünyada en fazla fındık satın alan ülkeler şunlardır; Almanya, İtalya, Fransa, İsviçre, Belçika, Lüksemburg, Rusya, Avusturya, Hollanda, Birleşik Krallık, ABD, İspanya, Polonya, Yunanistan, Danimarka.<br />
<br />
Türkiye son 30 yılda ortalama olarak 400.000 ton kabuklu fındığa eşdeğer 200 bin ton iç fındık ihracatı yapmıştır. Son yıllarda fındık üretiminin artmasına bağlı olarak bu miktarda artmaktadır.[7] ile 2010-11 sezonunda 527 bin ton kabuklu fındığa karşılık gelen 263 bin ton ihracat gerçekleştirilmiştir. 2011-2012 sezonu ihracatımız ülke gruplarına göre: %74 AB ülkeleri, %10 diğer Avrupa ülkeleri, %9,5 deniz aşırı ülkeler, %6 diğer ülkeler şeklindedir. Ülkeler bazında ihracat: %21 Almanya, %17 İtalya, %14 Fransa, %4 Polonya ve %4 Kanada şeklindedir [6].<br />
<br />
Türkiye fındığını %58 oranında iç fındık, %17 işlenmiş bütün fındık, %25 ileri işlenmiş fındık olarak ihraç eder.<br />
<br />
Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığına göre [8]: Fındık ihracatı tarımsal ihracatın %15-20'sini, genel ihracatın %2'sini oluşturur. 380 bin aile, 700 bin hektar alanda fındık üreterek, 3 milyon kişiye geçim imkânı sunar. 2012/13 sezonunda 600 bin ton kabuklu fındığa eşdeğer ihracat yapılmış ve Cumhuriyet tarihi rekoru olan 1,8 milyar dolar gelir elde edilmiştir. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak ve Dipnotlar</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
medicalpark<br />
Acibadem<br />
nefisyemektarifleri</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Nedir? | Fındığın Faydaları Nelerdir? | Fındık Hakkında Bilgiler</span></span><br />
<br />
Fındık, huşgiller (Betulaceae) familyasından Corylus cinsini oluşturan çalı ve ağaç türlerinin ortak adı. <br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Morfolojik özellikleri</span></span><br />
<br />
Basit, yuvarlak, yapraklarının kenarları çift dişli, ucu sivridir. Çiçekler yapraklardan hemen önce ilkbaharda açar. Bir evciklidir. Erkek çiçekler kedicik şeklinde 5–12 cm uzunluğunda sarı renklidir. Dişi çiçekler çok küçüktür, kış boyunca tomurcuklarda gizlenir, 1 – 3 mm uzunluğunda kırmızı renklidir. Nuks meyve 1-2-3 cm uzunluğunda 1–2 cm çapındadır, kabuğun etrafını tamamen veya kısmen kuşatan bir kadehcik bulunur. Kadehciğin şekil ve yapısı fındık türlerinin teşhisinde önemlidir.<br />
<br />
Boyu en fazla 5 metre, ortalama boyu 3 metre, yazın yapraklı ve kış aylarında yaprak döken bir ağaçtır. Basit yapraklı ve yaprak kenarları çift dişlidir.<br />
<br />
Sürgünler: bir önceki yılın sürgünleri kahverengi olurken, yeni sürgünleri sarı ila gri arasında renge sahiptir.<br />
<br />
Çiçeklenme zamanı Türkiye'de Mart - Nisan ayları, Çiçek rengi: Sarı tonlarında Çiçek süresi: Mayıs sonuna kadardır.<br />
<br />
Yaşama elverişli en düşük rakım 10 metre üzeri, bilinen en yüksek rakımı 1600 metredir.<br />
<br />
Türkiye'de yaşadığı şehirler: Adana, Afyonkarahisar, Artvin, Bartın, Balıkesir, Bitlis, Düzce, Erzurum, Giresun, Hatay, Isparta, İstanbul, Kastamonu, Kırklareli, Kütahya, Ordu, Rize, Samsun, Sakarya, Sinop, Tokat, Trabzon, Tunceli, Zonguldak.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türler</span></span><br />
<br />
    Amerika fındığı (Corylus americana)<br />
    Adi fındık (Corylus avellana)<br />
    California fındığı (Corylus californica)<br />
    Çin fındığı (Corylus chinensis)<br />
    Kafkas fındığı (Corylus colchica)<br />
    Ağaç fındığı (Corylus colurna)<br />
    Gagalı fındık (Corylus cornuta)<br />
    Farges fındığı (Corylus fargesii)<br />
    Himalaya fındığı (Corylus ferox)<br />
        Corylus ferox var. ferox<br />
        Corylus ferox var. tibetica<br />
    Asya fındığı (Corylus heterophylla)<br />
        Corylus heterophylla var. heterophylla<br />
        Corylus heterophylla var. sutchuenensis<br />
        Corylus heterophylla var. thunbergii<br />
    Lambert fındığı (Corylus maxima)<br />
    Yunnan fındığı (Corylus yunnanensis)<br />
    Jacquemont fındığı (Corylus jacquemontii)<br />
    Japon fındığı (Corylus sieboldiana)<br />
        Corylus sieboldiana var. brevirostris<br />
        Corylus sieboldiana var. mandshurica<br />
        Corylus sieboldiana var. sieboldiana<br />
    Wang fındığı (Corylus wangii)<br />
    Corylus × colurnoides (C. avellana × C. colurna'nın melezi)<br />
    Corylus × vilmorinii (C. avellana × C. chinensis'nin melezi)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yetişme koşulları</span></span><br />
<br />
Kışların ılık geçtiği nemli ve humuslu toprağı sever. Yıllık 1000–2000 mm kadar yağış ister.<br />
<br />
Fındık, ülkemizde pek çok yerde yetiştiriciliği yapılan ve çok geniş kullanım alanına sahip olan bir atıştırmalıktır. Kuruyemiş olarak tüketilebildiği gibi çikolata başta olmak üzere pek çok gıdanın görünmez kahramanı olarak ön plana çıkar. Fındık nedir? Sorusunun cevabına gelecek olursak, ülkemiz ve dünya açısından son derece önemli bir yere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bir atıştırmalıktan çok daha öte pek çok kültürün ayrılmaz bir parçası olarak fındık ismini anmak yanlış olmayacaktır. Dünyanın En Lezzetli Fındıkları Daha öncede belirttiğimiz üzere dünyanın en lezzetli fındığı Doğru Karadeniz Bölgesinde yetiştirilmektedir. Bu bilgiden hareketle dünyanın en lezzetli atıştırmalığını size ulaştırmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Ülkemizde çoğunluğu Giresun – Ordu ve Trabzon illerinde olmak üzere Sakarya, Bartın ve Zonguldak illerinde de üretimi yapılmaktadır. Dünya bazında düşünecek olursak hem üretim hem de kalite bakımından Türk fındıklarına rakip bir fındıktan bahsetmek neredeyse imkansızdır. Fındığın Faydaları Hakkında Günümüzde doğrudan tüketilen fındığın; enerji kaynağı olması, bedensel yorgunluğu gidermesi gibi pek çok faydasından bahsedilebilmektedir. Aynı zamanda fındık, kalp damar sağlığı bakımından bulunmaz bir yardımcıdır. Kolesterolü düşürür ve kalp ritmini düzenli hale getirir. Son zamanlarda beyin ve kalp sağlığı için anne adaylarına fındık tüketmesi tavsiye edilmektedir. Varislere iyi gelmesi, cilt sağlığını desteklemesi nedeniyle de E vitamini kaynağı olan fındık el ve yüz kremi olarak pek çok kozmetik ürünün içerisinde de bizlere merhaba demektedir. Fındığın İçeriğinde Neler Var E vitamini başta olmak üzere vitamin ve mineraller bulunan fındıkta, protein ve karbonhidrat bakımından da zenginlikten bahsedilebilir. Pek çok gıdanın günlük alınması gereken miktarı tek başına karşıladığını da söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki fındık yağının bitkisel yağların hemen arkasından en sağlıklı yağ olarak anıldığını da söyleyebiliriz. Günde Ne Kadar Fındık Yemeliyiz Aslına bakarsanız sadece E vitamini ihtiyacının karşılanması için bile fındık yemek yeterli bir sebep olacaktır. E vitaminin faydaları hakkında başlı başına kitaplar yazılırken bizim için kalp ve cilt sağlığı konusunda ön plana çıktığını belirtmek yanlış olmayacaktır. Günlük ortalama otuz gram kadar fındık tüketimi, ihtiyacınız olan E vitaminin tamamının karşılanması açısından yeterli olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındığın faydaları</span></span><br />
<br />
Fındık, corylus cinsine ait bir ağaç türü olan fındık ağacının meyvesidir. Bilimsel adı Corylus avellana olan fındık çoğunlukla Türkiye, ABD, İtalya ve İspanya gibi ülkelerde yetiştirilir. Fındık genellikle çiğ, kavrulmuş veya işlenmiş şekillerde bulunur. Taze fındık, mevsiminde kabukları açılarak çiğ olarak tüketilebilir veya çeşitli tariflerde kullanılabilir. Fındığın hafif tatlımsı bir tadı ve yağlı bir dokusu vardır. Birçok tatlı, çikolata, pasta, kek, kurabiye gibi yiyeceklerin yapımında veya salata, pilav, soslar ve diğer farklı yemek tariflerinde de kullanılabilir. <br />
<br />
Fındık yararları incelendiğinde sağlık açısından da birçok durumda kullanılabileceğini söylemek mümkün olabilir. İşte fındığın sağlık yararlarından bazıları!<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kalp Sağlığının Desteklenmesi</span></span><br />
<br />
Fındık, omega-3 yağ asitleri açısından zengindir ve tekli doymamış yağ asitleri içerir. Bu yağlar, kalp sağlığını korumaya yardımcı olabilir. Fındık tüketimi ile kolesterol seviyelerini dengeleyerek kardiyovasküler hastalıkların görülme riskini azaltılabilir. Fındık ayrıca, kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olan yüksek miktarda fenolik bileşik içerir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kanser Riskinin Önlenmesi</span></span><br />
<br />
Fındık, kanser riskini önlemeye yardımcı olabilecek önemli bir antioksidan kaynağı olan proantosiyanidin içerir. Fındığın içinde bulunan diğer antioksidanlardan olan manganez süperoksit dismutaz, vücutta oksidatif stresle savaşarak kanser riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Fındıkta bulunan E vitamini ise antioksidan özellikleri ile kansere sebep olan hasarlı hücrelerin yok edilmesinde faydalı olabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İltihabın Azaltılması</span></span><br />
<br />
Düzenli fındık tüketmek iltihap belirteçlerinin etkilerini azaltabilir. Fındık, anti-inflamatuar özelliklere sahip polifenolik bileşikleri içerir. Bu bileşikler, vücuttaki inflamasyonu azaltarak inflamasyonla ilişkili hastalıkların riskini düşürebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yüksek Kan Şekerinin Dengelenmesi</span></span><br />
<br />
Fındık, başta oleik asit olmak üzere, kan şekeri seviyelerini dengelemeye yardımcı olabilecek çeşitli bileşenler içerir. Bu kombinasyonlar, tokluk hissini artırabilir ve açlık süresini uzatabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Sindirim Sağlığı</span></span><br />
<br />
Fındık, lif açısından zengin bir besin maddesidir. Lif, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olarak kabızlığı önler ve bağırsak sağlığını korur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Üreme Sağlığı</span></span><br />
<br />
Fındık, içerdiği omega-3 yağ asitleri, antioksidanlar, protein, çinko ve E vitamini gibi besin maddeleri sayesinde sperm sayısının artırılması bakımından faydalı olabilir. Tek başına fındık tüketiminin, sperm sayısını belirgin şekilde artırdığına dair bilimsel bir kanıt bulunmamakla birlikte, yapılan bazı çalışmalar fındığın sperm üretimi ve hareketliliği için yararlı olabileceğini bildirmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavrulmuş Fındık Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Fındık tüketirken çoğunluklu olarak tercih edilen seçenekler arasında kavrulmuş hali yer alabilir. Kavrulmuş fındık, kabuğundan çıkarıldıktan sonra genellikle fırında veya tavada kızartılarak kuru ısıtma yöntemiyle elde edilir ve çiğ haliyle benzer oranlarda besin değerleri içerir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Genel olarak kavrulmuş fındığın bazı faydaları şunlardır:</span></span><br />
<br />
    Gevrek ve kıtır yapısıyla gelişmiş lezzette bulunması<br />
    Kolay sindirilebilir bir formda olması<br />
    Salmonella ve E. coli gibi zararlı bakterilere karşı koruma sağlaması<br />
    Omega 3-6 gibi yağ asitleri bakımından zengin olması<br />
    E vitamini ve manganez gibi vitamin-mineraller açısından zengin olması<br />
<br />
Kavrulmuş fındığın yukarıda bahsedilen faydalarının dışında, çiğ haline oranla daha fazla yağ ve kalori içerdiği unutmamalıdır. Bu nedenle yüksek kalori ve yağ içeriği dikkate alınmalı ve tüketimi kontrollü bir şekilde olmalıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındığın Cilde Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Fındıktan soğuk presleme yöntemiyle elde edilen yağı, cilde çeşitli faydalar sağlayabilir. Fındık yağı cilde doğrudan veya cilt bakım ürünleri içinde kullanılır. Fındık yağının cilde olan faydalarından bazıları şu şekilde sıralanabilir:<br />
<br />
    Ciltte nemlendirici etkiler sağlayabilir ve yaşlanma belirtilerini azaltabilir.<br />
    Antioksidan etkisi sayesinde yaşlanma sürecini yavaşlatabilir.<br />
    Saçı besler, nemlendirir ve saç derisindeki kuruluğu azaltabilir. Aynı zamanda, saçın parlaklığını ve sağlığını artırabilir.<br />
    Hiperpigmentasyonun azalmasına yardımcı olabilir.<br />
    Cildi, güneşin zararları etkilerinden korumaya yardımcı olabilir.<br />
    Yara izlerinin iyileşmesine katkı sağlayabilir.<br />
<br />
Fındık yağını ciltte kullanmadan önce, özellikle hassas ciltlerde veya alerjik reaksiyonlara yatkın olanlarda, küçük bir bölgede test yapması önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Kilo Kontrolüne Yardımcı Olur mu?</span></span><br />
<br />
Fındık sağlıklı yağlar, lif, protein ve diğer besin öğeleri açısından zengindir. Bu besin öğeleri, tokluk hissini artırabilir ve açlık hissini azaltabilir. Yüksek lif içeriği de sindirimi yavaşlatarak daha uzun süre tok kalmaya yardımcı olabilir. Dolayısıyla fındık tüketimi, düzenli bir şekilde atıştırmalık olarak tercih edildiğinde, tokluk hissi yaratmaya  yardımcı olabilir.<br />
<br />
Fındık yüksek kalori içerir ve kilo vermek için tek başına tüketimi yeterli değildir. Bu nedenle, kilo vermek için bir beslenme uzmanı veya diyetisyenle çalışarak kişiye özel bir plan oluşturması önerilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındıkta Hangi Vitaminler Bulunur?</span></span><br />
<br />
Fındık, çeşitli vitaminler içeren besleyici bir gıdadır. Fındıkta hangi vitamin var? sorusunun cevaplarından bazıları şunlardır:<br />
<br />
    E vitamini<br />
    B1 vitamini<br />
    B6 vitamini<br />
    Bakır<br />
    Magnezyum<br />
    Manganez<br />
    Folik asit<br />
    Fosfat<br />
    Çinko<br />
    Potasyum<br />
<br />
Belirtilen bu vitaminler, vücut fonksiyonlarını desteklenmesi ve sağlıklı bir yaşam için gereklidir. Fındık, bu vitaminleri içerdiğinden beslenme açısından zengin bir kaynak olarak kabul edilebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındığın Besin Değerleri</span></span><br />
<br />
Fındık, kolesterol içermeyen sağlıklı yağ asitleri bulunan ve günlük alınması gereken birçok besin değerini bulunduran bir kuruyemiştir. Ortalama olarak 50 gram fındığın içerisinde bulunan besin değerleri şunlardır:<br />
<br />
    Kalori: 314 gram<br />
    Yağ: 30.4 gram<br />
    Kolesterol: 0 miligram<br />
    Sodyum: 0 miligram<br />
    Karbonhidratlar: 8.35 gram<br />
    Lif: 4.85 gram<br />
    Şeker: 2.71 gram<br />
    Protein: 7.5 gram<br />
<br />
Fındık, zengin besin değerinin yanı sıra yüksek kalorili bir gıdadır, bu nedenle tüketilen porsiyon miktarına dikkat etmek gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Nasıl Tüketilir?</span></span><br />
<br />
Fındığın en yaygın tüketim şekli, kabuğunun kırılıp çiğ olarak yenilmesidir. Bununla birlikte, kavrulmuş, soslu veya dövülmüş şekillerde de tüketilebilir. Genel olarak fındığın tüketim şekillerinden bazıları şöyledir:<br />
<br />
    Çiğ olarak: Fındık, kabuğunu kırarak doğal halinde çiğ olarak tüketilebilir. Taze fındık mevsiminde bu şekilde tüketmek en lezzetli tercihlerden biri olabilir.<br />
    Kavrulmuş fındık: Kavrulmuş fındık, fırında veya tavada kızartılarak hazırlanır. Kavrulmuş fındık daha yoğun bir aromaya ve kıtırlığa sahiptir ve atıştırmalık olarak tek başına veya diğer kuruyemişlerle birlikte tüketilebilir. <br />
    Fındık ezmesi: Fındık ezmesi, fındık çekirdeklerinin öğütülerek püre haline getirilmesiyle elde edilir. Fındık ezmesi kahvaltılarda, tatlı veya tuzlu tariflerde kullanılabilir.<br />
    Yağ olarak: Fındık yağı, fındık çekirdeklerinin preslenmesi ile elde edilir. Yemeklerde veya salatalarda lezzet verici olarak kullanılabilir. Fındık yağı, cilt ve saç bakımında da besleyici olarak kullanılabilir.<br />
    Yemek ve tatlılarda: Fındık, çeşitli yemek ve tatlılarda kullanılabilir. Salatalara, pilavlara, makarnalara veya yemeklere eklenebilir. Ayrıca kekler, kurabiyeler, çikolatalar ve tatlılar için de harika bir lezzet ve dokuya sahiptir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Alerji Yapar mı?</span></span><br />
<br />
Fındık, vücudun bağışıklık sisteminin fındık proteinlerine aşırı reaksiyon göstermesi durumunda ortaya çıkan alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Fındık alerjisi olan kişiler, ürünü tükettiklerinde veya fındık içeren bir ürün yediklerinde alerjik semptomlar ortaya çıkabilir. Ortaya çıkan alerjik reaksiyonlar, hafif burun akıntısından şok gibi hayatı tehdit eden boyutlara varabilir. Alerjik durumlar en sık çocuklarda görülür ve genellikle ömür boyu sürer. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık alerjisinin bazı semptomları şunlardır:</span></span><br />
<br />
    Öksürük<br />
    Karın ağrısı<br />
    Mide bulantısı<br />
    Hapşırma<br />
    İshal<br />
    Özellikle yüz ve ağız çevresinde olan kaşıntı ve kızarıklık<br />
    Şiş veya sulu gözler<br />
    Dudak şişmesi<br />
    Hırıltılı nefes<br />
    Boğaz şişmesi<br />
    Yutma güçlüğü<br />
    Kurdeşen<br />
    Baygın hissetmek<br />
<br />
Fındık alerjisi ciddi olabilir ve ani, şiddetli reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle fındık alerjisi olan kişilerin bir sağlık uzmanına danışarak, gerekli acil tedbirleri öğrenmeleri önemlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındığın Faydaları</span></span><br />
<br />
Tam bir sağlık deposu olan fındık, beyin sağlığından mutluluk hormonlarına, diyabet riskini azaltmasından kanserden korumaya dek çok önemli faydalar sağlar. Lezzetinin yanı sıra yapısında bol miktarda lif barındırır. Protein, karbonhidrat, antioksidanlar, B riboflavin, tiamin, niasin, piridoksin ve pantotenik asit gibi vitaminleri, kalsiyum, folat, çinko, potasyum, demir ve manganez gibi mineralleriyle sağlığımız açısından adeta bir hazine. Fındığın çiğ olarak tüketilmesi durumunda besin değerlerinden çok daha fazla faydalanabiliriz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kavrulmuş Fındık Zararlı mıdır?</span></span><br />
<br />
Fındığın kavrulma süresinin uzaması fındıkta besin kayıplarına sebep olurken, fındığın içerisindeki sağlıklı yağların hasar görmesine ve okside olmasına sebep olarak hücrelerimize zarar verebilecek serbest radikallerin oluşmasına sebep olabilir. Kavrulmamışı, kavrulmuşa oranla iki kat fazla antioksidan içerir. Bu nedenle alırken çiğ (kavrulmamış) olmasına özen gösterin. Çiğ fındığın yararları…<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bağışıklığınız İçin Çiğ Fındık</span></span><br />
<br />
Fındık yağı E vitamini açısından zengin bir kaynak. E vitamini, kırmızı kan hücrelerinin parçalanmasını önleyerek anemi riskini azaltır. Doğru kan dolaşımı, ateş, soğuk algınlığı ve diğer hastalıkların oluşma riskini azaltarak bağışıklık sistemini güçlendirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Çelik Gibi Sinirler</span></span><br />
<br />
İçerdiği besin öğeleriyle tam bir sağlık deposu olan fındık, B6 vitamini açısından da zengin. B6 vitamini; elektrik sinyallerinin hızını ve verimliliğini artıran ve sinir sisteminin düzgün şekilde çalışmasını sağlayan, sinirin kılıfı olan miyelinin yaratılması için gerekli bir vitamin olarak bilinir. Ayrıca sinir sistemimizin sağlıklı bir şekilde işlev gösterebilmesi için seratonin, melatonin ve epinefrin gibi hormonların salgılanması B6 vitamininin desteği ile olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Beyin Sağlığını Destekler</span></span><br />
<br />
Fındıkta, protonosiyanidinler, kersetin ve kaemferol gibi fitopkimyasal maddeler bulunur. Bu proantosiyaninler ‘flavonoidler’ olarak adlandırılan bir gruba ait. Flavonoidler beyin sağlığını destekleyebilir. Ayrıca triptofan ve izolosin aminoasitlerinden zengin olduğundan zihinsel ve psikolojik olarak kişinin kendisini daha iyi hissetmesini sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fazla Fındık Tüketmek Zararlı mıdır?</span></span><br />
<br />
Fındığın gereğinden fazla tüketimi, tam tersi etki yaparak kilo artışına yol açar. Çünkü enerjisi oldukça yüksek. Fındıktaki protein, lif ve yüksek yağ kompozisyonu, tokluk hissini artırır, bu da aşırı yemeyi önlerken yüksek kalori alımına karşı korur. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındığın Besin Değerleri ve Kalorisi</span></span><br />
<br />
1 avucu yaklaşık 25 grama, o da 150 kaloriye denk gelir. Porsiyon miktarına dikkat etmek önemli. 1 porsiyon 6-7 adet çiğ fındığa denk gelir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Diyabetiniz Varsa Çiğ Fındık Tüketin</span></span><br />
<br />
American Journal of Clinical Nutrition’da yayınlanan 2015 çalışmasında, diyabetlilerde düzenli olarak fındık tüketimi olduğunda daha güçlü bir etki sağladığı, diyabetik olmayanlara göre daha düşük kan yağlarına sahip olduğu görülüyor. Diyabetliler günlük diyetlerine fındık eklediklerinde glukoz intoleransında iyileştirme olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bir Avuç Fındık Kalbi Nasıl Korur?</span></span><br />
<br />
Kalp sağlığını koruyan sağlıklı yağlar içerir. Oleik asit için iyi bir kaynak ki oleik asit kötü kolesterol (LDL) seviyesinin düşürülmesine yardımcı olurken, vücutta iyi kolesterolün (HDL) seviyesini yükseltmeye fayda sağlar. Düzenli fındık tüketimi kolesterolü yüzde 27 oranında düşürür. Bilimsel çalışmalar, düzenli olarak tüketen kişilerin kalp krizinden dolayı ölüm riskini oldukça azalttığını gösteriyor. Aynı zamanda demir, bakır, selenyum, magnezyum, potasyum, fosfor, çinko gibi minerallerin doğal kaynağı olduğu için kalp sağlığını korur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Güçlü Bir Magnezyum Deposu</span></span><br />
<br />
Magnezyum, vücuda giren ve çıkan kalsiyum miktarının düzenlenmesinde çok önemli bir rol oynar. Doğru miktarda kalsiyum kas kasılmalarını oluşturur ve kasların ihtiyaç duyulmadığında dinlenmelerine izin verir. Magnezyum, bu sayede kas gerginliğini azaltır ve kas yorgunluğunu, spazmı, kramp ve ağrıları önlemek için mücadele eder. Yüksek magnezyum seviyeleri aynı zamanda kas gücünü artırmaya yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Cildin Genç Kalmasını Sağlar</span></span><br />
<br />
Fındıkta bulunan antioksidanlar, cildinize zarar verebilecek serbest radikallerle mücadele ederek, cildin daha sağlıklı görünmesine yardımcı olur. Aynı zamanda UVA/UVB ışınlarının neden olduğu deri kanserinden cildi korur. Antioksidanlarla birlikte flavanoidler cilt hücrelerinin dejenerasyonunu uyarır. E vitamininin de desteğiyle ölü hücreleri ortadan kaldırarak daha sağlıklı ve daha genç görünümlü bir cilt sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kanser Riskine Karşı Fındık Tüketin</span></span><br />
<br />
Kanserli hücrelerin gelişimine neden olan faktörleri ortadan kaldırdığı düşünülen fındık, aynı zamanda vücuttaki kötü niyetli hücreleri yok etmeye yardımcı olarak kanser olasılığını azaltır. Fındıkta bulunan bir bileşik olan beta-sitosterol meme ve prostat kanseri riskini azaltır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Lifli Yapısı Bağırsakları Mutlu Eder</span></span><br />
<br />
Fındıktaki yüksek lif içeriği, bağırsak sağlığı için oldukça yararlı bir rol üstlenir. Yüksek lif tüketimi bağırsak hareketlerini aktif hale getirip, sindirim sisteminin işini kolaylaştırdığından, günlük yeterli miktarlarda çiğ fındık tüketimi kabızlığın tedavisinde kullanılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındığın besin değeri</span></span><br />
<br />
Fındık, protein, lif, fitokimyasal ve doymamış yağ asitleri içermektedir. Aynı zamanda kalsiyum, selenyum, magnezyum gibi mikro besinler barındırır. 100 gr fındığın besin değeri şu şekilde sıralanabilir:<br />
<br />
    Kalori: 628<br />
    Yağ: 61 gr<br />
    Karbonhidrat: 17gr<br />
    Diyet lifi: 9,7 gr<br />
    Şeker: 4,3 gr<br />
    Protein: 50 gr<br />
    Demir: 4,7 mg<br />
    Kalsiyum: 114 mg<br />
    Potasyum: 680 mg<br />
    Magnezyum: 163 mg<br />
    Fosfor: 290 mg<br />
    Selenyum: 2,4 mg<br />
    Çinko: 2,45 mg<br />
    C vitamini: 6,3 mg<br />
    E Vitamini: 15,03 mg<br />
    K vitamini: 14,2 mcg<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Zararları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Her şeyde olduğu gibi fındık tüketiminde de ölçülü olmak gerekir:<br />
<br />
    Yaşken aşırı miktarda tüketilen fındık ishale neden olur.<br />
    Alerjik reaksiyonlara ve fındığın raf ömrüne dikkat edilmesi önemlidir. Bu durumlarda deride döküntü, kızarıklık oluşturabilir.<br />
    Günde bir avuçtan fazla yenen fındık, solunum yolları şikâyetlerinde artışa ve kalp ritim bozukluklarına neden olabilir.<br />
    Aşırı tüketilen fındığın ürtiker ve egzama gibi problemlere de sebep olması muhtemeldir.<br />
    Fındık yerken mutlaka ölçülü ve taze tüketmek önemlidir. Fındık alerjisi olanların kesinlikle uzak durması gerekir.<br />
<br />
Türkiye'de fındığın en önemli zararlıları olarak, karamuk oluşturup fındığın iç bağlamamasına ya da lekeli olmasına sebep olarak ekonomik zararı dokunan iki böcek türü vardır: Yarım kanatlılar takımından fındık yeşil kokarcası (Palomena prasina) ile kın kanatlılar takımından Fındık kurdu (Curculio nucum). Ayrıca Balaninus nucum da önemli bir fındık zararlısı olarak bilinmektedir. Bu konuda 1915'te bir Osmanlı Ermeni ziraatçisi olan Antreasyan'ın önemli çalışmaları bulunmaktadır.[1] <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Fındık Kilo Aldırır Mı? Zayıflatır Mı?</span></span><br />
<br />
Aşırı yağlı bir yemiş olması nedeni ile fındık kilo aldırır. Fakat bu durum kullanımına göre de değişebilir. Diyet listesinde bulunan günlük ihtiyaçları karşılayacak kadar tüketilen fındık zayıflamaya yardımcı olurken aşırısı obeziteye neden olabilir. Bu nedenle fındık kalori hesabı yapılarak tüketilmesi halinde kişiyi zayıflatır veya kilo aldırır. Özellikle kahvaltılarda tüketilen fındık ezmesi veya fındıklı çikolata gibi besinler kişiye kilo aldıran değerler taşır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Lezzetini Fındık ile Taçlandıran 12 Değişik Tarif</span></span><br />
<br />
Çiğ fındık faydaları yanında mutfakta da harikalar yaratan tatların da sahibidir. Pek çok lezzetli tarifi daha faydalı kılan fındık sayesinde değişik tatlar yakalayabilirsiniz.<br />
<br />
1) Muhteşem Lezzetli Fındıklı Kurabiye<br />
<br />
Hem sunum hem de lezzet olarak farklı bir yerde olan fındıklı kurabiye tarifi ile misafirlerinizi şaşırtabilirsiniz. Görünümü ile bisküviyi andıran lezzetli kurabiyeleri çocukların çok seveceği de kesin. Fındıklı Kurabiye<br />
<br />
2) Saraylara Layık Fındıkzade Tatlısı<br />
<br />
Tatlı zevkini sonuna kadar hissedebileceğiniz fındıkzade tatlısı ile misafirlerinize muhteşem bir ziyafet verebilirsiniz. Görsel olarak da hayli dikkat çekici olan tatlı, akşam sefalarının vazgeçilmezlerinden olabilir. Fındıkzade Tatlısı<br />
<br />
3) Bol Vitaminli Fındıklı Pamuk Kek<br />
<br />
Yüksek besin değerleri içeren fındıklı pamuk keki çocukların beslenme çantası için de, arkadaşlarınızla yapacağınız günler için de düşünebilirsiniz. Hem özenli görünümü hem de lezzeti ile kek sevmeyenleri dahi kendine çekebilir. Fındıklı Pamuk Kek<br />
<br />
4) Az Malzeme ile Fındıklı Çiçek Kurabiye<br />
<br />
Her evde bulunan ve az malzeme ile hazırlanan fındıklı çiçek kurabiye, davetsiz misafirleriniz için iyi bir ikramlık olabilir. Fındıklı Çiçek Kurabiye<br />
<br />
5) Enerji Veren Kolay Fındık Pare Yapımı<br />
<br />
Tatlı sevenler için oldukça pratik bir tarif olabilecek kolay fındık pare sayesinde muhteşem bir lezzete kavuşabilirsiniz. Fındık Pare<br />
<br />
6) Harika Bir Fındık Ezmeli Katmer Çörek<br />
<br />
Mayalı lezzetlerden vazgeçemeyenlerin en fındıklı tarifi olan fındık ezmeli tarif ile kolay kolay bayatlamayan bir çörek sahibi olabilirsiniz. Fındık Ezmeli Katmer Çörek<br />
<br />
7) Pratik Tahinli Fındıklı Un Kurabiyesi<br />
<br />
Kurabiye seven herkesin beğeneceği bir tarif olan tahinli fındıklı un kurabiyesi klasik un kurabiyesinden sıkılanlar için güzel bir çözüm olabilir. Tahinli Fındıklı Un Kurabiyesi<br />
<br />
8) Lezzetli ve Kolay Fındıklı Kurabiye<br />
<br />
Özellikle az malzeme ile hazırlanan kolay kurabiyeyi kavanozda saklayarak tüm hafta boyunca tüketebilirsiniz. Hem atıştırmalık hem de ikramlık olarak lezzetli bir seçenek olarak deneyebilirsiniz. Fındıklı Kurabiye<br />
<br />
9) Fındıklı Hindistan Cevizli Pudingli Pamuk Kek ile Farklı Bir Lezzet<br />
<br />
Özellikle yumuşacık kek sevenler için çok iyi bir tarif olan fındıklı, Hindistan cevizli kek tarifi, besleyici ve enerji verici olması ile farklı bir lezzet olma özelliği gösterir. Fındıklı Hindistan Cevizli Pudingli Pamuk Kek<br />
<br />
10) Muhteşem Elmalı Fındıklı Sandviç Kurabiye<br />
<br />
Elma sevenlerin muhakkak kullandığı fındık ile hazırlanan sandviç kurabiyeyi misafirlerinize özenle yapabilirsiniz. Elmalı Fındıklı Sandviç Kurabiye<br />
<br />
11) Şerbetli Tek Lokmalık Fındıklı Rulo Tatlısı<br />
<br />
İrmik ve limonla hazırlanan hamurun açılmasının ardından içine serilen fındıkların rulo sarılması ile kolayca yapılan tatlı, bayramlarda ve ziyafet sofralarınızın vazgeçilmezi olabilir. Tek Lokmalık Fındıklı Rulo Tatlısı<br />
<br />
12) Çok Şirin Fındıklı ve Kakaolu İrmikli Toplar<br />
<br />
Fırına atmadan hazırlanan küçük toplar, her daim tüketilebilen en hafif tatlı çeşitlerinden biri olma özelliği gösterir. Çok şirin ve güzel olan topları özel günlerde sofra süslemek için de yapabilirsiniz. Fındıklı ve Kakaolu İrmikli Toplar<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">TARIFLERE BU LINKTEN ULAŞABiLiRSiNiZ</span></span><br />
<br />
nefisyemektarifleri com<br />
youtube com/@NefisYemekTarifleri/playlists<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dünyada fındık üretimi</span></span><br />
<br />
Başlıca üretici ülkelerin yıllara göre kabuklu fındık üretim miktarını gösteren tablo (ton)[2][3].<br />
Ülke 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014[4] 2015 Ortalama<br />
Türkiye 800.791 500.000 600.000 430.000 660.000 549.000 412.000 646.000 588.974<br />
İtalya 125.000 85.000 87.200 140.000 85.000 120.000 100.000 125.000 102.525<br />
Azerbaycan 40.000 30.000 25.000 55.000 45.000 35.000 25.000 50.000 34.848<br />
Gürcistan 35.000 27.000 40.000 30.000 40.000 30.000 35.000 40.000 28.424<br />
ABD 36.280 42.600 24.500 35.000 36.000 35.000 36.300 43.500 34.045<br />
İspanya 26.000 18.000 20.000 22.000 16.000 19.500 19.500 20.000 21.000<br />
Diğerleri 5.900 20.000 27.000 27.000 27.000 25.000 25.000 45.000 31.988<br />
TOPLAM 1.068.971 722.600 823.700 739.000 909.000 813.500 660.773 969.000 841.804<br />
<br />
Ayrıca Çin, İran, Şili, Avustralya ve Fransa da fındık üretiminde önemli ülkelerdendir. Listedeki ülkelerin yanında küçük miktarlarda üretim yapan diğer ülkeler şunlardır: Polonya, Yunanistan, Belarus, Hırvatistan, Tacikistan, Özbekistan, Rusya, Kamerun, Portekiz, Moldova, Ukrayna, Tacikistan, Tunus, Slovakya, Slovenya, Suriye, Kıbrıs, Arjantin, Avusturya, Estonya, Yeni Zelanda ve Romanya.[5]<br />
Dünya fındık ticareti<br />
<br />
Dünyada ticarete konu olan fındığının büyük kısmı (%91) Avrupa ülkeleri tarafından satın alınır ve çoğunlukla (%80) şekerleme ve çikolata sanayinde kullanılır. 2000-2008 yılları arasında %85'i Türkiye tarafından satılan ortalama 540 bin ton kabuklu fındık ticareti gerçekleşmiştir. İtalya, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve İspanya, Türkiye dışındaki önemli ihracatçı ülkelerdir. Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Avusturya, Birleşik Krallık, İrlanda, İsviçre, Bulgaristan, Macaristan ve Kanada, fındık üretmemesine karşın ithal ettiği ürünü ihraç eden ülkelerdendir.[6]<br />
<br />
Dünyada en fazla fındık satın alan ülkeler şunlardır; Almanya, İtalya, Fransa, İsviçre, Belçika, Lüksemburg, Rusya, Avusturya, Hollanda, Birleşik Krallık, ABD, İspanya, Polonya, Yunanistan, Danimarka.<br />
<br />
Türkiye son 30 yılda ortalama olarak 400.000 ton kabuklu fındığa eşdeğer 200 bin ton iç fındık ihracatı yapmıştır. Son yıllarda fındık üretiminin artmasına bağlı olarak bu miktarda artmaktadır.[7] ile 2010-11 sezonunda 527 bin ton kabuklu fındığa karşılık gelen 263 bin ton ihracat gerçekleştirilmiştir. 2011-2012 sezonu ihracatımız ülke gruplarına göre: %74 AB ülkeleri, %10 diğer Avrupa ülkeleri, %9,5 deniz aşırı ülkeler, %6 diğer ülkeler şeklindedir. Ülkeler bazında ihracat: %21 Almanya, %17 İtalya, %14 Fransa, %4 Polonya ve %4 Kanada şeklindedir [6].<br />
<br />
Türkiye fındığını %58 oranında iç fındık, %17 işlenmiş bütün fındık, %25 ileri işlenmiş fındık olarak ihraç eder.<br />
<br />
Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığına göre [8]: Fındık ihracatı tarımsal ihracatın %15-20'sini, genel ihracatın %2'sini oluşturur. 380 bin aile, 700 bin hektar alanda fındık üreterek, 3 milyon kişiye geçim imkânı sunar. 2012/13 sezonunda 600 bin ton kabuklu fındığa eşdeğer ihracat yapılmış ve Cumhuriyet tarihi rekoru olan 1,8 milyar dolar gelir elde edilmiştir. <br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak ve Dipnotlar</span></span><br />
<br />
Wikipedia<br />
medicalpark<br />
Acibadem<br />
nefisyemektarifleri</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Adaçayı Nedir? Adaçayının faydaları nelerdir? ve Adaçayının zararları nelerdir?]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=19623</link>
			<pubDate>Tue, 24 Jan 2023 02:54:26 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=19623</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayı Nedir? Adaçayının faydaları nelerdir? ve Adaçayının zararları nelerdir?</span></span><br />
<br />
Latince adı Salvia officinalis olan ada çayı, ballıbabagiller familyasından gelen tıbbi ve aromatik bitki türüdür. Uçucu yağ ve baharat bitkisi olan ada çayına ait dünya çapında 5 binden fazla farklı tür bulunur. Orta Doğu ve Akdeniz bölgelerinde yetişen bitkinin ülkemizde de yaygın olarak yetiştirilir. Tıbbi ada çayı olarak da bilinen Salvia officinalis, ada çayının ilaç sektöründe yaygın olarak kullanılan türüdür. Salvia triloba yaygın olarak çay olarak tüketilen, kurutulduğunda tütsü olarak kullanılabilen ve damıtılarak yağ ya da losyon (acı elma yağı) olarak da kullanılan türüdür. Hafızayı güçlendirici etkisiyle bilinen Salvia lavandulifolia ise İspanya ve Güney Fransa'da yetişir. Bazı bölgelerde acı elma otu ve diş otu olarak da bilinen ada çayı, griye yakın yeşil renkli yapraklara sahip, eflatun, mor, mavi ve pembe renkli çiçekler açan, aromatik kokulu, çalı görünümlü bir bitkidir. Orta çağ döneminde şansın simgesi olarak da kullanılan ada çayı, yumuşak ve tatlı bir tada sahiptir. Bu yönüyle yalnızca demlenerek çay olarak değil, yemek sosu olarak da kullanımı yaygındır. Tarih boyunca insanlar ada çayını, ağrı, ishal, sindirim sistemi problemleri, soğuk algınlığı ve ruhsal sorunların tedavisinde kullanmıştır. Yapılan sınırlı çalışmalarda ada çayının, menopoz dönemi belirtilerinden olan sinirlilik ve sıcak basması gibi semptomları azalttığı, kolesterol ve kan şekeri seviyesini düşürdüğü ve bol miktarda antioksidan içerdiği görülmüştür. Alzheimer gibi beyin sağlığı problemlerine karşı koruyucu olduğu düşünülen ada çayının, üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı da önleyici olduğu düşünülür. Bilimsel araştırmaların henüz çok yeni olduğu ada çayı, sağlık ile ilgili oldukça büyük potansiyel taşıyan bir bitkidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ada çayı nedir?</span></span><br />
<br />
Latin dilinde Salvia officinalis olarak tanımlanan ada çayı, tarih boyunca şifalı bitki olarak değerlendirilmiş ve pek çok hastalıktan korunmak ve tedavi olmak amacıyla baharat, çay, yağ olarak hazırlanarak tüketilmiştir. Aromatik kokusu yüzünden parfüm ve sabun yapımında da kullanılan bitkinin yapraklarının ilaç yapımında kullanıldığı bilinir. Biberiye, kekik ve nanenin de içinde bulunduğu ballıbabagiller familyasından olan ada çayı; A, B3, B6, B9, E, ve K vitaminlerinin yanı sıra bakır, çinko, demir, kalsiyum, manganez ve potasyum mineralleri bakımından da zengindir. Ada çayı az miktarda kalori, yağ, lif ve protein de içerir. Bitki içinde bulunan doğal kimyasallar olarak tanımlanan polifenollerden, kafeik ve ellagik asit de bulundurur. Akdeniz ülkelerinde halk ilacı olarak da bilinen ada çayı faydaları bakımından da oldukça zengindir. Antimikrobiyal ve antioksidan içeriğinden dolayı özellikle soğuk algınlığı, üst solunum yolu rahatsızlıkları, ruhsal problemler, cilt çatlakları, yara izleri, göz enfeksiyonları, diş problemleri ve ağız yaralarının giderilmesi gibi pek çok rahatsızlığın tedavisi için tüketilir. Ada çayında bulunan maddelerin östrojen benzeri özellikler içerdiği düşünülür. Bu yönüyle menopoz döneminde oluşan östrojen hormonunun eksikliğine bağlı olarak görülen aşırı terleme, sıcak basması ve sinirlilik gibi belirtilerin azaltılmasında da etkilidir. Ayrıca adet düzensizliği, dismenore ve amenore gibi adet problemlerinin iyileştirilmesinde de etkili olduğu düşünülür. Bu yönüyle değerlendirildiğinde tıpta hiperhidrozi olarak tanımlanan aşırı terleme hastalığına karşı da etkili olduğu yapılan kısıtlı araştırmalar sonucunda görülmüştür.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ada çayının faydaları nelerdir?</span></span><br />
<br />
İstanbul'a ilk kez Marmara Adası'ndan getirildiği için ada çayı olarak adlandırılan bitki, Ege Bölgesi'nde acı elma olarak da bilinir. Tıbbi ve aromatik bir bitki olan ada çayının yaprakları, kaynatıldığında çay olarak içilebildiği gibi buhar distilasyonu olarak tanımlanan damıtma yöntemiyle, esansı ya da farklı bir deyişle uçucu yağı elde edilerek de kullanılır. Yaygın olarak bilinen acı elma yağı ya da farklı bir deyişle ada çayı yağının faydaları bir hayli fazladır. Yara iyileştirici, ter kesici, idrar söktürücü olarak da kullanılan bu yağ, yaraların üzerine haricen uygulandığında iyileştirmeyi hızlandırır ve cilde parlak bir görünüm kazandırır. Cilt çatlaklarının iyileştirilmesi için de kullanılan ada çayı yağının şeker üzerine damlatılarak tüketilmesi ve gaz sancılarının iyileştirilmesi için karın bölgesine sürülmesi de yaygın olarak görülür. Ancak ada çayı yağının birkaç damladan fazlasının yenerek tüketilmesi son derece ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. "Ada çayı yağı faydaları nelerdir?" sorusu bu şekilde yanıtlanabilir. Çay olarak tüketilen ada çayı yaprağı da yağı gibi antiseptik özelliğe sahiptir. Mide ve sindirim problemlerine iyi geldiği, özellikle gaz söktürücü olarak tüketildiği yaygın olarak bilinir. İshal ve gastrit oluşumunu engelleyebilen ada çayı, kolik tedavisinde de kullanılır. İltihap oluşumunu engellediği, spazm azaltıcı özelliklerinin varlığı da yapılan sınırlı çalışmalarda görülmüştür. Ada çayının yapraklarının kaynatılmasıyla elde edilen çay, soğutularak cilt bakımında ve bazı hastalıkların iyileştirilmesinde de haricen kullanılır. Romatizma ağrılarına iyi geldiği düşünülen ada çayı banyosu, cilt ve ayak bakımının yanı sıra yaraların iyileştirilmesi için de kullanılır. Ancak ada çayının açık yaralara direkt olarak uygulanması kesinlikle önerilmez. Akne, egzama ve sedef hastalığından korunmak için kullanılan ada çayı banyosu, aynı zamanda cilt lekelerinin giderilmesi için de kullanılır. Ada çayının 15 ile 21 gün kadar süreyle günde 2 kez çay olarak tüketilmesi, kötü kolesterolün oluşmasını engelleyebilir. Hiperlipidemik olarak tanımlanan ve kanda bulunan bazı yağ türlerinin yükselmesiyle oluşan hastalığın yanı sıra tip 2 diyabet ve total kolesterolün iyileştirilmesi için de hekim bilgisi dahilinde tüketilebilir. Yine yapılan sınırlı araştırmalar göstermiştir ki ada çayı, kolon kanserinin başlangıç evrelerini baskılayabilir. Ada çayı içeriğinde bulunan rosmarinik, kuersetin ve karnosol gibi antioksidanlar kanser hücrelerinin büyümesini baskılayabilir. Bu yüzden pek çok kanser türüne karşı etkili olduğu düşünülür. Güney Fransa ve İspanya'da yetişen Salvia lavandulifolia türü üzerinde yapılan kısıtlı çalışmalar, bu bitkinin yapraklarının kaynatılmasıyla elde edilen çayın tüketilmesinin Alzheimer hastalığına ait belirtilerin azaltılmasında etkili olduğunu göstermiştir. Konsantrasyon eksikliğine de iyi geldiği düşünülen ada çayının, belleği de güçlenmesinde etkili olduğu düşünülür. Ada çayı, depresyon ve stres düzeyinin azaltılmasının yanı sıra ağız ve diş eti hastalıklarına da iyi gelebilir. Ayrıca dişteki hasarları yoğunlaşmış ya da görünümünden memnun olmayan kişiler diş beyazlatma fiyatları konusunda detaylı bilgi için diş hekimlerine başvurabilir. Adaçayı çeriğinde bulunan K vitamini ise kemikleri güçlendirir.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ada çayı hangi durumlarda tüketilmemelidir?</span></span><br />
<br />
Ada çayı her ne kadar yıllardan beri şifalı bitki olarak bilinse de bu bitki hakkında yeterince araştırılma yapılmamıştır. Bu yüzden sağlıklı kişilerin ada çayı gibi bitki çayı ve bitkisel ilaçları aşırıya kaçmadan tüketmesi önerilir. Kronik hastalığı bulunan kişilerin, ada çayı tüketimi hakkında hekime danışmaları önerilir. Planlanan ameliyatlar öncesinde ve sonrasında ada çayı dahil olmak üzere her türlü bitkisel ilaç ve çay tüketilmemelidir. Ada çayı tüketiminin sakıncalı olabileceği durumlar şöyledir:<br />
<br />
    Ada çayının rahim kaslarını uyardığı ve süt üretimine engel olduğu bilindiğinden gebelerin ve emziren annelerin ada çayını tüketmesi son derece sakıncalıdır.<br />
    6 yaşından küçük çocukların ada çayı tüketmesi, sağlık problemlerine yol açabilir.<br />
    Aşırı miktarda tüketildiğinde kan basıncını yükselttiği, karaciğer ve sinir sistemine zarar verdiği bilinen bazı ada çayı türlerinin, günde 3 fincandan fazla tüketilmemesi önerilir.<br />
    Halk arasında acı elma yağı olarak da bilinen konsantre hâlde bulunan ada çayı yağının oral olarak alınması sağlık sorunlarına yol açabilir.<br />
    Kanser hastalarının bazı ada çayı türlerini tüketmesi önerilmez.<br />
    Diyabet, Alzheimer ve nöbetleri durdurmaya yönelik olarak alınan ilaçlarla birlikte tüketilmemelidir.<br />
<br />
Bitkisel çayların tüketiminin sınırlı tutulması gerektiğini unutmayın. Ürünün arkasında yazan uyarıları dikkatle okumak ve şüphe duyulan durumlarda hekime danışarak bilgi almak olası sağlık problemlerini önler. Sağlıklı bir yaşam için sağlık kontrollerinizi yaptırmayı unutmayın. Sağlıklı günler dileriz.<br />
<br />
Ada çayı, yaprakları griye çalan yeşil renkte sivri uçlu olup oldukça belirgin damarlara sahip bir bitkidir. Yumuşak ve tatlı bir tada sahiptir. Kurutulmuş yapraklar ve toz şeklinde de bulmak mümkün. Anti-bakteriyel bir bitkidir, mikroplarla savaşır, Alzheimer’a karşı koruyucudur ve daha birçok faydası bulunur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayı nedir?</span></span><br />
<br />
Bilimsel adı Salvia Officinalis olan adaçayı, griye çalan yeşil yapraklı ve odunsu bir sapı olan bir bitkidir. Ballıbabagiller familyasındandır. Bu familyada bulunan diğer bitkiler kekik, lavanta, nane, biberiyedir. Orta Doğu ve Akdeniz bölgelerinde ortaya çıkmıştır. Yaz başına doğru beyaz, pembe ve mor renkli çiçekler açar. Sağlık için birçok faydası bulunan adaçayı, sabun ve kometik ürünlerinde de kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayında bulunan vitamin ve mineraller</span></span><br />
<br />
Adaçayı içerisinde K, B6, C, E, A, B3, B9 vitaminleri bulunur. İçerdiği mineraller ise potasyum, kalsiyum, demir, manganez, çinko, magnezyum ve bakırdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayı türleri nelerdir?</span></span><br />
<br />
Dünyada 5600’den fazla adaçayı türü bulunmaktadır. Türkiye’nin Anadolu bölgesinde ise adaçayı bitkisinin 565 türü vardır.<br />
<br />
Tıbbi adaçayı: Salvia officinalis adı verilen türüdür. İlaç sektöründe, hastalıkların tedavisinde kullanılır. Aromaterapi için de bu tür adaçayının yağı kullanılır.<br />
<br />
Anadolu adaçayı: Salvia triloba adı verilen türüdür. Sağlığa çok faydası vardır. Genellikle çay olarak tüketilir. Kuru hali tütsü olarak da kullanılır. Yağı acı elma yağı olarak bilinir.<br />
<br />
İspanyol adaçayı: Salvia lavandulifolia adı verilen türüdür. Yetişkin insanlarda hafızayı güçlendirir. İspanya ve Fransa’da yetişir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayının faydaları nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Menopoz ve adet için faydalı</span><br />
<br />
Menopoz döneminde östrojen eksikliğinden oluşan hormonal dengesizlikleri düzenler. Adaçayının içeriğindeki bileşikler östrojen özelliklere sahiptir ve bu sayede menopoz döneminde yaşanan aşırı terleme, sıcak basmaları ve sinirlenmeleri yatıştırmaya yardımcı olur. Aynı zamanda adet düzensizliğine, adet sancılarına ve adetten kesilme sorunlarına yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sindirim sistemi için faydalı</span><br />
<br />
Adaçayı içerdiği rosmarinik asit sayesinde mide ve bağırsak spazmlarını önler, ishal ve gastritle savaşır. Sindirim sistemine iyi gelir, mideyi rahatlatır. Bağırsaklarıda oluşabilecek iltihap, enfeksiyon gibi sorunların tedavisinde kullanılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kötü kolestrol ve diyabete faydalı</span><br />
<br />
Adaçayı 2-3 hafta boyunca, günde 2 fincan çay olarak tüketildiğinde kolestrol seviyesini yükselterek kötü kolestrole iyi gelir. Yaprakları tip 2 diyabet hastalarına faydalıdır. Karaciğerde depolanan glikoz salınımını düzenler ve tip 2 diyabetinin oluşumunun önüne geçebilir. Karciğeri temizler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kanserle savaşır</span><br />
<br />
İçerdiği karnosol, kuersetin ve rosmanirik asit gibi güçlü antioksidanlar sayesinde kanser hücrelerinin büyümesini engeller ve ağız kanseri, cilt kanseri, meme kanseri, karaciğer kanseri, servisk kanserine karşı savaşır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kemiklere iyi gelir</span><br />
<br />
İçeriğinde bulunan K vitamini, kemik yoğunluğunu korumada gereklidir. Adaçayını günlük beslenme rutininize dahil ederek kemik incelme ve kırılmalarının önüne geçebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cilde iyi gelir</span><br />
<br />
Antibakteriyel özelliğiyle, adaçayı içeren kremler egzama, sedef hastalığı ve akne gibi cilt sorunlarında yardımcıdır. Ciltteki yaşlanma belirtilerinin giderilmesinde yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ağız ve diş eti hastalıklarına iyi gelir</span><br />
<br />
Antimikrobiyal özelliğe sahip olan adaçayı, boğaz enfeksiyonları, diş apseleri, diş eti enfeksiyonları ve ağız yaralarının hızlı iyileşmesini sağlar. Demlenmiş ve soğutulmuş adaçayı ile günlük ağız gargaranızı yaparak boğaz ağrılarından kurtulabilirsiniz. Her gargaradan sonra 1 saat hiçbir şey yiip içilmemesi gerekir. Adaçayının aynı zamanda dişleri beyazlatma özelliği de vardır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte adaçayının diğer faydaları:</span></span><br />
<br />
    Zararlı toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar ve hasta olmayı engeller.<br />
<br />
    Strese iyi gelir, sinir sistemini rahatlatır. Bu sayede stres kaynaklı uyku problemlerine de çözüm getirir.<br />
<br />
    Depresyona iyi gelir.<br />
<br />
    Baş ağrılarını hafifletir.<br />
<br />
    Bronşit ve astım tedavisine yardımcı olur.<br />
<br />
    Alzheimer’a yardımcı olur ve aynı zamanda hafızayı güçlendirir.<br />
<br />
    Safra kesesinin çalışmasına yardımcı olur.<br />
<br />
    Romatizmal sorunların ve enfeksiyonların iyileşmesini sağlar.<br />
<br />
    İdrar yolu enfeksiyonunun geçmesine yardımcı olur.<br />
<br />
    Cildin pürüzsüz ve esnek olmasını sağlar.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayı yağının faydaları:</span></span><br />
<br />
    Bellek performansını arttırır.<br />
<br />
    Dermatit ve cilt mantarlarına iyi gelir. Bir başka taşıyıcı yağ ile seyreltilerek kullanılması tavsiye edilir.<br />
<br />
    Saç bakımında yardımcıdır. Kepekli ve yağlı saçlara iyi gelir. Adaçayı yağını seyrelterek saç derinize uygulayın, 15 dakika bekledikten sonra şampuanla durulayın.<br />
<br />
    Ağız ve diş sağlığına iyi gelir. Yarım bardak suya 1-2 damla adaçayı yağı ve nane yağı dökün ve gargara olarak kullanın.<br />
<br />
    Regl ağrılarına iyi gelir. Yağı seyrelterek karın bölgenize masaj yapabilirsiniz.<br />
<br />
    Enerji verir ve yorgunluğu atar.<br />
<br />
    Uykusuzluğu giderir.<br />
<br />
    Afrodizyak etkisi vardır, masaj yağı olarak kullanılabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayının zararları:</span></span><br />
<br />
    Hamile ya da emziren kadınların tüketmesi önerilmiyor.<br />
<br />
    Epilepsi hastalarının tüketmesi önerilmiyor.<br />
<br />
    Kronik rahatsızlığınız varsa ve düzenli olarak kullandığınız ilaçlar varsa doktorunuza danışmadan tüketmeyiniz.<br />
<br />
    Kadınlık hormonuna destek olduğu için erkeklerin tüketmesi pek önerilmiyor, sprem kalitesinin ya da sayısının düşmesine sebep olabileceği düşünülüyor.<br />
<br />
    Günde 2 fincandan fazla tüketilmemeli, aksi halde alerjik reaksiyonlar, mide problemleri ve kalp çarpıntılarına sebep olabilir. <br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayı nasıl yapılır?</span></span><br />
<br />
Bir fincan kaynamış suya 1 tatlı kaşığı adaçayı koyun ve 5-8 dakika demlenmesini bekleyin. Ardından yaprakları suyun içerisinden çıkartın ve içmeye hazır. Afiyet olsun.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayı tütsüsü nasıl kullanılır, faydaları nelerdir?</span></span><br />
<br />
Tütsü olarak kullanmak için en uygun adaçayı türü, beyaz adaçayıdır. Birkaç dal adaçayını ya da bir avuç adaçayı yaprağını ucundan yakın ve üfleyerek alevi söndürün. Bir pencereyi aralık bırakın ve tütsüyü de pencereden uzak bir yere koyun.Adaçayı yakmak bulunan ortamın havasını mikroplardan ve zararlı bakterilerden arındırır. Aynı zamanda kötü enerjileri de dağıttığına inanılmaktadır.<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayı Nedir? Adaçayının faydaları nelerdir? ve Adaçayının zararları nelerdir?</span></span><br />
<br />
Latince adı Salvia officinalis olan ada çayı, ballıbabagiller familyasından gelen tıbbi ve aromatik bitki türüdür. Uçucu yağ ve baharat bitkisi olan ada çayına ait dünya çapında 5 binden fazla farklı tür bulunur. Orta Doğu ve Akdeniz bölgelerinde yetişen bitkinin ülkemizde de yaygın olarak yetiştirilir. Tıbbi ada çayı olarak da bilinen Salvia officinalis, ada çayının ilaç sektöründe yaygın olarak kullanılan türüdür. Salvia triloba yaygın olarak çay olarak tüketilen, kurutulduğunda tütsü olarak kullanılabilen ve damıtılarak yağ ya da losyon (acı elma yağı) olarak da kullanılan türüdür. Hafızayı güçlendirici etkisiyle bilinen Salvia lavandulifolia ise İspanya ve Güney Fransa'da yetişir. Bazı bölgelerde acı elma otu ve diş otu olarak da bilinen ada çayı, griye yakın yeşil renkli yapraklara sahip, eflatun, mor, mavi ve pembe renkli çiçekler açan, aromatik kokulu, çalı görünümlü bir bitkidir. Orta çağ döneminde şansın simgesi olarak da kullanılan ada çayı, yumuşak ve tatlı bir tada sahiptir. Bu yönüyle yalnızca demlenerek çay olarak değil, yemek sosu olarak da kullanımı yaygındır. Tarih boyunca insanlar ada çayını, ağrı, ishal, sindirim sistemi problemleri, soğuk algınlığı ve ruhsal sorunların tedavisinde kullanmıştır. Yapılan sınırlı çalışmalarda ada çayının, menopoz dönemi belirtilerinden olan sinirlilik ve sıcak basması gibi semptomları azalttığı, kolesterol ve kan şekeri seviyesini düşürdüğü ve bol miktarda antioksidan içerdiği görülmüştür. Alzheimer gibi beyin sağlığı problemlerine karşı koruyucu olduğu düşünülen ada çayının, üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı da önleyici olduğu düşünülür. Bilimsel araştırmaların henüz çok yeni olduğu ada çayı, sağlık ile ilgili oldukça büyük potansiyel taşıyan bir bitkidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ada çayı nedir?</span></span><br />
<br />
Latin dilinde Salvia officinalis olarak tanımlanan ada çayı, tarih boyunca şifalı bitki olarak değerlendirilmiş ve pek çok hastalıktan korunmak ve tedavi olmak amacıyla baharat, çay, yağ olarak hazırlanarak tüketilmiştir. Aromatik kokusu yüzünden parfüm ve sabun yapımında da kullanılan bitkinin yapraklarının ilaç yapımında kullanıldığı bilinir. Biberiye, kekik ve nanenin de içinde bulunduğu ballıbabagiller familyasından olan ada çayı; A, B3, B6, B9, E, ve K vitaminlerinin yanı sıra bakır, çinko, demir, kalsiyum, manganez ve potasyum mineralleri bakımından da zengindir. Ada çayı az miktarda kalori, yağ, lif ve protein de içerir. Bitki içinde bulunan doğal kimyasallar olarak tanımlanan polifenollerden, kafeik ve ellagik asit de bulundurur. Akdeniz ülkelerinde halk ilacı olarak da bilinen ada çayı faydaları bakımından da oldukça zengindir. Antimikrobiyal ve antioksidan içeriğinden dolayı özellikle soğuk algınlığı, üst solunum yolu rahatsızlıkları, ruhsal problemler, cilt çatlakları, yara izleri, göz enfeksiyonları, diş problemleri ve ağız yaralarının giderilmesi gibi pek çok rahatsızlığın tedavisi için tüketilir. Ada çayında bulunan maddelerin östrojen benzeri özellikler içerdiği düşünülür. Bu yönüyle menopoz döneminde oluşan östrojen hormonunun eksikliğine bağlı olarak görülen aşırı terleme, sıcak basması ve sinirlilik gibi belirtilerin azaltılmasında da etkilidir. Ayrıca adet düzensizliği, dismenore ve amenore gibi adet problemlerinin iyileştirilmesinde de etkili olduğu düşünülür. Bu yönüyle değerlendirildiğinde tıpta hiperhidrozi olarak tanımlanan aşırı terleme hastalığına karşı da etkili olduğu yapılan kısıtlı araştırmalar sonucunda görülmüştür.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ada çayının faydaları nelerdir?</span></span><br />
<br />
İstanbul'a ilk kez Marmara Adası'ndan getirildiği için ada çayı olarak adlandırılan bitki, Ege Bölgesi'nde acı elma olarak da bilinir. Tıbbi ve aromatik bir bitki olan ada çayının yaprakları, kaynatıldığında çay olarak içilebildiği gibi buhar distilasyonu olarak tanımlanan damıtma yöntemiyle, esansı ya da farklı bir deyişle uçucu yağı elde edilerek de kullanılır. Yaygın olarak bilinen acı elma yağı ya da farklı bir deyişle ada çayı yağının faydaları bir hayli fazladır. Yara iyileştirici, ter kesici, idrar söktürücü olarak da kullanılan bu yağ, yaraların üzerine haricen uygulandığında iyileştirmeyi hızlandırır ve cilde parlak bir görünüm kazandırır. Cilt çatlaklarının iyileştirilmesi için de kullanılan ada çayı yağının şeker üzerine damlatılarak tüketilmesi ve gaz sancılarının iyileştirilmesi için karın bölgesine sürülmesi de yaygın olarak görülür. Ancak ada çayı yağının birkaç damladan fazlasının yenerek tüketilmesi son derece ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. "Ada çayı yağı faydaları nelerdir?" sorusu bu şekilde yanıtlanabilir. Çay olarak tüketilen ada çayı yaprağı da yağı gibi antiseptik özelliğe sahiptir. Mide ve sindirim problemlerine iyi geldiği, özellikle gaz söktürücü olarak tüketildiği yaygın olarak bilinir. İshal ve gastrit oluşumunu engelleyebilen ada çayı, kolik tedavisinde de kullanılır. İltihap oluşumunu engellediği, spazm azaltıcı özelliklerinin varlığı da yapılan sınırlı çalışmalarda görülmüştür. Ada çayının yapraklarının kaynatılmasıyla elde edilen çay, soğutularak cilt bakımında ve bazı hastalıkların iyileştirilmesinde de haricen kullanılır. Romatizma ağrılarına iyi geldiği düşünülen ada çayı banyosu, cilt ve ayak bakımının yanı sıra yaraların iyileştirilmesi için de kullanılır. Ancak ada çayının açık yaralara direkt olarak uygulanması kesinlikle önerilmez. Akne, egzama ve sedef hastalığından korunmak için kullanılan ada çayı banyosu, aynı zamanda cilt lekelerinin giderilmesi için de kullanılır. Ada çayının 15 ile 21 gün kadar süreyle günde 2 kez çay olarak tüketilmesi, kötü kolesterolün oluşmasını engelleyebilir. Hiperlipidemik olarak tanımlanan ve kanda bulunan bazı yağ türlerinin yükselmesiyle oluşan hastalığın yanı sıra tip 2 diyabet ve total kolesterolün iyileştirilmesi için de hekim bilgisi dahilinde tüketilebilir. Yine yapılan sınırlı araştırmalar göstermiştir ki ada çayı, kolon kanserinin başlangıç evrelerini baskılayabilir. Ada çayı içeriğinde bulunan rosmarinik, kuersetin ve karnosol gibi antioksidanlar kanser hücrelerinin büyümesini baskılayabilir. Bu yüzden pek çok kanser türüne karşı etkili olduğu düşünülür. Güney Fransa ve İspanya'da yetişen Salvia lavandulifolia türü üzerinde yapılan kısıtlı çalışmalar, bu bitkinin yapraklarının kaynatılmasıyla elde edilen çayın tüketilmesinin Alzheimer hastalığına ait belirtilerin azaltılmasında etkili olduğunu göstermiştir. Konsantrasyon eksikliğine de iyi geldiği düşünülen ada çayının, belleği de güçlenmesinde etkili olduğu düşünülür. Ada çayı, depresyon ve stres düzeyinin azaltılmasının yanı sıra ağız ve diş eti hastalıklarına da iyi gelebilir. Ayrıca dişteki hasarları yoğunlaşmış ya da görünümünden memnun olmayan kişiler diş beyazlatma fiyatları konusunda detaylı bilgi için diş hekimlerine başvurabilir. Adaçayı çeriğinde bulunan K vitamini ise kemikleri güçlendirir.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ada çayı hangi durumlarda tüketilmemelidir?</span></span><br />
<br />
Ada çayı her ne kadar yıllardan beri şifalı bitki olarak bilinse de bu bitki hakkında yeterince araştırılma yapılmamıştır. Bu yüzden sağlıklı kişilerin ada çayı gibi bitki çayı ve bitkisel ilaçları aşırıya kaçmadan tüketmesi önerilir. Kronik hastalığı bulunan kişilerin, ada çayı tüketimi hakkında hekime danışmaları önerilir. Planlanan ameliyatlar öncesinde ve sonrasında ada çayı dahil olmak üzere her türlü bitkisel ilaç ve çay tüketilmemelidir. Ada çayı tüketiminin sakıncalı olabileceği durumlar şöyledir:<br />
<br />
    Ada çayının rahim kaslarını uyardığı ve süt üretimine engel olduğu bilindiğinden gebelerin ve emziren annelerin ada çayını tüketmesi son derece sakıncalıdır.<br />
    6 yaşından küçük çocukların ada çayı tüketmesi, sağlık problemlerine yol açabilir.<br />
    Aşırı miktarda tüketildiğinde kan basıncını yükselttiği, karaciğer ve sinir sistemine zarar verdiği bilinen bazı ada çayı türlerinin, günde 3 fincandan fazla tüketilmemesi önerilir.<br />
    Halk arasında acı elma yağı olarak da bilinen konsantre hâlde bulunan ada çayı yağının oral olarak alınması sağlık sorunlarına yol açabilir.<br />
    Kanser hastalarının bazı ada çayı türlerini tüketmesi önerilmez.<br />
    Diyabet, Alzheimer ve nöbetleri durdurmaya yönelik olarak alınan ilaçlarla birlikte tüketilmemelidir.<br />
<br />
Bitkisel çayların tüketiminin sınırlı tutulması gerektiğini unutmayın. Ürünün arkasında yazan uyarıları dikkatle okumak ve şüphe duyulan durumlarda hekime danışarak bilgi almak olası sağlık problemlerini önler. Sağlıklı bir yaşam için sağlık kontrollerinizi yaptırmayı unutmayın. Sağlıklı günler dileriz.<br />
<br />
Ada çayı, yaprakları griye çalan yeşil renkte sivri uçlu olup oldukça belirgin damarlara sahip bir bitkidir. Yumuşak ve tatlı bir tada sahiptir. Kurutulmuş yapraklar ve toz şeklinde de bulmak mümkün. Anti-bakteriyel bir bitkidir, mikroplarla savaşır, Alzheimer’a karşı koruyucudur ve daha birçok faydası bulunur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayı nedir?</span></span><br />
<br />
Bilimsel adı Salvia Officinalis olan adaçayı, griye çalan yeşil yapraklı ve odunsu bir sapı olan bir bitkidir. Ballıbabagiller familyasındandır. Bu familyada bulunan diğer bitkiler kekik, lavanta, nane, biberiyedir. Orta Doğu ve Akdeniz bölgelerinde ortaya çıkmıştır. Yaz başına doğru beyaz, pembe ve mor renkli çiçekler açar. Sağlık için birçok faydası bulunan adaçayı, sabun ve kometik ürünlerinde de kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayında bulunan vitamin ve mineraller</span></span><br />
<br />
Adaçayı içerisinde K, B6, C, E, A, B3, B9 vitaminleri bulunur. İçerdiği mineraller ise potasyum, kalsiyum, demir, manganez, çinko, magnezyum ve bakırdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayı türleri nelerdir?</span></span><br />
<br />
Dünyada 5600’den fazla adaçayı türü bulunmaktadır. Türkiye’nin Anadolu bölgesinde ise adaçayı bitkisinin 565 türü vardır.<br />
<br />
Tıbbi adaçayı: Salvia officinalis adı verilen türüdür. İlaç sektöründe, hastalıkların tedavisinde kullanılır. Aromaterapi için de bu tür adaçayının yağı kullanılır.<br />
<br />
Anadolu adaçayı: Salvia triloba adı verilen türüdür. Sağlığa çok faydası vardır. Genellikle çay olarak tüketilir. Kuru hali tütsü olarak da kullanılır. Yağı acı elma yağı olarak bilinir.<br />
<br />
İspanyol adaçayı: Salvia lavandulifolia adı verilen türüdür. Yetişkin insanlarda hafızayı güçlendirir. İspanya ve Fransa’da yetişir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayının faydaları nelerdir?</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Menopoz ve adet için faydalı</span><br />
<br />
Menopoz döneminde östrojen eksikliğinden oluşan hormonal dengesizlikleri düzenler. Adaçayının içeriğindeki bileşikler östrojen özelliklere sahiptir ve bu sayede menopoz döneminde yaşanan aşırı terleme, sıcak basmaları ve sinirlenmeleri yatıştırmaya yardımcı olur. Aynı zamanda adet düzensizliğine, adet sancılarına ve adetten kesilme sorunlarına yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sindirim sistemi için faydalı</span><br />
<br />
Adaçayı içerdiği rosmarinik asit sayesinde mide ve bağırsak spazmlarını önler, ishal ve gastritle savaşır. Sindirim sistemine iyi gelir, mideyi rahatlatır. Bağırsaklarıda oluşabilecek iltihap, enfeksiyon gibi sorunların tedavisinde kullanılabilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kötü kolestrol ve diyabete faydalı</span><br />
<br />
Adaçayı 2-3 hafta boyunca, günde 2 fincan çay olarak tüketildiğinde kolestrol seviyesini yükselterek kötü kolestrole iyi gelir. Yaprakları tip 2 diyabet hastalarına faydalıdır. Karaciğerde depolanan glikoz salınımını düzenler ve tip 2 diyabetinin oluşumunun önüne geçebilir. Karciğeri temizler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kanserle savaşır</span><br />
<br />
İçerdiği karnosol, kuersetin ve rosmanirik asit gibi güçlü antioksidanlar sayesinde kanser hücrelerinin büyümesini engeller ve ağız kanseri, cilt kanseri, meme kanseri, karaciğer kanseri, servisk kanserine karşı savaşır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kemiklere iyi gelir</span><br />
<br />
İçeriğinde bulunan K vitamini, kemik yoğunluğunu korumada gereklidir. Adaçayını günlük beslenme rutininize dahil ederek kemik incelme ve kırılmalarının önüne geçebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cilde iyi gelir</span><br />
<br />
Antibakteriyel özelliğiyle, adaçayı içeren kremler egzama, sedef hastalığı ve akne gibi cilt sorunlarında yardımcıdır. Ciltteki yaşlanma belirtilerinin giderilmesinde yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ağız ve diş eti hastalıklarına iyi gelir</span><br />
<br />
Antimikrobiyal özelliğe sahip olan adaçayı, boğaz enfeksiyonları, diş apseleri, diş eti enfeksiyonları ve ağız yaralarının hızlı iyileşmesini sağlar. Demlenmiş ve soğutulmuş adaçayı ile günlük ağız gargaranızı yaparak boğaz ağrılarından kurtulabilirsiniz. Her gargaradan sonra 1 saat hiçbir şey yiip içilmemesi gerekir. Adaçayının aynı zamanda dişleri beyazlatma özelliği de vardır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte adaçayının diğer faydaları:</span></span><br />
<br />
    Zararlı toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar ve hasta olmayı engeller.<br />
<br />
    Strese iyi gelir, sinir sistemini rahatlatır. Bu sayede stres kaynaklı uyku problemlerine de çözüm getirir.<br />
<br />
    Depresyona iyi gelir.<br />
<br />
    Baş ağrılarını hafifletir.<br />
<br />
    Bronşit ve astım tedavisine yardımcı olur.<br />
<br />
    Alzheimer’a yardımcı olur ve aynı zamanda hafızayı güçlendirir.<br />
<br />
    Safra kesesinin çalışmasına yardımcı olur.<br />
<br />
    Romatizmal sorunların ve enfeksiyonların iyileşmesini sağlar.<br />
<br />
    İdrar yolu enfeksiyonunun geçmesine yardımcı olur.<br />
<br />
    Cildin pürüzsüz ve esnek olmasını sağlar.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayı yağının faydaları:</span></span><br />
<br />
    Bellek performansını arttırır.<br />
<br />
    Dermatit ve cilt mantarlarına iyi gelir. Bir başka taşıyıcı yağ ile seyreltilerek kullanılması tavsiye edilir.<br />
<br />
    Saç bakımında yardımcıdır. Kepekli ve yağlı saçlara iyi gelir. Adaçayı yağını seyrelterek saç derinize uygulayın, 15 dakika bekledikten sonra şampuanla durulayın.<br />
<br />
    Ağız ve diş sağlığına iyi gelir. Yarım bardak suya 1-2 damla adaçayı yağı ve nane yağı dökün ve gargara olarak kullanın.<br />
<br />
    Regl ağrılarına iyi gelir. Yağı seyrelterek karın bölgenize masaj yapabilirsiniz.<br />
<br />
    Enerji verir ve yorgunluğu atar.<br />
<br />
    Uykusuzluğu giderir.<br />
<br />
    Afrodizyak etkisi vardır, masaj yağı olarak kullanılabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayının zararları:</span></span><br />
<br />
    Hamile ya da emziren kadınların tüketmesi önerilmiyor.<br />
<br />
    Epilepsi hastalarının tüketmesi önerilmiyor.<br />
<br />
    Kronik rahatsızlığınız varsa ve düzenli olarak kullandığınız ilaçlar varsa doktorunuza danışmadan tüketmeyiniz.<br />
<br />
    Kadınlık hormonuna destek olduğu için erkeklerin tüketmesi pek önerilmiyor, sprem kalitesinin ya da sayısının düşmesine sebep olabileceği düşünülüyor.<br />
<br />
    Günde 2 fincandan fazla tüketilmemeli, aksi halde alerjik reaksiyonlar, mide problemleri ve kalp çarpıntılarına sebep olabilir. <br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayı nasıl yapılır?</span></span><br />
<br />
Bir fincan kaynamış suya 1 tatlı kaşığı adaçayı koyun ve 5-8 dakika demlenmesini bekleyin. Ardından yaprakları suyun içerisinden çıkartın ve içmeye hazır. Afiyet olsun.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Adaçayı tütsüsü nasıl kullanılır, faydaları nelerdir?</span></span><br />
<br />
Tütsü olarak kullanmak için en uygun adaçayı türü, beyaz adaçayıdır. Birkaç dal adaçayını ya da bir avuç adaçayı yaprağını ucundan yakın ve üfleyerek alevi söndürün. Bir pencereyi aralık bırakın ve tütsüyü de pencereden uzak bir yere koyun.Adaçayı yakmak bulunan ortamın havasını mikroplardan ve zararlı bakterilerden arındırır. Aynı zamanda kötü enerjileri de dağıttığına inanılmaktadır.<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Elma kabuğu çayı faydaları nelerdir, neye iyi gelir? Elma kabuğu çayı nasıl yapılır]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=19587</link>
			<pubDate>Sat, 21 Jan 2023 20:42:52 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=19587</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma kabuğu çayı faydaları nelerdir, neye iyi gelir? Elma kabuğu çayı nasıl yapılır</span></span><br />
<br />
Tarih boyunca varlığı ve tüketimi süregelen elmanın ulaşımı en kolay ve en sık tüketilen meyveler arasındadır. Hemen hemen her evde bulunan bu meyvenin kendi kadar kabukları da faydalıdır. Pek çok uzmanın dikkat çektiği elma kabuğunun sağladığı faydalardan yararlanabilmenin çeşitli yöntemleri vardır. Bu yöntemlerden en sık tercih edileni ise elma kabuğunun demlenerek çay hâlinde tüketimidir. Peki, uzmanlar tarafından tüketimi önerilen elma kabuğu çayı ne işe yarar?<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma kabuğu çayı neye iyi gelir?</span></span><br />
<br />
Zengin bir kuarsetin ve antioksidan kaynağı olan elma kabuğunun faydalarından yararlanabilmenin en yaygın kullanım yolu demlenmesiyle hazırlanan elma kabuğu çayıdır. Farklı hastalık ve rahatsızlıkların giderilmesinde destekleyici olarak rol alan elma kabuğu çayı mucizevi sonuçlar doğuran şifalı çaylar arasında sayılır. Üst solunum rahatsızlıklarının üzerindeki olumlu etkileriyle bilinen elma kabuğu çayı faydaları şu şekildedir:<br />
<br />
    Vücutta bulunan toksinlerin atılmasına yardımcıdır.<br />
    Kan şekeri seviyelerini dengeler.<br />
    Boğaz iltihabının giderilmesine ve azaltılmasına yardımcıdır.<br />
    Bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun hastalıklara karşı direncini artırır.<br />
    Karaciğer sağlığını korur.<br />
    Vücutta bulunan yağların yakılmasına yardımcı rol oynar.<br />
    Kan yapıcı hücrelerin artmasını sağlayarak kansızlık probleminin giderilmesine yardımcı olur.<br />
    Cilt sağlığına olumlu etkiler göstererek cildin daha canlı ve parlak gözükmesini sağlar.<br />
    Ağız sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterir.<br />
    Dişi eti rahatsızlıklarının ve ağız içi yaraların giderilmesine yardımcı olur.<br />
    Metabolizmayı hızlandırıcı etkisi sayesinde zayıflamayı destekler.<br />
<br />
Özellikle kış aylarında vücudun hastalıklara karşı direncini artırmak amacıyla tüketilen elma kabuğu çayının bilinen bir yan etkisi yoktur. Fakat herhangi bir alerjik reaksiyon göstermesi durumunda elma kabuğu çayının tüketilmesi bırakılmalıdır. Ayrıca kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin, hamilelerin ve emziren kadınların kullanım öncesinde doktora danışması tavsiye edilir. Bu çayın yan etkilerinin meydana gelmemesi veya faydalarının etkisini gösterebilmesi için doğru hazırlamanın önemi oldukça büyüktür. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma kabuğu çayı nasıl yapılır?</span></span><br />
<br />
Elma kabuğu çayı tarifi için gerekli malzemeler:<br />
<br />
    1 adet elmanın kabuğu<br />
    2 su bardağı su<br />
    1 çay kaşığı karanfil<br />
    1 tarçın çubuğu<br />
    4-5 damla limon suyu<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma kabuğu çayı nasıl demlenir?</span></span><br />
<br />
    1 adet elmanın kabuklarını soyun ve kurutun.<br />
    2 su bardağı suya 1 çay kaşığı karanfil ve 1 tarçın çubuğu ilave edin ve kısık ateşte kaynatın.<br />
    Çayınız 15 dakika kaynadıktan sonra bir fincana boşaltın.<br />
    İçerisine 4-5 damla limon suyu ekleyin ve servis edin.<br />
    Elma kabuğu çayı demlendikten sonraki 10 dakika içerisinde günde bir bardak tüketimi önerilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma kabuğu çayı zayıflatır mı?</span></span><br />
<br />
Fazla kiloya sahip pek çok kişi zayıflamak için farklı çözüm yolları ararlar. Bu yollardan en yaygın olanı ise zayıflamaya yardımcı etki gösteren bitkisel çaylarıdır. Doğal kökenli olmakla beraber daha sağlıklı olduğu bilinen bitki çaylarının zayıflama yolculuğunda olumlu etkileri gözlemlenir. Fakat hiçbir bitki çayı tek başına zayıflatıcı etki göstermez. Bitki çaylarının, zayıflama yolculuğunda spor ve diyet yanında zayıflamayı destekleyici rolü vardır. Metabolizmayı hızlandıran veya tokluk hissi veren bitki çayları bu yolculukta zayıflamak isteyenlerin olumlu sonuçlar almasına yardımcı olur. Elma kabuğu çayının da metabolizmayı hızlandırıcı etkisi sayesinde zayıflamaya yardımcı bitki çayları arasındadır.<br />
Elma kabuğu çayı adet söktürür mü?<br />
<br />
Hormonal değişikler, uyku veya beslenme düzeninde meydana gelen düzensizlikler, stres gibi farklı sebeplerle kadınların genellikle 28 günde tekrar eden adet periyotlarında zaman zaman düzensizlikler meydana gelir. Pek çok kadın bu düzensizliklerin giderilmesine yardımcı olacak adet söktürücülere başvurur. Özellikle doğal ve sağlıklı olmasından dolayı ise genellikle durumun çözümünü doğal adet söktürücü etkiler geliştiren bitkisel çaylarda bulurlar. Ayrıca sadece adet söktürücü amacıyla değil pek çok kadın adet dönemlerinde yaşadığı ağrıların ve stresin azaltılmasında da bitki çaylarına başvurur. Kadınların adet dönemlerinde yaşadığı farklı rahatsızlıkların giderilmesinde tükettiği pek çok bitkisel çay vardır fakat elma kabuğu çayı adet söktürücü ya da ağrı azaltıcı olarak kullanılan bir bitki çayı değildir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma Çayı Neye İyi Gelir?</span></span><br />
<br />
    Yüksek oranda lif içeriği ile dikkat çeken elma çayı, sindirimin düzenlenmesini sağlayarak hazımsızlık ve kabızlık gibi sindirim sistemi hastalıklarına iyi gelir.<br />
    İçeriğinde yer alan özel bileşenler sayesinde bağırsak parazitlerinin vücuttan dışarıya atılmasını sağlar ve ayrıca kolon kanserini önleyici özellik gösterir.<br />
    Limon eklenerek hazırlanan elma limon çayı antioksidan bileşenleri sayesinde prostat başta olmak üzere akciğer, karaciğer, lenf ve mide kanserine karşı vücudu korur.<br />
    Dolaşım sistemini düzenler ve kalp damar hastalıklarına iyi gelir. Ayrıca nefes darlığı ve astım tedavisini destekler.<br />
    Düzenli olarak tüketilen elma çayı ne işe yarar? Düzenli olarak elma çayı tüketimi cilde iyi gelir ve cildin pürüzsüz olmasını sağlar.<br />
    Şiddetli öksürük için elma çayı hazırlama sayesinde kısa sürede öksürükten kurtulabilirsiniz. Ayrıca elma çayı balgam söktürücü özelliğe sahiptir.<br />
<br />
Peki, hamileler elma çayı içebilir mi? Elma çayının hamilelikte hiçbir yan etkisi yoktur ve güvenle bu dönemde tüketilebilir.<br />
<br />
Peki, elma çayı bebeklere verilir mi? Alerjen bir madde içermeyen elma çayı ek besine geçildikten sonra bebeklere güvenle verilebilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma Çayı Zayıflatır Mı?</span></span><br />
<br />
Yüksek oranda diyet lifi içeren elma çayı kalori içermez ve bağırsak hareketlerini hızlandırarak kabızlığı önler. Düzenli olarak elma çayı kullananlar bağırsak hareketlerinin düzenlendiğini ve gün boyunca daha dinç olduklarını söyler.<br />
<br />
Antioksidan bileşenlere sahip olan elma çayı vücutta biriken fazla suyun ve toksin maddelerin vücuttan atımını sağlayarak metabolizmayı hızlandırır. Toksinler vücutta özellikle yağ hücrelerinin etrafında depolanır. Toksin maddelerin vücuttan atılması yağ hücrelerine ulaşılmasını kolaylaştırır. Özellikle elma kabuğunda yer alan ursolik asit adı verilen madde vücudun kalori yakma isteğini arttırır. Bu maddenin yağ yakımını hızlandırdığı ve kas kütlesini arttırdığına dair araştırmalar bulunmaktadır.<br />
<br />
Peki, hazır elma çayı zayıflatır mı? Hazır elma çayları da genel olarak organik olduğu için kilo vermeye yardımcı olabilir. Elma çayı ile zayıflayanlar, çaylarına ekledikleri tarçın, zencefil ve zerdeçal gibi bitkiler sayesinde daha kolay kilo verdiklerini bildirmiştir. Elma çayı ile zayıflama için mutlaka diyete uyulmalı ve fiziksel aktivite arttırılmalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Artan Elma Kabuklarının 5 Mucize Kullanımı!</span></span><br />
<br />
Şimdi tam mevsimi; yeşilinden kırmızısına tezgahları renk renk dolduran elmalar yine popüler, yine gündemde. Evet sayısız faydasını, sayısız sayfada okumak mümkün; kilo verdirir, doğal detokstur, tok tutar, mideyi rahatlatır falanlar  filanlar. Bunlar ezberimizde.<br />
<br />
Biz bu yazımızda, “Vitamini kabuğundadır.” dense bile nedense hep hor görülen, hep eziklenen ve bir şekilde çöpü boylayan zavallı kabuklara değinmek istedik. Artan elma kabuklarını değerlendirmenin de tatlış yolları var. Bakın mesela şöyle…<br />
<br />
1- Elma kabuklarını bir tencereye koyun, üzerine su ilave edin. Ardından biraz tarçın ekleyin ya da tarçın çubuğu. Şöyle bir taşım kaynatın, buyurun size doğal hava tazeleyici.<br />
<br />
<br />
2- Elma kabuğunun içinde güçlü asitler var. Bu asitler, alüminyum pişirme kaplarınızdaki kirleri temizleyebilir. Ovun ve kirlerden kurtulun.<br />
<br />
<br />
3- Ziyan etmek yerine elma kabuklarından çay yapsanız nasıl olur? Hem serin havada iyi gider hem de buyurun size doğal detoks. Yapılışını izlemek için fotoğrafın üzerine tıklayın.<br />
<br />
<br />
4- Kabukları fırın tepsisine koyun. İstediğiniz baharat ya da garnitürleri ekleyip fırınlayın. Buyurun size cipsten hallice çıtır çıtır bir atıştırmalık.<br />
<br />
<br />
5- Kabukları buzluğa atın ve dondurun. Sonra blenderdan geçirin ve enfes meyve salatasına katık yapın, olmaz mı?<br />
<br />
Elma kabuklarıyla balgam söktürücü ev yapımı öksürük şurupları hazırlayabilirsiniz<br />
mrspskitchen<br />
<br />
mrspskitchen<br />
<br />
Hem balgamdan hem de bir türlü bitmek bilmeyen öksürük krizlerinden muzdaripseniz elma kabukları yardıma koşmaya hazır. Ancak ona eşlik etmesi gereken farklı bitkiler de bu kez işin içinde. Hibiskus, ayva kabukları ve çubuk tarçın.<br />
<br />
Aktarlardan kolayca bulabileceğiniz bir tutam hibiskus çiçeğini tencereye atın, üzerine elma ve ayva kabuklarını ve çubuk tarçını da ilave edin. Daha farklı bir aroma yakalamak istiyorsanız birkaç dilim portakal ya da limon kabuğu da ekleyebilirsiniz. Bu karışımı üzerine 2-3 su bardağı su ilave ederek pişirin ve hafif ılıtıp afiyetle için. Günde 1 kez içtiğinizde adeta ev yapımı doğal bir öksürük şurubu gibi etki ettiğini fark edecek, birkaç uygulamada balgamdan da kurtulduğunuzu göreceksiniz. Tatlandırmak isterseniz ılıdıktan sonra içine 1 tatlı kaşığı bal ilave edebilirsiniz.<br />
<br />
Onları nefis atıştırmalıklara, cipslere dönüştürebilirsiniz<br />
<br />
İster elmaların tamamıyla isterseniz de elinizde kalan kabuklarıyla böyle çıtır ve tatlı cipsler hazırlayabilirsiniz. Bal ve tarçınla lezzetini katladığınızda hem çocukların hem de her yaştan misafirlerinizin damak tadına hitap edeceğinden de eminiz. Sağlıklı atıştırmalıkların belki de en tatlısı o olacak.<br />
<br />
Ayrıntılı tarif isterseniz sizi hemen şöyle alabiliriz: Ballı tarçınlı elma cipsi tarifi<br />
Sunumlarınızda yenebilir bir süs olarak kullanabilirsiniz<br />
<br />
<br />
Elma kabuklarını şarklı şekillerde keserek kolayca iç içe geçmiş bir çiçek, bir gül şekli verebilirsiniz. Bu şekil sayesinde salatalarını, tatlılarınıza ya da farklı yemeklerinize yenebilir bir süs olarak onu ekleyebilir, sevimli sunumlar hazırlayabilirsiniz. Daha uzun süreli kullanımlar için dilerseniz elma kabuklarını fırınlayıp kurutmayı ve ardından süs olarak kullanmayı da düşünebilirsiniz, tercih sizin.<br />
Elma kabuklarından inatçı lekeleri söküp atan ev yapımı temizleyiciler yapabilirsiniz<br />
<br />
Elma kabuklarını en kolay ve etkili şekilde değerlendirmenin yollarından biri de bulaşık temizliği. Dibi yanmış, üzerinde inatçı lekeler oluşmuş tencere ve tavalarınızı taze haldeki elma kabuklarıyla güzelce ovun. Elma kabuğu içindeki asitlerin de etkisiyle kısa sürede lekelerin yumuşayıp çıkmasını sağlayacaktır. Aynı şekilde ocak, mutfak tezgahı gibi alanları da elma kabuğu ile ovarak temizleyebilirsiniz. Ancak ovup temizledikten sonra hem lekelerin tamamen gitmesi hem de elma kabuğundan gelen asidin iz bırakmaması için duru suyla güzelce temizlemeyi de ihmal etmemelisiniz, bizden söylemesi.<br />
Lahana gibi yemekleri pişirirken içine elma kabuğu atarak kötü kokunun önüne geçebilirsiniz<br />
<br />
<br />
Lahana başta olmak üzere haşlarken kokusu sizi mutsuz eden brokoli, karnabahar gibi sebzeler için elma kabuklarından destek alabilirsiniz. Bunun için tek yapmanız gereken haşlama suyunun içine sebzelerle birlikte birkaç parça elma kabuğu atmak. Kokusunun ne kadar azaldığını görünce bu yöntemi hep kullanmak isteyeceğinizden de eminiz.<br />
<br />
Daha detaylı bilgi almak isteyenleri şöyle de alabiliriz: Neden lahana pişirirken içine elma kabukları atmalısınız?<br />
Bitki çayı yapımında kullanabilirsiniz<br />
<br />
Elma kabuklarının şifasından, lezzetinden bolca faydalanmanın en lezzetli yollarından biri de onları bitki çayı yapımında kullanmak. Eğer elinizde bolca elma kabuğu varsa, bu kabukları bir tencereye alıp içine su ilave edebilir, içine 1-2 parça çubuk tarçın da atıp kaynatabilir ve süzdükten sonra bal ile karıştırarak afiyetle içebilirsiniz.<br />
<br />
Eğer az miktarda elma kabuğunuz varsa ıhlamur, yeşil çay, hatta siyah çay gibi diğer çayların içine taze taze ilave ederek de farklı bir aroma kazandırabilirsiniz. Afiyet olsun.<br />
Mis kokulu oda parfümleri hazırlayabilirsiniz<br />
<br />
Tıpkı bitki çayında olduğu gibi ama bu kez içine bal, şeker gibi tatlandırıcıları asla katmadan doğal oda parfümleri de hazırlayabilirsiniz. Elma kabuklarını ve çubuk tarçını bir tencereye alın, üstlerine bu kez bol bol su ilave edin ve kaynatın. Hafif kokusu çıkmaya başlayınca bir kenara alın ve bekletin. Oda sıcaklığına gelince süzüp temiz bir sprey şişeye aktarın. Kötü koku oluştuğunu düşündüğünüz mutfağınızda istediğiniz zaman kullanıp ortamı ferahlatın. Eğer tarçın kokusunu sevmiyorsanız tarçın yerine karanfil de kullanabilirsiniz, aklınızda bulunsun.<br />
Elma kabuklarını cilt bakımında kullanabilir, göz altı morluklarınıza iyi gelmesini sağlayabilirsiniz<br />
<br />
Elma kabukları, en az elmanın kendisi kadar bol antioksidan içeriyor. Bu yüzden onu yemek dışında cilt bakımında harici olarak da kullanmak faydalı oluyor. Özellikle cilt bakımınız için doğal ürünlerden destek almayı seviyorsanız ve elinizin altında taze taze bekleyen elma kabukları varsa onları doğrudan makyajdan, kirden arınmış temiz cildinize koyup yaklaşık 30 dakika bu şekilde beklemeniz yeterli olacaktır.<br />
<br />
Elmanın sahip olduğu antioksidanlar cildinizin temizlenip ışıldamasına destek olurken özellikle göz altında morluk, kararma sorunu yaşayanların da bu sorunlarını azaltmaya yardımcı olur. Ancak elma kabuklarını cildinizden kaldırdıktan sonra yüzünüzü güzelce durulamayı ve her zaman kullandığınız nemlendiricinizle nemlendirmeyi de unutmamalısınız.<br />
Elma kabuklarından farklı maskeler hazırlayabilirsiniz<br />
<br />
Eğer elma kabuklarının antioksidan etkisini cildiniz için faydalı diğer malzemelerle bir araya getirip daha etkili olabilecek cilt maskeleri hazırlamak isterseniz sizi böyle de alabiliriz. Eğer yapabiliyorsanız elmayı rendeleyerek kabuklarını soyun, eğer halihazırda koyduysanız bir blenderın içine kabukları yerleştirin. Ardından içine 1 tatlı kaşığı bal, 1 dolu dolu tatlı kaşığı da kaymak ilave edin ve tüm malzemeleri blenderdan geçirerek püremsi bir kıvam yakalayın. Ardından temiz cildinize bu maskeyi sürün ve 30 dakika kadar bekleyin. Ardından güzelce, çok ovalamadan durulayın ve nemlendiricinizi sürün. Bu uygulamayı haftada 2 kez yaparak cildinizin nemlenmesini, daha temiz ve ışıl ışıl olmasını sağlayabilirsiniz.<br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma kabuğu çayı faydaları nelerdir, neye iyi gelir? Elma kabuğu çayı nasıl yapılır</span></span><br />
<br />
Tarih boyunca varlığı ve tüketimi süregelen elmanın ulaşımı en kolay ve en sık tüketilen meyveler arasındadır. Hemen hemen her evde bulunan bu meyvenin kendi kadar kabukları da faydalıdır. Pek çok uzmanın dikkat çektiği elma kabuğunun sağladığı faydalardan yararlanabilmenin çeşitli yöntemleri vardır. Bu yöntemlerden en sık tercih edileni ise elma kabuğunun demlenerek çay hâlinde tüketimidir. Peki, uzmanlar tarafından tüketimi önerilen elma kabuğu çayı ne işe yarar?<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma kabuğu çayı neye iyi gelir?</span></span><br />
<br />
Zengin bir kuarsetin ve antioksidan kaynağı olan elma kabuğunun faydalarından yararlanabilmenin en yaygın kullanım yolu demlenmesiyle hazırlanan elma kabuğu çayıdır. Farklı hastalık ve rahatsızlıkların giderilmesinde destekleyici olarak rol alan elma kabuğu çayı mucizevi sonuçlar doğuran şifalı çaylar arasında sayılır. Üst solunum rahatsızlıklarının üzerindeki olumlu etkileriyle bilinen elma kabuğu çayı faydaları şu şekildedir:<br />
<br />
    Vücutta bulunan toksinlerin atılmasına yardımcıdır.<br />
    Kan şekeri seviyelerini dengeler.<br />
    Boğaz iltihabının giderilmesine ve azaltılmasına yardımcıdır.<br />
    Bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun hastalıklara karşı direncini artırır.<br />
    Karaciğer sağlığını korur.<br />
    Vücutta bulunan yağların yakılmasına yardımcı rol oynar.<br />
    Kan yapıcı hücrelerin artmasını sağlayarak kansızlık probleminin giderilmesine yardımcı olur.<br />
    Cilt sağlığına olumlu etkiler göstererek cildin daha canlı ve parlak gözükmesini sağlar.<br />
    Ağız sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterir.<br />
    Dişi eti rahatsızlıklarının ve ağız içi yaraların giderilmesine yardımcı olur.<br />
    Metabolizmayı hızlandırıcı etkisi sayesinde zayıflamayı destekler.<br />
<br />
Özellikle kış aylarında vücudun hastalıklara karşı direncini artırmak amacıyla tüketilen elma kabuğu çayının bilinen bir yan etkisi yoktur. Fakat herhangi bir alerjik reaksiyon göstermesi durumunda elma kabuğu çayının tüketilmesi bırakılmalıdır. Ayrıca kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin, hamilelerin ve emziren kadınların kullanım öncesinde doktora danışması tavsiye edilir. Bu çayın yan etkilerinin meydana gelmemesi veya faydalarının etkisini gösterebilmesi için doğru hazırlamanın önemi oldukça büyüktür. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma kabuğu çayı nasıl yapılır?</span></span><br />
<br />
Elma kabuğu çayı tarifi için gerekli malzemeler:<br />
<br />
    1 adet elmanın kabuğu<br />
    2 su bardağı su<br />
    1 çay kaşığı karanfil<br />
    1 tarçın çubuğu<br />
    4-5 damla limon suyu<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma kabuğu çayı nasıl demlenir?</span></span><br />
<br />
    1 adet elmanın kabuklarını soyun ve kurutun.<br />
    2 su bardağı suya 1 çay kaşığı karanfil ve 1 tarçın çubuğu ilave edin ve kısık ateşte kaynatın.<br />
    Çayınız 15 dakika kaynadıktan sonra bir fincana boşaltın.<br />
    İçerisine 4-5 damla limon suyu ekleyin ve servis edin.<br />
    Elma kabuğu çayı demlendikten sonraki 10 dakika içerisinde günde bir bardak tüketimi önerilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma kabuğu çayı zayıflatır mı?</span></span><br />
<br />
Fazla kiloya sahip pek çok kişi zayıflamak için farklı çözüm yolları ararlar. Bu yollardan en yaygın olanı ise zayıflamaya yardımcı etki gösteren bitkisel çaylarıdır. Doğal kökenli olmakla beraber daha sağlıklı olduğu bilinen bitki çaylarının zayıflama yolculuğunda olumlu etkileri gözlemlenir. Fakat hiçbir bitki çayı tek başına zayıflatıcı etki göstermez. Bitki çaylarının, zayıflama yolculuğunda spor ve diyet yanında zayıflamayı destekleyici rolü vardır. Metabolizmayı hızlandıran veya tokluk hissi veren bitki çayları bu yolculukta zayıflamak isteyenlerin olumlu sonuçlar almasına yardımcı olur. Elma kabuğu çayının da metabolizmayı hızlandırıcı etkisi sayesinde zayıflamaya yardımcı bitki çayları arasındadır.<br />
Elma kabuğu çayı adet söktürür mü?<br />
<br />
Hormonal değişikler, uyku veya beslenme düzeninde meydana gelen düzensizlikler, stres gibi farklı sebeplerle kadınların genellikle 28 günde tekrar eden adet periyotlarında zaman zaman düzensizlikler meydana gelir. Pek çok kadın bu düzensizliklerin giderilmesine yardımcı olacak adet söktürücülere başvurur. Özellikle doğal ve sağlıklı olmasından dolayı ise genellikle durumun çözümünü doğal adet söktürücü etkiler geliştiren bitkisel çaylarda bulurlar. Ayrıca sadece adet söktürücü amacıyla değil pek çok kadın adet dönemlerinde yaşadığı ağrıların ve stresin azaltılmasında da bitki çaylarına başvurur. Kadınların adet dönemlerinde yaşadığı farklı rahatsızlıkların giderilmesinde tükettiği pek çok bitkisel çay vardır fakat elma kabuğu çayı adet söktürücü ya da ağrı azaltıcı olarak kullanılan bir bitki çayı değildir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma Çayı Neye İyi Gelir?</span></span><br />
<br />
    Yüksek oranda lif içeriği ile dikkat çeken elma çayı, sindirimin düzenlenmesini sağlayarak hazımsızlık ve kabızlık gibi sindirim sistemi hastalıklarına iyi gelir.<br />
    İçeriğinde yer alan özel bileşenler sayesinde bağırsak parazitlerinin vücuttan dışarıya atılmasını sağlar ve ayrıca kolon kanserini önleyici özellik gösterir.<br />
    Limon eklenerek hazırlanan elma limon çayı antioksidan bileşenleri sayesinde prostat başta olmak üzere akciğer, karaciğer, lenf ve mide kanserine karşı vücudu korur.<br />
    Dolaşım sistemini düzenler ve kalp damar hastalıklarına iyi gelir. Ayrıca nefes darlığı ve astım tedavisini destekler.<br />
    Düzenli olarak tüketilen elma çayı ne işe yarar? Düzenli olarak elma çayı tüketimi cilde iyi gelir ve cildin pürüzsüz olmasını sağlar.<br />
    Şiddetli öksürük için elma çayı hazırlama sayesinde kısa sürede öksürükten kurtulabilirsiniz. Ayrıca elma çayı balgam söktürücü özelliğe sahiptir.<br />
<br />
Peki, hamileler elma çayı içebilir mi? Elma çayının hamilelikte hiçbir yan etkisi yoktur ve güvenle bu dönemde tüketilebilir.<br />
<br />
Peki, elma çayı bebeklere verilir mi? Alerjen bir madde içermeyen elma çayı ek besine geçildikten sonra bebeklere güvenle verilebilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Elma Çayı Zayıflatır Mı?</span></span><br />
<br />
Yüksek oranda diyet lifi içeren elma çayı kalori içermez ve bağırsak hareketlerini hızlandırarak kabızlığı önler. Düzenli olarak elma çayı kullananlar bağırsak hareketlerinin düzenlendiğini ve gün boyunca daha dinç olduklarını söyler.<br />
<br />
Antioksidan bileşenlere sahip olan elma çayı vücutta biriken fazla suyun ve toksin maddelerin vücuttan atımını sağlayarak metabolizmayı hızlandırır. Toksinler vücutta özellikle yağ hücrelerinin etrafında depolanır. Toksin maddelerin vücuttan atılması yağ hücrelerine ulaşılmasını kolaylaştırır. Özellikle elma kabuğunda yer alan ursolik asit adı verilen madde vücudun kalori yakma isteğini arttırır. Bu maddenin yağ yakımını hızlandırdığı ve kas kütlesini arttırdığına dair araştırmalar bulunmaktadır.<br />
<br />
Peki, hazır elma çayı zayıflatır mı? Hazır elma çayları da genel olarak organik olduğu için kilo vermeye yardımcı olabilir. Elma çayı ile zayıflayanlar, çaylarına ekledikleri tarçın, zencefil ve zerdeçal gibi bitkiler sayesinde daha kolay kilo verdiklerini bildirmiştir. Elma çayı ile zayıflama için mutlaka diyete uyulmalı ve fiziksel aktivite arttırılmalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Artan Elma Kabuklarının 5 Mucize Kullanımı!</span></span><br />
<br />
Şimdi tam mevsimi; yeşilinden kırmızısına tezgahları renk renk dolduran elmalar yine popüler, yine gündemde. Evet sayısız faydasını, sayısız sayfada okumak mümkün; kilo verdirir, doğal detokstur, tok tutar, mideyi rahatlatır falanlar  filanlar. Bunlar ezberimizde.<br />
<br />
Biz bu yazımızda, “Vitamini kabuğundadır.” dense bile nedense hep hor görülen, hep eziklenen ve bir şekilde çöpü boylayan zavallı kabuklara değinmek istedik. Artan elma kabuklarını değerlendirmenin de tatlış yolları var. Bakın mesela şöyle…<br />
<br />
1- Elma kabuklarını bir tencereye koyun, üzerine su ilave edin. Ardından biraz tarçın ekleyin ya da tarçın çubuğu. Şöyle bir taşım kaynatın, buyurun size doğal hava tazeleyici.<br />
<br />
<br />
2- Elma kabuğunun içinde güçlü asitler var. Bu asitler, alüminyum pişirme kaplarınızdaki kirleri temizleyebilir. Ovun ve kirlerden kurtulun.<br />
<br />
<br />
3- Ziyan etmek yerine elma kabuklarından çay yapsanız nasıl olur? Hem serin havada iyi gider hem de buyurun size doğal detoks. Yapılışını izlemek için fotoğrafın üzerine tıklayın.<br />
<br />
<br />
4- Kabukları fırın tepsisine koyun. İstediğiniz baharat ya da garnitürleri ekleyip fırınlayın. Buyurun size cipsten hallice çıtır çıtır bir atıştırmalık.<br />
<br />
<br />
5- Kabukları buzluğa atın ve dondurun. Sonra blenderdan geçirin ve enfes meyve salatasına katık yapın, olmaz mı?<br />
<br />
Elma kabuklarıyla balgam söktürücü ev yapımı öksürük şurupları hazırlayabilirsiniz<br />
mrspskitchen<br />
<br />
mrspskitchen<br />
<br />
Hem balgamdan hem de bir türlü bitmek bilmeyen öksürük krizlerinden muzdaripseniz elma kabukları yardıma koşmaya hazır. Ancak ona eşlik etmesi gereken farklı bitkiler de bu kez işin içinde. Hibiskus, ayva kabukları ve çubuk tarçın.<br />
<br />
Aktarlardan kolayca bulabileceğiniz bir tutam hibiskus çiçeğini tencereye atın, üzerine elma ve ayva kabuklarını ve çubuk tarçını da ilave edin. Daha farklı bir aroma yakalamak istiyorsanız birkaç dilim portakal ya da limon kabuğu da ekleyebilirsiniz. Bu karışımı üzerine 2-3 su bardağı su ilave ederek pişirin ve hafif ılıtıp afiyetle için. Günde 1 kez içtiğinizde adeta ev yapımı doğal bir öksürük şurubu gibi etki ettiğini fark edecek, birkaç uygulamada balgamdan da kurtulduğunuzu göreceksiniz. Tatlandırmak isterseniz ılıdıktan sonra içine 1 tatlı kaşığı bal ilave edebilirsiniz.<br />
<br />
Onları nefis atıştırmalıklara, cipslere dönüştürebilirsiniz<br />
<br />
İster elmaların tamamıyla isterseniz de elinizde kalan kabuklarıyla böyle çıtır ve tatlı cipsler hazırlayabilirsiniz. Bal ve tarçınla lezzetini katladığınızda hem çocukların hem de her yaştan misafirlerinizin damak tadına hitap edeceğinden de eminiz. Sağlıklı atıştırmalıkların belki de en tatlısı o olacak.<br />
<br />
Ayrıntılı tarif isterseniz sizi hemen şöyle alabiliriz: Ballı tarçınlı elma cipsi tarifi<br />
Sunumlarınızda yenebilir bir süs olarak kullanabilirsiniz<br />
<br />
<br />
Elma kabuklarını şarklı şekillerde keserek kolayca iç içe geçmiş bir çiçek, bir gül şekli verebilirsiniz. Bu şekil sayesinde salatalarını, tatlılarınıza ya da farklı yemeklerinize yenebilir bir süs olarak onu ekleyebilir, sevimli sunumlar hazırlayabilirsiniz. Daha uzun süreli kullanımlar için dilerseniz elma kabuklarını fırınlayıp kurutmayı ve ardından süs olarak kullanmayı da düşünebilirsiniz, tercih sizin.<br />
Elma kabuklarından inatçı lekeleri söküp atan ev yapımı temizleyiciler yapabilirsiniz<br />
<br />
Elma kabuklarını en kolay ve etkili şekilde değerlendirmenin yollarından biri de bulaşık temizliği. Dibi yanmış, üzerinde inatçı lekeler oluşmuş tencere ve tavalarınızı taze haldeki elma kabuklarıyla güzelce ovun. Elma kabuğu içindeki asitlerin de etkisiyle kısa sürede lekelerin yumuşayıp çıkmasını sağlayacaktır. Aynı şekilde ocak, mutfak tezgahı gibi alanları da elma kabuğu ile ovarak temizleyebilirsiniz. Ancak ovup temizledikten sonra hem lekelerin tamamen gitmesi hem de elma kabuğundan gelen asidin iz bırakmaması için duru suyla güzelce temizlemeyi de ihmal etmemelisiniz, bizden söylemesi.<br />
Lahana gibi yemekleri pişirirken içine elma kabuğu atarak kötü kokunun önüne geçebilirsiniz<br />
<br />
<br />
Lahana başta olmak üzere haşlarken kokusu sizi mutsuz eden brokoli, karnabahar gibi sebzeler için elma kabuklarından destek alabilirsiniz. Bunun için tek yapmanız gereken haşlama suyunun içine sebzelerle birlikte birkaç parça elma kabuğu atmak. Kokusunun ne kadar azaldığını görünce bu yöntemi hep kullanmak isteyeceğinizden de eminiz.<br />
<br />
Daha detaylı bilgi almak isteyenleri şöyle de alabiliriz: Neden lahana pişirirken içine elma kabukları atmalısınız?<br />
Bitki çayı yapımında kullanabilirsiniz<br />
<br />
Elma kabuklarının şifasından, lezzetinden bolca faydalanmanın en lezzetli yollarından biri de onları bitki çayı yapımında kullanmak. Eğer elinizde bolca elma kabuğu varsa, bu kabukları bir tencereye alıp içine su ilave edebilir, içine 1-2 parça çubuk tarçın da atıp kaynatabilir ve süzdükten sonra bal ile karıştırarak afiyetle içebilirsiniz.<br />
<br />
Eğer az miktarda elma kabuğunuz varsa ıhlamur, yeşil çay, hatta siyah çay gibi diğer çayların içine taze taze ilave ederek de farklı bir aroma kazandırabilirsiniz. Afiyet olsun.<br />
Mis kokulu oda parfümleri hazırlayabilirsiniz<br />
<br />
Tıpkı bitki çayında olduğu gibi ama bu kez içine bal, şeker gibi tatlandırıcıları asla katmadan doğal oda parfümleri de hazırlayabilirsiniz. Elma kabuklarını ve çubuk tarçını bir tencereye alın, üstlerine bu kez bol bol su ilave edin ve kaynatın. Hafif kokusu çıkmaya başlayınca bir kenara alın ve bekletin. Oda sıcaklığına gelince süzüp temiz bir sprey şişeye aktarın. Kötü koku oluştuğunu düşündüğünüz mutfağınızda istediğiniz zaman kullanıp ortamı ferahlatın. Eğer tarçın kokusunu sevmiyorsanız tarçın yerine karanfil de kullanabilirsiniz, aklınızda bulunsun.<br />
Elma kabuklarını cilt bakımında kullanabilir, göz altı morluklarınıza iyi gelmesini sağlayabilirsiniz<br />
<br />
Elma kabukları, en az elmanın kendisi kadar bol antioksidan içeriyor. Bu yüzden onu yemek dışında cilt bakımında harici olarak da kullanmak faydalı oluyor. Özellikle cilt bakımınız için doğal ürünlerden destek almayı seviyorsanız ve elinizin altında taze taze bekleyen elma kabukları varsa onları doğrudan makyajdan, kirden arınmış temiz cildinize koyup yaklaşık 30 dakika bu şekilde beklemeniz yeterli olacaktır.<br />
<br />
Elmanın sahip olduğu antioksidanlar cildinizin temizlenip ışıldamasına destek olurken özellikle göz altında morluk, kararma sorunu yaşayanların da bu sorunlarını azaltmaya yardımcı olur. Ancak elma kabuklarını cildinizden kaldırdıktan sonra yüzünüzü güzelce durulamayı ve her zaman kullandığınız nemlendiricinizle nemlendirmeyi de unutmamalısınız.<br />
Elma kabuklarından farklı maskeler hazırlayabilirsiniz<br />
<br />
Eğer elma kabuklarının antioksidan etkisini cildiniz için faydalı diğer malzemelerle bir araya getirip daha etkili olabilecek cilt maskeleri hazırlamak isterseniz sizi böyle de alabiliriz. Eğer yapabiliyorsanız elmayı rendeleyerek kabuklarını soyun, eğer halihazırda koyduysanız bir blenderın içine kabukları yerleştirin. Ardından içine 1 tatlı kaşığı bal, 1 dolu dolu tatlı kaşığı da kaymak ilave edin ve tüm malzemeleri blenderdan geçirerek püremsi bir kıvam yakalayın. Ardından temiz cildinize bu maskeyi sürün ve 30 dakika kadar bekleyin. Ardından güzelce, çok ovalamadan durulayın ve nemlendiricinizi sürün. Bu uygulamayı haftada 2 kez yaparak cildinizin nemlenmesini, daha temiz ve ışıl ışıl olmasını sağlayabilirsiniz.<br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ayva çekirdeğinin faydaları nelerdir? Ayva Çekirdeği Nasıl Kullanılır?]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=18605</link>
			<pubDate>Mon, 07 Nov 2022 16:23:22 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=18605</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva çekirdeğinin faydaları nelerdir? Ayva Çekirdeği Nasıl Kullanılır?</span></span><br />
<br />
Ülkemizde yaygın olarak yetiştirilen meyveler arasında yer alan ayvanın hem yaprakları hem de çekirdeği oldukça faydalıdır. Her zerresinde şifa saklı olan ayva Romalılar döneminde cilt bakımı için kullanılan bir meyve olarak günümüze kadar gelmiştir.<br />
<br />
Meyveleri yedikten sonra çekirdeklerini atmak gibi bir özelliğe sahip olanlara, güzel bir haber verelim. Ayva çekirdeğinden faydalanmak için bu alışkanlığınızı bir kenara atmanın vakti geldi. Vitamini kabuğundadır felsefesi ile oluşturulan meyve kültürüne, çekirdeklerden alabileceğiniz faydaları da ekleyeceğiz. Biraz sonra ayva çekirdeği jeli faydası ile tanıştığınızda, çekirdekleri atmaktan vazgeçeceksiniz.<br />
<br />
Ayva çekirdeği ile yapacağınız ayva çekirdeği maskesi ile cildinize canlılık kazandırıp ayva çekirdeği ve zeytinyağı ile sıcak günlerde oluşan pişik sorunlarını giderebilirsiniz. Bilinmeyen birçok faydası ile ayva çekirdeği gizemi sizler için gün ışığına çıkıyor.<br />
<br />
Bu yazıda ayva çekirdeği faydaları -özellikle cilde faydaları-, maske olarak uygulanışı, ayva çekirdeği saklama teknikleri tüm detaylarıyla sizlerle olacak, hazır mısınız?<br />
<br />
Tam da zamanıyken bol bol değerlendirmemiz gereken ayvaların, en az kendileri kadar değerli, özellikle de cilde faydaları saymakla bitmeyen çekirdekleriyleyiz bugün. Ayva çekirdeğinin faydalarını keşfedince şaşırabilir, "Neden daha önce bunları hiç öğrenmemişim" diye üzülebilirsiniz.<br />
<br />
Zira ayva çekirdeği, doğru kullanıldığında yanık izlerinden tutun da sivilcelere kadar birçok cilt problemine çözüm oluyor, bununla kalmayıp saç sağlığını da olumlu yönde etkiliyor. Peki ama ayva çekirdeğinin bu etkilerinden faydalanmak için onu nasıl kullanmamız gerekiyor?<br />
<br />
Buyursunlar, ayva çekirdeğinin faydalarını birlikte keşfedelim, ayva çekirdeği nasıl kullanılır öğrenelim.<br />
<br />
Mevsimin en lezzetli getirilerinden ayvalarınızı afiyet yerken kullanmak için çekirdeklerini bir kenara ayırmayı unutmayın!<br />
<br />
Ayva çekirdeği, gözeneklerin temizlenip sıkılaşmasını sağlıyor.<br />
Ciltte oluşan yanık ve sivilce izlerini yok ediyor.<br />
Sivilce ve siyah noktaların oluşumunu engelliyor, var olanların ise kısa sürede yok olmasına yardımcı oluyor.<br />
Ciltte oluşan çatlakların görünümünü hafifletiyor, düzenli kullanımında bu görüntüyü tamamen yok edebildiği de söyleniyor.<br />
Dudaklarda oluşan çatlamalara da iyi geliyor.<br />
Saç sağlığını da destekleyen ayva çekirdeği, özellikle yağlanma problemi yaşayanlara iyi geliyor.<br />
Saçlardaki yağlanma problemini çözmekle kalmıyor, sağlıkla parlayan çok daha güçlü ve gür saçlara sahip olmamızı sağlıyor.<br />
Çayı demlenip içildiğinde öksürüğe iyi geliyor, enfeksiyon riskini de en aza indiriyor.<br />
Dahili olarak kullanıldığında ishale iyi geldiği de biliniyor.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva çekirdeği nasıl kullanılır? </span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğinin tüm bu faydalarından yararlanmak için onu nasıl kullanabileceğinizi öğrenmeniz de önemli. Öncelikle onu ağız yoluyla tüketmeyi denememeli, hatta mümkünse ayva çekirdeklerini asla yememeye dikkat etmelisiniz. Çünkü bu şekilde tüketimi, tahmin etmediğiniz yan etkiler oluşmasına neden olabilir, karın ağrısından bağırsak sorunlarına kadar birçok sorunla karşılaşabilirsiniz, aman diyelim.<br />
<br />
Ayva çekirdeğini kullanmanın en zararsız ve etkili yollarından biri onu harici olarak kullanmaktır. Bunun için de ayva çekirdeklerini kolayca bir jele, cilt nemlendirici bir kreme dönüştürebilirsiniz.<br />
<br />
1 bütün ayvanın çekirdeklerini çıkarın, yarım çay bardağı temiz içme suyu ya da gül suyunun içine koyup bu şekilde en az 24 saat bekletin. Bu sürenin sonunda su ya da gül suyunun jelimsi bir kıvama geldiğini göreceksiniz. Elde ettiğiniz bu ayva jelini temiz cildinize sürüp 30 dakika kadar bekletip ılık suyla durulayabilir, bu işlemi her gün tekrarlayabilirsiniz. Daha detaylı bilgi almak isterseniz sizi hemen şöyle de alabiliriz: Ayva Çekirdeği Jeli Tarifi<br />
<br />
Ayva çekirdeğini jel yapmak dışında farklı yöntemlerle de değerlendirebilirsiniz tabii ki.<br />
<br />
Öksürükten kurtulma ya da ishali kesme özelliklerinden faydalanmak için onu dahili olarak kullanmak istiyorsanız 1 su bardağı su ve 10 adet ayva çekirdeğini 1 tencereye aktarın ve yaklaşık 10 dakika kadar kaynatıp ocaktan alın. Elde ettiğiniz bu ayva çekirdeği çayının yarısını ılıdığında için. İşte bu kadar!<br />
<br />
Yağlı saçlardan kurtulmak içinse 1 su bardağı suyun içine bolca ayva çekirdeği aktarın (Yaklaşık 25-30 gram kadar). Bu şekilde 1 saat suda bekletip ardından bu suyu kaynatın. Kaynatıp ılıttıktan ve içindeki ayva çekirdeklerini çıkardıktan sonra elde ettiğiniz karışımı saçlarınıza kökten uca yedirip 30 dakika bu şekilde bekletin. Ardından her zamanki gibi saçlarınızı yıkayıp durulayın. Haftada 1 kez bu uygulamayı yaparak yağlı saçlarınızdan kurtulabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva çekirdeğinin zararları var mıdır?</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğinin harici kullanımlarında bilinen ciddi bir zararı bulunmuyor. Ancak onu ağız yoluyla tüketmenin pek de doğru olmadığını unutmamamız gerekiyor. Özellikle gebelik dönemindeki kadınların ve düzenli olarak ilaç kullananların asla ayva çekirdeğini ağız yoluyla tüketmemesi gerekiyor.<br />
<br />
Ayva çekirdeğinden hazırlanan jeli kullanmanın ise bilinen ciddi bir yan etkisi yok. Ama kronik bir cilt rahatsızlığınız varsa, herhangi bir cilt hastalığı nedeniyle doktor kontrolü altında olmanız, ilaç kullanmanız gerekiyorsa bu jel de dahil olmak üzere hiçbir doğal ürünü tedavi amaçlı olarak kullanamayacağınızı unutmamalı, doktorunuza danışıp onun önerileri doğrultusunda hareket etmelisiniz, aklınızda bulunsun.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Nedir?</span></span><br />
<br />
Kışın en çok sevilen meyvelerinden birisi olan ayvanın kullanım alanları oldukça geniştir. Özellikle ayva çekirdeğinin cilt bakımı ve onarımın sağlayan pek çok yararı bulunur. Vitamin ve mineraller açısından zengin olan ayva çekirdeği vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Cilt üzerinde oldukça etkili olan ayva çekirdeği ile jeller yapılarak bu da krem olarak kullanılabiliyor. Ayva çekirdeğinin kullanım alanları oldukça geniştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Neye İyi Gelir?</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğinin pek çok yararı vardır. Ayva çekirdeği cildi derinlemesine beslerken yaşlanma etkilerini de oldukça geciktirir. Sivilcelerin yok edilmesinde etkili olan ayva çekirdeği genel olarak cilt lekelerinin etkisini de azaltır. Ayva çekirdeği cildi sıkılaştırırken cildin de nemlenmesini sağlar. Özellikle düzenli kullanılan ayva çekirdeği yüzdeki siyah noktaların da hızlı bir şekilde yok olmasını sağlayacaktır. Göz altında oluşan morlukların yok olması için de ayva çekirdeği maskesi yapmak gerekir. Bu maske göz altında oluşan torbaları da giderecektir. Ayva çekirdeğinin birbirinden çok faydası bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Faydaları</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğinin faydaları saymakla bitmez. Ayva çekirdeği ciltte görülen çatlakların görünümünü hızlı bir şekilde azaltır. Ayva çekirdeğinden elde edilen jel ise dudaklarda oluşan çatlakları gidermeye yardımcı olacaktır. Saçlarda ortaya çıkan yağlanmayı gidermek için ayva çekirdeği kullanılır. Bunun yanı sıra ayva çekirdeğinin çayı demlenip içildiğinde öksürüğü de kısa sürede geçirecektir. Ayva çekirdeğinin çayı akciğer iltihaplanmasının giderilmesinde de doğal bir ilaç olarak bilinir. İshali kesmek için de ayva çekirdeğinden yararlanılır. Özellikle kadınlarda meme ucu yaralarının tedavisinde de ayva çekirdeği kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Zararları Var mıdır?</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğinin bilinen herhangi bir zararı yok. Ayva çekirdeği genellikle ağız yolu ile tüketildiği takdirde boğaza kaçar ve nefesi tıkayabilir. O nedenle ayva çekirdeğini doğru bir şekilde kullanmak gerekir. Bunun dışında ayva çekirdeğinin herhangi bir zararı da yoktur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Yutulur mu?</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğinin bilinen pek çok yararı bulunur. Ayva çekirdeği oldukça büyük olduğu için asla yutulmamalıdır. Ayva çekirdeğinden çay yapılabilir. Bu ayva çekirdeği çayı öksürüğe de iyi gelmektedir. Ayrıca ayva çekirdeğinden jel yapılabilir. Ayva çekirdeği jeli krem olarak kullanılabilir. Ayva çekirdeği jeli cilt temizliğinde de yoğun olarak kullanılır. Bu nedenle ayva çekirdeğinin sayısız faydası bulunmaktadır. Kullanım alanları ise oldukça geniştir. Ayva çekirdeği jeli asla yutulmamalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Yutmak</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğini yutmak sağlığa olumsuz etki edebilir. Büyük ve sert bir yapıda olan ayva çekirdeği ağız yolu ile alınmamalıdır. Özellikle gebe kadınlar ve düzenli ilaç kullanan kişiler ayva çekirdeğini asla ağız yolu ile almamalılar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Yenir mi ya da Nasıl Yenir?</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeği yutularak asla yenmemelidir. Büyük ve sert bir yapıda olan ayva çekirdeğinin çayı demlenerek içilebilir. Bu çay ise boğaz ağrılarına ve öksürüğe iyi gelecektir. Ayrıca ayva çekirdeğinden jel yapılabilir. Ayva çekirdeği jeli de hassas ciltlere zarar vermez. Bu jel bir krem olarak kullanılabilir. Ayrıca farklı cilt koşullarına karşı da bu ayva jeli rahat bir şekilde kullanılabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ufacık görünen ayva çekirdeğinin içinde, kocaman bir dünya olduğunu bilmenizde fayda var:</span></span><br />
<br />
    Bolca vitamin ve mineral içerdiğinden, faydaları ile her derde deva olacak nitelikte.<br />
    Ayva çekirdeği faydaları İbrahim Saraçoğlu tarafından da ele alınan doğal tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır.<br />
    Özellikle de cildiniz için ayva çekirdeği faydası bulunmaz bir nimet kadar değerli olmakta.<br />
    Potasyum, kalsiyum ve A, B, C vitaminleri açısından zengin olan ayva çekirdeği, vücudun bağışıklık sistemini korumaktadır.<br />
    Cilt temizliğinde ve bakımında üstlendiği rol büyüktür.<br />
    Ayva çekirdeği ile yapılan cilt uygulamaları, düzenli olarak kullanıldığında siyah nokta ve sivilceleri yok etmektedir.<br />
    Ayva çekirdeği peeling özelliği sayesinde daha canlı bir cilde sahip olmanızı sağlar.<br />
    Cildinizin nemlenmesinde ve yumuşamasında oldukça etkilidir.<br />
    Sıcak su içinde beklettiğiniz ayva çekirdeği öksürük kesici doğal ilaç olacaktır.<br />
    Ayva çekirdeği ile suyu kaynatıp içen anne adaylarının doğumlarının daha rahat geçtiği de bilinen bir ayva çekirdeği faydası olarak aklınızda bulunmalıdır.<br />
    Ayva çekirdeği ile hazırlanan çaylar, Afganistan’da akciğer iltihaplarına karşı kullanılan doğal bir ilaç olarak bilinmektedir.<br />
    Soğuk kış aylarında ayva çekirdeği suyu hazırlayarak ve hatta dilerseniz limon veya balla tatlandırarak ev yağımı öksürük şurubunuzu oluşturabilirsiniz.<br />
    Kendinizi yorgun ve halsiz hissettiğiniz zamanlarda enerjinizi geri toplamak adına da sayısızı şifası bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Neye İyi Gelir?</span></span><br />
<br />
    Ayva, sadece meyve olarak değil reçel olarak da mutfağımızda yer almaktadır.<br />
    Mayhoş tadıyla, reçellerde kendini daha da sevdirir.<br />
    Ergenlik döneminde ve stresli dönemlerde, yüzünüzde oluşan sivilceleri kısa sürede yok etmede en etkili çözümdür.<br />
    Ayva çekirdeği cilt lekeleri tedavisinde kullanılan, doğanın büyülü tanecikleri arasında yer almaktadır.<br />
    Emziren annelerin sıkça yaşadığı bir duruma da çare olacaktır.<br />
    Ayva çekirdeği göğüs ucu yaralarını kısa sürede iyileştiren, hücreleri yenileyen şifa olarak bilinmektedir.<br />
    Anne adaylarının ve emziren annelerin endişelerine son verecek bu bilgiyi, çevrenizle gönül rahatlığı ile paylaşabilirsiniz. Deneyen annelerden olumlu geri dönüşler gelmektedir.<br />
    Bir kaşık limon suyu ile karıştırarak elde edeceğiniz ayva çekirdeği saç jölesi, saçınız için en doğal jöle olacaktır.<br />
    Kızarıklık ve kaşıntı şikayetlerinin yaşandığı durumlarda ayva çekirdeği egzama tedavisinde kullanılarak, cildi rahatlatır ve nefes almasını sağlar.<br />
    Cilt bakımınız için ayva çekirdeği ile maske hazırlayarak, kimyasal ve katkı içeriği yüksek cilt temizleyici tonik, peeling, jel vs gibi yan etkili ürünlerden kaçınabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Maskesi Nasıl Yapılır?</span></span><br />
<br />
    Güzellik ve cilt bakım alanında bitkisel kaynaklı losyonlar, kremler ve maskeler son zamanlarda oldukça yaygın şekilde kullanılmaktadır.<br />
    Evde yapılan cilt bakım uygulamalarında bile rahatlıkla bulunan malzemeler, aslında hepimizin gün içinde bir şekilde tükettiği besinlerden oluşur.<br />
    Ayva çekirdeğinin cilt konusundaki etkisi ise tartışılmaz boyutta.<br />
    Kozmetik ürünlerinin çoğu içeriğine kullanılan ayva çekirdeği ile evinizde hazırlayabileceğiniz ayva çekirdeği kürü püf noktaları ile sizler için listelendi.<br />
    Daha sağlıklı ve pürüzsüz ciltler için maskeleri düzenli şekilde kullanmak en büyük etken olacaktır.<br />
    Dilerseniz hemen aşağıdaki linkten ayva çekirdeği ile maske yapımına dair ihtiyacınız olan tüm püf noktalarına ulaşabilir; dilerseniz bir sonraki alt başlıktaki bilgileri takip edebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Detaylı bilgi için: Ayva Çekirdeği Maskesi ile Pürüzsüz Bir Cilde Ne Dersiniz?</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte, cilt sağlığınız için etkili olacak 4 doğal maske!</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1) Küçük Çekirdek Büyük Mucize</span></span><br />
<br />
Evde kolayca uygulayabileceğiniz ayva çekirdeği jeli ile ilk aşamada cildinizin parladığını ve rahatladığını fark edebilirsiniz. Düzenli kullandığınızda ise lekelerin gözle görülür şekilde kaybolduğuna şahit olacaksınız. Maskeleri tüm cildinize uygulamadan önce küçük bir bölümünde test uygulamalı; ayva ve çekirdeğine karşı herhangi bir alerjiniz olmadığına emin olmanızı önemle hatırlatmak isteriz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hazırlama &amp; Uygulama</span><br />
<br />
    1 adet ayva çekirdeklerini, isterseniz içme suyu isterseniz gül su ile ağzı kapalı bir kapta bekletin.<br />
    Ayva çekirdeği gül suyu ile hazırlandığında nemlendirici etkisi daha da artacaktır.<br />
    Su ölçünüz yarım çay bardağı olmalıdır.<br />
    Yaklaşık 1 günlük bekleme sonunda bu karışımın jel halini aldığını göreceksiniz.<br />
    Her gün olacak şekilde yüzünüze uygulamaya özen gösterin.<br />
    Dilerseniz bir pamuk yardımıyla cildinizi temizleyerek kullanabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2) Kırışıklara Ayva Çekirdeği Çözümü</span></span><br />
<br />
Cilt problemleri gideren ayva çekirdeği Suna Dumankaya imzası ile yepyeni bir maskede yer alıyor. Hazırlaması biraz zahmetli olan bu maskenin etkisi oldukça büyük. Yapmanız gerekenler ise şöyle:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hazırlama &amp; Uygulama</span><br />
<br />
    1 adet ayvayı kabukları, çekirdekleri ve iç kısmı ile doğrayıp bir bez içine alın.<br />
    Tencereye bu bezi yerleştirin.<br />
    Üzerini biraz geçecek şekilde su ilave edin.<br />
    Yaklaşık 30 dakika boyunca kısık ateşte kaynatmaya bırakın.<br />
    Kaynayan ve sıcağını bırakan bez içindeki ayva posalarını sıkıp suyunu çıkarın.<br />
    Elde edilen suyun içine yarım tatlı kaşığı bal ve E vitamini kapsülü ekleyin.<br />
    Bulabilirseniz yarım kapsül soya lestini de ilave edin.<br />
    Oluşan karışımı, cam şişede olmak üzere buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.<br />
    Günde 2 veya 3 kez yüzünüze uygulayabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3) Renk Eşitsizliğini Dengeleyen Ayva Çekirdeği</span></span><br />
<br />
Yarım kilo ayva ile hazırlayabileceğiniz ayva çekirdeği yüz maskesi ile sivilcelerden kurtulup cildinizde oluşan renk farklılığını ortadan kaldırabilirsiniz:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hazırlama &amp; Uygulama</span><br />
<br />
    Yarım kilo ayvadan aldığınız çekirdekleri 1 bardak içme suyunda haşlayın.<br />
    Daha sonra bu suyu bir şişeye aktarın.<br />
    Oda sıcaklığında olmak üzere 5 gün bekletin.<br />
    Daha sonra suyu süzerek buzdolabında bekletin.<br />
    Her gece yüzünüze uygulayın ve uygulamadan sonra cildinize kantaron yağı ile nemlendirme işlemi yapın.<br />
    Yüzünüzü sabaha kadar yıkamazsanız etkisini daha çabuk görebilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4) Kuru Ciltler İçin Ayva Çekirdeği</span></span><br />
<br />
Kurak bölgelerde yaşıyorsanız ve cildiniz kurumaya müsait ise bu ayva çekirdeği kremi ile cildinize nem katabilirsiniz. Yapmanız gerekenler oldukça basit:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hazırlama &amp; Uygulama</span><br />
<br />
    10 adet ayva çekirdeğini, yarım çay bardağı suda bir gece bekletin.<br />
    Ertesi gün karışımın içine 1 yemek kaşığı avokado ilave edin.<br />
    Elde edilen kremi cildinize ve ellerinize sürün.<br />
    30 dakika beklettikten sonra cildinizi temizleyebilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bonus: Soğuk Algınlığı İçin Ayva Çekirdeği Suyu</span></span><br />
<br />
Mevsim değişmesi ile grip, nezle ve soğuk algınlığı yaşadığınızda ayva çekirdeği bu noktada da size büyük destekçi olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hazırlama &amp; Uygulama</span><br />
<br />
    Yarım limonu, 4 su bardağı suyu, 1 ayvanın çekirdeklerini, 1 adet ceviz büyüklüğünde zencefil rendelenmiş haliyle tencerede kaynatın.<br />
    Kaynadıktan sonra soğumaya bırakın.<br />
    Sıcağını bırakan ayva çekirdeği suyu süzerek sabah akşam 1 fincan için.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Maskesinin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
    Uygulamış olduğunuz ayva çekirdeği maskesi cildinizi sıkılaştırır ve parlak bir görünüm sağlar.<br />
    Özellikle bebeklerde oluşan pişikleri kısa süre içinde yok eder.<br />
    İçeriğindeki vitaminler sayesinde cildinizin ihtiyacı olan mineraller ayva çekirdeği maskesi ile cildinize kazandırılır.<br />
    Ayva çekirdeği sivilce, leke, akne ve kaşıntı gibi durumlarda en doğal çözümdür.<br />
    İçerdiği vitaminler sayesinde ayva çekirdeği göz çevresi şişliklerini ve morluklarını gidermede etkili olacaktır.<br />
    Ciltte renk tonu eşitsizlikleri, besin yetersizliği ve solgun bir görünüm varsa ayva çekirdeği sayesinde bu tarz sorunlarınızı düzenli kullanım ile giderebilirsiniz.<br />
    Tüm bu faydaları pekiştirebilmeniz adına, ayva çekirdeği kürlerini uygulamadan önce cilt doktorunuzdan onay almanızı tavsiye ediyoruz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Yağı Ne İşe Yarar? Nasıl Kullanılır?</span></span><br />
<br />
    Dünyaca ünlü kozmetik firmalarının cilt bakım ürünlerinde kullandığı ayva çekirdeği yağını, siz de yapabilirsiniz.<br />
    Evinizde doğal yağ yapmak için gerekli olan malzemeler ayva çekirdekleri ve bir fincan su olacaktır.<br />
    Bir gün boyunca suda bekleyen çekirdekler, ertesi gün yağ kıvamına gelecektir ve kullanım için hazırdır.<br />
    Rahatsız olduğunuz bölgelere bu yağı masaj yaparak uygulamalısınız.<br />
    30 dakika uygulanan yerde bekledikten sonra, ılık su ile durulama işlemi yapabilirsiniz.<br />
    Ayva çekirdeği yağının cilt temizleme özelliği ile beraber, leke giderici, cilde parlaklık verici bir etkisi vardır.<br />
    Cildinizin nefes almasında da rolü büyüktür.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Nasıl Saklanır?</span></span><br />
<br />
Jel olarak hazırlanan ayva çekirdekleri, buzdolabında koyu renkli bir şişe içerisinde muhafaza edilebilir. Ağzının kapalı olmasına dikkat etmelisiniz.<br />
<br />
Eğer çekirdekleri daha sonra kullanmak için saklamak isterseniz, iki seçeneğiniz olacaktır:<br />
<br />
    Güneşte kurutup kapalı bir kutu içinde dolapta saklayarak,<br />
    Aayvadan çıkan çiğ çekirdekleri buzdolabının alt bölümünde saklayarak şifalarından faydalanabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva çekirdeğinin faydaları nelerdir? Ayva Çekirdeği Nasıl Kullanılır?</span></span><br />
<br />
Ülkemizde yaygın olarak yetiştirilen meyveler arasında yer alan ayvanın hem yaprakları hem de çekirdeği oldukça faydalıdır. Her zerresinde şifa saklı olan ayva Romalılar döneminde cilt bakımı için kullanılan bir meyve olarak günümüze kadar gelmiştir.<br />
<br />
Meyveleri yedikten sonra çekirdeklerini atmak gibi bir özelliğe sahip olanlara, güzel bir haber verelim. Ayva çekirdeğinden faydalanmak için bu alışkanlığınızı bir kenara atmanın vakti geldi. Vitamini kabuğundadır felsefesi ile oluşturulan meyve kültürüne, çekirdeklerden alabileceğiniz faydaları da ekleyeceğiz. Biraz sonra ayva çekirdeği jeli faydası ile tanıştığınızda, çekirdekleri atmaktan vazgeçeceksiniz.<br />
<br />
Ayva çekirdeği ile yapacağınız ayva çekirdeği maskesi ile cildinize canlılık kazandırıp ayva çekirdeği ve zeytinyağı ile sıcak günlerde oluşan pişik sorunlarını giderebilirsiniz. Bilinmeyen birçok faydası ile ayva çekirdeği gizemi sizler için gün ışığına çıkıyor.<br />
<br />
Bu yazıda ayva çekirdeği faydaları -özellikle cilde faydaları-, maske olarak uygulanışı, ayva çekirdeği saklama teknikleri tüm detaylarıyla sizlerle olacak, hazır mısınız?<br />
<br />
Tam da zamanıyken bol bol değerlendirmemiz gereken ayvaların, en az kendileri kadar değerli, özellikle de cilde faydaları saymakla bitmeyen çekirdekleriyleyiz bugün. Ayva çekirdeğinin faydalarını keşfedince şaşırabilir, "Neden daha önce bunları hiç öğrenmemişim" diye üzülebilirsiniz.<br />
<br />
Zira ayva çekirdeği, doğru kullanıldığında yanık izlerinden tutun da sivilcelere kadar birçok cilt problemine çözüm oluyor, bununla kalmayıp saç sağlığını da olumlu yönde etkiliyor. Peki ama ayva çekirdeğinin bu etkilerinden faydalanmak için onu nasıl kullanmamız gerekiyor?<br />
<br />
Buyursunlar, ayva çekirdeğinin faydalarını birlikte keşfedelim, ayva çekirdeği nasıl kullanılır öğrenelim.<br />
<br />
Mevsimin en lezzetli getirilerinden ayvalarınızı afiyet yerken kullanmak için çekirdeklerini bir kenara ayırmayı unutmayın!<br />
<br />
Ayva çekirdeği, gözeneklerin temizlenip sıkılaşmasını sağlıyor.<br />
Ciltte oluşan yanık ve sivilce izlerini yok ediyor.<br />
Sivilce ve siyah noktaların oluşumunu engelliyor, var olanların ise kısa sürede yok olmasına yardımcı oluyor.<br />
Ciltte oluşan çatlakların görünümünü hafifletiyor, düzenli kullanımında bu görüntüyü tamamen yok edebildiği de söyleniyor.<br />
Dudaklarda oluşan çatlamalara da iyi geliyor.<br />
Saç sağlığını da destekleyen ayva çekirdeği, özellikle yağlanma problemi yaşayanlara iyi geliyor.<br />
Saçlardaki yağlanma problemini çözmekle kalmıyor, sağlıkla parlayan çok daha güçlü ve gür saçlara sahip olmamızı sağlıyor.<br />
Çayı demlenip içildiğinde öksürüğe iyi geliyor, enfeksiyon riskini de en aza indiriyor.<br />
Dahili olarak kullanıldığında ishale iyi geldiği de biliniyor.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva çekirdeği nasıl kullanılır? </span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğinin tüm bu faydalarından yararlanmak için onu nasıl kullanabileceğinizi öğrenmeniz de önemli. Öncelikle onu ağız yoluyla tüketmeyi denememeli, hatta mümkünse ayva çekirdeklerini asla yememeye dikkat etmelisiniz. Çünkü bu şekilde tüketimi, tahmin etmediğiniz yan etkiler oluşmasına neden olabilir, karın ağrısından bağırsak sorunlarına kadar birçok sorunla karşılaşabilirsiniz, aman diyelim.<br />
<br />
Ayva çekirdeğini kullanmanın en zararsız ve etkili yollarından biri onu harici olarak kullanmaktır. Bunun için de ayva çekirdeklerini kolayca bir jele, cilt nemlendirici bir kreme dönüştürebilirsiniz.<br />
<br />
1 bütün ayvanın çekirdeklerini çıkarın, yarım çay bardağı temiz içme suyu ya da gül suyunun içine koyup bu şekilde en az 24 saat bekletin. Bu sürenin sonunda su ya da gül suyunun jelimsi bir kıvama geldiğini göreceksiniz. Elde ettiğiniz bu ayva jelini temiz cildinize sürüp 30 dakika kadar bekletip ılık suyla durulayabilir, bu işlemi her gün tekrarlayabilirsiniz. Daha detaylı bilgi almak isterseniz sizi hemen şöyle de alabiliriz: Ayva Çekirdeği Jeli Tarifi<br />
<br />
Ayva çekirdeğini jel yapmak dışında farklı yöntemlerle de değerlendirebilirsiniz tabii ki.<br />
<br />
Öksürükten kurtulma ya da ishali kesme özelliklerinden faydalanmak için onu dahili olarak kullanmak istiyorsanız 1 su bardağı su ve 10 adet ayva çekirdeğini 1 tencereye aktarın ve yaklaşık 10 dakika kadar kaynatıp ocaktan alın. Elde ettiğiniz bu ayva çekirdeği çayının yarısını ılıdığında için. İşte bu kadar!<br />
<br />
Yağlı saçlardan kurtulmak içinse 1 su bardağı suyun içine bolca ayva çekirdeği aktarın (Yaklaşık 25-30 gram kadar). Bu şekilde 1 saat suda bekletip ardından bu suyu kaynatın. Kaynatıp ılıttıktan ve içindeki ayva çekirdeklerini çıkardıktan sonra elde ettiğiniz karışımı saçlarınıza kökten uca yedirip 30 dakika bu şekilde bekletin. Ardından her zamanki gibi saçlarınızı yıkayıp durulayın. Haftada 1 kez bu uygulamayı yaparak yağlı saçlarınızdan kurtulabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva çekirdeğinin zararları var mıdır?</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğinin harici kullanımlarında bilinen ciddi bir zararı bulunmuyor. Ancak onu ağız yoluyla tüketmenin pek de doğru olmadığını unutmamamız gerekiyor. Özellikle gebelik dönemindeki kadınların ve düzenli olarak ilaç kullananların asla ayva çekirdeğini ağız yoluyla tüketmemesi gerekiyor.<br />
<br />
Ayva çekirdeğinden hazırlanan jeli kullanmanın ise bilinen ciddi bir yan etkisi yok. Ama kronik bir cilt rahatsızlığınız varsa, herhangi bir cilt hastalığı nedeniyle doktor kontrolü altında olmanız, ilaç kullanmanız gerekiyorsa bu jel de dahil olmak üzere hiçbir doğal ürünü tedavi amaçlı olarak kullanamayacağınızı unutmamalı, doktorunuza danışıp onun önerileri doğrultusunda hareket etmelisiniz, aklınızda bulunsun.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Nedir?</span></span><br />
<br />
Kışın en çok sevilen meyvelerinden birisi olan ayvanın kullanım alanları oldukça geniştir. Özellikle ayva çekirdeğinin cilt bakımı ve onarımın sağlayan pek çok yararı bulunur. Vitamin ve mineraller açısından zengin olan ayva çekirdeği vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Cilt üzerinde oldukça etkili olan ayva çekirdeği ile jeller yapılarak bu da krem olarak kullanılabiliyor. Ayva çekirdeğinin kullanım alanları oldukça geniştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Neye İyi Gelir?</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğinin pek çok yararı vardır. Ayva çekirdeği cildi derinlemesine beslerken yaşlanma etkilerini de oldukça geciktirir. Sivilcelerin yok edilmesinde etkili olan ayva çekirdeği genel olarak cilt lekelerinin etkisini de azaltır. Ayva çekirdeği cildi sıkılaştırırken cildin de nemlenmesini sağlar. Özellikle düzenli kullanılan ayva çekirdeği yüzdeki siyah noktaların da hızlı bir şekilde yok olmasını sağlayacaktır. Göz altında oluşan morlukların yok olması için de ayva çekirdeği maskesi yapmak gerekir. Bu maske göz altında oluşan torbaları da giderecektir. Ayva çekirdeğinin birbirinden çok faydası bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Faydaları</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğinin faydaları saymakla bitmez. Ayva çekirdeği ciltte görülen çatlakların görünümünü hızlı bir şekilde azaltır. Ayva çekirdeğinden elde edilen jel ise dudaklarda oluşan çatlakları gidermeye yardımcı olacaktır. Saçlarda ortaya çıkan yağlanmayı gidermek için ayva çekirdeği kullanılır. Bunun yanı sıra ayva çekirdeğinin çayı demlenip içildiğinde öksürüğü de kısa sürede geçirecektir. Ayva çekirdeğinin çayı akciğer iltihaplanmasının giderilmesinde de doğal bir ilaç olarak bilinir. İshali kesmek için de ayva çekirdeğinden yararlanılır. Özellikle kadınlarda meme ucu yaralarının tedavisinde de ayva çekirdeği kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Zararları Var mıdır?</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğinin bilinen herhangi bir zararı yok. Ayva çekirdeği genellikle ağız yolu ile tüketildiği takdirde boğaza kaçar ve nefesi tıkayabilir. O nedenle ayva çekirdeğini doğru bir şekilde kullanmak gerekir. Bunun dışında ayva çekirdeğinin herhangi bir zararı da yoktur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Yutulur mu?</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğinin bilinen pek çok yararı bulunur. Ayva çekirdeği oldukça büyük olduğu için asla yutulmamalıdır. Ayva çekirdeğinden çay yapılabilir. Bu ayva çekirdeği çayı öksürüğe de iyi gelmektedir. Ayrıca ayva çekirdeğinden jel yapılabilir. Ayva çekirdeği jeli krem olarak kullanılabilir. Ayva çekirdeği jeli cilt temizliğinde de yoğun olarak kullanılır. Bu nedenle ayva çekirdeğinin sayısız faydası bulunmaktadır. Kullanım alanları ise oldukça geniştir. Ayva çekirdeği jeli asla yutulmamalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Yutmak</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeğini yutmak sağlığa olumsuz etki edebilir. Büyük ve sert bir yapıda olan ayva çekirdeği ağız yolu ile alınmamalıdır. Özellikle gebe kadınlar ve düzenli ilaç kullanan kişiler ayva çekirdeğini asla ağız yolu ile almamalılar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Yenir mi ya da Nasıl Yenir?</span></span><br />
<br />
Ayva çekirdeği yutularak asla yenmemelidir. Büyük ve sert bir yapıda olan ayva çekirdeğinin çayı demlenerek içilebilir. Bu çay ise boğaz ağrılarına ve öksürüğe iyi gelecektir. Ayrıca ayva çekirdeğinden jel yapılabilir. Ayva çekirdeği jeli de hassas ciltlere zarar vermez. Bu jel bir krem olarak kullanılabilir. Ayrıca farklı cilt koşullarına karşı da bu ayva jeli rahat bir şekilde kullanılabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ufacık görünen ayva çekirdeğinin içinde, kocaman bir dünya olduğunu bilmenizde fayda var:</span></span><br />
<br />
    Bolca vitamin ve mineral içerdiğinden, faydaları ile her derde deva olacak nitelikte.<br />
    Ayva çekirdeği faydaları İbrahim Saraçoğlu tarafından da ele alınan doğal tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır.<br />
    Özellikle de cildiniz için ayva çekirdeği faydası bulunmaz bir nimet kadar değerli olmakta.<br />
    Potasyum, kalsiyum ve A, B, C vitaminleri açısından zengin olan ayva çekirdeği, vücudun bağışıklık sistemini korumaktadır.<br />
    Cilt temizliğinde ve bakımında üstlendiği rol büyüktür.<br />
    Ayva çekirdeği ile yapılan cilt uygulamaları, düzenli olarak kullanıldığında siyah nokta ve sivilceleri yok etmektedir.<br />
    Ayva çekirdeği peeling özelliği sayesinde daha canlı bir cilde sahip olmanızı sağlar.<br />
    Cildinizin nemlenmesinde ve yumuşamasında oldukça etkilidir.<br />
    Sıcak su içinde beklettiğiniz ayva çekirdeği öksürük kesici doğal ilaç olacaktır.<br />
    Ayva çekirdeği ile suyu kaynatıp içen anne adaylarının doğumlarının daha rahat geçtiği de bilinen bir ayva çekirdeği faydası olarak aklınızda bulunmalıdır.<br />
    Ayva çekirdeği ile hazırlanan çaylar, Afganistan’da akciğer iltihaplarına karşı kullanılan doğal bir ilaç olarak bilinmektedir.<br />
    Soğuk kış aylarında ayva çekirdeği suyu hazırlayarak ve hatta dilerseniz limon veya balla tatlandırarak ev yağımı öksürük şurubunuzu oluşturabilirsiniz.<br />
    Kendinizi yorgun ve halsiz hissettiğiniz zamanlarda enerjinizi geri toplamak adına da sayısızı şifası bulunmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Neye İyi Gelir?</span></span><br />
<br />
    Ayva, sadece meyve olarak değil reçel olarak da mutfağımızda yer almaktadır.<br />
    Mayhoş tadıyla, reçellerde kendini daha da sevdirir.<br />
    Ergenlik döneminde ve stresli dönemlerde, yüzünüzde oluşan sivilceleri kısa sürede yok etmede en etkili çözümdür.<br />
    Ayva çekirdeği cilt lekeleri tedavisinde kullanılan, doğanın büyülü tanecikleri arasında yer almaktadır.<br />
    Emziren annelerin sıkça yaşadığı bir duruma da çare olacaktır.<br />
    Ayva çekirdeği göğüs ucu yaralarını kısa sürede iyileştiren, hücreleri yenileyen şifa olarak bilinmektedir.<br />
    Anne adaylarının ve emziren annelerin endişelerine son verecek bu bilgiyi, çevrenizle gönül rahatlığı ile paylaşabilirsiniz. Deneyen annelerden olumlu geri dönüşler gelmektedir.<br />
    Bir kaşık limon suyu ile karıştırarak elde edeceğiniz ayva çekirdeği saç jölesi, saçınız için en doğal jöle olacaktır.<br />
    Kızarıklık ve kaşıntı şikayetlerinin yaşandığı durumlarda ayva çekirdeği egzama tedavisinde kullanılarak, cildi rahatlatır ve nefes almasını sağlar.<br />
    Cilt bakımınız için ayva çekirdeği ile maske hazırlayarak, kimyasal ve katkı içeriği yüksek cilt temizleyici tonik, peeling, jel vs gibi yan etkili ürünlerden kaçınabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Maskesi Nasıl Yapılır?</span></span><br />
<br />
    Güzellik ve cilt bakım alanında bitkisel kaynaklı losyonlar, kremler ve maskeler son zamanlarda oldukça yaygın şekilde kullanılmaktadır.<br />
    Evde yapılan cilt bakım uygulamalarında bile rahatlıkla bulunan malzemeler, aslında hepimizin gün içinde bir şekilde tükettiği besinlerden oluşur.<br />
    Ayva çekirdeğinin cilt konusundaki etkisi ise tartışılmaz boyutta.<br />
    Kozmetik ürünlerinin çoğu içeriğine kullanılan ayva çekirdeği ile evinizde hazırlayabileceğiniz ayva çekirdeği kürü püf noktaları ile sizler için listelendi.<br />
    Daha sağlıklı ve pürüzsüz ciltler için maskeleri düzenli şekilde kullanmak en büyük etken olacaktır.<br />
    Dilerseniz hemen aşağıdaki linkten ayva çekirdeği ile maske yapımına dair ihtiyacınız olan tüm püf noktalarına ulaşabilir; dilerseniz bir sonraki alt başlıktaki bilgileri takip edebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Detaylı bilgi için: Ayva Çekirdeği Maskesi ile Pürüzsüz Bir Cilde Ne Dersiniz?</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İşte, cilt sağlığınız için etkili olacak 4 doğal maske!</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1) Küçük Çekirdek Büyük Mucize</span></span><br />
<br />
Evde kolayca uygulayabileceğiniz ayva çekirdeği jeli ile ilk aşamada cildinizin parladığını ve rahatladığını fark edebilirsiniz. Düzenli kullandığınızda ise lekelerin gözle görülür şekilde kaybolduğuna şahit olacaksınız. Maskeleri tüm cildinize uygulamadan önce küçük bir bölümünde test uygulamalı; ayva ve çekirdeğine karşı herhangi bir alerjiniz olmadığına emin olmanızı önemle hatırlatmak isteriz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hazırlama &amp; Uygulama</span><br />
<br />
    1 adet ayva çekirdeklerini, isterseniz içme suyu isterseniz gül su ile ağzı kapalı bir kapta bekletin.<br />
    Ayva çekirdeği gül suyu ile hazırlandığında nemlendirici etkisi daha da artacaktır.<br />
    Su ölçünüz yarım çay bardağı olmalıdır.<br />
    Yaklaşık 1 günlük bekleme sonunda bu karışımın jel halini aldığını göreceksiniz.<br />
    Her gün olacak şekilde yüzünüze uygulamaya özen gösterin.<br />
    Dilerseniz bir pamuk yardımıyla cildinizi temizleyerek kullanabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2) Kırışıklara Ayva Çekirdeği Çözümü</span></span><br />
<br />
Cilt problemleri gideren ayva çekirdeği Suna Dumankaya imzası ile yepyeni bir maskede yer alıyor. Hazırlaması biraz zahmetli olan bu maskenin etkisi oldukça büyük. Yapmanız gerekenler ise şöyle:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hazırlama &amp; Uygulama</span><br />
<br />
    1 adet ayvayı kabukları, çekirdekleri ve iç kısmı ile doğrayıp bir bez içine alın.<br />
    Tencereye bu bezi yerleştirin.<br />
    Üzerini biraz geçecek şekilde su ilave edin.<br />
    Yaklaşık 30 dakika boyunca kısık ateşte kaynatmaya bırakın.<br />
    Kaynayan ve sıcağını bırakan bez içindeki ayva posalarını sıkıp suyunu çıkarın.<br />
    Elde edilen suyun içine yarım tatlı kaşığı bal ve E vitamini kapsülü ekleyin.<br />
    Bulabilirseniz yarım kapsül soya lestini de ilave edin.<br />
    Oluşan karışımı, cam şişede olmak üzere buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.<br />
    Günde 2 veya 3 kez yüzünüze uygulayabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3) Renk Eşitsizliğini Dengeleyen Ayva Çekirdeği</span></span><br />
<br />
Yarım kilo ayva ile hazırlayabileceğiniz ayva çekirdeği yüz maskesi ile sivilcelerden kurtulup cildinizde oluşan renk farklılığını ortadan kaldırabilirsiniz:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hazırlama &amp; Uygulama</span><br />
<br />
    Yarım kilo ayvadan aldığınız çekirdekleri 1 bardak içme suyunda haşlayın.<br />
    Daha sonra bu suyu bir şişeye aktarın.<br />
    Oda sıcaklığında olmak üzere 5 gün bekletin.<br />
    Daha sonra suyu süzerek buzdolabında bekletin.<br />
    Her gece yüzünüze uygulayın ve uygulamadan sonra cildinize kantaron yağı ile nemlendirme işlemi yapın.<br />
    Yüzünüzü sabaha kadar yıkamazsanız etkisini daha çabuk görebilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4) Kuru Ciltler İçin Ayva Çekirdeği</span></span><br />
<br />
Kurak bölgelerde yaşıyorsanız ve cildiniz kurumaya müsait ise bu ayva çekirdeği kremi ile cildinize nem katabilirsiniz. Yapmanız gerekenler oldukça basit:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hazırlama &amp; Uygulama</span><br />
<br />
    10 adet ayva çekirdeğini, yarım çay bardağı suda bir gece bekletin.<br />
    Ertesi gün karışımın içine 1 yemek kaşığı avokado ilave edin.<br />
    Elde edilen kremi cildinize ve ellerinize sürün.<br />
    30 dakika beklettikten sonra cildinizi temizleyebilirsiniz.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bonus: Soğuk Algınlığı İçin Ayva Çekirdeği Suyu</span></span><br />
<br />
Mevsim değişmesi ile grip, nezle ve soğuk algınlığı yaşadığınızda ayva çekirdeği bu noktada da size büyük destekçi olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hazırlama &amp; Uygulama</span><br />
<br />
    Yarım limonu, 4 su bardağı suyu, 1 ayvanın çekirdeklerini, 1 adet ceviz büyüklüğünde zencefil rendelenmiş haliyle tencerede kaynatın.<br />
    Kaynadıktan sonra soğumaya bırakın.<br />
    Sıcağını bırakan ayva çekirdeği suyu süzerek sabah akşam 1 fincan için.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Maskesinin Faydaları Nelerdir?</span></span><br />
<br />
    Uygulamış olduğunuz ayva çekirdeği maskesi cildinizi sıkılaştırır ve parlak bir görünüm sağlar.<br />
    Özellikle bebeklerde oluşan pişikleri kısa süre içinde yok eder.<br />
    İçeriğindeki vitaminler sayesinde cildinizin ihtiyacı olan mineraller ayva çekirdeği maskesi ile cildinize kazandırılır.<br />
    Ayva çekirdeği sivilce, leke, akne ve kaşıntı gibi durumlarda en doğal çözümdür.<br />
    İçerdiği vitaminler sayesinde ayva çekirdeği göz çevresi şişliklerini ve morluklarını gidermede etkili olacaktır.<br />
    Ciltte renk tonu eşitsizlikleri, besin yetersizliği ve solgun bir görünüm varsa ayva çekirdeği sayesinde bu tarz sorunlarınızı düzenli kullanım ile giderebilirsiniz.<br />
    Tüm bu faydaları pekiştirebilmeniz adına, ayva çekirdeği kürlerini uygulamadan önce cilt doktorunuzdan onay almanızı tavsiye ediyoruz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Yağı Ne İşe Yarar? Nasıl Kullanılır?</span></span><br />
<br />
    Dünyaca ünlü kozmetik firmalarının cilt bakım ürünlerinde kullandığı ayva çekirdeği yağını, siz de yapabilirsiniz.<br />
    Evinizde doğal yağ yapmak için gerekli olan malzemeler ayva çekirdekleri ve bir fincan su olacaktır.<br />
    Bir gün boyunca suda bekleyen çekirdekler, ertesi gün yağ kıvamına gelecektir ve kullanım için hazırdır.<br />
    Rahatsız olduğunuz bölgelere bu yağı masaj yaparak uygulamalısınız.<br />
    30 dakika uygulanan yerde bekledikten sonra, ılık su ile durulama işlemi yapabilirsiniz.<br />
    Ayva çekirdeği yağının cilt temizleme özelliği ile beraber, leke giderici, cilde parlaklık verici bir etkisi vardır.<br />
    Cildinizin nefes almasında da rolü büyüktür.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayva Çekirdeği Nasıl Saklanır?</span></span><br />
<br />
Jel olarak hazırlanan ayva çekirdekleri, buzdolabında koyu renkli bir şişe içerisinde muhafaza edilebilir. Ağzının kapalı olmasına dikkat etmelisiniz.<br />
<br />
Eğer çekirdekleri daha sonra kullanmak için saklamak isterseniz, iki seçeneğiniz olacaktır:<br />
<br />
    Güneşte kurutup kapalı bir kutu içinde dolapta saklayarak,<br />
    Aayvadan çıkan çiğ çekirdekleri buzdolabının alt bölümünde saklayarak şifalarından faydalanabilirsiniz.<br />
<br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yeşil Erik - Yeşil Eriğin Faydaları Hakkında Bilgiler]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=10230</link>
			<pubDate>Tue, 21 Jul 2020 20:48:38 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=10230</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Yeşil Erik - Yeşil Eriğin Faydaları Hakkında Bilgiler</span><br />
<br />
Uzmanlar, yeşilden sarıya, kırmızından mora kadar çeşitli renkte ve tatta olan eriğin birçok derde deva olduğunu belirtiyor.<br />
<br />
Market, manav ve pazarlarda tezgahları süslemeye başlayan yeşil eriğin bol miktarda B vitamini içerdiğini ifade eden uzmanlar, “Erik, kansızlığı giderir, iştah açar ve hazmı kolaylaştırır. Romatizma, mafsal kireçlenmesi ve nikriste faydalıdır. Ateş düşürücü etkisi de olan erik, diş temizliğine de yardımcı olur. Regl düzenleyici, idrar söktürücü ve terleticidir. Tuzsuz rejim yapan ve romatizma rahatsızlığı olanlara iyi geldiği bilinmektedir. Kalp ve böbrek hastalıklarına, karaciğer hastalıklarına karşı B vitamini ihtiva eden erik, bu özelliği sayesinde sinir sistemini takviye eder. Çekirdekleri ise bağırsak solucanlarını düşürmekte kullanılır” dedi.<br />
<br />
Türkiye’deki en tanınmış erik çeşitleri can eriği, papaz eriği, mürdüm eriği ve tatlı üryani eriği olarak biliniyor. Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirilen erik, daha çok taze meyve olarak tüketildiği gibi komposto, hoşaf, şurup, pekmez, reçel, marmelat veya kurutularak saklanıyor. İlkbaharda çıkan eriğin yeşil, kırmızı ve sarı meyvesi sonbahara kadar, kurutulmuşu da yıl boyunca tüketilebiliyor. Latince adı “Prunus domestica” olan erik, en eski yazılı belgelere göre 2000 yıldır biliniyor.<br />
<br />
Kafkasya ve Hazar Denizi çevresinden dünyaya yayıldığı sanılan eriğin erkenci döneminde çıkanına “can eriği”, yaz ortalarında olgunlaşanına “Japon ya da İtalyan eriği” deniyor. Ağustos’ta olgunlaşmaya başlayan “Avrupa eriği” ise Ekim ayına kadar yenebiliyor.<br />
 <br />
<br />
Yaz mevisiminin gelmesiyle yaz meyveleride yavaş yavaş çıkmaya başladılar bile..Bunlardan en faydalı olanlarından bir tanesi ise erik..<br />
<br />
Eriğin, karaciğer,kalp böbrek ve romatizma hastalıkları ile sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi geldiği bildirildi.Erik, sahip olduğu zengin vitamin içeriği, çeşitli hastalıklara karşı gösterdiği olumlu etki ve düşük kalorisi nedeniyle çok faydalı bir meyvedir.<br />
Erik ayrıca düşük kalorisi nedeniyle diyet uygulayan kişilerce de tercih edilen meyvelerin başında geldiğini, iklim açısından çok şanslı olan Türkiye’de ilkbahardan yaz sonuna kadar çeşit çeşit erik bulmanın mümkün olduğunu ifade eden uzmanlar, Türkiye’deki en tanınmış erik çeşitleri, ‘can’, ‘papaz’, ‘mürdüm’ ve ‘tatlı üryani’ erikleridir. ‘Can eriği’, genellikle yeşil olarak tüketilir.<br />
Eriğin Faydaları saymakla bitmiyor.<br />
Potasyum ve magnezyum minerali açısından da zengin bir meyve olduğu, Eriğin karaciğer, kalp, böbrek ve romatizma hastalıkları ile sindirim rahatsızlığı çeken ve tuzsuz diyet uygulayan kişilerce tüketilmesi önerilmektedir. Ayrıca eriğin regl düzenleyici, idrar söktürücü ve terletici özellikleri de bulunmaktadır. Çiğ erikte çeşitli minerallerin yanı sıra C, A ve E vitaminleri ile beta karoten de bulunuyor.”<br />
<br />
<br />
Her gün mutlaka almamız gereken vitamin olan C vitamini yeşil erikte bol miktarda var. Erikte ayrıca; göz ve cilt sağlığında büyük görevleri olan A vitamini, kanın akışkanlığında görevli K vitamini, osmalit basınç ve su dengesini sağlayan sodyum, potasyum minerali, stres karşıtı mineral olan magnezyum da erikte önemli ölçüde bulunuyor. Ayrıca Kalsiyum da içeren erik, demir açısından da oldukça zengin. Yoğun lif yapısına da sahip olan eriğin sindirim sistemi üzerinde ki etkisi tartışmasız çok büyük. <br />
 <br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Yeşil erik vücudumuzda neler yapar?</span><br />
 <br />
1-  Sindirimin düzenli ve yeterli ölçüde çalışmasını sağlar, kabızlığı önler. Yeşil erik sindirilebilir lif açısından zengin olduğundan, mide gazı, kabızlık ve gaz problemi yaşamamızı da önler.  <br />
2-  Bağışıklık sisteminin oluşmasında ve korunmasında etkilidir<br />
3-  Diş Bakımı: Düzenli olarak kütür kütür yeşil erik yemek diş etlerini güçlendir. Diş sağlığının oluşmasında ve korunmasında etki gösterir.<br />
4-  Demir Eksikliğini önlemek ve tedavi sürecinde yardımcıdır. Yeşil erik vücutta kan yapmasına yardımcı olur. Ayrıca, anemi gibi kırmızı kan hücrelerinin eksikliği ile ilgili hastalıklar erikteki zengin C vitamini ve demir içeriği nedeniyle engellenmekte etkili olmaktadır.<br />
5-  Fit ve sıkı bir vücut için erik. Bağ dokusunu güçlendirmekte ve böylece daha sıkı bir vücuda sahip olmakta yeşil erik etkilidir. C vitamini insan vücudunda bağ dokularının sıkı kalmasında yardımcı olur. Böylece vücudunuzun sıkı, genç, sağlıklı ve uygun görünümlü olmasında yardımcıdır.  <br />
6-  Kilo vermek istediğinizde de yeşil erik tüketin. Yeşil erik tükettiğinizde kan şekeri düzeyleri olumlu etkilenir. Erik yedikten sonra kan glikozu ortada görünmektedir. Kan şekeri ne kadar dengeli seyrederse kilo vermek o kadar dengeli ve sürekli olur. <br />
7-  Vücut içi hasarı önler; Yeşil erik yüksek miktarda antioksidan içerdiği için, beyin ve kanda yağ iç zarın zarar görmesini önler.<br />
8-  Akciğerler bakımı ve sağlığında etkilidir: Yeşil erik yiyenlerin astım, akciğer kanseri, soğuk algınlığı, öksürük ve çok kronik akciğer sorunları gibi akciğer sorunlarından uzak kaldığı araştırmalarca saptanmıştır.<br />
9-  Yaşlılarda düzenli olarak yeşil erik tüketmenin görme sorunlarını önlediği düşünülmektedir.  <br />
 <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Eriklerle ilgili yapılan son araştırmalar ise;</span><br />
 <br />
Agri Life Research Center’ da yapılan yeni araştırmada; eriklerdeki antioxidant özellikleri  incelenmiş, 100 farklı meyve ile karşılaştırılmış. Bu araştırmada anitoxidantlar’i kanser hücreleri ile etkileşime sokmuşlar, Araştırmacıların sonucunda: erikteki anitioksidant güc yabanmersininden daha fazla çıkmış. Sonra  laboratuarda göğüs kanseri hücreleri ile etkileşime görmek için ilerlediler. Bunlar erik içerdiği eşsiz bitkisel besinleri normal hücrelere zarar vermeden meme kanseri hücrelerinin büyümesini durdurduğu bulundu.<br />
<br />
Her gün mutlaka almamız gereken vitamin olan C vitamini yeşil erikte bol miktarda var. Erikte ayrıca; göz ve cilt sağlığında büyük görevleri olan A vitamini, kanın akışkanlığında görevli K vitamini, osmalit basınç ve su dengesini sağlayan sodyum, potasyum minerali, stres karşıtı mineral olan magnezyum da erikte önemli ölçüde bulunuyor. Ayrıca Kalsiyum da içeren erik, demir açısından da oldukça zengin. Yoğun lif yapısına da sahip olan eriğin sindirim sistemi üzerinde ki etkisi tartışmasız çok büyük. <br />
Yeşil erik vücudumuzda neler yapar?<br />
Sindirimin düzenli ve yeterli ölçüde çalışmasını sağlar, kabızlığı önler. Yeşil erik sindirilebilir lif açısından zengin olduğundan, mide gazı, kabızlık ve gaz problemi yaşamamızı da önler.  <br />
Bağışıklık sisteminin oluşmasında ve korunmasında etkilidir<br />
Diş Bakımı: Düzenli olarak kütür kütür yeşil erik yemek diş etlerini güçlendir. Diş sağlığının oluşmasında ve korunmasında etki gösterir.<br />
Demir eksikliğini önlemek ve tedavi sürecinde yardımcıdır. Yeşil erik vücutta kan yapmasına yardımcı olur. Ayrıca, anemi gibi kırmızı kan hücrelerinin eksikliği ile ilgili hastalıklar erikteki zengin C vitamini ve demir içeriği nedeniyle engellenmekte etkili olmaktadır.<br />
Fit ve sıkı bir vücut için erik. Bağ dokusunu güçlendirmekte ve böylece daha sıkı bir vücuda sahip olmakta yeşil erik etkilidir. C vitamini insan vücudunda bağ dokularının sıkı kalmasında yardımcı olur. Böylece vücudunuzun sıkı, genç, sağlıklı ve uygun görünümlü olmasında yardımcıdır.  <br />
Kilo vermek istediğinizde de yeşil erik tüketin. Yeşil erik tükettiğinizde kan şekeri düzeyleri olumlu etkilenir. Erik yedikten sonra kan glikozu ortada görünmektedir. Kan şekeri ne kadar dengeli seyrederse kilo vermek o kadar dengeli ve sürekli olur. <br />
Vücut içi hasarı önler; Yeşil erik yüksek miktarda antioksidan içerdiği için, beyin ve kanda yağ iç zarın zarar görmesini önler.<br />
Akciğerler bakımı ve sağlığında etkilidir: Yeşil erik yiyenlerin astım, akciğer kanseri, soğuk algınlığı, öksürük ve çok kronik akciğer sorunları gibi akciğer sorunlarından uzak kaldığı araştırmalarca saptanmıştır.<br />
Yaşlılarda düzenli olarak yeşil erik tüketmenin görme sorunlarını önlediği düşünülmektedir.  <br />
 <br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Eriklerle ilgili yapılan son araştırmalar ise;</span><br />
 <br />
Agri Life Research Center’ da yapılan yeni araştırmada; eriklerdeki antioxidant özellikleri  incelenmiş, 100 farklı meyve ile karşılaştırılmış. Bu araştırmada anitoxidantlar’i kanser hücreleri ile etkileşime sokmuşlar, Araştırmacıların sonucunda: erikteki anitioksidant güc yabanmersininden daha fazla çıkmış. Sonra  laboratuarda göğüs kanseri hücreleri ile etkileşime görmek için ilerlediler. Bunlar erik içerdiği eşsiz bitkis<br />
<br />
Yeşil erik, cildin erken yaşlanmasını ve kırışmasını önlüyor. Magnezyum ve mineral açısından son derece zengin bir meyve olan yeşil erik, hücrelerin yenilenmesini ve cildin gerilmesini sağlıyor</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Yeşil Erik - Yeşil Eriğin Faydaları Hakkında Bilgiler</span><br />
<br />
Uzmanlar, yeşilden sarıya, kırmızından mora kadar çeşitli renkte ve tatta olan eriğin birçok derde deva olduğunu belirtiyor.<br />
<br />
Market, manav ve pazarlarda tezgahları süslemeye başlayan yeşil eriğin bol miktarda B vitamini içerdiğini ifade eden uzmanlar, “Erik, kansızlığı giderir, iştah açar ve hazmı kolaylaştırır. Romatizma, mafsal kireçlenmesi ve nikriste faydalıdır. Ateş düşürücü etkisi de olan erik, diş temizliğine de yardımcı olur. Regl düzenleyici, idrar söktürücü ve terleticidir. Tuzsuz rejim yapan ve romatizma rahatsızlığı olanlara iyi geldiği bilinmektedir. Kalp ve böbrek hastalıklarına, karaciğer hastalıklarına karşı B vitamini ihtiva eden erik, bu özelliği sayesinde sinir sistemini takviye eder. Çekirdekleri ise bağırsak solucanlarını düşürmekte kullanılır” dedi.<br />
<br />
Türkiye’deki en tanınmış erik çeşitleri can eriği, papaz eriği, mürdüm eriği ve tatlı üryani eriği olarak biliniyor. Türkiye’nin hemen her yöresinde yetiştirilen erik, daha çok taze meyve olarak tüketildiği gibi komposto, hoşaf, şurup, pekmez, reçel, marmelat veya kurutularak saklanıyor. İlkbaharda çıkan eriğin yeşil, kırmızı ve sarı meyvesi sonbahara kadar, kurutulmuşu da yıl boyunca tüketilebiliyor. Latince adı “Prunus domestica” olan erik, en eski yazılı belgelere göre 2000 yıldır biliniyor.<br />
<br />
Kafkasya ve Hazar Denizi çevresinden dünyaya yayıldığı sanılan eriğin erkenci döneminde çıkanına “can eriği”, yaz ortalarında olgunlaşanına “Japon ya da İtalyan eriği” deniyor. Ağustos’ta olgunlaşmaya başlayan “Avrupa eriği” ise Ekim ayına kadar yenebiliyor.<br />
 <br />
<br />
Yaz mevisiminin gelmesiyle yaz meyveleride yavaş yavaş çıkmaya başladılar bile..Bunlardan en faydalı olanlarından bir tanesi ise erik..<br />
<br />
Eriğin, karaciğer,kalp böbrek ve romatizma hastalıkları ile sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi geldiği bildirildi.Erik, sahip olduğu zengin vitamin içeriği, çeşitli hastalıklara karşı gösterdiği olumlu etki ve düşük kalorisi nedeniyle çok faydalı bir meyvedir.<br />
Erik ayrıca düşük kalorisi nedeniyle diyet uygulayan kişilerce de tercih edilen meyvelerin başında geldiğini, iklim açısından çok şanslı olan Türkiye’de ilkbahardan yaz sonuna kadar çeşit çeşit erik bulmanın mümkün olduğunu ifade eden uzmanlar, Türkiye’deki en tanınmış erik çeşitleri, ‘can’, ‘papaz’, ‘mürdüm’ ve ‘tatlı üryani’ erikleridir. ‘Can eriği’, genellikle yeşil olarak tüketilir.<br />
Eriğin Faydaları saymakla bitmiyor.<br />
Potasyum ve magnezyum minerali açısından da zengin bir meyve olduğu, Eriğin karaciğer, kalp, böbrek ve romatizma hastalıkları ile sindirim rahatsızlığı çeken ve tuzsuz diyet uygulayan kişilerce tüketilmesi önerilmektedir. Ayrıca eriğin regl düzenleyici, idrar söktürücü ve terletici özellikleri de bulunmaktadır. Çiğ erikte çeşitli minerallerin yanı sıra C, A ve E vitaminleri ile beta karoten de bulunuyor.”<br />
<br />
<br />
Her gün mutlaka almamız gereken vitamin olan C vitamini yeşil erikte bol miktarda var. Erikte ayrıca; göz ve cilt sağlığında büyük görevleri olan A vitamini, kanın akışkanlığında görevli K vitamini, osmalit basınç ve su dengesini sağlayan sodyum, potasyum minerali, stres karşıtı mineral olan magnezyum da erikte önemli ölçüde bulunuyor. Ayrıca Kalsiyum da içeren erik, demir açısından da oldukça zengin. Yoğun lif yapısına da sahip olan eriğin sindirim sistemi üzerinde ki etkisi tartışmasız çok büyük. <br />
 <br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Yeşil erik vücudumuzda neler yapar?</span><br />
 <br />
1-  Sindirimin düzenli ve yeterli ölçüde çalışmasını sağlar, kabızlığı önler. Yeşil erik sindirilebilir lif açısından zengin olduğundan, mide gazı, kabızlık ve gaz problemi yaşamamızı da önler.  <br />
2-  Bağışıklık sisteminin oluşmasında ve korunmasında etkilidir<br />
3-  Diş Bakımı: Düzenli olarak kütür kütür yeşil erik yemek diş etlerini güçlendir. Diş sağlığının oluşmasında ve korunmasında etki gösterir.<br />
4-  Demir Eksikliğini önlemek ve tedavi sürecinde yardımcıdır. Yeşil erik vücutta kan yapmasına yardımcı olur. Ayrıca, anemi gibi kırmızı kan hücrelerinin eksikliği ile ilgili hastalıklar erikteki zengin C vitamini ve demir içeriği nedeniyle engellenmekte etkili olmaktadır.<br />
5-  Fit ve sıkı bir vücut için erik. Bağ dokusunu güçlendirmekte ve böylece daha sıkı bir vücuda sahip olmakta yeşil erik etkilidir. C vitamini insan vücudunda bağ dokularının sıkı kalmasında yardımcı olur. Böylece vücudunuzun sıkı, genç, sağlıklı ve uygun görünümlü olmasında yardımcıdır.  <br />
6-  Kilo vermek istediğinizde de yeşil erik tüketin. Yeşil erik tükettiğinizde kan şekeri düzeyleri olumlu etkilenir. Erik yedikten sonra kan glikozu ortada görünmektedir. Kan şekeri ne kadar dengeli seyrederse kilo vermek o kadar dengeli ve sürekli olur. <br />
7-  Vücut içi hasarı önler; Yeşil erik yüksek miktarda antioksidan içerdiği için, beyin ve kanda yağ iç zarın zarar görmesini önler.<br />
8-  Akciğerler bakımı ve sağlığında etkilidir: Yeşil erik yiyenlerin astım, akciğer kanseri, soğuk algınlığı, öksürük ve çok kronik akciğer sorunları gibi akciğer sorunlarından uzak kaldığı araştırmalarca saptanmıştır.<br />
9-  Yaşlılarda düzenli olarak yeşil erik tüketmenin görme sorunlarını önlediği düşünülmektedir.  <br />
 <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Eriklerle ilgili yapılan son araştırmalar ise;</span><br />
 <br />
Agri Life Research Center’ da yapılan yeni araştırmada; eriklerdeki antioxidant özellikleri  incelenmiş, 100 farklı meyve ile karşılaştırılmış. Bu araştırmada anitoxidantlar’i kanser hücreleri ile etkileşime sokmuşlar, Araştırmacıların sonucunda: erikteki anitioksidant güc yabanmersininden daha fazla çıkmış. Sonra  laboratuarda göğüs kanseri hücreleri ile etkileşime görmek için ilerlediler. Bunlar erik içerdiği eşsiz bitkisel besinleri normal hücrelere zarar vermeden meme kanseri hücrelerinin büyümesini durdurduğu bulundu.<br />
<br />
Her gün mutlaka almamız gereken vitamin olan C vitamini yeşil erikte bol miktarda var. Erikte ayrıca; göz ve cilt sağlığında büyük görevleri olan A vitamini, kanın akışkanlığında görevli K vitamini, osmalit basınç ve su dengesini sağlayan sodyum, potasyum minerali, stres karşıtı mineral olan magnezyum da erikte önemli ölçüde bulunuyor. Ayrıca Kalsiyum da içeren erik, demir açısından da oldukça zengin. Yoğun lif yapısına da sahip olan eriğin sindirim sistemi üzerinde ki etkisi tartışmasız çok büyük. <br />
Yeşil erik vücudumuzda neler yapar?<br />
Sindirimin düzenli ve yeterli ölçüde çalışmasını sağlar, kabızlığı önler. Yeşil erik sindirilebilir lif açısından zengin olduğundan, mide gazı, kabızlık ve gaz problemi yaşamamızı da önler.  <br />
Bağışıklık sisteminin oluşmasında ve korunmasında etkilidir<br />
Diş Bakımı: Düzenli olarak kütür kütür yeşil erik yemek diş etlerini güçlendir. Diş sağlığının oluşmasında ve korunmasında etki gösterir.<br />
Demir eksikliğini önlemek ve tedavi sürecinde yardımcıdır. Yeşil erik vücutta kan yapmasına yardımcı olur. Ayrıca, anemi gibi kırmızı kan hücrelerinin eksikliği ile ilgili hastalıklar erikteki zengin C vitamini ve demir içeriği nedeniyle engellenmekte etkili olmaktadır.<br />
Fit ve sıkı bir vücut için erik. Bağ dokusunu güçlendirmekte ve böylece daha sıkı bir vücuda sahip olmakta yeşil erik etkilidir. C vitamini insan vücudunda bağ dokularının sıkı kalmasında yardımcı olur. Böylece vücudunuzun sıkı, genç, sağlıklı ve uygun görünümlü olmasında yardımcıdır.  <br />
Kilo vermek istediğinizde de yeşil erik tüketin. Yeşil erik tükettiğinizde kan şekeri düzeyleri olumlu etkilenir. Erik yedikten sonra kan glikozu ortada görünmektedir. Kan şekeri ne kadar dengeli seyrederse kilo vermek o kadar dengeli ve sürekli olur. <br />
Vücut içi hasarı önler; Yeşil erik yüksek miktarda antioksidan içerdiği için, beyin ve kanda yağ iç zarın zarar görmesini önler.<br />
Akciğerler bakımı ve sağlığında etkilidir: Yeşil erik yiyenlerin astım, akciğer kanseri, soğuk algınlığı, öksürük ve çok kronik akciğer sorunları gibi akciğer sorunlarından uzak kaldığı araştırmalarca saptanmıştır.<br />
Yaşlılarda düzenli olarak yeşil erik tüketmenin görme sorunlarını önlediği düşünülmektedir.  <br />
 <br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Eriklerle ilgili yapılan son araştırmalar ise;</span><br />
 <br />
Agri Life Research Center’ da yapılan yeni araştırmada; eriklerdeki antioxidant özellikleri  incelenmiş, 100 farklı meyve ile karşılaştırılmış. Bu araştırmada anitoxidantlar’i kanser hücreleri ile etkileşime sokmuşlar, Araştırmacıların sonucunda: erikteki anitioksidant güc yabanmersininden daha fazla çıkmış. Sonra  laboratuarda göğüs kanseri hücreleri ile etkileşime görmek için ilerlediler. Bunlar erik içerdiği eşsiz bitkis<br />
<br />
Yeşil erik, cildin erken yaşlanmasını ve kırışmasını önlüyor. Magnezyum ve mineral açısından son derece zengin bir meyve olan yeşil erik, hücrelerin yenilenmesini ve cildin gerilmesini sağlıyor</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Susam Yağının Faydaları Zararları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=9538</link>
			<pubDate>Wed, 27 May 2020 19:34:57 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=9538</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Susam Yağının Faydaları Zararları Nelerdir?</span><br />
<br />
Susam yağının dillere destan faydalarından söz etmeden önce onu kısaca bir tanımak isteyenleri böyle alalım. Susam yağı, aslında hamur işlerinde sıkça kullandığımız, kahvaltılarımızın yıldızı simitlerin üzerinde görmekten mutluluk duyduğumuz o misler gibi susamlardan elde edilen bir yağ tahmin edebileceğiniz gibi.<br />
<br />
Susam yağı çok eski yıllardan beri faydaları bilinen ve kullanılan bir yağdır. Saçlara parlaklık vermesi, saç dökülmesini önlemesi, kabızlığa iyi gelmesi, kansere karşı koruma sağlaması susam yağının faydaları arasındadır. Susam yağı saçlara, cilde, deriye dışarıdan uygulanabildiği gibi içilerek de tüketilebilir. Çeşitli şekillerde tüketildiği için çeşitli faydalar ve bakım sağlayabilir. Yemek pişirirken de dünyanın birçok yerinde kullanılan bir yağdır. Özellikle Asya mutfağında; Çin, Japon ve Güneydoğu Asya yemeklerinin yanı sıra Orta Doğu mutfağında da kullanılır.<br />
<br />
Hindistan başta olmak üzere Güney Asya'da oldukça popüler olarak kullanılan bu yağın şifa bulmak amaçlı kullanımı da çok eski zamanlara dayanıyor. Öyle ki 5 bin yıl öncesinde dahi susam yağının oldukça değerli ve tedavi edici bir yağ olarak kullanıldığı biliniyor.<br />
<br />
Üstelik bu yağ sadece cilde ya da saça sürmek şeklinde harici olarak kullanılmıyor, oldukça lezzetli bir yağ olduğundan yemeklerde de afiyetle kullanılabiliyor.<br />
<br />
Peki onu bu denli değerli hale getiren faydaları neler derseniz sizi hemen aşağıya doğru alabiliriz.<br />
Ne işe yarar derseniz: Susam yağının faydaları<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Susam Yağının Faydaları Nelerdir?</span><br />
<br />
<br />
    Diş sağlığını koruyucu etkisi olması da susam yağının faydaları arasındadır.<br />
    İçeriğindeki bakır minerali nedeniyle gut hastalığı ve artrit gibi kemik hastalıklarına karşı koruma sağlar.<br />
    Susamda bulunan doymamış yağ asitleri kolesterolün düzenlenmesine yardım eder. Kolesterol hastalığı bulunan kişiler rahatlıkla bu şifalı bitkiyi tüketebilirler.<br />
    Solunuma fayda sağlaması da susam yağının faydaları arasındadır. Astıma iyi gelir.<br />
    Baş ağrısı ve migreni önler.<br />
    Susam yağı B1, B2 ve E vitaminleri içerir. Sesamin, sesamol, sesamolin gibi bileşenleri vardır.<br />
    Stres, yorgunluk, bitkinlik hemen hemen hepimizin yakındığı, şikayet ettiği rahatsızlıklardır. Günümüz koşullarında sıkça rastlanılan stresten biraz olsun uzaklaşmak için susam yağı tüketebilirsiniz.<br />
    Sindirimi rahatlatır. Lif bakımından zengin olduğu için kabızlığı da giderir.<br />
    Uykusuzluk, sinir harbi yaşamak, gerginlik de birçok kişi tarafından aşılması zor sorunlardır. Uykusuzluğa iyi gelmesi faydalarından biridir. Bu şifalı bitkiyi ve yağını tüketerek uykusuzluğunuza da çözüm bulabilirsiniz.<br />
    Omega 6 ve omega 9 içerir.<br />
    Hafızayı güçlendirmesi, unutkanlığı gidermesi de susam yağı faydaları arasındadır. Zihinsel ve fiziksel yorgunluğa çare olur.<br />
    Tüm bu faydalarının yanında cinsel hayatınızı da düzene sokar, cinsel performansı arttırıcı gücü<br />
    vardır.<br />
    Damar sertliğini önler.<br />
    İçeriğindeki magnezyum sebebiyle diyabet yani şeker hastalığı olan kişiler de kan şekeri miktarlarını düşürmek için tüketebilirler.<br />
    Kan basıncını azaltır ve kalp hastalıklarını engeller. Kalp sağlığını korur.<br />
    Hindistan'da yapılan bir çalışmada 35 ve 60 yaşları arasında bir grup gönüllü 45 gün boyunca susam yağı ile beslendi. Sonuç olarak hasta olan kişilerin sağlıklarında iyileşme kaydedildi. Ayrıca bu çalışma sonucunda karaciğeri koruduğu, vücuttaki toksinleri temizlediği, yağ birikimini önlediği kaydedildi.<br />
    DNA'yı radyasyon hasarına karşı korur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">SUSAM YAĞI İLE KEMİKLERİNİZİ KORUYUN!</span><br />
<br />
İçeriğindeki çinko ve kalsiyum mineralleri nedeniyle kemik gelişimini destekler. Güçlü büyüme ve gelişmeyi teşvik eder. Kemiklerin güçlenmesine yardım eder. Osteoporoz yani kemik erimesini önleyici etkisi de vardır. Aynı zamanda romatoid artrit gibi kemik hastalıklarına da iyi gelir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">SUSAM YAĞININ CİLDE FAYDALARI NELERDİR?</span><br />
<br />
    İçeriğinde bol miktarda çinko bulundurur. Çinko minerali cilt sağlığı için oldukça önemli bir mineraldir.<br />
    Cilt elastikiyetini arttırır.<br />
    Susam yağı cilt kanserine karşı kullanılmasıyla da çok şifalı bir bitkidir.<br />
    Erken yaşlanmayı ve cilt kırışıklıklarının oluşmasını<br />
    geciktirir. Aynı zamanda yaşlılık lekelerini de ortadan kaldırır.<br />
    Cildi nemlendirici özelliği de vardır. Çatlak topuklara, kurumuş diz ve dirseklere fayda sağlaması için banyo suyuna eklenebilir.<br />
    Cildi güneşin zararlı etkilerinden de korur.<br />
    Kimi bayanlar ise güzel, uzun kirpiklere sahip olmak isterler. Uzun kirpiklere ve gür kaşlara sahip olmak isteyenlerin de mutlaka kullanması gereken bir yağdır.<br />
    Tırnak bakımı da sağlar. Her cilt tipi için uygundur. Masaj yaparak dairesel hareketlerle dışarıdan cildinize uygulayabilirsiniz.<br />
    Hem dahili hem de harici kullanımlar için uygun olması sebebiyle de çokça tercih edilebilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">SUSAM YAĞININ SAÇA FAYDALARI NELERDİR?</span><br />
<br />
    Güzel saçlara sahip olmak hemen hemen her bayanın hayalidir. Sizin de böyle bir hayaliniz varsa mutlaka susam yağı kullanmalısınız. Kafa derisine bu yağ ile masaj yaptığınızda saç derinizdeki kan dolaşımı hızlanır. Bu durum da saçların çabuk ve hızlı uzamasını sağlar.<br />
    Saçlarınızda kırıkları ve saç diplerinde mantar olmasını da engeller. Saç diplerine masaj yaparak uygulayabilir ve bu sayede bakımlı, güzel, parlak saçlara sahip olabilirsiniz.<br />
    Saçlarda kepek oluşumunu da engeller.<br />
    Saçların erken beyazlamasını da önler. Saçlarınıza susam yağı ile masaj yaparak uzun yıllar kendi orjinal rengini korumasını sağlayabilirsiniz.<br />
    Kafa derisine uygulandığında başı fungal ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı korur.<br />
    Saçları güneşin zararlı etkilerinden ve hava kirliliğinden korur.<br />
    Saçlara parlaklık verir.<br />
    Strese bağlı olarak kaynaklanan saç dökülmelerini önler.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Susam Yağının Zararları Nelerdir?</span><br />
<br />
Bu kadar faydasını sıraladık, nasıl kullanılacağını da anlattık ama asıl önemli kısımlarından birini, susam yağının zararlarını da anlatmadan geçmek olmaz.<br />
<br />
Cilde, saça ve vücuda bu denli faydalı olan susam yağı özellikle ağız yoluyla alındığında bazı yan etkileri söz konusu olabilir. Öncelikle tabii ki kronik ve ciddi bir rahatsızlığı olanların, susam ya da benzeri bir ürüne alerjisi bulunanların tüketmemesi, en azından tüketmeden önce mutlaka ilgili alanda uzman doktorlarına danışmaları gerekiyor.<br />
<br />
Aynı şekilde hamilelik dönemindeki kadınların da susam yağını aşırı miktarda tüketmeleri pek önerilmiyor. Dolayısıyla eğer hamilelik dönemindeyseniz susam yağını kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekiyor.<br />
<br />
Susam yağını harici olarak, yani cildinize ya da saçınıza sürerek değerlendirmek isterseniz bunun için öncelikle küçük bir alanda deneme yapabilirsiniz. Eğer kızarıklık ya da kaşıntı gibi anormal bir durumla karşılaşırsanız susam yağını hemen cildinizden ya da saçınızdan temizlemeli ve doktorunuza danışmadan asla kullanmamalısınız.<br />
<br />
Son olarak susam yağının aşırı tüketiminin hormonal bozukluklara yol açabileceğini de bilmeli ve her üründe olduğu gibi susam yağı tüketiminde de asla ama asla aşırıya kaçmamalısınız, bizden uyarması.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">"Susam yağını nasıl kullanabilirim?" diye düşünenlere: Susam yağının kullanımı </span><br />
<br />
Susam yağını kullanmanın en lezzetli yolu onu tabii ki yemeklerde ve salatalarda kullanmak. Dilerseniz susam yağını aynı miktarda zeytinyağıyla bir araya getirerek salata sosu olarak kullanabilirsiniz. Yemeklerde kullanmak isterseniz Uzak Doğu mutfağına ait general tso karnabahar tarifi, soya sosu ile kızarmış susamlı tofu tarifi ya da noodle gibi yemeklere çok yakıştığını da söyleyebilirsiniz. Damak tadınıza göre diğer birçok yemeğin yapımında da kullanabilir, aynı şekilde hamur işi ve tatlılarda da susam yağını değerlendirebilirsiniz.<br />
<br />
Susam yağını cildinizde ve saçınızda kullanmak isterseniz yine kullanacağınız susam yağı kadar zeytinyağı ya da badem yağı ile karıştırarak kullanabilir. Cildinize ya da saç derinize parmak uçlarınızla masaj yaparak uygulayabilirsiniz.<br />
<br />
Saçınıza sürdüğünüzde en az 2-3 saat boyunca bekletip ardından yıkamanız yeterli olacaktır. Cildinize sürdüğünüzdeyse isterseniz nemlendirmek amaçlı sürebilir isterseniz de duşa girmeden önce sürüp bir süre beklettikten sonra durulayabilirsiniz.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Susam Yağının Faydaları Zararları Nelerdir?</span><br />
<br />
Susam yağının dillere destan faydalarından söz etmeden önce onu kısaca bir tanımak isteyenleri böyle alalım. Susam yağı, aslında hamur işlerinde sıkça kullandığımız, kahvaltılarımızın yıldızı simitlerin üzerinde görmekten mutluluk duyduğumuz o misler gibi susamlardan elde edilen bir yağ tahmin edebileceğiniz gibi.<br />
<br />
Susam yağı çok eski yıllardan beri faydaları bilinen ve kullanılan bir yağdır. Saçlara parlaklık vermesi, saç dökülmesini önlemesi, kabızlığa iyi gelmesi, kansere karşı koruma sağlaması susam yağının faydaları arasındadır. Susam yağı saçlara, cilde, deriye dışarıdan uygulanabildiği gibi içilerek de tüketilebilir. Çeşitli şekillerde tüketildiği için çeşitli faydalar ve bakım sağlayabilir. Yemek pişirirken de dünyanın birçok yerinde kullanılan bir yağdır. Özellikle Asya mutfağında; Çin, Japon ve Güneydoğu Asya yemeklerinin yanı sıra Orta Doğu mutfağında da kullanılır.<br />
<br />
Hindistan başta olmak üzere Güney Asya'da oldukça popüler olarak kullanılan bu yağın şifa bulmak amaçlı kullanımı da çok eski zamanlara dayanıyor. Öyle ki 5 bin yıl öncesinde dahi susam yağının oldukça değerli ve tedavi edici bir yağ olarak kullanıldığı biliniyor.<br />
<br />
Üstelik bu yağ sadece cilde ya da saça sürmek şeklinde harici olarak kullanılmıyor, oldukça lezzetli bir yağ olduğundan yemeklerde de afiyetle kullanılabiliyor.<br />
<br />
Peki onu bu denli değerli hale getiren faydaları neler derseniz sizi hemen aşağıya doğru alabiliriz.<br />
Ne işe yarar derseniz: Susam yağının faydaları<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Susam Yağının Faydaları Nelerdir?</span><br />
<br />
<br />
    Diş sağlığını koruyucu etkisi olması da susam yağının faydaları arasındadır.<br />
    İçeriğindeki bakır minerali nedeniyle gut hastalığı ve artrit gibi kemik hastalıklarına karşı koruma sağlar.<br />
    Susamda bulunan doymamış yağ asitleri kolesterolün düzenlenmesine yardım eder. Kolesterol hastalığı bulunan kişiler rahatlıkla bu şifalı bitkiyi tüketebilirler.<br />
    Solunuma fayda sağlaması da susam yağının faydaları arasındadır. Astıma iyi gelir.<br />
    Baş ağrısı ve migreni önler.<br />
    Susam yağı B1, B2 ve E vitaminleri içerir. Sesamin, sesamol, sesamolin gibi bileşenleri vardır.<br />
    Stres, yorgunluk, bitkinlik hemen hemen hepimizin yakındığı, şikayet ettiği rahatsızlıklardır. Günümüz koşullarında sıkça rastlanılan stresten biraz olsun uzaklaşmak için susam yağı tüketebilirsiniz.<br />
    Sindirimi rahatlatır. Lif bakımından zengin olduğu için kabızlığı da giderir.<br />
    Uykusuzluk, sinir harbi yaşamak, gerginlik de birçok kişi tarafından aşılması zor sorunlardır. Uykusuzluğa iyi gelmesi faydalarından biridir. Bu şifalı bitkiyi ve yağını tüketerek uykusuzluğunuza da çözüm bulabilirsiniz.<br />
    Omega 6 ve omega 9 içerir.<br />
    Hafızayı güçlendirmesi, unutkanlığı gidermesi de susam yağı faydaları arasındadır. Zihinsel ve fiziksel yorgunluğa çare olur.<br />
    Tüm bu faydalarının yanında cinsel hayatınızı da düzene sokar, cinsel performansı arttırıcı gücü<br />
    vardır.<br />
    Damar sertliğini önler.<br />
    İçeriğindeki magnezyum sebebiyle diyabet yani şeker hastalığı olan kişiler de kan şekeri miktarlarını düşürmek için tüketebilirler.<br />
    Kan basıncını azaltır ve kalp hastalıklarını engeller. Kalp sağlığını korur.<br />
    Hindistan'da yapılan bir çalışmada 35 ve 60 yaşları arasında bir grup gönüllü 45 gün boyunca susam yağı ile beslendi. Sonuç olarak hasta olan kişilerin sağlıklarında iyileşme kaydedildi. Ayrıca bu çalışma sonucunda karaciğeri koruduğu, vücuttaki toksinleri temizlediği, yağ birikimini önlediği kaydedildi.<br />
    DNA'yı radyasyon hasarına karşı korur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">SUSAM YAĞI İLE KEMİKLERİNİZİ KORUYUN!</span><br />
<br />
İçeriğindeki çinko ve kalsiyum mineralleri nedeniyle kemik gelişimini destekler. Güçlü büyüme ve gelişmeyi teşvik eder. Kemiklerin güçlenmesine yardım eder. Osteoporoz yani kemik erimesini önleyici etkisi de vardır. Aynı zamanda romatoid artrit gibi kemik hastalıklarına da iyi gelir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">SUSAM YAĞININ CİLDE FAYDALARI NELERDİR?</span><br />
<br />
    İçeriğinde bol miktarda çinko bulundurur. Çinko minerali cilt sağlığı için oldukça önemli bir mineraldir.<br />
    Cilt elastikiyetini arttırır.<br />
    Susam yağı cilt kanserine karşı kullanılmasıyla da çok şifalı bir bitkidir.<br />
    Erken yaşlanmayı ve cilt kırışıklıklarının oluşmasını<br />
    geciktirir. Aynı zamanda yaşlılık lekelerini de ortadan kaldırır.<br />
    Cildi nemlendirici özelliği de vardır. Çatlak topuklara, kurumuş diz ve dirseklere fayda sağlaması için banyo suyuna eklenebilir.<br />
    Cildi güneşin zararlı etkilerinden de korur.<br />
    Kimi bayanlar ise güzel, uzun kirpiklere sahip olmak isterler. Uzun kirpiklere ve gür kaşlara sahip olmak isteyenlerin de mutlaka kullanması gereken bir yağdır.<br />
    Tırnak bakımı da sağlar. Her cilt tipi için uygundur. Masaj yaparak dairesel hareketlerle dışarıdan cildinize uygulayabilirsiniz.<br />
    Hem dahili hem de harici kullanımlar için uygun olması sebebiyle de çokça tercih edilebilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">SUSAM YAĞININ SAÇA FAYDALARI NELERDİR?</span><br />
<br />
    Güzel saçlara sahip olmak hemen hemen her bayanın hayalidir. Sizin de böyle bir hayaliniz varsa mutlaka susam yağı kullanmalısınız. Kafa derisine bu yağ ile masaj yaptığınızda saç derinizdeki kan dolaşımı hızlanır. Bu durum da saçların çabuk ve hızlı uzamasını sağlar.<br />
    Saçlarınızda kırıkları ve saç diplerinde mantar olmasını da engeller. Saç diplerine masaj yaparak uygulayabilir ve bu sayede bakımlı, güzel, parlak saçlara sahip olabilirsiniz.<br />
    Saçlarda kepek oluşumunu da engeller.<br />
    Saçların erken beyazlamasını da önler. Saçlarınıza susam yağı ile masaj yaparak uzun yıllar kendi orjinal rengini korumasını sağlayabilirsiniz.<br />
    Kafa derisine uygulandığında başı fungal ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı korur.<br />
    Saçları güneşin zararlı etkilerinden ve hava kirliliğinden korur.<br />
    Saçlara parlaklık verir.<br />
    Strese bağlı olarak kaynaklanan saç dökülmelerini önler.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Susam Yağının Zararları Nelerdir?</span><br />
<br />
Bu kadar faydasını sıraladık, nasıl kullanılacağını da anlattık ama asıl önemli kısımlarından birini, susam yağının zararlarını da anlatmadan geçmek olmaz.<br />
<br />
Cilde, saça ve vücuda bu denli faydalı olan susam yağı özellikle ağız yoluyla alındığında bazı yan etkileri söz konusu olabilir. Öncelikle tabii ki kronik ve ciddi bir rahatsızlığı olanların, susam ya da benzeri bir ürüne alerjisi bulunanların tüketmemesi, en azından tüketmeden önce mutlaka ilgili alanda uzman doktorlarına danışmaları gerekiyor.<br />
<br />
Aynı şekilde hamilelik dönemindeki kadınların da susam yağını aşırı miktarda tüketmeleri pek önerilmiyor. Dolayısıyla eğer hamilelik dönemindeyseniz susam yağını kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekiyor.<br />
<br />
Susam yağını harici olarak, yani cildinize ya da saçınıza sürerek değerlendirmek isterseniz bunun için öncelikle küçük bir alanda deneme yapabilirsiniz. Eğer kızarıklık ya da kaşıntı gibi anormal bir durumla karşılaşırsanız susam yağını hemen cildinizden ya da saçınızdan temizlemeli ve doktorunuza danışmadan asla kullanmamalısınız.<br />
<br />
Son olarak susam yağının aşırı tüketiminin hormonal bozukluklara yol açabileceğini de bilmeli ve her üründe olduğu gibi susam yağı tüketiminde de asla ama asla aşırıya kaçmamalısınız, bizden uyarması.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">"Susam yağını nasıl kullanabilirim?" diye düşünenlere: Susam yağının kullanımı </span><br />
<br />
Susam yağını kullanmanın en lezzetli yolu onu tabii ki yemeklerde ve salatalarda kullanmak. Dilerseniz susam yağını aynı miktarda zeytinyağıyla bir araya getirerek salata sosu olarak kullanabilirsiniz. Yemeklerde kullanmak isterseniz Uzak Doğu mutfağına ait general tso karnabahar tarifi, soya sosu ile kızarmış susamlı tofu tarifi ya da noodle gibi yemeklere çok yakıştığını da söyleyebilirsiniz. Damak tadınıza göre diğer birçok yemeğin yapımında da kullanabilir, aynı şekilde hamur işi ve tatlılarda da susam yağını değerlendirebilirsiniz.<br />
<br />
Susam yağını cildinizde ve saçınızda kullanmak isterseniz yine kullanacağınız susam yağı kadar zeytinyağı ya da badem yağı ile karıştırarak kullanabilir. Cildinize ya da saç derinize parmak uçlarınızla masaj yaparak uygulayabilirsiniz.<br />
<br />
Saçınıza sürdüğünüzde en az 2-3 saat boyunca bekletip ardından yıkamanız yeterli olacaktır. Cildinize sürdüğünüzdeyse isterseniz nemlendirmek amaçlı sürebilir isterseniz de duşa girmeden önce sürüp bir süre beklettikten sonra durulayabilirsiniz.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şifalı Bitkilerin Türkçe ve Latince isimleri]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7455</link>
			<pubDate>Sun, 11 Aug 2019 04:24:59 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7455</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Şifalı Bitkilerin Türkçe ve Latince isimleri</span><br />
<br />
Abdestbozanotu  Sarcopoterium spinosum (L.) Spach <br />
Acem lalesi  Escholzia californica Cham.<br />
Acı badem Amygdalus communis L. var. amaraDC. <br />
Acı bakla  Lupinus albus L. <br />
Acı hodan  Trachystemon orientalis (L.) G. Don                              <br />
Acı kavun                                Ecballium elaterium (L.) A. Rich.<br />
Acı pelin                                Artemisia absinthium L. <br />
Ada soğanı                            Urginea maritima (L.) Baker<br />
Adaçayı yapraklı laden  Cistus salviifolius L.<br />
Adaçayı  Salvia triloba L. <br />
Adamotu  Mandragora autumnalis Bertol.<br />
Adi ardıç  Juniperus communis L.<br />
Adi çörekotu  Nigella sativa L. <br />
Adi dişbudak  Fraxinus excelsior L.<br />
Adi engerekotu  Echium vulgare L.<br />
Adi erikotu  Prunella vulgaris L. <br />
Adi fındık                                Corylus avellana L.<br />
Adi kargaotu                            Lysimachia vulgaris L.<br />
Adi kekik                                  Thymus vulgaris L.<br />
Adi şimşir                            Buxus sempervirens L.<br />
Afrika ağaç hatmisi  Hibiscus trionum L. <br />
Afşarotu  Asarum italicum L.<br />
Agav                      Agave americana L.<br />
Ağaç mürver  Sambucus nigraL.                    <br />
Ağaç sütleğen  Euphorbia dendroides L. <br />
Ağaç tatula Datura arborea L.<br />
Ahududu  Rubus idaeus L.<br />
Ak asma  Clematis vitalba L. <br />
Ak damkoruğu  Sedum acre L.<br />
Ak huş                                  Betula pendula Roth<br />
Ak pelin                                  Artemisia alba Turra <br />
Ak söğüt                              Salix alba L.<br />
Akdeniz karnıyarığı  Plantago afra L.<br />
Akdeniz servisi                    Cupressus sempervirens L.<br />
Akşam çiçeği  Oenothera biennis L.<br />
Akşamsefası  Mirabilis jalapa L. <br />
Alacalı Cezayir menekşesi  Vinca major L. 'variegata’<br />
Alacalı nane  Mentha suaveolens ‘variegata’ Ehrh. <br />
Alıç                                        Crataegus laevigata (Poir.) DC.<br />
Altınotu  Ceterach officinarum DC.<br />
Amberparis - Kadıntuzluğu Berberis vulgaris L.<br />
Amerikan sığlası                      Liquidambar styraciflua L.<br />
Amerikan sumağı                  Rhus typhina L.<br />
Amla Phyllanthus emblica L.<br />
Anadolu adaçayı                                Salvia fruticosa Miller<br />
Anadolu keteni  Linum hirsutum L.<br />
Andızotu  Inula helenium L.                  <br />
Arap hurması Phoenix dactylifera L.<br />
Arap kahvesi Coffea arabica L.<br />
Arap yasemini Jasminum sambac (L.) Aiton<br />
Armut  Pyrus communis L.<br />
Arnavut biberi  Capsicum frutescens L. <br />
Arslanpençesi                      Alchemilla vulgaris L.<br />
Aslanağzı                          Antirrhinum majus L. <br />
Asma                                  Vitis vinifera L.<br />
Aspir  Carthamus tinctorius L. <br />
Atdili  Ruscus hypoglossum L.<br />
Ateşdikeni  Pyracantha coccinea M. Roem <br />
Atkuyruğu  Equisetum arvense L.<br />
Atlas sediri                        Cedrus atlantica(Endl.) G. Manetti ex Carrière<br />
Avokado Persea gratissima Gaertn.<br />
Avrupa ladini                          Picea abies (L.) Karsten <br />
Ayçiçeği  Helianthus annuus L.<br />
Ayıüzümü                            Vaccinium arctostaphylos L.<br />
Ayrıkotu Agropyron repens (L.) P. Beauv.<br />
Ayva                                        Cydonia oblonga Miller<br />
Ayvadana  Achillea nobilis L.  <br />
Ayvadana                            Artemisia vulgaris L. <br />
Bahar yıldızı  Gysophila paniculata L. <br />
Bahçe hanımelisi                    Lonicera caprifoliumL. <br />
Bahçe karanfili  Dianthus caryophyllus L. <br />
Bahçe nanesi  Mentha angustifolia L.<br />
Bakla  Vicia faba major Harz. <br />
Bal kabağı  Cucurbita moschata L.<br />
Baldıran                                  Conium maculatum L.<br />
Ballıbaba  Lamium amplexicaule L.<br />
Bamya  Hibiscus esculentus L.<br />
Barut ağacı Rhamnus frangula L.<br />
Bataklık kediotu  Valeriana dioica L.<br />
Batı mazısı                                Thuja occidentalis L.<br />
Begonvil Bougainvillea glabra Choisy <br />
Bektaşi üzümü                    Ribes uva-crispa L.<br />
Bektaşi üzümü                      Ribes grossularia L.<br />
Benekli mum çiçeği  Cerinthe major L.<br />
Benekli yılanyastığı  Arum italicum Miller <br />
Beyaz banotu  Hyoscyamus albus L.<br />
Beyaz civanperçemi        Achillea millefolium L.  <br />
Beyaz çiçekli atkestanesi            Aesculus hippocastanum L.<br />
Beyaz dut                              Morus alba L.<br />
Beyaz hardal  Sinapis alba L. <br />
Beyaz sirken  Chenepodium albumL.<br />
Beyaz şahtere  Fumaria capreolata L.<br />
Beyaz yasemin Murraya paniculata (L.) Jack<br />
Beyaz yasemin                        Jasminum officinale L.<br />
Bezelye  Pisum sativum L. <br />
Biber  Capsicum annuum L.<br />
Biberiye                                Rosmarinus officinalis L.<br />
Bilimbi Averrhoa bilimbi L.<br />
Bitotu Delphinium staphisagria L.<br />
Bodur çam                                Pinus mugo Turra<br />
Bodur süsen Iris suaveolens  Boiss. Et Reuter <br />
Boğumlu sıracaotu  Scrophularia canina L.<br />
Boyacı papatyası Anthemis tinctoria L.<br />
Boyacı sumağı                          Cotinus coggygria Scop.<br />
Bozot  Marribium vulgare L.<br />
Böğürtlen                              Rubus fruticosus L.<br />
Börülce  Vigna sinensis L.<br />
Brokoli  Brassica oleracea L. var. italicaPlenck<br />
Brüksel lahanası  Brassica oleracea L. var. gemmiferaZenker<br />
Buğday Triticum dicoccon Schrank<br />
Buğday çiçeği Agrostemma githago L. <br />
Buhurumeryem  Pallenis spinosa (L.) Cass.<br />
Büyük ayıpençesi  Acanthus mollis L.<br />
Büyük Cezayir menekşesi      Vinca major L.<br />
Büyük çiçekli manolya  Magnolia grandiflora L.<br />
Büyük ebegümeci                                Malva sylvestris L.<br />
Büyük havlıcan Alpinia galanga (L.) Willd.<br />
Büyük ısırgan    Urtica dioica L.                      <br />
Büyük papatya  Leucanthemum vulgare Lam.<br />
Büyük sinirliot                          Plantago major L.<br />
Cedvar Curcuma zedoaria (Christm.) Roscoe<br />
Cennet elması Malus pumila Miller <br />
Ceviz                                      Juglans regia L.<br />
Cüce muz Musa ornata Roxb.<br />
Cüce mürver                            Sambucus ebulus L.<br />
Çakal eriği Prunus spinosa L.<br />
Çakşır  Ferula communis L. <br />
Çarkıfelek Passiflora incarnata L.<br />
Çarkıfelek                              Passiflora incarnata L.<br />
Çay  Camellia sinensis (L.) O. Kuntze<br />
Çayır papatyası Bellis sylvestris Cyr.<br />
Çekur Kaempferia galanga L.<br />
Çemen  Trigonella foenum – graecum L. <br />
Çeşme papatyası  Chrysanthemum frutescens L.<br />
Çiğdem  Crocus cancellatus Herbert<br />
Çilek Fragaria vesca L.<br />
Çilek guavası Psidium cattleianum Sabine<br />
Çin şakayığı  Paeonia lactiflora Pall.  <br />
Çin tekedikeni                            Lycium chinense Miller<br />
Çin zencefili Boesenbergia rotunda (L.) Mansf.<br />
Çirişotu  Asphodelus firtulosus L.<br />
Çitlenbik                                Celtis australis L.<br />
Çivitotu  Isatis glauca Aucher ex. Bois. <br />
Çobançantası  Capsella bursa-pastoris (L.) Medik. <br />
Çobanpüskülü  Ilex aquifolium L.<br />
Çöven  Gypsophila arrostii Guss.<br />
Çuhaçiçeği  Primula vulgaris Huds. subsp. sibthorpii(Hoffmanns) W.W. Sm. &amp; Forrest<br />
Dağ akçaağacı  Acer pseudoplatanus L.<br />
Dağ çileği Fragaria virginiana Duchesne <br />
Dağ mayasıl otu  Ajuga reptans L. <br />
Dağlama  Chrysanthemum corenaria L.<br />
Dallı sığırkuyruğu    Verbascum speciosum Schrader<br />
Dar yapraklı acıbakla  Lupinus angustifolius L.<br />
Dar yapraklı sinirliot                Plantago lanceolata L.<br />
Defne yapraklı ladenotu  Cistus laurifolius L. <br />
Defne                                        Laurus nobilis L.<br />
Delta inciri Ficus deltoidea Jack<br />
Demirağacı  Casuarina tenuissima Ait.<br />
Demirdikeni  Tribulus terrestrisL. <br />
Demirhindi Tamarindus indica L.<br />
Deniz börülcesi Salicornia europaea L.<br />
Deniz üzümü  Ephedra campylopoda C. A. Mey.<br />
Dereotu                          Anethum graveolens L.<br />
Derici sumağı                          Rhus coriaria L.<br />
Devedikeni                              Silybum marianum (L.) Gaertn. <br />
Devekulağı                              Sanicula europaea L.<br />
Dikenli sıracaotu  Xanthium spinosum L. <br />
Dioscorid kediotu  Valeriana dioscoridis Sm.<br />
Dişi kızılcık  Cornus sanguinea L.<br />
Doğu bohçaotu Helleborus orientalis Lam.<br />
Doğu çınarı                            Platanus orientalis L.<br />
Doğu günlük ağacı  Liquidambar orientalisMill.<br />
Doğu Karadeniz göknarı  Abies nordmanniana (Stev.) Spach <br />
Doğu karakafesotu                  Symphytum orientale L. <br />
Doğu mazısı                            Thuja orientalis L.<br />
Doğu ölümsüzçiçeği  Helichrysum orientale (L.) Gaertn. <br />
Domates  Lycopersicon esculentum Miller<br />
Dört kanatlı sarı kantaron  Hypericum tetrapterum Fries <br />
Dört mevsim menekşe Viola odorata L. <br />
Dövülmüşavratotu  Tamus communis L. <br />
Dulavratotu  Arctium lappa L. <br />
Duvar sarmaşığı                      Hedera helix L.<br />
Düğünçiçeği  Ranunculusacris L.<br />
Ekinazya  Echinacea purpurea (L.) Moench<br />
Engerekotu Echium plantagineum L.<br />
Enginar                                    Cynara scolymus L.<br />
Erik                                          Prunus domestica L.<br />
Erkek kızılcık  Cornus mas L.<br />
Fasulye  Phaseolus vulgaris L.  <br />
Fesçitarağı  Dipsacus laciniatus L. <br />
Fesleğen  Ocimum basilicum L.<br />
Fıstık çamı                                Pinus pinea L.<br />
Firavun inciri Opuntia ficus-indica(L.) Miller<br />
Fransız lavantası  Lavandula dentata L. <br />
Frenk maydanozu  Anthriscus cerefolium (L.) Hoffm.<br />
Frenk soğanı  Allium schoenoprasum  L.<br />
Funda                                Calluna vulgaris (L.) Hull<br />
Gelincik  Papaver rhoeas L.  <br />
Geyikdikeni                          Crataegus monogyna Jacq.<br />
Geyikdikeni                          Crataegus oxycantha L.<br />
Gıvışgan  Silene pendula L.<br />
Gilaburu                                    Viburnum opulus L.<br />
Ginkgo  Ginkgo biloba L.<br />
Gladiçya  Gladitschia triacanthos L.<br />
Göl soğanı                                Leucojum aestivum L.<br />
Greyfurt Citrus x paradisiMc. Fad.<br />
Grindelya                                  Grindelia robusta Nutt. <br />
Gül hatmi                        Alcea rosea L. <br />
Gülibrişim  Albizzia julibrissin (Willd.) Durazz.<br />
Gümüşdüğme  Tanacetum parthenium (L.) Schultz Bip.<br />
Gümüşi akasya            Acacia dealbata Link<br />
Gümüşi beşparmakotu            Potentilla anserina L. subsp. anserina <br />
Gümüşi ıhlamur                      Tilia tomentosa Moench<br />
Güveyfeneri Physalis alkekengi L.<br />
Güveyotu  Origanum vulgare L.  <br />
Güzelavratotu  Atropa belladonna L.<br />
Halep çamı  Pinus halepensis Mill.<br />
Hanımsallandı Polygonum orientale L. <br />
Haseki küpesi  Aquilegia olympica Boiss<br />
Haşhaş  Papaver somniferum L. <br />
Hatmi  Alcea pallidaWaldst. &amp; Kit. ex Willd. <br />
Hayıt                                      Vitex agnus-castus L.<br />
Hazeran  Consolida ajacis (L.) Schur <br />
Hercai menekşe  Viola tricolor L.                      <br />
Hıyar  Cucumis sativus L.<br />
Hindistan cevizi Cocos nucifera L.<br />
Hintyağı ağacı  Ricinus communis L. <br />
Hodan Borago officinalis L.<br />
Hünnap    Zizyphus jujuba Miller<br />
Hüsnüyusuf                          Dianthus barbatus L.<br />
Ilgın                                            Tamarix tetrandra Pall. ex M. Bieb.<br />
Isırgan  Urtica membranacea Poriet<br />
Ispanak  Spinacia oleracea L. <br />
Isparta gülü Rosa × damascena Mill. <br />
Itır Pelargonium graveolens L'Hér. ex Aiton<br />
İğde                                Elaeagnus angustifolia L.<br />
İncir                                          Ficus carica L.<br />
İspanya göknarı  Abies pinsabo L.<br />
İspanyol kekiği  Thymus zygis L.<br />
İstanbul kekiği                          Origanum vulgare L. subsp. hirtum(Link) Letswaart <br />
İzmir kekiği                              Origanum onites L.<br />
Japon iğ ağacı  Euonymus japonicaThunb.<br />
Japon keçisakalı  Spirea japonica L.<br />
Japon soforası                              Sophora japonica L.<br />
Kadife çiçeği  Tagetes patula  L. <br />
Kafir lime Citrus histrixDC.<br />
Kafkas duvarsarmaşığı  Hedera colchica C.Koch <br />
Kağıt çiçeği Helichrysum bracteatum (Vent.) Andrews<br />
Kağıtdutu  Broussonetia papyrifera (L.) Vent.<br />
Kalanşo Kalanchoe pinnata (Lam.) Pers.<br />
Kanada şifaotu Eupatorium cannabium L. <br />
Kapari  Capparis spinosa L.<br />
Kara çalı  Paliurus spina-cristi Miller <br />
Kara çam                                Pinus nigra Arnold<br />
Kara ısırgan      Urtica piluliferaL.                    <br />
Kara kavak                                Populus nigra L.<br />
Karabaş kekik                              Thymbra spicata L.<br />
Karabaşotu  Lavandula stoechas L. <br />
Karabiber Piper nigrum L.<br />
Karanfil Syzgium aromaticum (L.) Merr.<br />
Kargagözü  Withania somnifera (L.) Dunal                              <br />
Karnabahar  Brassica oleraceae L. var. botrytis <br />
Karnıyarıkotu                            Plantago ovata Forssk.<br />
Karpuz  Citrullus lanatus (Thunb.) Matsum. &amp; Nakai <br />
Katalpa  Catalpa bignonoides Walt.<br />
Katran ardıcı                            Juniperus oxycedrus L.<br />
Kayısı                                Armeniaca vulgaris Lam.<br />
Kaymak ağacı Acca sellowiana (O.Berg.) Burret. <br />
Keçiboynuzu                        Ceratonia siliqua L.<br />
Keçisakalı          Spirea vanhouttei Zabel<br />
Keçisedefotu                          Galega officinalis L.<br />
Kedibıyığı Orthosiphon aristatus (Blume) Miq.<br />
Kedibıyığı Ortosiphon stamineusBenth.<br />
Kediotu  Valeriana officinalis L. subsp. officinalis                                  <br />
Kekik                                      Thymus pulegioides L.<br />
Keklikgözü  Adonis flammea Jacg.<br />
Kereviz                          Apium graveolens L.<br />
Kestane Castanea sativa Miller<br />
Keten  Linum usitatissimum L.<br />
Kırlangıçotu                              Chelidonium majus L.<br />
Kırmızı ateşçiçeği Salvia splendens Selow. <br />
Kırmızı ateşfeneri  Heuchera sanquinea Engelm.<br />
Kırmızı çınar yapraklı akçaağaç  Acer platanoides L.<br />
Kırmızı çiçekli yüksükotu  Digitalis purpurea L.<br />
Kırmızı çobançantası Capsella rubella Reuter.<br />
Kırmızı dut                              Morus rubra L.<br />
Kırmızı Frenk üzümü                Ribes rubrum L.<br />
Kırmızı köklü horozibiği  Amaranthus retroflexus L.<br />
Kırmızı pancar  Beta vulgarisL. subsp. rapaf. rubra <br />
Kırmızı yapraklı kadıntuzluğu    Berberis thunbergii DC.<br />
Kış tatlısı  Chimonathus praecox (L.) Link. <br />
Kıvırcık nane                          Mentha spicata L. subsp. spicata<br />
Kıvrık söğüt  Salix matsudana Koidz.'tortuosa' <br />
Kızıl çam                                Pinus brutia Ten.<br />
Kızılağaç  Almus glutinosa L.<br />
Kiraz                        Cerasus avium (L.) Moench<br />
Kişniş  Coriandrum sativum L. <br />
Kivi  Actinidia chinensis Planch.<br />
Koca yemiş                          Arbutus unedo L. <br />
Kokarağaç                          Ailanthus altissima (Mill.) Swingle <br />
Komar  Rhododendron ponticum L.<br />
Koyungözü  Gazania splendens Hort. ex Hend<br />
Koyunkıran  Hypericum calycinum L.<br />
Koyunotu  Agrimonia eupatoria L.<br />
Köpekdili  Cynoglossum creticum Miller<br />
Köpeküzümü  Solanum nigrum L. subsp. schultesii(Opiz) Wessely                    <br />
Kudretnarı Momordica charantia L. <br />
Kudretnarı  Momordica charantia L. <br />
Kuduzotu  Lobularia maritima (L.) Desv.<br />
Kulaklı su yosunu Salvinia natans (L.) All.<br />
Kum zambağı  Pancratium maritimum L. <br />
Kumkuat Fortunella japonica (Thunb.) Swingle<br />
Kurtayağı                              Lycopus europaeus L.<br />
Kurtbağrı                                    Ligustrum vulgare L.<br />
Kuş ekmeği  Briza maxima L.<br />
Kuşburnu                                  Rosa canina L.<br />
Kuşotu  Senecio cineraria silver DC. <br />
Kuzukulağı  Rumex acetosa L. <br />
Küçük Cezayir menekşesi        Vinca minor L.<br />
Küçük çiçekli yakıotu              Epilobium parviflorum Schreb.<br />
Küçük çuhaçiçeği                  Primula veris L.<br />
Küçük ebegümeci  Malva neglacta L. <br />
Küçük fesleğen  Ocimum minimum L.<br />
Labada  Rumex cristatus DC.<br />
Lale ağacı                              Liriodendron tulipifera L.<br />
Lavanta                                    Lavandula angustifolia Miller<br />
Lavantin                                  Santolina chamaecyparissus L.<br />
Leylak                                    Syringa vulgaris L.<br />
Limon Citrus limon (L.) Burm. f.<br />
Limon kekiği            Thymus × citriodorus (Pers.) Schreb. ex Schweigg. &amp; Korte<br />
Limon servi  Cupressus macrocarpa Hartw. ex Gordon<br />
Limonotu Cymbopogon citratus (DC.) Stapf<br />
Limonotu                              Aloysia triphylla (L’Hérit.) Britton<br />
Lübnan sıracaotu  Scrophularia libanotica Boiss. <br />
Malta eriği Eriobotrya japonica (Thunb.) Lindl.      <br />
Malta eriği                              Eriobotrya japonica (Thunb.) Lindl.<br />
Mandalina Citrus reticulataBlanco.<br />
Mango Mangifera indica L.  <br />
Marsuvanotu Tanacetum balsamita L.<br />
Marul  Lactuca sativa L. <br />
Mavi adaçayı  Salvia viridis L. <br />
Mavi yıldız Amsonia orientalis Decne.<br />
Maydanoz                            Petroselinum crispum (Mill.) Nyman ex A.W. Hill<br />
Meksika çayı    Chenopodium ambrosioides L.<br />
Melez hasekiküpesi  Aquilegia x hybrida Sims<br />
Melez lavanta  Lavandula x intermedia Emeric. ex Loisel.<br />
Melez taşkıran çiçeği  Astilbe x arendsii Arends <br />
Melisa                                    Melissa officinalis L. subsp. officinalis <br />
Menengiç  Pistacia terebinthus L. <br />
Mercanköşk  Origanum majorana L.<br />
Mersin                                      Myrtus communis L.<br />
Meyveli çarkıfelek Passiflora edulis Sims  <br />
Mısır  Zea mays L. <br />
Mızrak yapraklı kuzukulağı Rumex acetosella L.<br />
Misk adaçayı                      Salvia sclarea L. <br />
Mor adaçayı Salvia farinacea Benth.<br />
Mor peygamberçiçeği  Centaurea triumfetti All.<br />
Mor salkım                              Wisteria sinensis (Sims) Sweet<br />
Mor süsen                              Iris germanica L.<br />
Muz Musa x paradisiacaL.<br />
Nane                                        Mentha suaveolens Ehrh.<br />
Nar                                        Punica granatum L.<br />
Nem ağacı Azadirachta indica A. Juss.<br />
Nilüfer Nymphaea lotusL. <br />
Orman güneşi  Doronicum orientale Hoffm.<br />
Ottos  Osteospermum jucundum (E.Phillips) Norl.<br />
Ökaliptus  Eucalyptus gunii Hook<br />
Ökseotu Viscum album L.<br />
Öksürükotu  Tussilago farfara L.                            <br />
Ölümsüz çiçeği  Helichyrsum bracteatum (Vent.) Willd. <br />
Pamuk dikeni  Picnomon acarna(L.) Cass<br />
Pandanotu Pandanus amaryllifolius Roxb.<br />
Papatya  Anthemis austriaca Jacq.<br />
Papaya  Carica papaya L.<br />
Pas renkli yüksükotu  Digitalis ferruginea L. <br />
Patlıcan  Solanum melongena L.                                <br />
Pazı  Beta vulgaris L. var. ciclaL. <br />
Pembe gıvışgan  Silene dioica (L.) Clairville<br />
Pembe kleomçiçeği  Cleome serrulata Pursh.<br />
Pembe ladenotu  Cistus creticus L. <br />
Pembe mercanköşk  Origanum sipyleum L. <br />
Pepino Solanum muricatumAit.<br />
Phagnalon Phagnalon graceum Boiss.<br />
Pırasa  Allium porrum L. <br />
Porsuk ağacı                        Taxus baccata L.<br />
Portakal Citrus sinensis (L.) Osbeck<br />
Ravent  Rheum palmatum L. <br />
Rezene  Foeniculum vulgare Miller<br />
Roka  Eruca sativa Miller <br />
Sabunotu                                  Saponaria officinalis L.<br />
Safran  Crocus sativus L.<br />
Sakız ağacı                            Pistacia lentiscus L.<br />
Sakız kabağı  Cucurbita pepo L. <br />
Sakız sardunya  Pelargonium peltatum roulettii <br />
Sap kereviz  Apium graveolens L. var. dulce  L. <br />
Saparna  Smilax excelsa L.<br />
Saplı meşe                          Quercus robur L. subsp. robur <br />
Saraypatı Callistephus chinensis (L.) Nees <br />
Sardunya  Pelargonium zonale (L.) L'Hér. ex Aiton <br />
Sarı boynuzlu gelincik  Glaucium flavum Crantz<br />
Sarı civanperçemi                Achillea wilhelmsii C. Koch <br />
Sarı çam  Pinus sylvestris L.  <br />
Sarı dağlama  Chrysanthemum segetum L.<br />
Sarı guava Psidium guajava L.          <br />
Sarı kantaron Hypericum perforatum L. <br />
Sarı süsen  Iris pseudacorusL. <br />
Sarı şebboy                            Cheiranthus cheiri L.<br />
Sarı yasemin                          Jasminum fruticans L.<br />
Sarı yoğurtotu Galium verum L.<br />
Sarı yurops  Euryops pectinatus L.<br />
Sarılan karabiber Piper sarmentosum Roxb.<br />
Sarımsak  Allium sativum L.<br />
Sarımsakotu Alliaria petiolata (Bieb.) Cavara Et Grande<br />
Sarısabır Aloe ferox Miller<br />
Sarısabır  Aloe vera (L.) Burm. f.<br />
Sater  Satureja hortensis L.<br />
Sedefotu Ruta chalapensisL.<br />
Semizotu Portulaca oleracea L.<br />
Sentella Centella asiatica (L.) Urb.<br />
Seylan tarçını Cinnamomum verum J. Presl<br />
Sığırkuyruğu    Verbascum thapsus L. <br />
Sıklamen  Cyclamen cilicium Boiss. &amp; Heldr<br />
Sıracaotu  Scrophularia lucida L.<br />
Sikas Cycas revoluta Thunb.<br />
Siyah banotu  Hyoscyamus niger L. <br />
Siyah hardal  Brassica nigra (L.) W.D.J. Koch<br />
Siyah havuç  Daucus carota L. var. atrorubens (Alef.) E. Small<br />
Soğan                Allium cepa L.<br />
Soluk çiçekli ekinazya                                Echinacea pallida (Nutt.) Nutt.<br />
Soluk damkoruğu                  Sedum pallidum Bieb.<br />
Soya  Glycine max. (L.)  Merr. <br />
Su karanfili  Geum urbanum L.<br />
Su mercimeği Lemna minor L.<br />
Su nanesi                                Mentha aquatica L.<br />
Su sümbülü Eichhornia crassipes (Mart.) Solms<br />
Su teresi Nasturtium officinaleR. Br.<br />
Su teresi  Nasturtium officinale R. Br.<br />
Süpürge katırtırnağı                              Cytisus scoparius (L.) Link<br />
Süs elması  Malus floribunda Siebold. ex Van Houtte. <br />
Süs kabağı  Cucurbita maxima  Duch<br />
Süs kirazı Prunus serrulata Lindl.<br />
Sütleğen                                  Euphorbia lathyris L.<br />
Şam çörekotu                          Nigella damascena L.<br />
Şeftali  Persica vulgaris Miller<br />
Şeker elması Annona squamosa L. <br />
Şekerciboyası Phytolacca americana L. <br />
Şerbetçiotu  Humulus lupulus L.<br />
Şerimoya Annona cherimola Miller<br />
Şevketibostan  Cnicus benedictusL.<br />
Taflan                                      Prunus laurocerasus L.<br />
Tarhun  Artemisia dracunculus L. <br />
Tarla farekulağı  Anagallis arvensis L.  <br />
Tarla sarmaşığı  Convolvulus arvensis L.<br />
Taşkıran  Saxifraga arendsii L.<br />
Tatlı badem                  Amygdalus communis L. var. dulcisDC.<br />
Tatlı kerdeme                    Apium nodiflorum (L.) Lag.<br />
Tatlı meyan    Glycyrrhiza glabra L.<br />
Tatlı patates Ipomea batatasL.<br />
Tatlı patates Ipomoea batatas (L.) Lam.<br />
Tatlıot  Stevia rebaudiana (Bertoni) Bertoni<br />
Tatula  Datura stramonium L.<br />
Tavşan kirazı Ruscus aculeatus L.<br />
Tavşancılotu                              Heracleum sphondylium L.<br />
Tavusçiçeği  Caesalpinia gilliesii (Wall. ex Hook.) Wall. ex D. Dietr.<br />
Teke otu  Epimedium pubigerum (DC.) Moren &amp; Decaisne<br />
Tere  Lepidium sativum L.                                            <br />
Tesbih ağacı Melia azedarach L.<br />
Tıbbi adaçayı                    Salvia officinalis L.<br />
Tıbbi çayırdüğmesi                  Sanguisorba officinalis L.<br />
Tıbbi hatmi                            Althaea officinalis L. <br />
Tıbbi hevhulma                        Lythrum salicaria L.<br />
Tıbbi karakafesotu                  Symphytum officinale L.<br />
Tıbbi kokulu yonca  Melilotus officinalis (L.) Ders. <br />
Tıbbi kuşkonmaz                  Asparagus officinalis L. <br />
Tıbbi Mineçiçeği      Verbena officinalis L.                          <br />
Tıbbi nergis  Calendula officinalis L. <br />
Tirşon  Polygonum lapathifoliumL.  <br />
Trabzon hurması  Diospyros kaki Thunb.        <br />
Turp  Raphanus sativus L.<br />
Turunç Citrus aurantium L.<br />
Tükürükotu  Ornithogalum sigmoideum Freyn &amp; Sint. <br />
Türkistan gülü  Rosa rugosa Thunb.<br />
Tütün  Nicotiana tabacum L.<br />
Tüylü kısamahmutotu  Teucrium polium L.<br />
Tüylü nane  Mentha longifolia (L.) Huds.<br />
Tüylü tatula  Datura innoxia Miller<br />
Tüylü yakıotu                          Epilobium hirsutum L.<br />
Üç renkli adaçayı  Salvia tricolor L.<br />
Üç yapraklı beneke Poncirus trifoliata (L.) Rafin.<br />
Üvez  Sorbus aucuparia L.<br />
Üzerlik Peganum harmala L.<br />
Vapurdumanı  Ageratum houstonianum Mill.<br />
Venüssaçı Adiantum capillus-veneris L. <br />
Vişne                                      Cerasus vulgaris Miller<br />
Yaban yasemini                      Solanum dulcamara L.<br />
Yabani akasma  Clematis cirrhosa L.<br />
Yabani çilek                                          Fragaria vesca L.<br />
Yabani dağ lalesi  Anemone sylvestris L.<br />
Yabani havuç                            Daucus carota L. var. carota <br />
Yabani hindiba  Cichorium intybus L.<br />
Yabani karanfil  Dianthus calocephalus Boiss.<br />
Yabani kuşkonmaz                Asparagus acutifolius L.<br />
Yabani melekotu            Angelica sylvestris L.<br />
Yabani miskçiçeği  Knautia orientalis L.<br />
Yabani pırasa  Allium ampeloprasum L. <br />
Yabani şebboy Matthiola tricuspidata (L.) R. Br.<br />
Yabani tere  Cardaria draba (L.) Desv.<br />
Yabani tıbbi nergis Calendula arvensis L.<br />
Yakıotu                                        Epilobium angustifolium L.<br />
Yalancı akasya                                    Robinia pseudoacacia L.<br />
Yalancı çivit  Amorpha fruticosa L.<br />
Yalancı ısırgan                      Ballota nigra L.<br />
Yalancı iğde  Hippophae rhamnoides L.<br />
Yalancı şebboy Matthiola incana (L.) R. Br.<br />
Yapışkanotu                            Parietaria judaica L.<br />
Yavşan  Veronica anagalloides Guss.<br />
Yayılıcı ardıç                          Juniperus horizontalis Moench<br />
Yaz çirişotu  Asphodelus aestivus Brot. <br />
Yemlik  Tragopogon sinuatus L.<br />
Yer çamı Ajuga chamaepitys (L.) Schreber<br />
Yer fesleğeni                          Mercurialis annua L.<br />
Yer minesi Verbena bipinnatifidaNutt.<br />
Yerelması  Helianthus tuberosus L. <br />
Yılanbıçağı  Dracunculus vulgaris Schott.<br />
Yılanekmeği  Arisarum vulgareTarg.- Tozz<br />
Yılanyastığı                          Arum maculatum L.<br />
Yıldızotu  Plantago coronopus L.<br />
Ylang ylang Cananga odorata (Lam.) Hook. f. &amp; Thomson<br />
Yoğurtotu  Galium aparine L.<br />
Yonca  Trifolium repens L. <br />
Yulaf  Avena sativa L. <br />
Yünlü yüksükotu                  Digitalis lanata Ehrh.<br />
Zakkum                                      Nerium oleander L.<br />
Zencefil Zingiber officinale Roscoe<br />
Zerdali dikeni  Centaurea solstitialisL. <br />
Zerdeçal Curcuma longa L.<br />
Zeytin                                        Olea europaea L. var. europea<br />
Zifin Rhododendron luteum (L.) Sweet.<br />
Zufaotu                                  Hyssopus officinalis L. subsp. officinalis <br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Şifalı Bitkilerin Türkçe ve Latince isimleri</span><br />
<br />
Abdestbozanotu  Sarcopoterium spinosum (L.) Spach <br />
Acem lalesi  Escholzia californica Cham.<br />
Acı badem Amygdalus communis L. var. amaraDC. <br />
Acı bakla  Lupinus albus L. <br />
Acı hodan  Trachystemon orientalis (L.) G. Don                              <br />
Acı kavun                                Ecballium elaterium (L.) A. Rich.<br />
Acı pelin                                Artemisia absinthium L. <br />
Ada soğanı                            Urginea maritima (L.) Baker<br />
Adaçayı yapraklı laden  Cistus salviifolius L.<br />
Adaçayı  Salvia triloba L. <br />
Adamotu  Mandragora autumnalis Bertol.<br />
Adi ardıç  Juniperus communis L.<br />
Adi çörekotu  Nigella sativa L. <br />
Adi dişbudak  Fraxinus excelsior L.<br />
Adi engerekotu  Echium vulgare L.<br />
Adi erikotu  Prunella vulgaris L. <br />
Adi fındık                                Corylus avellana L.<br />
Adi kargaotu                            Lysimachia vulgaris L.<br />
Adi kekik                                  Thymus vulgaris L.<br />
Adi şimşir                            Buxus sempervirens L.<br />
Afrika ağaç hatmisi  Hibiscus trionum L. <br />
Afşarotu  Asarum italicum L.<br />
Agav                      Agave americana L.<br />
Ağaç mürver  Sambucus nigraL.                    <br />
Ağaç sütleğen  Euphorbia dendroides L. <br />
Ağaç tatula Datura arborea L.<br />
Ahududu  Rubus idaeus L.<br />
Ak asma  Clematis vitalba L. <br />
Ak damkoruğu  Sedum acre L.<br />
Ak huş                                  Betula pendula Roth<br />
Ak pelin                                  Artemisia alba Turra <br />
Ak söğüt                              Salix alba L.<br />
Akdeniz karnıyarığı  Plantago afra L.<br />
Akdeniz servisi                    Cupressus sempervirens L.<br />
Akşam çiçeği  Oenothera biennis L.<br />
Akşamsefası  Mirabilis jalapa L. <br />
Alacalı Cezayir menekşesi  Vinca major L. 'variegata’<br />
Alacalı nane  Mentha suaveolens ‘variegata’ Ehrh. <br />
Alıç                                        Crataegus laevigata (Poir.) DC.<br />
Altınotu  Ceterach officinarum DC.<br />
Amberparis - Kadıntuzluğu Berberis vulgaris L.<br />
Amerikan sığlası                      Liquidambar styraciflua L.<br />
Amerikan sumağı                  Rhus typhina L.<br />
Amla Phyllanthus emblica L.<br />
Anadolu adaçayı                                Salvia fruticosa Miller<br />
Anadolu keteni  Linum hirsutum L.<br />
Andızotu  Inula helenium L.                  <br />
Arap hurması Phoenix dactylifera L.<br />
Arap kahvesi Coffea arabica L.<br />
Arap yasemini Jasminum sambac (L.) Aiton<br />
Armut  Pyrus communis L.<br />
Arnavut biberi  Capsicum frutescens L. <br />
Arslanpençesi                      Alchemilla vulgaris L.<br />
Aslanağzı                          Antirrhinum majus L. <br />
Asma                                  Vitis vinifera L.<br />
Aspir  Carthamus tinctorius L. <br />
Atdili  Ruscus hypoglossum L.<br />
Ateşdikeni  Pyracantha coccinea M. Roem <br />
Atkuyruğu  Equisetum arvense L.<br />
Atlas sediri                        Cedrus atlantica(Endl.) G. Manetti ex Carrière<br />
Avokado Persea gratissima Gaertn.<br />
Avrupa ladini                          Picea abies (L.) Karsten <br />
Ayçiçeği  Helianthus annuus L.<br />
Ayıüzümü                            Vaccinium arctostaphylos L.<br />
Ayrıkotu Agropyron repens (L.) P. Beauv.<br />
Ayva                                        Cydonia oblonga Miller<br />
Ayvadana  Achillea nobilis L.  <br />
Ayvadana                            Artemisia vulgaris L. <br />
Bahar yıldızı  Gysophila paniculata L. <br />
Bahçe hanımelisi                    Lonicera caprifoliumL. <br />
Bahçe karanfili  Dianthus caryophyllus L. <br />
Bahçe nanesi  Mentha angustifolia L.<br />
Bakla  Vicia faba major Harz. <br />
Bal kabağı  Cucurbita moschata L.<br />
Baldıran                                  Conium maculatum L.<br />
Ballıbaba  Lamium amplexicaule L.<br />
Bamya  Hibiscus esculentus L.<br />
Barut ağacı Rhamnus frangula L.<br />
Bataklık kediotu  Valeriana dioica L.<br />
Batı mazısı                                Thuja occidentalis L.<br />
Begonvil Bougainvillea glabra Choisy <br />
Bektaşi üzümü                    Ribes uva-crispa L.<br />
Bektaşi üzümü                      Ribes grossularia L.<br />
Benekli mum çiçeği  Cerinthe major L.<br />
Benekli yılanyastığı  Arum italicum Miller <br />
Beyaz banotu  Hyoscyamus albus L.<br />
Beyaz civanperçemi        Achillea millefolium L.  <br />
Beyaz çiçekli atkestanesi            Aesculus hippocastanum L.<br />
Beyaz dut                              Morus alba L.<br />
Beyaz hardal  Sinapis alba L. <br />
Beyaz sirken  Chenepodium albumL.<br />
Beyaz şahtere  Fumaria capreolata L.<br />
Beyaz yasemin Murraya paniculata (L.) Jack<br />
Beyaz yasemin                        Jasminum officinale L.<br />
Bezelye  Pisum sativum L. <br />
Biber  Capsicum annuum L.<br />
Biberiye                                Rosmarinus officinalis L.<br />
Bilimbi Averrhoa bilimbi L.<br />
Bitotu Delphinium staphisagria L.<br />
Bodur çam                                Pinus mugo Turra<br />
Bodur süsen Iris suaveolens  Boiss. Et Reuter <br />
Boğumlu sıracaotu  Scrophularia canina L.<br />
Boyacı papatyası Anthemis tinctoria L.<br />
Boyacı sumağı                          Cotinus coggygria Scop.<br />
Bozot  Marribium vulgare L.<br />
Böğürtlen                              Rubus fruticosus L.<br />
Börülce  Vigna sinensis L.<br />
Brokoli  Brassica oleracea L. var. italicaPlenck<br />
Brüksel lahanası  Brassica oleracea L. var. gemmiferaZenker<br />
Buğday Triticum dicoccon Schrank<br />
Buğday çiçeği Agrostemma githago L. <br />
Buhurumeryem  Pallenis spinosa (L.) Cass.<br />
Büyük ayıpençesi  Acanthus mollis L.<br />
Büyük Cezayir menekşesi      Vinca major L.<br />
Büyük çiçekli manolya  Magnolia grandiflora L.<br />
Büyük ebegümeci                                Malva sylvestris L.<br />
Büyük havlıcan Alpinia galanga (L.) Willd.<br />
Büyük ısırgan    Urtica dioica L.                      <br />
Büyük papatya  Leucanthemum vulgare Lam.<br />
Büyük sinirliot                          Plantago major L.<br />
Cedvar Curcuma zedoaria (Christm.) Roscoe<br />
Cennet elması Malus pumila Miller <br />
Ceviz                                      Juglans regia L.<br />
Cüce muz Musa ornata Roxb.<br />
Cüce mürver                            Sambucus ebulus L.<br />
Çakal eriği Prunus spinosa L.<br />
Çakşır  Ferula communis L. <br />
Çarkıfelek Passiflora incarnata L.<br />
Çarkıfelek                              Passiflora incarnata L.<br />
Çay  Camellia sinensis (L.) O. Kuntze<br />
Çayır papatyası Bellis sylvestris Cyr.<br />
Çekur Kaempferia galanga L.<br />
Çemen  Trigonella foenum – graecum L. <br />
Çeşme papatyası  Chrysanthemum frutescens L.<br />
Çiğdem  Crocus cancellatus Herbert<br />
Çilek Fragaria vesca L.<br />
Çilek guavası Psidium cattleianum Sabine<br />
Çin şakayığı  Paeonia lactiflora Pall.  <br />
Çin tekedikeni                            Lycium chinense Miller<br />
Çin zencefili Boesenbergia rotunda (L.) Mansf.<br />
Çirişotu  Asphodelus firtulosus L.<br />
Çitlenbik                                Celtis australis L.<br />
Çivitotu  Isatis glauca Aucher ex. Bois. <br />
Çobançantası  Capsella bursa-pastoris (L.) Medik. <br />
Çobanpüskülü  Ilex aquifolium L.<br />
Çöven  Gypsophila arrostii Guss.<br />
Çuhaçiçeği  Primula vulgaris Huds. subsp. sibthorpii(Hoffmanns) W.W. Sm. &amp; Forrest<br />
Dağ akçaağacı  Acer pseudoplatanus L.<br />
Dağ çileği Fragaria virginiana Duchesne <br />
Dağ mayasıl otu  Ajuga reptans L. <br />
Dağlama  Chrysanthemum corenaria L.<br />
Dallı sığırkuyruğu    Verbascum speciosum Schrader<br />
Dar yapraklı acıbakla  Lupinus angustifolius L.<br />
Dar yapraklı sinirliot                Plantago lanceolata L.<br />
Defne yapraklı ladenotu  Cistus laurifolius L. <br />
Defne                                        Laurus nobilis L.<br />
Delta inciri Ficus deltoidea Jack<br />
Demirağacı  Casuarina tenuissima Ait.<br />
Demirdikeni  Tribulus terrestrisL. <br />
Demirhindi Tamarindus indica L.<br />
Deniz börülcesi Salicornia europaea L.<br />
Deniz üzümü  Ephedra campylopoda C. A. Mey.<br />
Dereotu                          Anethum graveolens L.<br />
Derici sumağı                          Rhus coriaria L.<br />
Devedikeni                              Silybum marianum (L.) Gaertn. <br />
Devekulağı                              Sanicula europaea L.<br />
Dikenli sıracaotu  Xanthium spinosum L. <br />
Dioscorid kediotu  Valeriana dioscoridis Sm.<br />
Dişi kızılcık  Cornus sanguinea L.<br />
Doğu bohçaotu Helleborus orientalis Lam.<br />
Doğu çınarı                            Platanus orientalis L.<br />
Doğu günlük ağacı  Liquidambar orientalisMill.<br />
Doğu Karadeniz göknarı  Abies nordmanniana (Stev.) Spach <br />
Doğu karakafesotu                  Symphytum orientale L. <br />
Doğu mazısı                            Thuja orientalis L.<br />
Doğu ölümsüzçiçeği  Helichrysum orientale (L.) Gaertn. <br />
Domates  Lycopersicon esculentum Miller<br />
Dört kanatlı sarı kantaron  Hypericum tetrapterum Fries <br />
Dört mevsim menekşe Viola odorata L. <br />
Dövülmüşavratotu  Tamus communis L. <br />
Dulavratotu  Arctium lappa L. <br />
Duvar sarmaşığı                      Hedera helix L.<br />
Düğünçiçeği  Ranunculusacris L.<br />
Ekinazya  Echinacea purpurea (L.) Moench<br />
Engerekotu Echium plantagineum L.<br />
Enginar                                    Cynara scolymus L.<br />
Erik                                          Prunus domestica L.<br />
Erkek kızılcık  Cornus mas L.<br />
Fasulye  Phaseolus vulgaris L.  <br />
Fesçitarağı  Dipsacus laciniatus L. <br />
Fesleğen  Ocimum basilicum L.<br />
Fıstık çamı                                Pinus pinea L.<br />
Firavun inciri Opuntia ficus-indica(L.) Miller<br />
Fransız lavantası  Lavandula dentata L. <br />
Frenk maydanozu  Anthriscus cerefolium (L.) Hoffm.<br />
Frenk soğanı  Allium schoenoprasum  L.<br />
Funda                                Calluna vulgaris (L.) Hull<br />
Gelincik  Papaver rhoeas L.  <br />
Geyikdikeni                          Crataegus monogyna Jacq.<br />
Geyikdikeni                          Crataegus oxycantha L.<br />
Gıvışgan  Silene pendula L.<br />
Gilaburu                                    Viburnum opulus L.<br />
Ginkgo  Ginkgo biloba L.<br />
Gladiçya  Gladitschia triacanthos L.<br />
Göl soğanı                                Leucojum aestivum L.<br />
Greyfurt Citrus x paradisiMc. Fad.<br />
Grindelya                                  Grindelia robusta Nutt. <br />
Gül hatmi                        Alcea rosea L. <br />
Gülibrişim  Albizzia julibrissin (Willd.) Durazz.<br />
Gümüşdüğme  Tanacetum parthenium (L.) Schultz Bip.<br />
Gümüşi akasya            Acacia dealbata Link<br />
Gümüşi beşparmakotu            Potentilla anserina L. subsp. anserina <br />
Gümüşi ıhlamur                      Tilia tomentosa Moench<br />
Güveyfeneri Physalis alkekengi L.<br />
Güveyotu  Origanum vulgare L.  <br />
Güzelavratotu  Atropa belladonna L.<br />
Halep çamı  Pinus halepensis Mill.<br />
Hanımsallandı Polygonum orientale L. <br />
Haseki küpesi  Aquilegia olympica Boiss<br />
Haşhaş  Papaver somniferum L. <br />
Hatmi  Alcea pallidaWaldst. &amp; Kit. ex Willd. <br />
Hayıt                                      Vitex agnus-castus L.<br />
Hazeran  Consolida ajacis (L.) Schur <br />
Hercai menekşe  Viola tricolor L.                      <br />
Hıyar  Cucumis sativus L.<br />
Hindistan cevizi Cocos nucifera L.<br />
Hintyağı ağacı  Ricinus communis L. <br />
Hodan Borago officinalis L.<br />
Hünnap    Zizyphus jujuba Miller<br />
Hüsnüyusuf                          Dianthus barbatus L.<br />
Ilgın                                            Tamarix tetrandra Pall. ex M. Bieb.<br />
Isırgan  Urtica membranacea Poriet<br />
Ispanak  Spinacia oleracea L. <br />
Isparta gülü Rosa × damascena Mill. <br />
Itır Pelargonium graveolens L'Hér. ex Aiton<br />
İğde                                Elaeagnus angustifolia L.<br />
İncir                                          Ficus carica L.<br />
İspanya göknarı  Abies pinsabo L.<br />
İspanyol kekiği  Thymus zygis L.<br />
İstanbul kekiği                          Origanum vulgare L. subsp. hirtum(Link) Letswaart <br />
İzmir kekiği                              Origanum onites L.<br />
Japon iğ ağacı  Euonymus japonicaThunb.<br />
Japon keçisakalı  Spirea japonica L.<br />
Japon soforası                              Sophora japonica L.<br />
Kadife çiçeği  Tagetes patula  L. <br />
Kafir lime Citrus histrixDC.<br />
Kafkas duvarsarmaşığı  Hedera colchica C.Koch <br />
Kağıt çiçeği Helichrysum bracteatum (Vent.) Andrews<br />
Kağıtdutu  Broussonetia papyrifera (L.) Vent.<br />
Kalanşo Kalanchoe pinnata (Lam.) Pers.<br />
Kanada şifaotu Eupatorium cannabium L. <br />
Kapari  Capparis spinosa L.<br />
Kara çalı  Paliurus spina-cristi Miller <br />
Kara çam                                Pinus nigra Arnold<br />
Kara ısırgan      Urtica piluliferaL.                    <br />
Kara kavak                                Populus nigra L.<br />
Karabaş kekik                              Thymbra spicata L.<br />
Karabaşotu  Lavandula stoechas L. <br />
Karabiber Piper nigrum L.<br />
Karanfil Syzgium aromaticum (L.) Merr.<br />
Kargagözü  Withania somnifera (L.) Dunal                              <br />
Karnabahar  Brassica oleraceae L. var. botrytis <br />
Karnıyarıkotu                            Plantago ovata Forssk.<br />
Karpuz  Citrullus lanatus (Thunb.) Matsum. &amp; Nakai <br />
Katalpa  Catalpa bignonoides Walt.<br />
Katran ardıcı                            Juniperus oxycedrus L.<br />
Kayısı                                Armeniaca vulgaris Lam.<br />
Kaymak ağacı Acca sellowiana (O.Berg.) Burret. <br />
Keçiboynuzu                        Ceratonia siliqua L.<br />
Keçisakalı          Spirea vanhouttei Zabel<br />
Keçisedefotu                          Galega officinalis L.<br />
Kedibıyığı Orthosiphon aristatus (Blume) Miq.<br />
Kedibıyığı Ortosiphon stamineusBenth.<br />
Kediotu  Valeriana officinalis L. subsp. officinalis                                  <br />
Kekik                                      Thymus pulegioides L.<br />
Keklikgözü  Adonis flammea Jacg.<br />
Kereviz                          Apium graveolens L.<br />
Kestane Castanea sativa Miller<br />
Keten  Linum usitatissimum L.<br />
Kırlangıçotu                              Chelidonium majus L.<br />
Kırmızı ateşçiçeği Salvia splendens Selow. <br />
Kırmızı ateşfeneri  Heuchera sanquinea Engelm.<br />
Kırmızı çınar yapraklı akçaağaç  Acer platanoides L.<br />
Kırmızı çiçekli yüksükotu  Digitalis purpurea L.<br />
Kırmızı çobançantası Capsella rubella Reuter.<br />
Kırmızı dut                              Morus rubra L.<br />
Kırmızı Frenk üzümü                Ribes rubrum L.<br />
Kırmızı köklü horozibiği  Amaranthus retroflexus L.<br />
Kırmızı pancar  Beta vulgarisL. subsp. rapaf. rubra <br />
Kırmızı yapraklı kadıntuzluğu    Berberis thunbergii DC.<br />
Kış tatlısı  Chimonathus praecox (L.) Link. <br />
Kıvırcık nane                          Mentha spicata L. subsp. spicata<br />
Kıvrık söğüt  Salix matsudana Koidz.'tortuosa' <br />
Kızıl çam                                Pinus brutia Ten.<br />
Kızılağaç  Almus glutinosa L.<br />
Kiraz                        Cerasus avium (L.) Moench<br />
Kişniş  Coriandrum sativum L. <br />
Kivi  Actinidia chinensis Planch.<br />
Koca yemiş                          Arbutus unedo L. <br />
Kokarağaç                          Ailanthus altissima (Mill.) Swingle <br />
Komar  Rhododendron ponticum L.<br />
Koyungözü  Gazania splendens Hort. ex Hend<br />
Koyunkıran  Hypericum calycinum L.<br />
Koyunotu  Agrimonia eupatoria L.<br />
Köpekdili  Cynoglossum creticum Miller<br />
Köpeküzümü  Solanum nigrum L. subsp. schultesii(Opiz) Wessely                    <br />
Kudretnarı Momordica charantia L. <br />
Kudretnarı  Momordica charantia L. <br />
Kuduzotu  Lobularia maritima (L.) Desv.<br />
Kulaklı su yosunu Salvinia natans (L.) All.<br />
Kum zambağı  Pancratium maritimum L. <br />
Kumkuat Fortunella japonica (Thunb.) Swingle<br />
Kurtayağı                              Lycopus europaeus L.<br />
Kurtbağrı                                    Ligustrum vulgare L.<br />
Kuş ekmeği  Briza maxima L.<br />
Kuşburnu                                  Rosa canina L.<br />
Kuşotu  Senecio cineraria silver DC. <br />
Kuzukulağı  Rumex acetosa L. <br />
Küçük Cezayir menekşesi        Vinca minor L.<br />
Küçük çiçekli yakıotu              Epilobium parviflorum Schreb.<br />
Küçük çuhaçiçeği                  Primula veris L.<br />
Küçük ebegümeci  Malva neglacta L. <br />
Küçük fesleğen  Ocimum minimum L.<br />
Labada  Rumex cristatus DC.<br />
Lale ağacı                              Liriodendron tulipifera L.<br />
Lavanta                                    Lavandula angustifolia Miller<br />
Lavantin                                  Santolina chamaecyparissus L.<br />
Leylak                                    Syringa vulgaris L.<br />
Limon Citrus limon (L.) Burm. f.<br />
Limon kekiği            Thymus × citriodorus (Pers.) Schreb. ex Schweigg. &amp; Korte<br />
Limon servi  Cupressus macrocarpa Hartw. ex Gordon<br />
Limonotu Cymbopogon citratus (DC.) Stapf<br />
Limonotu                              Aloysia triphylla (L’Hérit.) Britton<br />
Lübnan sıracaotu  Scrophularia libanotica Boiss. <br />
Malta eriği Eriobotrya japonica (Thunb.) Lindl.      <br />
Malta eriği                              Eriobotrya japonica (Thunb.) Lindl.<br />
Mandalina Citrus reticulataBlanco.<br />
Mango Mangifera indica L.  <br />
Marsuvanotu Tanacetum balsamita L.<br />
Marul  Lactuca sativa L. <br />
Mavi adaçayı  Salvia viridis L. <br />
Mavi yıldız Amsonia orientalis Decne.<br />
Maydanoz                            Petroselinum crispum (Mill.) Nyman ex A.W. Hill<br />
Meksika çayı    Chenopodium ambrosioides L.<br />
Melez hasekiküpesi  Aquilegia x hybrida Sims<br />
Melez lavanta  Lavandula x intermedia Emeric. ex Loisel.<br />
Melez taşkıran çiçeği  Astilbe x arendsii Arends <br />
Melisa                                    Melissa officinalis L. subsp. officinalis <br />
Menengiç  Pistacia terebinthus L. <br />
Mercanköşk  Origanum majorana L.<br />
Mersin                                      Myrtus communis L.<br />
Meyveli çarkıfelek Passiflora edulis Sims  <br />
Mısır  Zea mays L. <br />
Mızrak yapraklı kuzukulağı Rumex acetosella L.<br />
Misk adaçayı                      Salvia sclarea L. <br />
Mor adaçayı Salvia farinacea Benth.<br />
Mor peygamberçiçeği  Centaurea triumfetti All.<br />
Mor salkım                              Wisteria sinensis (Sims) Sweet<br />
Mor süsen                              Iris germanica L.<br />
Muz Musa x paradisiacaL.<br />
Nane                                        Mentha suaveolens Ehrh.<br />
Nar                                        Punica granatum L.<br />
Nem ağacı Azadirachta indica A. Juss.<br />
Nilüfer Nymphaea lotusL. <br />
Orman güneşi  Doronicum orientale Hoffm.<br />
Ottos  Osteospermum jucundum (E.Phillips) Norl.<br />
Ökaliptus  Eucalyptus gunii Hook<br />
Ökseotu Viscum album L.<br />
Öksürükotu  Tussilago farfara L.                            <br />
Ölümsüz çiçeği  Helichyrsum bracteatum (Vent.) Willd. <br />
Pamuk dikeni  Picnomon acarna(L.) Cass<br />
Pandanotu Pandanus amaryllifolius Roxb.<br />
Papatya  Anthemis austriaca Jacq.<br />
Papaya  Carica papaya L.<br />
Pas renkli yüksükotu  Digitalis ferruginea L. <br />
Patlıcan  Solanum melongena L.                                <br />
Pazı  Beta vulgaris L. var. ciclaL. <br />
Pembe gıvışgan  Silene dioica (L.) Clairville<br />
Pembe kleomçiçeği  Cleome serrulata Pursh.<br />
Pembe ladenotu  Cistus creticus L. <br />
Pembe mercanköşk  Origanum sipyleum L. <br />
Pepino Solanum muricatumAit.<br />
Phagnalon Phagnalon graceum Boiss.<br />
Pırasa  Allium porrum L. <br />
Porsuk ağacı                        Taxus baccata L.<br />
Portakal Citrus sinensis (L.) Osbeck<br />
Ravent  Rheum palmatum L. <br />
Rezene  Foeniculum vulgare Miller<br />
Roka  Eruca sativa Miller <br />
Sabunotu                                  Saponaria officinalis L.<br />
Safran  Crocus sativus L.<br />
Sakız ağacı                            Pistacia lentiscus L.<br />
Sakız kabağı  Cucurbita pepo L. <br />
Sakız sardunya  Pelargonium peltatum roulettii <br />
Sap kereviz  Apium graveolens L. var. dulce  L. <br />
Saparna  Smilax excelsa L.<br />
Saplı meşe                          Quercus robur L. subsp. robur <br />
Saraypatı Callistephus chinensis (L.) Nees <br />
Sardunya  Pelargonium zonale (L.) L'Hér. ex Aiton <br />
Sarı boynuzlu gelincik  Glaucium flavum Crantz<br />
Sarı civanperçemi                Achillea wilhelmsii C. Koch <br />
Sarı çam  Pinus sylvestris L.  <br />
Sarı dağlama  Chrysanthemum segetum L.<br />
Sarı guava Psidium guajava L.          <br />
Sarı kantaron Hypericum perforatum L. <br />
Sarı süsen  Iris pseudacorusL. <br />
Sarı şebboy                            Cheiranthus cheiri L.<br />
Sarı yasemin                          Jasminum fruticans L.<br />
Sarı yoğurtotu Galium verum L.<br />
Sarı yurops  Euryops pectinatus L.<br />
Sarılan karabiber Piper sarmentosum Roxb.<br />
Sarımsak  Allium sativum L.<br />
Sarımsakotu Alliaria petiolata (Bieb.) Cavara Et Grande<br />
Sarısabır Aloe ferox Miller<br />
Sarısabır  Aloe vera (L.) Burm. f.<br />
Sater  Satureja hortensis L.<br />
Sedefotu Ruta chalapensisL.<br />
Semizotu Portulaca oleracea L.<br />
Sentella Centella asiatica (L.) Urb.<br />
Seylan tarçını Cinnamomum verum J. Presl<br />
Sığırkuyruğu    Verbascum thapsus L. <br />
Sıklamen  Cyclamen cilicium Boiss. &amp; Heldr<br />
Sıracaotu  Scrophularia lucida L.<br />
Sikas Cycas revoluta Thunb.<br />
Siyah banotu  Hyoscyamus niger L. <br />
Siyah hardal  Brassica nigra (L.) W.D.J. Koch<br />
Siyah havuç  Daucus carota L. var. atrorubens (Alef.) E. Small<br />
Soğan                Allium cepa L.<br />
Soluk çiçekli ekinazya                                Echinacea pallida (Nutt.) Nutt.<br />
Soluk damkoruğu                  Sedum pallidum Bieb.<br />
Soya  Glycine max. (L.)  Merr. <br />
Su karanfili  Geum urbanum L.<br />
Su mercimeği Lemna minor L.<br />
Su nanesi                                Mentha aquatica L.<br />
Su sümbülü Eichhornia crassipes (Mart.) Solms<br />
Su teresi Nasturtium officinaleR. Br.<br />
Su teresi  Nasturtium officinale R. Br.<br />
Süpürge katırtırnağı                              Cytisus scoparius (L.) Link<br />
Süs elması  Malus floribunda Siebold. ex Van Houtte. <br />
Süs kabağı  Cucurbita maxima  Duch<br />
Süs kirazı Prunus serrulata Lindl.<br />
Sütleğen                                  Euphorbia lathyris L.<br />
Şam çörekotu                          Nigella damascena L.<br />
Şeftali  Persica vulgaris Miller<br />
Şeker elması Annona squamosa L. <br />
Şekerciboyası Phytolacca americana L. <br />
Şerbetçiotu  Humulus lupulus L.<br />
Şerimoya Annona cherimola Miller<br />
Şevketibostan  Cnicus benedictusL.<br />
Taflan                                      Prunus laurocerasus L.<br />
Tarhun  Artemisia dracunculus L. <br />
Tarla farekulağı  Anagallis arvensis L.  <br />
Tarla sarmaşığı  Convolvulus arvensis L.<br />
Taşkıran  Saxifraga arendsii L.<br />
Tatlı badem                  Amygdalus communis L. var. dulcisDC.<br />
Tatlı kerdeme                    Apium nodiflorum (L.) Lag.<br />
Tatlı meyan    Glycyrrhiza glabra L.<br />
Tatlı patates Ipomea batatasL.<br />
Tatlı patates Ipomoea batatas (L.) Lam.<br />
Tatlıot  Stevia rebaudiana (Bertoni) Bertoni<br />
Tatula  Datura stramonium L.<br />
Tavşan kirazı Ruscus aculeatus L.<br />
Tavşancılotu                              Heracleum sphondylium L.<br />
Tavusçiçeği  Caesalpinia gilliesii (Wall. ex Hook.) Wall. ex D. Dietr.<br />
Teke otu  Epimedium pubigerum (DC.) Moren &amp; Decaisne<br />
Tere  Lepidium sativum L.                                            <br />
Tesbih ağacı Melia azedarach L.<br />
Tıbbi adaçayı                    Salvia officinalis L.<br />
Tıbbi çayırdüğmesi                  Sanguisorba officinalis L.<br />
Tıbbi hatmi                            Althaea officinalis L. <br />
Tıbbi hevhulma                        Lythrum salicaria L.<br />
Tıbbi karakafesotu                  Symphytum officinale L.<br />
Tıbbi kokulu yonca  Melilotus officinalis (L.) Ders. <br />
Tıbbi kuşkonmaz                  Asparagus officinalis L. <br />
Tıbbi Mineçiçeği      Verbena officinalis L.                          <br />
Tıbbi nergis  Calendula officinalis L. <br />
Tirşon  Polygonum lapathifoliumL.  <br />
Trabzon hurması  Diospyros kaki Thunb.        <br />
Turp  Raphanus sativus L.<br />
Turunç Citrus aurantium L.<br />
Tükürükotu  Ornithogalum sigmoideum Freyn &amp; Sint. <br />
Türkistan gülü  Rosa rugosa Thunb.<br />
Tütün  Nicotiana tabacum L.<br />
Tüylü kısamahmutotu  Teucrium polium L.<br />
Tüylü nane  Mentha longifolia (L.) Huds.<br />
Tüylü tatula  Datura innoxia Miller<br />
Tüylü yakıotu                          Epilobium hirsutum L.<br />
Üç renkli adaçayı  Salvia tricolor L.<br />
Üç yapraklı beneke Poncirus trifoliata (L.) Rafin.<br />
Üvez  Sorbus aucuparia L.<br />
Üzerlik Peganum harmala L.<br />
Vapurdumanı  Ageratum houstonianum Mill.<br />
Venüssaçı Adiantum capillus-veneris L. <br />
Vişne                                      Cerasus vulgaris Miller<br />
Yaban yasemini                      Solanum dulcamara L.<br />
Yabani akasma  Clematis cirrhosa L.<br />
Yabani çilek                                          Fragaria vesca L.<br />
Yabani dağ lalesi  Anemone sylvestris L.<br />
Yabani havuç                            Daucus carota L. var. carota <br />
Yabani hindiba  Cichorium intybus L.<br />
Yabani karanfil  Dianthus calocephalus Boiss.<br />
Yabani kuşkonmaz                Asparagus acutifolius L.<br />
Yabani melekotu            Angelica sylvestris L.<br />
Yabani miskçiçeği  Knautia orientalis L.<br />
Yabani pırasa  Allium ampeloprasum L. <br />
Yabani şebboy Matthiola tricuspidata (L.) R. Br.<br />
Yabani tere  Cardaria draba (L.) Desv.<br />
Yabani tıbbi nergis Calendula arvensis L.<br />
Yakıotu                                        Epilobium angustifolium L.<br />
Yalancı akasya                                    Robinia pseudoacacia L.<br />
Yalancı çivit  Amorpha fruticosa L.<br />
Yalancı ısırgan                      Ballota nigra L.<br />
Yalancı iğde  Hippophae rhamnoides L.<br />
Yalancı şebboy Matthiola incana (L.) R. Br.<br />
Yapışkanotu                            Parietaria judaica L.<br />
Yavşan  Veronica anagalloides Guss.<br />
Yayılıcı ardıç                          Juniperus horizontalis Moench<br />
Yaz çirişotu  Asphodelus aestivus Brot. <br />
Yemlik  Tragopogon sinuatus L.<br />
Yer çamı Ajuga chamaepitys (L.) Schreber<br />
Yer fesleğeni                          Mercurialis annua L.<br />
Yer minesi Verbena bipinnatifidaNutt.<br />
Yerelması  Helianthus tuberosus L. <br />
Yılanbıçağı  Dracunculus vulgaris Schott.<br />
Yılanekmeği  Arisarum vulgareTarg.- Tozz<br />
Yılanyastığı                          Arum maculatum L.<br />
Yıldızotu  Plantago coronopus L.<br />
Ylang ylang Cananga odorata (Lam.) Hook. f. &amp; Thomson<br />
Yoğurtotu  Galium aparine L.<br />
Yonca  Trifolium repens L. <br />
Yulaf  Avena sativa L. <br />
Yünlü yüksükotu                  Digitalis lanata Ehrh.<br />
Zakkum                                      Nerium oleander L.<br />
Zencefil Zingiber officinale Roscoe<br />
Zerdali dikeni  Centaurea solstitialisL. <br />
Zerdeçal Curcuma longa L.<br />
Zeytin                                        Olea europaea L. var. europea<br />
Zifin Rhododendron luteum (L.) Sweet.<br />
Zufaotu                                  Hyssopus officinalis L. subsp. officinalis <br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zeytinyağı Hakkında Bilgiler]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7195</link>
			<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 17:28:31 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7195</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Zeytinyağı Hakkında Bilgiler</span><br />
<br />
Zeytin ve zeytinyağının Akdeniz ve Ege coğrafyasında binlerce yıllık bir geçmişi vardır. Bu süre içerisinde yüzlerce medeniyet kurulmuş, yıkılmış ve değişmiş ama zeytinyağı üretimi ve ticareti her zaman önemini korumaya devam etmiştir. Bilinen en eski zeytinyağı üretimi izlerine M.Ö 4500 yıllarında Girit’te rastlanmıştır. Ama bulgular aslında çok daha eski zamanlara dayanan bir muhteşem bir geçmişi gözler önüne sermektedir.<br />
<br />
Ayakla ezilip ve daha sonra sıcak su yardımıyla yağının alınması zeytinyağını elde etmekte kullanılan bilinen ilk yöntemdir. Bu yöntemle zeytinyağını üretmek için kurulan ve bilinen en eski tesis, M.Ö. 6. Yüzyıla ait İzmir’in Urla ilçesinin yakında bulunan antik Klazomenika kentinde yapılan kazı çalışmalarında bulunmuştur. Bu yöntem kullanılan ilk yöntem olsa da son yöntem değildir.<br />
<br />
Daha sonraları romalılar Zeytini iki taş arasında ezerek zeytinyağı elde etme yöntemini bulmuşlardır. Bu işlem esnasında hareketli taşı döndürmek için gerekli olan enerji ilk etapda insanlar tarafından sağlamıştır. Daha sonraları hayvan gücünden yararlanmıştır. Zamanın ilerlemesi ve paralelin de bilim alınındaki gelişmeler sonucunda ezilen zeytin hamurunun sıkıştırmak için Arşiment vidasının hareketi sonucunda elde edilen basınçtan faydalanılmıştır.<br />
<br />
Zeytinyağı sanayiinde kilometre taşı olarak adlandırabileceğimiz olay 19. Yüzyılda zeytinyağı üretiminde buharın kullanılmasını sayabiliriz. Bu yöntemin kullanılmaya başlanmasıyla işlenen zeytin ve bunun akabinde üretilen yağın miktarında büyük artışlar olmuştur. Daha sonraları hidrolik preslemeler akabinde disel motorları ve elekirikli motorların kullanılmasıyla günümüzde kullanılan en modern sitemlere kadar ulaşılmıştır. Bugün zeytin yağı üretiminde kullanılan en modern sistem olan Kontinü sistemleridir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ZEYTİN VE ZEYTİN AĞACI</span><br />
<br />
Zeytin meyvesi ülkemizde kahvaltıda yer alan ve birçok yemeklerin, özellikle salataların süslendirilmesinde kullanılan, aynı zamanda beğenilerek yenilen yararlı bir yiyecektir. Zeytin meyvesi özel olarak yapılmış çeşitli yeşil zeytin ve siyah zeytin salamuraları olarak sofralarımıza sunulmaktadır.<br />
<br />
Zeytin ağacı (Olea europea) narin bir ağaçtır. Ağır ve zahmetli büyümesine karşın oldukça uzun ömürlüdür. Bir zeytin ağacının ortalama ömrü 300-400 yıldır, ancak 3 bin yaşında zeytin ağaçlarına da rastlanmıştır. Bu nedenle zeytin ağacının adı mitoloji ve botanikte “ölümsüz ağaç”tır.<br />
<br />
Zeytin hasatında toplama şekilleri binlerce yıldan bu yana neredeyse hiç değişmemiş, asırlar boyunca elle toplama ya da silkme yöntemi kullanılmıştır. Bir de, yere düşmüş zeytin meyvelerini toplama yöntemi vardır. Hasat, Kasım ile Mart ayları arasında yapılır.<br />
<br />
Ancak genel yöntem silkmedir. Elle toplamada, sağma veya taraklama yöntemi, yerden toplamada ise merdane veya fırça kullanılır. Günümüzde zeytin hasadında makineden de (sarsma ve yerdeki meyveleri emici ekipmanlarla toplama) yararlanılmaktadır. Uygulamada en fazla emek gerektiren yöntem, elle toplamadır. Saatte en fazla 9-10 kilogram zeytinin toplandığı bu yöntem, meyve sağlam ise en iyi kalitede zeytinyağı üretilmesini sağlar.<br />
ISIL işlem görmeden meyvesinden yağ çıkarılan Zeytinyağı kültüründe, binlerce yıldan bu yana değişmeyen başka bir gelenek de zeytinden yağ çıkarma yöntemidir. Bunun nedeni zeytinyağının, zeytinlerin soğuk presten geçirilmesiyle elde edilmesi ve hiçbir kimyasal işleme gerek duymadan yenilebilmesidir. İşte bu yüzden, bugün hâlâ Akdeniz’de rastlanan zeytin üretme yöntemiyle, yaklaşık 6 bin yıl önceki zeytinyağı elde etme yöntemi arasında hiç fark yoktur: Zeytinler ezilerek hamur haline getirilir. Daha sonra bu hamur sıkılır veya presten geçirilir. En sonunda ise yağ, zeytin meyvesinin suyundan (karasu) ayrıştırılır. 19. yüzyılın başında ise teknolojinin gelişmesiyle hidrolik pres makinelerine geçildi.<br />
<br />
Kaliteli zeytinyağı elde etmek için: Zeytinlerin, hasattan sonra mümkün olan en kısa süre içinde işlenmesi gerekir. Çünkü zeytin bekletilirse fermante olur, bu ise zeytinyağının kalitesinin düşmesine yol açar. Ancak, zeytinin “bol” olduğu dönemlerde, bekletilme mecburiyeti de doğabilir. Bu durumda işlemeden bekletilen zeytinler, genellikle 20-30 santim yüksekliğindeki yığınlar şeklinde, iyi havalandırılmış ve serin depolarda saklanır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ZEYTİNYAĞI TÜRLERİ<br />
NATUREL SIZMA ZEYTİNYAĞI</span><br />
<br />
Bunlar zeytin ağacı meyvesinden, doğal özelliklerini değiştirmeyecek bir sıcaklıkta sadece mekanik veya fiziksel işlemler uygulanarak elde edilen, berrak, yeşilden sarıya değişebilen renkte, kendine özgü tat ve kokuda olan doğal halinde gıda olarak tüketilebilen yağlardır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">A) NATUREL SIZMA ZEYTİNYAĞI</span><br />
<br />
Serbest yağ asitliği, oleik asit cinsinden her 100 gramda 0,8 gramdan fazla olmayan yağdır. Kokusu ve tadında kusur olmayan, serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 1 olan natürel zeytinyağı. Meyvenin bütün vitamin ve minerallerini içeriyor. Natürel sızma zeytinyağı her tür yemeklere uygun olmakla beraber salatalar için idealdir.<br />
<br />
Naturel Sızma Zeytinyağının kullanılan üretilen yönteme ve zeytinlerin toplanma zamanına göre Taş Baskı, Soğuk Sıkma ve Erken Hasat gibi türleri mevcuttur. Kullanıcının zevkine göre değişmekle birlikte ideal zeytinyağının Erken Hasat ve Soğuk Sıkma olması tercih edilir. Asitlik derecesinin düşmesi zeytinyağında, daha meyvemsi ve daha aromatik kokunun oluşmasını sağlar. Yine çiğ tüketim için de bu türler tercih edilir. Biz de Kalite ödüllü Soğuk Sıkım Gurme, Taş Baskı ve Erken Hasat zeytinyağlarımızı sitemizde sizlerin beğenisine sunmaktayız.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">B) NATUREL BİRİNCİ ZEYTİNYAĞI</span><br />
<br />
Serbest yağ asitliği, oleik asit cinsinden her 100 gramda 0,8 gramdan az, 2,0 gramdan fazla olmayan yağdır. Kokusu veya tadında çok hafif kusurları bulunabilen, serbest asitlik derecesi en çok % 2 olan natürel zeytinyağı. Asitlik derecesi naturel sızmaya göre daha fazla olduğundan daha youğn bir tadı vardır. Ama doğru yöntemle üretildiğinde çok lezzetli bir yağdır. Doğruda ve yemeklerde kullanıma uygundur. Sitemizde yine sizlerin tercihine kaliteli Naturel Birinci Zeytinyağımızı da sunmaktayız.<br />
<br />
Bunun dışında Naturel İkinci, Rafine ve Riviera gibi yap çeşitleri mevcuttur.<br />
<br />
Asit oranı 3,3 ten yüksek olan yağlar kusurulu olarak ifade edilir. Küflü ve bozuk yağları temsil eden bu yağlar doğrudan tüketim için uygun değildir. Sağlıklı olarak tüketebilmek için rafine edilerek yüksek asit ve kötü tat ve kokuları giderilir. Bu yağlar aynı zamanda sabun yapmak için kullanılır.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
ZEYTİNYAĞI FAYDALARI</span><br />
<br />
Zeytinyağının sağlık, hastalıklarla mücadele, saç ve cilt faydaları gibi yüzlerce kanıtlanmış veya yaygın kabul edilmiş yüzlerce faydası mevcuttur.<br />
<br />
Kısaca özetlemek gerekirse zeytinyağı A, D, E ve K vitaminleri açısından son derece zengin bir yağdır; demir, kalsiyum, sodyum ve potasyum içeriği ile hem harici, hem de dahili kullanımda vücuda sayısız fayda ve şifalar sağlar. Aynı zamanda ciddi bir antioksidan deposudur. Akdeniz ve Ege’nin binlerce yıllık geçmişinde zeytinyağı önemli bir şifa kaynağı olarak kullanıla gelmiştir.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Kanser riskini azaltır:</span> İçerdiği 'polyphenols', bitkisel antioksidan ile hücreleri kanserden korur. Tekil doymamış yağ oranı kansere karşı etkilidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kalbi korur:</span> Kalbiniz için zeytinyağından daha iyi hiçbir şey yoktur. İyi kolesterolü yükseltir (HDL), kötü kolesterolü (LDL) düşürür, kandaki yağ oranını dengeler, itihabı ve diğer kalp hastalıklarına neden olan sağlık sorunlarını önler.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kan basıncını düşürür:</span> İçerdiği etkili antioksidanlar damarları güçlendirir ve genişletir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kilo vermenizi sağlar:</span>Kendine has lezzeti ve doymuş yağ oranının düşük olması kilo vermeye yardımcıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Baş ağrısını azaltır:</span> Eğildiğinizde başınıza doğru saplanan bir ağrınız varsa; salata ve sebzelere düzenli ekleyeceğiniz zeytinyağı sayesinde hem bu ağrıdan hem de mide sorunlarından kurtulabilirsiniz.<br />
<br />
Bunun yanında saçlar için kırıkları azaltma, güçlendirme ve parlaklı kazandırma amaçlı kullanıldığı bilinmektedir. Ayrıca zeytinyağı sabunun belirli cilt hastalıklarının tedavisine iyi geldi, aynı zamanda da cilt sağlığı için son derece faydalı olduğu tespit edilmiştir.<br />
<br />
Son dönemde yapılan çeşitli bilimsel araştırmalarda Zeytinyağının kanserle mücadelede etkin bir rol alabileceğine dair bulgular artış göstermiştir.<br />
<br />
Biz de Sizlere yaşamınızı daha kaliteli hale getiren ve standartlarınızı arttıran bu şifa kaynağının en kalitelisini ve lezzetlisini her gün sunabilmek için canla başa çalışıyoruz. Bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ediyoruz. <br />
<br />
Dünyanın en kaliteli ve sağlıklı yağıdır. Günümüzde beslenmede kullanılan yağlar oldukça tartışmalıdır. Hayvansal yağlar, tohum yağları ve diğer yağların kullanımı konusunda bilim insanları kendi aralarında tartışmaktadırlar. Ancak çoğu bilim adamının ve insanın kabul ettiği tek sağlıklı ve kaliteli yağ sızma zeytinyağıdır.<br />
<br />
Akdeniz beslenme kültürünün bir parçası olan bu yağ, bölgenin geleneksel bir yağıdır. Zeytinyağının sağlık etkilerinin arkasında oldukça fazla araştırma yapılmıştır. Bu çalışmalar, yağ asitlerinin ve antioksidanların, kalp hastalığı riskinin azalması gibi bazı güçlü sağlık yararlarına sahip olduklarını göstermektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Zeytinyağı Nedir ve Nasıl Yapılır?</span><br />
<br />
Zeytinyağı, zeytinden, (zeytin ağacının meyvelerinden) elde edilen yağdır. Geleneksel sıkma ve damıtma yöntemi kullanılarak elde edilmektedir. İşlem son derece basittir. Ama hala zeytinyağı ile ilgili büyük bir sorun vardır. Bazı düşük kaliteli versiyonlar kimyasallar kullanılarak karıştırılmakta veya diğer ucuz yağlarla seyreltilmektedir.<br />
<br />
En iyi tip sızma zeytinyağıdır. Doğal yöntemler kullanılarak ayıklanır. Saflık, tat ve koku gibi belirli duyusal özellikler için standartlaştırılır. Gerçekten sızma olan zeytinyağının, kendine özgü bir tadı vardır ve antioksidan bakımından zengindir. Zeytinyağının bu kadar faydalı olmasının ana nedeni de budur.<br />
<br />
Genellikle karıştırılmış, ısıyla işlenmiş veya soya fasülyesi, kanola yağları gibi daha ucuz yağlarla seyreltilmiş, rafine edilmiş zeytinyağları da vardır.<br />
<br />
Ancak unutmayın ki , zeytinyağı piyasasında çok fazla sahtekarlık vardır ve güvenilir bir satıcıdan satın almak çok önemlidir. Zeytinyağı, antioksidan içeriği bakımından % 100 doğal ve oran olarak çok yüksektir. Daha düşük kaliteli zeytinyağlarının çoğu, daha ucuz yağlarla işlenmiş ve karıştırılmıştır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ekstra Sızma Zeytin Yağı Besin Bileşimi</span><br />
<br />
Sızma zeytinyağı oldukça besleyicidir. Çok miktarda E, K vitamini ve bol miktarda faydalı yağ asidi içerir. 100 gram zeytinyağının besin içeriğine göz attığımızda;<br />
<br />
Doymuş yağ: % 13.8 oranındadır.<br />
<br />
Tekli doymamış yağ: % 73 oranındadır.<br />
<br />
Omega-6: % 9.7 oranındadır.<br />
<br />
Omega-3: % 0.76 oranındadır.<br />
<br />
E Vitamini: Günlük ihtiyacın % 72’sini karşılar.<br />
<br />
K vitamini: Günlük ihtiyacın % 75’ini karşılar.<br />
<br />
Gerçek sızma zeytinyağının  parlaklığı antioksidan içeriğinin miktarından anlaşılmaktadır. Antioksidanların bir kısmı kolesterolü koruyan oleuropein maddesini içerir. Kronik birçok hastalığı tedavi ettiğine inanılmaktadır. Buna kalp hastalığı, kanser, metabolik sendrom, diyabet, Alzheimer ve artrit de dahildir. Zeytinyağının faydalarının ardındaki mekanizmalardan birinin mikroplarla savaşma kabiliyeti olduğu düşünülmüştür. Zeytinyağı, iltihapla savaşabilen oleik asit ve oleokanttan besinleri içerir. Bu, zeytinyağının sağlık yararlarının temel nedeni olmaktadır.<br />
<br />
Kardiyovasküler hastalıklar (kalp hastalığı ve inme) dünyada en yaygın ölüm nedenidir. Birçok gözlemsel çalışma, dünyanın belirli bölgelerinde, özellikle de Akdeniz çevresindeki ülkelerde bu hastalıklardan ölümlerin düşük olduğunu göstermektedir. Bu gözlem, başlangıçta bu ülkelerdeki insanların yemek şeklini taklit etmesi beklenen Akdeniz beslenme kültürüne olan ilgiyi teşvik etmiştir.<br />
<br />
Akdeniz beslenmesi ile ilgili çalışmalar, kalp hastalığının önlenmesine yardımcı olabileceğini göstermektedir. Büyük bir çalışmada, kalp krizlerini, felçleri ve ölümleri % 30 oranında azalttığı görülmüştür. Sızma zeytinyağı, kalp hastalıklarına karşı sayısız mekanizma ile vücudu korumaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*İndirgenmiş iltihaplanma: </span>Yukarıda belirtildiği gibi, zeytinyağı, kalp hastalığının önemli itici gücü olan enflamasyona karşı koruma sağlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*Kolesterol: </span>Zeytinyağı, kolesterol partiküllerini hasara karşı korur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*Endotel fonksiyonunu iyileştirir:</span>Zeytinyağı, kan damarlarının astarı olan endotelin işlevini iyileştirir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*Kan pıhtılaşması:</span> Bazı çalışmalar zeytin yağının istenmeyen kan pıhtılaşmasını, kalp krizlerinin ve felçlerinin temel özelliklerini önlemeye yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*Düşük kan basıncı:</span> Yüksek kan basıncı olan hastalarda yapılan bir çalışmada, zeytinyağının kan basıncını önemli ölçüde azalttığı ve tansiyonlu ilaç ihtiyacını % 48 oranında azalttığı saptanmıştır.<br />
<br />
Zeytinyağının bilinen biyolojik etkileri göz önüne alındığında, en çok tüketen insanların kalp krizi ve felçden ölme olasılığının daha düşük olduğunu görmek şaşırtıcı değildir. Bu gerçekten buzdağının görünen kısmıdır. Hem hayvanlar hem de insanlardaki yüzlerce çalışma, zeytinyağının kalbe önemli faydalar sağladığını göstermiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Sızma Zeytin Yağının Diğer Sağlık Faydaları</span><br />
<br />
Çoğunlukla kalp sağlığı üzerindeki etkileri konusunda çalışılmış olmasına rağmen, zeytinyağı tüketimi de bir dizi başka sağlık yararları ile ilişkilendirilmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*Zeytinyağı ve Kanser</span><br />
<br />
Kanser, vücuttaki hücrelerin kontrolsüz büyümesi ile karakterize edilen yaygın bir ölüm nedenidir. Çalışmalar, Akdeniz ülkelerindeki insanların oldukça düşük kanser riskine sahip olduklarını göstermiştir. Zeytinyağındaki oleik asit de oksidasyona karşı oldukça dirençlidir ve kansere bağlı genler üzerinde yararlı etkileri olduğu gösterilmiştir. Zeytin yağındaki bileşiklerin kansere karşı moleküler düzeyde savaşmaya yardımcı olabileceğini göstermiştir. İnsan kontrollü çalışmalarda doğrulanması gerekmesine rağmen, zeytinyağının kansere ve Alzheimer hastalığına karşı savaşmaya yardımcı olabileceğine dair ilk kanıtlar elde edilmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*Zeytinyağı ve Alzheimer Hastalığı</span><br />
<br />
Alzheimer hastalığı dünyanın en yaygın hastalığı ve demansın önde gelen nedenidir. Alzheimer’ın bir özelliği, beyindeki belirli nöronlarda, beta amiloid plakları adı verilen bir protein yumağı biriktirmesidir. Farelerde yapılan bir çalışma, zeytinyağındaki bir maddenin bu plakları beyinden temizlemeye yardımcı olabileceğini göstermiştir. İnsanlarda yapılan bir çalışma, zeytinyağı ile zenginleştirilmiş akdeniz tarzı beslenmenin beyin fonksiyonu üzerinde olumlu etkileri olduğunu ve kognitif bozukluk riskini azalttığını göstermiştir. Yemek sırasında yağ asitleri oksitlenebilir. Yani oksijen ile reaksiyona girerler ve hasar görürler. Genel olarak, zeytinyağı oldukça güvenli görünmektedir. Hatta oldukça yüksek ısıda yemek pişirmek için bile kullanılmaktadır. Kalp hastalığı olan ya da ileride yüksek risk altında olan insanlar için zeytinyağı kesinlikle bir “süper gıda” dır.<br />
<br />
Bu harika yağın faydaları, çoğu insanın gerçekten de aynı fikirde olduğu birkaç şey arasındadır.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Zeytinyağı Hakkında Bilgiler</span><br />
<br />
Zeytin ve zeytinyağının Akdeniz ve Ege coğrafyasında binlerce yıllık bir geçmişi vardır. Bu süre içerisinde yüzlerce medeniyet kurulmuş, yıkılmış ve değişmiş ama zeytinyağı üretimi ve ticareti her zaman önemini korumaya devam etmiştir. Bilinen en eski zeytinyağı üretimi izlerine M.Ö 4500 yıllarında Girit’te rastlanmıştır. Ama bulgular aslında çok daha eski zamanlara dayanan bir muhteşem bir geçmişi gözler önüne sermektedir.<br />
<br />
Ayakla ezilip ve daha sonra sıcak su yardımıyla yağının alınması zeytinyağını elde etmekte kullanılan bilinen ilk yöntemdir. Bu yöntemle zeytinyağını üretmek için kurulan ve bilinen en eski tesis, M.Ö. 6. Yüzyıla ait İzmir’in Urla ilçesinin yakında bulunan antik Klazomenika kentinde yapılan kazı çalışmalarında bulunmuştur. Bu yöntem kullanılan ilk yöntem olsa da son yöntem değildir.<br />
<br />
Daha sonraları romalılar Zeytini iki taş arasında ezerek zeytinyağı elde etme yöntemini bulmuşlardır. Bu işlem esnasında hareketli taşı döndürmek için gerekli olan enerji ilk etapda insanlar tarafından sağlamıştır. Daha sonraları hayvan gücünden yararlanmıştır. Zamanın ilerlemesi ve paralelin de bilim alınındaki gelişmeler sonucunda ezilen zeytin hamurunun sıkıştırmak için Arşiment vidasının hareketi sonucunda elde edilen basınçtan faydalanılmıştır.<br />
<br />
Zeytinyağı sanayiinde kilometre taşı olarak adlandırabileceğimiz olay 19. Yüzyılda zeytinyağı üretiminde buharın kullanılmasını sayabiliriz. Bu yöntemin kullanılmaya başlanmasıyla işlenen zeytin ve bunun akabinde üretilen yağın miktarında büyük artışlar olmuştur. Daha sonraları hidrolik preslemeler akabinde disel motorları ve elekirikli motorların kullanılmasıyla günümüzde kullanılan en modern sitemlere kadar ulaşılmıştır. Bugün zeytin yağı üretiminde kullanılan en modern sistem olan Kontinü sistemleridir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ZEYTİN VE ZEYTİN AĞACI</span><br />
<br />
Zeytin meyvesi ülkemizde kahvaltıda yer alan ve birçok yemeklerin, özellikle salataların süslendirilmesinde kullanılan, aynı zamanda beğenilerek yenilen yararlı bir yiyecektir. Zeytin meyvesi özel olarak yapılmış çeşitli yeşil zeytin ve siyah zeytin salamuraları olarak sofralarımıza sunulmaktadır.<br />
<br />
Zeytin ağacı (Olea europea) narin bir ağaçtır. Ağır ve zahmetli büyümesine karşın oldukça uzun ömürlüdür. Bir zeytin ağacının ortalama ömrü 300-400 yıldır, ancak 3 bin yaşında zeytin ağaçlarına da rastlanmıştır. Bu nedenle zeytin ağacının adı mitoloji ve botanikte “ölümsüz ağaç”tır.<br />
<br />
Zeytin hasatında toplama şekilleri binlerce yıldan bu yana neredeyse hiç değişmemiş, asırlar boyunca elle toplama ya da silkme yöntemi kullanılmıştır. Bir de, yere düşmüş zeytin meyvelerini toplama yöntemi vardır. Hasat, Kasım ile Mart ayları arasında yapılır.<br />
<br />
Ancak genel yöntem silkmedir. Elle toplamada, sağma veya taraklama yöntemi, yerden toplamada ise merdane veya fırça kullanılır. Günümüzde zeytin hasadında makineden de (sarsma ve yerdeki meyveleri emici ekipmanlarla toplama) yararlanılmaktadır. Uygulamada en fazla emek gerektiren yöntem, elle toplamadır. Saatte en fazla 9-10 kilogram zeytinin toplandığı bu yöntem, meyve sağlam ise en iyi kalitede zeytinyağı üretilmesini sağlar.<br />
ISIL işlem görmeden meyvesinden yağ çıkarılan Zeytinyağı kültüründe, binlerce yıldan bu yana değişmeyen başka bir gelenek de zeytinden yağ çıkarma yöntemidir. Bunun nedeni zeytinyağının, zeytinlerin soğuk presten geçirilmesiyle elde edilmesi ve hiçbir kimyasal işleme gerek duymadan yenilebilmesidir. İşte bu yüzden, bugün hâlâ Akdeniz’de rastlanan zeytin üretme yöntemiyle, yaklaşık 6 bin yıl önceki zeytinyağı elde etme yöntemi arasında hiç fark yoktur: Zeytinler ezilerek hamur haline getirilir. Daha sonra bu hamur sıkılır veya presten geçirilir. En sonunda ise yağ, zeytin meyvesinin suyundan (karasu) ayrıştırılır. 19. yüzyılın başında ise teknolojinin gelişmesiyle hidrolik pres makinelerine geçildi.<br />
<br />
Kaliteli zeytinyağı elde etmek için: Zeytinlerin, hasattan sonra mümkün olan en kısa süre içinde işlenmesi gerekir. Çünkü zeytin bekletilirse fermante olur, bu ise zeytinyağının kalitesinin düşmesine yol açar. Ancak, zeytinin “bol” olduğu dönemlerde, bekletilme mecburiyeti de doğabilir. Bu durumda işlemeden bekletilen zeytinler, genellikle 20-30 santim yüksekliğindeki yığınlar şeklinde, iyi havalandırılmış ve serin depolarda saklanır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ZEYTİNYAĞI TÜRLERİ<br />
NATUREL SIZMA ZEYTİNYAĞI</span><br />
<br />
Bunlar zeytin ağacı meyvesinden, doğal özelliklerini değiştirmeyecek bir sıcaklıkta sadece mekanik veya fiziksel işlemler uygulanarak elde edilen, berrak, yeşilden sarıya değişebilen renkte, kendine özgü tat ve kokuda olan doğal halinde gıda olarak tüketilebilen yağlardır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">A) NATUREL SIZMA ZEYTİNYAĞI</span><br />
<br />
Serbest yağ asitliği, oleik asit cinsinden her 100 gramda 0,8 gramdan fazla olmayan yağdır. Kokusu ve tadında kusur olmayan, serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 1 olan natürel zeytinyağı. Meyvenin bütün vitamin ve minerallerini içeriyor. Natürel sızma zeytinyağı her tür yemeklere uygun olmakla beraber salatalar için idealdir.<br />
<br />
Naturel Sızma Zeytinyağının kullanılan üretilen yönteme ve zeytinlerin toplanma zamanına göre Taş Baskı, Soğuk Sıkma ve Erken Hasat gibi türleri mevcuttur. Kullanıcının zevkine göre değişmekle birlikte ideal zeytinyağının Erken Hasat ve Soğuk Sıkma olması tercih edilir. Asitlik derecesinin düşmesi zeytinyağında, daha meyvemsi ve daha aromatik kokunun oluşmasını sağlar. Yine çiğ tüketim için de bu türler tercih edilir. Biz de Kalite ödüllü Soğuk Sıkım Gurme, Taş Baskı ve Erken Hasat zeytinyağlarımızı sitemizde sizlerin beğenisine sunmaktayız.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">B) NATUREL BİRİNCİ ZEYTİNYAĞI</span><br />
<br />
Serbest yağ asitliği, oleik asit cinsinden her 100 gramda 0,8 gramdan az, 2,0 gramdan fazla olmayan yağdır. Kokusu veya tadında çok hafif kusurları bulunabilen, serbest asitlik derecesi en çok % 2 olan natürel zeytinyağı. Asitlik derecesi naturel sızmaya göre daha fazla olduğundan daha youğn bir tadı vardır. Ama doğru yöntemle üretildiğinde çok lezzetli bir yağdır. Doğruda ve yemeklerde kullanıma uygundur. Sitemizde yine sizlerin tercihine kaliteli Naturel Birinci Zeytinyağımızı da sunmaktayız.<br />
<br />
Bunun dışında Naturel İkinci, Rafine ve Riviera gibi yap çeşitleri mevcuttur.<br />
<br />
Asit oranı 3,3 ten yüksek olan yağlar kusurulu olarak ifade edilir. Küflü ve bozuk yağları temsil eden bu yağlar doğrudan tüketim için uygun değildir. Sağlıklı olarak tüketebilmek için rafine edilerek yüksek asit ve kötü tat ve kokuları giderilir. Bu yağlar aynı zamanda sabun yapmak için kullanılır.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
ZEYTİNYAĞI FAYDALARI</span><br />
<br />
Zeytinyağının sağlık, hastalıklarla mücadele, saç ve cilt faydaları gibi yüzlerce kanıtlanmış veya yaygın kabul edilmiş yüzlerce faydası mevcuttur.<br />
<br />
Kısaca özetlemek gerekirse zeytinyağı A, D, E ve K vitaminleri açısından son derece zengin bir yağdır; demir, kalsiyum, sodyum ve potasyum içeriği ile hem harici, hem de dahili kullanımda vücuda sayısız fayda ve şifalar sağlar. Aynı zamanda ciddi bir antioksidan deposudur. Akdeniz ve Ege’nin binlerce yıllık geçmişinde zeytinyağı önemli bir şifa kaynağı olarak kullanıla gelmiştir.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Kanser riskini azaltır:</span> İçerdiği 'polyphenols', bitkisel antioksidan ile hücreleri kanserden korur. Tekil doymamış yağ oranı kansere karşı etkilidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kalbi korur:</span> Kalbiniz için zeytinyağından daha iyi hiçbir şey yoktur. İyi kolesterolü yükseltir (HDL), kötü kolesterolü (LDL) düşürür, kandaki yağ oranını dengeler, itihabı ve diğer kalp hastalıklarına neden olan sağlık sorunlarını önler.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kan basıncını düşürür:</span> İçerdiği etkili antioksidanlar damarları güçlendirir ve genişletir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kilo vermenizi sağlar:</span>Kendine has lezzeti ve doymuş yağ oranının düşük olması kilo vermeye yardımcıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Baş ağrısını azaltır:</span> Eğildiğinizde başınıza doğru saplanan bir ağrınız varsa; salata ve sebzelere düzenli ekleyeceğiniz zeytinyağı sayesinde hem bu ağrıdan hem de mide sorunlarından kurtulabilirsiniz.<br />
<br />
Bunun yanında saçlar için kırıkları azaltma, güçlendirme ve parlaklı kazandırma amaçlı kullanıldığı bilinmektedir. Ayrıca zeytinyağı sabunun belirli cilt hastalıklarının tedavisine iyi geldi, aynı zamanda da cilt sağlığı için son derece faydalı olduğu tespit edilmiştir.<br />
<br />
Son dönemde yapılan çeşitli bilimsel araştırmalarda Zeytinyağının kanserle mücadelede etkin bir rol alabileceğine dair bulgular artış göstermiştir.<br />
<br />
Biz de Sizlere yaşamınızı daha kaliteli hale getiren ve standartlarınızı arttıran bu şifa kaynağının en kalitelisini ve lezzetlisini her gün sunabilmek için canla başa çalışıyoruz. Bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ediyoruz. <br />
<br />
Dünyanın en kaliteli ve sağlıklı yağıdır. Günümüzde beslenmede kullanılan yağlar oldukça tartışmalıdır. Hayvansal yağlar, tohum yağları ve diğer yağların kullanımı konusunda bilim insanları kendi aralarında tartışmaktadırlar. Ancak çoğu bilim adamının ve insanın kabul ettiği tek sağlıklı ve kaliteli yağ sızma zeytinyağıdır.<br />
<br />
Akdeniz beslenme kültürünün bir parçası olan bu yağ, bölgenin geleneksel bir yağıdır. Zeytinyağının sağlık etkilerinin arkasında oldukça fazla araştırma yapılmıştır. Bu çalışmalar, yağ asitlerinin ve antioksidanların, kalp hastalığı riskinin azalması gibi bazı güçlü sağlık yararlarına sahip olduklarını göstermektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Zeytinyağı Nedir ve Nasıl Yapılır?</span><br />
<br />
Zeytinyağı, zeytinden, (zeytin ağacının meyvelerinden) elde edilen yağdır. Geleneksel sıkma ve damıtma yöntemi kullanılarak elde edilmektedir. İşlem son derece basittir. Ama hala zeytinyağı ile ilgili büyük bir sorun vardır. Bazı düşük kaliteli versiyonlar kimyasallar kullanılarak karıştırılmakta veya diğer ucuz yağlarla seyreltilmektedir.<br />
<br />
En iyi tip sızma zeytinyağıdır. Doğal yöntemler kullanılarak ayıklanır. Saflık, tat ve koku gibi belirli duyusal özellikler için standartlaştırılır. Gerçekten sızma olan zeytinyağının, kendine özgü bir tadı vardır ve antioksidan bakımından zengindir. Zeytinyağının bu kadar faydalı olmasının ana nedeni de budur.<br />
<br />
Genellikle karıştırılmış, ısıyla işlenmiş veya soya fasülyesi, kanola yağları gibi daha ucuz yağlarla seyreltilmiş, rafine edilmiş zeytinyağları da vardır.<br />
<br />
Ancak unutmayın ki , zeytinyağı piyasasında çok fazla sahtekarlık vardır ve güvenilir bir satıcıdan satın almak çok önemlidir. Zeytinyağı, antioksidan içeriği bakımından % 100 doğal ve oran olarak çok yüksektir. Daha düşük kaliteli zeytinyağlarının çoğu, daha ucuz yağlarla işlenmiş ve karıştırılmıştır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ekstra Sızma Zeytin Yağı Besin Bileşimi</span><br />
<br />
Sızma zeytinyağı oldukça besleyicidir. Çok miktarda E, K vitamini ve bol miktarda faydalı yağ asidi içerir. 100 gram zeytinyağının besin içeriğine göz attığımızda;<br />
<br />
Doymuş yağ: % 13.8 oranındadır.<br />
<br />
Tekli doymamış yağ: % 73 oranındadır.<br />
<br />
Omega-6: % 9.7 oranındadır.<br />
<br />
Omega-3: % 0.76 oranındadır.<br />
<br />
E Vitamini: Günlük ihtiyacın % 72’sini karşılar.<br />
<br />
K vitamini: Günlük ihtiyacın % 75’ini karşılar.<br />
<br />
Gerçek sızma zeytinyağının  parlaklığı antioksidan içeriğinin miktarından anlaşılmaktadır. Antioksidanların bir kısmı kolesterolü koruyan oleuropein maddesini içerir. Kronik birçok hastalığı tedavi ettiğine inanılmaktadır. Buna kalp hastalığı, kanser, metabolik sendrom, diyabet, Alzheimer ve artrit de dahildir. Zeytinyağının faydalarının ardındaki mekanizmalardan birinin mikroplarla savaşma kabiliyeti olduğu düşünülmüştür. Zeytinyağı, iltihapla savaşabilen oleik asit ve oleokanttan besinleri içerir. Bu, zeytinyağının sağlık yararlarının temel nedeni olmaktadır.<br />
<br />
Kardiyovasküler hastalıklar (kalp hastalığı ve inme) dünyada en yaygın ölüm nedenidir. Birçok gözlemsel çalışma, dünyanın belirli bölgelerinde, özellikle de Akdeniz çevresindeki ülkelerde bu hastalıklardan ölümlerin düşük olduğunu göstermektedir. Bu gözlem, başlangıçta bu ülkelerdeki insanların yemek şeklini taklit etmesi beklenen Akdeniz beslenme kültürüne olan ilgiyi teşvik etmiştir.<br />
<br />
Akdeniz beslenmesi ile ilgili çalışmalar, kalp hastalığının önlenmesine yardımcı olabileceğini göstermektedir. Büyük bir çalışmada, kalp krizlerini, felçleri ve ölümleri % 30 oranında azalttığı görülmüştür. Sızma zeytinyağı, kalp hastalıklarına karşı sayısız mekanizma ile vücudu korumaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*İndirgenmiş iltihaplanma: </span>Yukarıda belirtildiği gibi, zeytinyağı, kalp hastalığının önemli itici gücü olan enflamasyona karşı koruma sağlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*Kolesterol: </span>Zeytinyağı, kolesterol partiküllerini hasara karşı korur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*Endotel fonksiyonunu iyileştirir:</span>Zeytinyağı, kan damarlarının astarı olan endotelin işlevini iyileştirir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*Kan pıhtılaşması:</span> Bazı çalışmalar zeytin yağının istenmeyen kan pıhtılaşmasını, kalp krizlerinin ve felçlerinin temel özelliklerini önlemeye yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*Düşük kan basıncı:</span> Yüksek kan basıncı olan hastalarda yapılan bir çalışmada, zeytinyağının kan basıncını önemli ölçüde azalttığı ve tansiyonlu ilaç ihtiyacını % 48 oranında azalttığı saptanmıştır.<br />
<br />
Zeytinyağının bilinen biyolojik etkileri göz önüne alındığında, en çok tüketen insanların kalp krizi ve felçden ölme olasılığının daha düşük olduğunu görmek şaşırtıcı değildir. Bu gerçekten buzdağının görünen kısmıdır. Hem hayvanlar hem de insanlardaki yüzlerce çalışma, zeytinyağının kalbe önemli faydalar sağladığını göstermiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Sızma Zeytin Yağının Diğer Sağlık Faydaları</span><br />
<br />
Çoğunlukla kalp sağlığı üzerindeki etkileri konusunda çalışılmış olmasına rağmen, zeytinyağı tüketimi de bir dizi başka sağlık yararları ile ilişkilendirilmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*Zeytinyağı ve Kanser</span><br />
<br />
Kanser, vücuttaki hücrelerin kontrolsüz büyümesi ile karakterize edilen yaygın bir ölüm nedenidir. Çalışmalar, Akdeniz ülkelerindeki insanların oldukça düşük kanser riskine sahip olduklarını göstermiştir. Zeytinyağındaki oleik asit de oksidasyona karşı oldukça dirençlidir ve kansere bağlı genler üzerinde yararlı etkileri olduğu gösterilmiştir. Zeytin yağındaki bileşiklerin kansere karşı moleküler düzeyde savaşmaya yardımcı olabileceğini göstermiştir. İnsan kontrollü çalışmalarda doğrulanması gerekmesine rağmen, zeytinyağının kansere ve Alzheimer hastalığına karşı savaşmaya yardımcı olabileceğine dair ilk kanıtlar elde edilmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">*Zeytinyağı ve Alzheimer Hastalığı</span><br />
<br />
Alzheimer hastalığı dünyanın en yaygın hastalığı ve demansın önde gelen nedenidir. Alzheimer’ın bir özelliği, beyindeki belirli nöronlarda, beta amiloid plakları adı verilen bir protein yumağı biriktirmesidir. Farelerde yapılan bir çalışma, zeytinyağındaki bir maddenin bu plakları beyinden temizlemeye yardımcı olabileceğini göstermiştir. İnsanlarda yapılan bir çalışma, zeytinyağı ile zenginleştirilmiş akdeniz tarzı beslenmenin beyin fonksiyonu üzerinde olumlu etkileri olduğunu ve kognitif bozukluk riskini azalttığını göstermiştir. Yemek sırasında yağ asitleri oksitlenebilir. Yani oksijen ile reaksiyona girerler ve hasar görürler. Genel olarak, zeytinyağı oldukça güvenli görünmektedir. Hatta oldukça yüksek ısıda yemek pişirmek için bile kullanılmaktadır. Kalp hastalığı olan ya da ileride yüksek risk altında olan insanlar için zeytinyağı kesinlikle bir “süper gıda” dır.<br />
<br />
Bu harika yağın faydaları, çoğu insanın gerçekten de aynı fikirde olduğu birkaç şey arasındadır.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Pekmez Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7194</link>
			<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 17:13:50 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7194</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Pekmez Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey</span><br />
<br />
Bu lezzetin doğuş hikayesinden başlıyoruz anlatmaya. Yüzyıllar öncesinde sahip olduğumuz sebzeleri, meyveleri, etleri saklama yöntemleri aramaya başlamışız insanlık olarak. Bunun sonucunda en çok başvurduğumuz yöntem, kurutma yöntemi olmuş.<br />
<br />
Bu yöntem sayesinde birçok meyve ve sebzeyi hatta eti kurutarak saklamışız. En çok kurutularak saklanan meyvelerin başında da üzüm geliyormuş. Özellikle birçok üzüm çeşidine sahip olan Anadolu'da, üzüm kurutularak saklanmış ve bu şekilde tüketilmiş. Bunun dışında kaynatılarak pekmez elde edilmiş ve daha çok kışları ısınmak amacıyla tüketilmiş. Şekerin henüz mutfaklara girmediği dönemlerde bal ve pekmez, yemeklerin tatlarını güzelleştirmek, tatlıların şekerli olmalarını sağlamak amacıyla kullanılmış. <br />
<br />
Ayrıca bu topraklar, asmanın da anavatanı olarak kabul ediliyor. Yapılan kazı ve araştırmalarda Türkler'in bağ ve bağcılık kültürüne bundan yüzyıllar öncesinde de aşina oldukları görülüyor. Türkler, Orta Asya'dayken Çin'e üzüm ihraç edecek kadar önemli bir üreticiymiş örneğin. Üzümün kültürümüzdeki yerine bir başka örnek ise Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı Lugat-it Türk adlı eserinden. Mahmud, eserinde üzümden sıkça söz eder. Üzüm için yarışlar yapıldığından, suyunun sıkılıp pekmez çıkarıldığından da bahseder.<br />
<br />
Osmanlı dönemine gelindiğinde pekmez daha çok kullanılmaya başlanır. Birçok tatlının içine girer, meyve şerbetlerine renk ve tat vermek için kullanılır. Hatta kimi reçetelere ilaç niyetine yazıldığı bile oluyormuş. Zamanla üzüm dışındaki meyvelerden de pekmez yapılmaya başlanmış, çeşitliliği artmış.<br />
<br />
Pekmez hala her çeşidiyle kahvaltılarımızın baş köşesinden göz kırpıyor bize. Tahinle birleşip içimizi sıcacık ediyor. Onun tarihsel yolculuğundan kısaca bahsettikten sonra gelelim çeşitlerine ve yapımına.<br />
Neredeyse tüm meyvelerden yapılıyor: Pekmez türleri<br />
<br />
Bağ bozumunda pekmez olmak için uzun yolculuğa çıkan üzümler, şifa olmak için binbir emekle yumuşatılıp tatlandırılan keçiboynuzları, özene bezene toplanan dutlar... Pekmez denildiğinde aklımıza gelen ilk üç bu şekilde oluyor genelde. Ama pekmezin birçok farklı çeşidi var. Hepsinin tadı şahane, hepsi birbirinden faydalı. Bu güzelliklerin neler olduğundan bahsedelim hemen.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Üzüm pekmezi: </span>Beyaz, siyah ya da mor üzümün şırasının çıkarılıp, kaynatılması sonucu elde edilen pekmezdir. En yaygın pekmez çeşitlerinden biridir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Dut pekmezi:</span> Genellikle karaduttan elde edilen, nadiren beyaz dutlardan da yapılan pekmezdir. Dutların suyunun çıkarılıp, kaynatılması ve dinlendirilmesi sonucunda elde edilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Keçiboynuzu pekmezi:</span> Kurutulmuş keçiboynuzlarının yumuşatılıp, şekerle tatlandırılması sonucu elde edilen pekmez türüdür. Dut ve üzüm pekmezine nazaran daha yoğun ve keskin bir tadı vardır. Fiyatı diğerlerine kıyasla bir tık daha pahalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hurma pekmezi:</span> Trabzon hurması ya da Medine hurmasından elde edilen pekmez türüdür. Hurmaların ezilip, sıcak suyla iyice kaynatılması sonucunda ortaya çıkar. Fiyat bazında oldukça değerlidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Andız pekmezi: </span>Andız pekmezi, genellikle Toros Dağları'nın eteklerinde ve Doğu Akdeniz'de yetişen andız ağacının meyvesinden (kozalaklarından) elde edilen, hoş kokulu, keskin tatlı bir pekmez türüdür. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Armut pekmezi:</span> İri ve sulu armutların kabuklarının soyulup, ezilerek suyunun çıkarılması, çıkan şıranın kaynatılması sonucunda elde edilen pekmez türüdür. Ülkemizde Karadeniz bölgesinde yaz aylarında sıkça yapılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Elma pekmezi:</span> Elmaların ezilerek suyunun çıkarılması ve suyunun uzun süre kaynatılarak yoğunlaştırılmasıyla oluşan pekmez türüdür. Sağlığa oldukça yararlı olduğu gibi, diğer pekmezlere göre daha tatlı ve açık renklidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Pancar pekmezi:</span> Kırmızı pancar ya da şeker pancarından olmak üzere iki farklı şekilde hazırlanan, tadı oldukça tatlı olan pekmez çeşididir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İncir pekmezi : </span>İncirlerin kabuklarından arındırılarak, suyla uzun uzun pişirilmesi ve süzülmesiyle ortaya çıkan pekmezdir. Bu yöntemle incirin tüm faydalı özelliklerinden yararlanılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Zile pekmezi:</span> Yumuşak ve iri taneli üzümlerin yumurta akıyla birleştirilip, koyulaştırılması sonucunda elde edilen pekmezdir. Oldukça koyu bir kıvama ve yoğun bir lezzete sahiptir.<br />
Her adımı emek be: Pekmez nasıl yapılır?<br />
<br />
Birbirinden şifalı pekmez çeşitlerinden bahsettikten sonra sıra geldi onların nasıl yapıldığına. ''Pekmez nasıl yapılır'' sorunuza uzun uzun cevaplar vermek için tüm bildiklerimizi sizinle paylaştık. Geleneksel yöntemlerimizden vazgeçmedik.<br />
<br />
Tahine yoldaşlık edecek, kışın soğuğunda içinizi ısıtacak, hastalıklara karşı kalkan görevi görecek pekmezler hazırlamak için çıkarın kazanları, tencereleri.<br />
Üzümün kış hali: Üzüm pekmezi nasıl yapılır?<br />
<br />
Yaz boyunca tatlarıyla içimizi ferahlatan üzümler, kış için boyut değiştiriyor. Onu kışları üzüm pekmezi haliyle göreceksiniz. Bolluğun, bereketin Anadolu'daki sembolü bağ bozumu zamanında toplanan üzümler, önce bol suyla yıkanıyor. Ardından saplarından bir güzel ayıklanıyor.<br />
<br />
İçine sap, yabancı madde kaçmamasına dikkat ediliyor. Çizmeler giyiliyor ve leğenlerin içinde üzümler ezilmeye başlanıyor. Şıraları çıkıyor bir güzel. Daha sonra sıkılıyor. Anadolu’nun kimi bölgelerinde üzümün suyunun toplandığı bu havuzlara ''çaraş'' deniliyor. Çıkan su, bir süre dinlendiriliyor. Koca koca kazanlar ateşin üzerine konuluyor. Üzümün suyu içine atılıyor ve üzüm pekmezinin serüveni böylelikle başlamış oluyor.<br />
<br />
Kazanların içinde kaynayan üzümlerin kefi alınıyor. İyice kıvam alıyor. İçine odun külü ya da temiz killi toprak giriyor. Böylelikle asidik oranı azalıyor. Daha bir tatlılaşıyor üzüm pekmezi. Mayalanması, şaraplaşması da önleniyor. Ardından dinlendiriliyor. Yabancı maddeler, toprak ya da kül dibi çöküyor ve süzülüyor. Son aşama tekrar kaynatmak ve dinlendirmek. Güneş ışığında dinlenen üzüm pekmezleri, tadına tat, şifasına şifa katıyor ve kavanozlara dolduruluyor.<br />
<br />
Serüvenin detayları için: Üzüm pekmezi tarifi<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">En önemli malzemesi sabır: Keçiboynuzu (harnup) pekmezi nasıl yapılır?</span><br />
<br />
Keçiboynuzu pekmezi, diğer adıyla harnup pekmezi, özellikle sabah kahvaltılarında tüketildiğinde şahane etkilere sahip olan bir pekmez türü. Yapım süresi diğer pekmezlere nazaran bir tık daha zor olsa da, bir kaşığındaki şifaya değer. Yapımını da hemen anlatalım.<br />
<br />
Keçiboynuzları derin bir tencerenin içerisine alınır önce. Üzerini geçene kadar su ilave edilir. Keçiboynuzları yumuşayana kadar bu şekilde haşlanır. Ardından bir süzgeç ya da tülbent yardımıyla güzelce süzülür. Tencerenin içine limon ve şeker konur. Süzülen ve yumuşacık bir püre haline gelen keçiboynuzları tencerenin içine konur. Güzelce kaynatılır. Dinlendirildikten sonra afiyetle tüketilir.<br />
Nazik davranın dutlara: Dut pekmezi nasıl yapılır?<br />
<br />
Dutlarda tıpkı üzümler gibi içine odun külü ya da toprak konularak hazırlanıyor. Dutlar dallarından büyük bir özenle toplanıyor. Güzelce yıkanıyor. Saplarından ayıklanıyor ve eziliyor. Süzüldükten sonra kaynatılıyor odun külü ya da toprakla. Dinlendirilip, yeniden süzülüyor. Son aşamada biraz daha kaynatılıp, dinlenmeye bırakılıyor. Sonra gelsin tüm kış yenecek lezzet bombası dut pekmezleri.<br />
Kavanozları ters çevirin: Pekmez nasıl saklanır?<br />
<br />
Pekmezin şekerlendiğini, tadının bozulduğunu duyuyoruz. Bu dertten pek bir muzdarip olanlarınıza sesleniyoruz. Bizim birkaç önerimiz var. Öncelikle pekmezinizi güneşte kıvam alması için bırakıyorsanız, doğrudan ışınlara maruz bırakmayın. Hafif gölge bir ortamda kıvam alması için bekletin. Bu durum pekmezinizin tadının daha güzel olmasını sağlayacak ve daha uzun süre dayanmasına yardımcı olacaktır.<br />
<br />
Pekmezinizi hazırladınız. Saklamak istediğiniz kapların cam ve steril kaplar olmasına özen gösterin. İçine bir damla bile su kaçırmamaya özen gösterin. Yabancı maddelerle temasından kaçının. Kavanozların içine aktardıktan sonra ağız kısımlarını sıkıca kapatın ve 3-4 saat kadar bu şekilde bekletin.<br />
<br />
Kavanozları güneş ışığından uzak, serin bir ortamda muhafaza edin. Bunlara dikkat edin, emekleriniz boşa gitmesin.<br />
Üzüm pekmezi kansızlığa, dut pekmezi gribe: Hangi pekmez neye faydalı?<br />
<br />
Üzüm, dut, keçiboynuzu... Kahvaltılarımızdan eksik etmememiz gereken, kaşık kaşık yememiz gereken üç nefis yiyecek. Diğer pekmezlerinden birbirinden farklı yararları olsa da onların gönlümüzdeki yeri çok ayrı. Bu zamana kadar faydalarıyla ilgili de birçok şey duymuşsunuzdur, eminiz. Gelin onları neden bu kadar sevmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlayalım ve soframızdan asla eksik etmeyelim.<br />
Enerji veriyor, kansızlığa iyi geliyor: Üzüm pekmezinin faydaları<br />
<br />
O minicik üzüm tanelerinden vücudumuza binbir yararı dokunan üzüm pekmezi çıkıyor. Bir kaşığı bile bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye yetiyor. Nefis bir enerji kaynağı. Karbonhidratı sağlıklı bir biçimde almanın ise en güzel yollarından biri. Kan yapıcı özelliğe sahip olduğu için özellikle kansızlıkla ilgili problemi olanların tüketmesi gereken besinlerden. Kan dolaşımını hızlandırıyor, damar sertliğine iyi geliyor.<br />
<br />
Soğuk havalarda içinizi ısıtmaya yardımcı oluyor. Zindelik veriyor. Bir gizli özelliği daha var. Pekmez iştah açıyor. Sen nelere kadirsin üzüm pekmezi! <br />
<br />
C vitamini deposu: Dut pekmezinin faydaları<br />
<br />
Dut pekmezi, içeriğinde bol miktarda C vitamini barındırıyor. Bu nedenle grip ve boğaz ağrısı çeken hastaların yemesi öneriliyor. Çiçek, kızamık gibi hastalıkların daha hafif atlatılmasına yardımcı oluyor. Guatr hastalığına iyi gelir. Karadut kan yapıcı özelliği de sahip. Bünyeyi güçlendirir, daha enerjik ve sağlıklı olmanızı sağlar.<br />
<br />
Var ol sen dut pekmezi!<br />
Cilde bile faydalı: Keçiboynuzu pekmezinin faydaları<br />
<br />
Keçiboynuzu pekmezinin kalorisi diğer pekmezlere nazaran daha düşüktür. Bu nedenle yerken vicdanınızı sızlatmaz. Astım, bronşit gibi hastalıkların tedavisinde önemli rol oynar. E vitamini açısından çok zengindir. Kan basıncını dengeler, akciğer ve karaciğerin daha sağlıklı çalışmasına destek olur. Cildin yaşlanma etkilerini en aza indirerek cilde sağlıklı bir görünüm kazandırmasının yanında canlılık ve parlaklık kazandırır.<br />
<br />
Cansın keçiboynuzu pekmezi!<br />
İçine girdiği her şey mi güzel olur: Pekmezli tarifler<br />
<br />
Üzüm Pekmezi Tarifi<br />
<br />
Faydalarından yapımına, tarihinden nasıl saklanacağına kadar her şeyini öğrendik pekmezin. Sıra geldi onla hazırlayacağımız birbirinden nefis tariflere. Pekmezi tahinle karıştırıp yiyebileceğiniz gibi, sade bir biçimde kaşık kaşık yiyebilirsiniz. Bazı et yemeklerinizin içine ekleyebilirsiniz. Hepsi şahane oluyor.<br />
<br />
Hele o pekmezli tatlılar... ''Bir tatlı olmak istersem, pekmezli bir tatlı olmak isterdim'' dedirtiyor insana.<br />
<br />
''Pekmez nasıl tüketilir'' sorunuza yanıt verelim o zaman. Mesela;<br />
Çay hazır mı: Pekmezli kurabiye<br />
<br />
Ağızda dağılan, bol tarçınlı bir kurabiyenin yerini çok çok az şey tutar bu hayatta. Bu kurabiye pekmezliyse hele ne güzel olur çayın yanına düşünsenize. Düşünmekle de kalmayalım hadi, hemencecik bir pekmezli kurabiye yapalım. </span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Pekmez Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey</span><br />
<br />
Bu lezzetin doğuş hikayesinden başlıyoruz anlatmaya. Yüzyıllar öncesinde sahip olduğumuz sebzeleri, meyveleri, etleri saklama yöntemleri aramaya başlamışız insanlık olarak. Bunun sonucunda en çok başvurduğumuz yöntem, kurutma yöntemi olmuş.<br />
<br />
Bu yöntem sayesinde birçok meyve ve sebzeyi hatta eti kurutarak saklamışız. En çok kurutularak saklanan meyvelerin başında da üzüm geliyormuş. Özellikle birçok üzüm çeşidine sahip olan Anadolu'da, üzüm kurutularak saklanmış ve bu şekilde tüketilmiş. Bunun dışında kaynatılarak pekmez elde edilmiş ve daha çok kışları ısınmak amacıyla tüketilmiş. Şekerin henüz mutfaklara girmediği dönemlerde bal ve pekmez, yemeklerin tatlarını güzelleştirmek, tatlıların şekerli olmalarını sağlamak amacıyla kullanılmış. <br />
<br />
Ayrıca bu topraklar, asmanın da anavatanı olarak kabul ediliyor. Yapılan kazı ve araştırmalarda Türkler'in bağ ve bağcılık kültürüne bundan yüzyıllar öncesinde de aşina oldukları görülüyor. Türkler, Orta Asya'dayken Çin'e üzüm ihraç edecek kadar önemli bir üreticiymiş örneğin. Üzümün kültürümüzdeki yerine bir başka örnek ise Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı Lugat-it Türk adlı eserinden. Mahmud, eserinde üzümden sıkça söz eder. Üzüm için yarışlar yapıldığından, suyunun sıkılıp pekmez çıkarıldığından da bahseder.<br />
<br />
Osmanlı dönemine gelindiğinde pekmez daha çok kullanılmaya başlanır. Birçok tatlının içine girer, meyve şerbetlerine renk ve tat vermek için kullanılır. Hatta kimi reçetelere ilaç niyetine yazıldığı bile oluyormuş. Zamanla üzüm dışındaki meyvelerden de pekmez yapılmaya başlanmış, çeşitliliği artmış.<br />
<br />
Pekmez hala her çeşidiyle kahvaltılarımızın baş köşesinden göz kırpıyor bize. Tahinle birleşip içimizi sıcacık ediyor. Onun tarihsel yolculuğundan kısaca bahsettikten sonra gelelim çeşitlerine ve yapımına.<br />
Neredeyse tüm meyvelerden yapılıyor: Pekmez türleri<br />
<br />
Bağ bozumunda pekmez olmak için uzun yolculuğa çıkan üzümler, şifa olmak için binbir emekle yumuşatılıp tatlandırılan keçiboynuzları, özene bezene toplanan dutlar... Pekmez denildiğinde aklımıza gelen ilk üç bu şekilde oluyor genelde. Ama pekmezin birçok farklı çeşidi var. Hepsinin tadı şahane, hepsi birbirinden faydalı. Bu güzelliklerin neler olduğundan bahsedelim hemen.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Üzüm pekmezi: </span>Beyaz, siyah ya da mor üzümün şırasının çıkarılıp, kaynatılması sonucu elde edilen pekmezdir. En yaygın pekmez çeşitlerinden biridir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Dut pekmezi:</span> Genellikle karaduttan elde edilen, nadiren beyaz dutlardan da yapılan pekmezdir. Dutların suyunun çıkarılıp, kaynatılması ve dinlendirilmesi sonucunda elde edilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Keçiboynuzu pekmezi:</span> Kurutulmuş keçiboynuzlarının yumuşatılıp, şekerle tatlandırılması sonucu elde edilen pekmez türüdür. Dut ve üzüm pekmezine nazaran daha yoğun ve keskin bir tadı vardır. Fiyatı diğerlerine kıyasla bir tık daha pahalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hurma pekmezi:</span> Trabzon hurması ya da Medine hurmasından elde edilen pekmez türüdür. Hurmaların ezilip, sıcak suyla iyice kaynatılması sonucunda ortaya çıkar. Fiyat bazında oldukça değerlidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Andız pekmezi: </span>Andız pekmezi, genellikle Toros Dağları'nın eteklerinde ve Doğu Akdeniz'de yetişen andız ağacının meyvesinden (kozalaklarından) elde edilen, hoş kokulu, keskin tatlı bir pekmez türüdür. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Armut pekmezi:</span> İri ve sulu armutların kabuklarının soyulup, ezilerek suyunun çıkarılması, çıkan şıranın kaynatılması sonucunda elde edilen pekmez türüdür. Ülkemizde Karadeniz bölgesinde yaz aylarında sıkça yapılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Elma pekmezi:</span> Elmaların ezilerek suyunun çıkarılması ve suyunun uzun süre kaynatılarak yoğunlaştırılmasıyla oluşan pekmez türüdür. Sağlığa oldukça yararlı olduğu gibi, diğer pekmezlere göre daha tatlı ve açık renklidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Pancar pekmezi:</span> Kırmızı pancar ya da şeker pancarından olmak üzere iki farklı şekilde hazırlanan, tadı oldukça tatlı olan pekmez çeşididir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İncir pekmezi : </span>İncirlerin kabuklarından arındırılarak, suyla uzun uzun pişirilmesi ve süzülmesiyle ortaya çıkan pekmezdir. Bu yöntemle incirin tüm faydalı özelliklerinden yararlanılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Zile pekmezi:</span> Yumuşak ve iri taneli üzümlerin yumurta akıyla birleştirilip, koyulaştırılması sonucunda elde edilen pekmezdir. Oldukça koyu bir kıvama ve yoğun bir lezzete sahiptir.<br />
Her adımı emek be: Pekmez nasıl yapılır?<br />
<br />
Birbirinden şifalı pekmez çeşitlerinden bahsettikten sonra sıra geldi onların nasıl yapıldığına. ''Pekmez nasıl yapılır'' sorunuza uzun uzun cevaplar vermek için tüm bildiklerimizi sizinle paylaştık. Geleneksel yöntemlerimizden vazgeçmedik.<br />
<br />
Tahine yoldaşlık edecek, kışın soğuğunda içinizi ısıtacak, hastalıklara karşı kalkan görevi görecek pekmezler hazırlamak için çıkarın kazanları, tencereleri.<br />
Üzümün kış hali: Üzüm pekmezi nasıl yapılır?<br />
<br />
Yaz boyunca tatlarıyla içimizi ferahlatan üzümler, kış için boyut değiştiriyor. Onu kışları üzüm pekmezi haliyle göreceksiniz. Bolluğun, bereketin Anadolu'daki sembolü bağ bozumu zamanında toplanan üzümler, önce bol suyla yıkanıyor. Ardından saplarından bir güzel ayıklanıyor.<br />
<br />
İçine sap, yabancı madde kaçmamasına dikkat ediliyor. Çizmeler giyiliyor ve leğenlerin içinde üzümler ezilmeye başlanıyor. Şıraları çıkıyor bir güzel. Daha sonra sıkılıyor. Anadolu’nun kimi bölgelerinde üzümün suyunun toplandığı bu havuzlara ''çaraş'' deniliyor. Çıkan su, bir süre dinlendiriliyor. Koca koca kazanlar ateşin üzerine konuluyor. Üzümün suyu içine atılıyor ve üzüm pekmezinin serüveni böylelikle başlamış oluyor.<br />
<br />
Kazanların içinde kaynayan üzümlerin kefi alınıyor. İyice kıvam alıyor. İçine odun külü ya da temiz killi toprak giriyor. Böylelikle asidik oranı azalıyor. Daha bir tatlılaşıyor üzüm pekmezi. Mayalanması, şaraplaşması da önleniyor. Ardından dinlendiriliyor. Yabancı maddeler, toprak ya da kül dibi çöküyor ve süzülüyor. Son aşama tekrar kaynatmak ve dinlendirmek. Güneş ışığında dinlenen üzüm pekmezleri, tadına tat, şifasına şifa katıyor ve kavanozlara dolduruluyor.<br />
<br />
Serüvenin detayları için: Üzüm pekmezi tarifi<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">En önemli malzemesi sabır: Keçiboynuzu (harnup) pekmezi nasıl yapılır?</span><br />
<br />
Keçiboynuzu pekmezi, diğer adıyla harnup pekmezi, özellikle sabah kahvaltılarında tüketildiğinde şahane etkilere sahip olan bir pekmez türü. Yapım süresi diğer pekmezlere nazaran bir tık daha zor olsa da, bir kaşığındaki şifaya değer. Yapımını da hemen anlatalım.<br />
<br />
Keçiboynuzları derin bir tencerenin içerisine alınır önce. Üzerini geçene kadar su ilave edilir. Keçiboynuzları yumuşayana kadar bu şekilde haşlanır. Ardından bir süzgeç ya da tülbent yardımıyla güzelce süzülür. Tencerenin içine limon ve şeker konur. Süzülen ve yumuşacık bir püre haline gelen keçiboynuzları tencerenin içine konur. Güzelce kaynatılır. Dinlendirildikten sonra afiyetle tüketilir.<br />
Nazik davranın dutlara: Dut pekmezi nasıl yapılır?<br />
<br />
Dutlarda tıpkı üzümler gibi içine odun külü ya da toprak konularak hazırlanıyor. Dutlar dallarından büyük bir özenle toplanıyor. Güzelce yıkanıyor. Saplarından ayıklanıyor ve eziliyor. Süzüldükten sonra kaynatılıyor odun külü ya da toprakla. Dinlendirilip, yeniden süzülüyor. Son aşamada biraz daha kaynatılıp, dinlenmeye bırakılıyor. Sonra gelsin tüm kış yenecek lezzet bombası dut pekmezleri.<br />
Kavanozları ters çevirin: Pekmez nasıl saklanır?<br />
<br />
Pekmezin şekerlendiğini, tadının bozulduğunu duyuyoruz. Bu dertten pek bir muzdarip olanlarınıza sesleniyoruz. Bizim birkaç önerimiz var. Öncelikle pekmezinizi güneşte kıvam alması için bırakıyorsanız, doğrudan ışınlara maruz bırakmayın. Hafif gölge bir ortamda kıvam alması için bekletin. Bu durum pekmezinizin tadının daha güzel olmasını sağlayacak ve daha uzun süre dayanmasına yardımcı olacaktır.<br />
<br />
Pekmezinizi hazırladınız. Saklamak istediğiniz kapların cam ve steril kaplar olmasına özen gösterin. İçine bir damla bile su kaçırmamaya özen gösterin. Yabancı maddelerle temasından kaçının. Kavanozların içine aktardıktan sonra ağız kısımlarını sıkıca kapatın ve 3-4 saat kadar bu şekilde bekletin.<br />
<br />
Kavanozları güneş ışığından uzak, serin bir ortamda muhafaza edin. Bunlara dikkat edin, emekleriniz boşa gitmesin.<br />
Üzüm pekmezi kansızlığa, dut pekmezi gribe: Hangi pekmez neye faydalı?<br />
<br />
Üzüm, dut, keçiboynuzu... Kahvaltılarımızdan eksik etmememiz gereken, kaşık kaşık yememiz gereken üç nefis yiyecek. Diğer pekmezlerinden birbirinden farklı yararları olsa da onların gönlümüzdeki yeri çok ayrı. Bu zamana kadar faydalarıyla ilgili de birçok şey duymuşsunuzdur, eminiz. Gelin onları neden bu kadar sevmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlayalım ve soframızdan asla eksik etmeyelim.<br />
Enerji veriyor, kansızlığa iyi geliyor: Üzüm pekmezinin faydaları<br />
<br />
O minicik üzüm tanelerinden vücudumuza binbir yararı dokunan üzüm pekmezi çıkıyor. Bir kaşığı bile bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye yetiyor. Nefis bir enerji kaynağı. Karbonhidratı sağlıklı bir biçimde almanın ise en güzel yollarından biri. Kan yapıcı özelliğe sahip olduğu için özellikle kansızlıkla ilgili problemi olanların tüketmesi gereken besinlerden. Kan dolaşımını hızlandırıyor, damar sertliğine iyi geliyor.<br />
<br />
Soğuk havalarda içinizi ısıtmaya yardımcı oluyor. Zindelik veriyor. Bir gizli özelliği daha var. Pekmez iştah açıyor. Sen nelere kadirsin üzüm pekmezi! <br />
<br />
C vitamini deposu: Dut pekmezinin faydaları<br />
<br />
Dut pekmezi, içeriğinde bol miktarda C vitamini barındırıyor. Bu nedenle grip ve boğaz ağrısı çeken hastaların yemesi öneriliyor. Çiçek, kızamık gibi hastalıkların daha hafif atlatılmasına yardımcı oluyor. Guatr hastalığına iyi gelir. Karadut kan yapıcı özelliği de sahip. Bünyeyi güçlendirir, daha enerjik ve sağlıklı olmanızı sağlar.<br />
<br />
Var ol sen dut pekmezi!<br />
Cilde bile faydalı: Keçiboynuzu pekmezinin faydaları<br />
<br />
Keçiboynuzu pekmezinin kalorisi diğer pekmezlere nazaran daha düşüktür. Bu nedenle yerken vicdanınızı sızlatmaz. Astım, bronşit gibi hastalıkların tedavisinde önemli rol oynar. E vitamini açısından çok zengindir. Kan basıncını dengeler, akciğer ve karaciğerin daha sağlıklı çalışmasına destek olur. Cildin yaşlanma etkilerini en aza indirerek cilde sağlıklı bir görünüm kazandırmasının yanında canlılık ve parlaklık kazandırır.<br />
<br />
Cansın keçiboynuzu pekmezi!<br />
İçine girdiği her şey mi güzel olur: Pekmezli tarifler<br />
<br />
Üzüm Pekmezi Tarifi<br />
<br />
Faydalarından yapımına, tarihinden nasıl saklanacağına kadar her şeyini öğrendik pekmezin. Sıra geldi onla hazırlayacağımız birbirinden nefis tariflere. Pekmezi tahinle karıştırıp yiyebileceğiniz gibi, sade bir biçimde kaşık kaşık yiyebilirsiniz. Bazı et yemeklerinizin içine ekleyebilirsiniz. Hepsi şahane oluyor.<br />
<br />
Hele o pekmezli tatlılar... ''Bir tatlı olmak istersem, pekmezli bir tatlı olmak isterdim'' dedirtiyor insana.<br />
<br />
''Pekmez nasıl tüketilir'' sorunuza yanıt verelim o zaman. Mesela;<br />
Çay hazır mı: Pekmezli kurabiye<br />
<br />
Ağızda dağılan, bol tarçınlı bir kurabiyenin yerini çok çok az şey tutar bu hayatta. Bu kurabiye pekmezliyse hele ne güzel olur çayın yanına düşünsenize. Düşünmekle de kalmayalım hadi, hemencecik bir pekmezli kurabiye yapalım. </span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çörek Otu Nedir? Çörek Otunun Faydaları ve Zararları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7101</link>
			<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 04:25:59 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7101</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Çörek Otu Nedir Faydalari Nelerdir</span><br />
<br />
ÇÖREK OTU NEDİR?<br />
Çörek otu (Nigella), düğün çiçeğigiller (Ranunculaceae) familyasından yaklaşık 14 türü kapsayan bir yıllık bitki cinsi.Çörek otu yıllık otsu bir bitkidir, tohumlarından çoğalır. Kumlu gevşek toprakları sever, çiçeklenme dönemine kadar su ister daha sonra sulanmaz. Tohumları haşhaş bitkisinde olduğu gibi kozalak (Kapsül) içerisinde olgunlaşır. Tohumları 2–3 mm boyunda 3 yüzeyli mat olmayan siyah renklidir. Çok yağlı bir tohum değildir. Yağ oranı %18'dir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ÇÖREK OTUNUN SAĞLIĞA FAYDALARI NELERDİR?</span><br />
<br />
Çörek otunun insan sağlığına faydalarını bu yazıya sığdırabilir miyim ya da bunu başaran bir makale var mı bilemiyorum. Çünkü bu konuyla alakalı taradığımız bütün kaynaklarda karşımıza çıkan bilgiler eşsiz, önemli ve çok değerli. US National Library of Medicine National Institutes of Health (Birleşik Devletler Ulusal Tıp Kütüphanesi) çörek otuyla alakalı 1964-2014 yılları arasında dünya çapında yapılan tam 625 bilimsel araştırma sonuçlarını resmi web sitelerinde yayınlamışlardır ve bilimsel çalışmanın inanılmaz sonuçları var.<br />
<br />
Dünya çapında bütün laboratuvar çalışmaları; çörek otunun insan sağlığına faydalarını ortaya çıkarmak, hastalıkların tedavisinde nasıl kullanılacağını belirtmek için yapılmaktadır ve bu çalışmalar yardımıyla önemli sonuçlar ortaya çıkarılmıştır. Fakat son yıllarda yapılan araştırma sonuçlarını okuduğunuzda sizler bile okuduklarınıza inanamayacaksınız. <br />
<br />
Bin Derde Deva ÇÖREK OTU(Hadislerde övülmüş Bitki)(nigella Sativa)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genel Olarak</span></span><br />
çörek otu her derde devadırPeygamber(S.A.V) tarafından övülmüş olan çörekotu bitkisi dünyanın değişik yerlerinde değişik isimlerle bilinir ve destekleyici tedavide de bolca kullanılır. Açık mâvi renkli çiçekler açan ve 20-40 cm boyunda bir senelik, otsu bir bitkidir çörek otu. Yol kenarları ve özellikle ekin tarlaları içinde bulunur. Gövde dik ve kısa tüylüdür. Yaprakların alttakileri saplı, üsttekileri sapsızdır. Çiçekler uzun saplı ve tek tektir. Taç yaprakları iki parçalı ve bal özü bezleri taşıyan 8 tâne küçük parça hâlindedir. Meyveleri çok tohumlu olup, tohumlar siyah renkli ve oval şekillidir. Güney Avrupa, Balkan memleketleri, Kuzey Afrika, Türkiye ve Hindistan’da yetiştirilmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tarihi Olarak</span></span><br />
Çörek Otu asırlar boyunca, bitkisi ve yağı ile birlikte, Afrika’da, Asya’da ve Ortadoğu’da, günümüzde ise Amerika ve Avrupa’da milyonlarca insan tarafından “sağlıklarını desteklemek için” kullanılmaktadır. Aromatik bir baharat türü ve siyah rengi hariç susam tohumuna benzer olan çörekotu, geleneksel olarak çeşitli durumlar ve tedaviler için mükemmel bir ilaç olarak da kullanılmıştır.,<br />
<br />
İslam alimleri de peygamberlerinin övmüş olduğu bu bitkiye bigane kalamamış ve hakkında bolca eser yayınlamışlardır. El-biruni ve ibn-i Sina bunlardan bazılarıdır.<br />
<br />
Günümüzde ise özellikle Amerika ve Avrupa’nın elit bilim merkezlerinde çörek otu hakkında araştırmalar yapılmakta ve her geçen gün yıldızı parlayan bu şifalı bitki hakkında kesin kanıtlar elde edilmektedir.<br />
<br />
Çörek Otunun Etken Maddeleriçörek otu yagı soğuk veya sıcak presle elde edilir<br />
<br />
Takriben %21 protein, %38 karbonhidratlar ve %35 bitkisel yağlardan oluşmaktadır. İçeriğindeki aktif maddeler, nigellon, thymoquinon ve uçmayan yağlardır. Diğer maddeler ise, linoelik asit(Omega-6, Omega-3), oleic asit, palmitik asit, kalsiyum, sodium, potasyum, demir, çinko, bakır, magnezyum, selenium, fosfor, vitamin A, vitamin B, vitamin B2, niasin ve vitamin C dir.<br />
<br />
Yukarıdaki maddelerden özellikle nigellon ve thymoquinon etken maddeleri çörek otunun destekleyici özelliğiyle doğrudan alakalıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hangi Hastalıklarda Kullanılır?</span></span><br />
<br />
1- İlk olarak çörek otu bir hastalık durumunda kullanılabileceği gibi günlük veya gün aşırı olarak öylesine de tüketilebilir. Aşırı alınmadığı taktirde herhangi bir yan etkisi ve zararı bildirilmemiştir.(not: Alerjinizin olmadığını var sayıyoruz.)<br />
<br />
2- Çörek otu Bağışıklık sistemini güçlendirir.<br />
<br />
3- Vücudu tahrip eden mikroplara karşı vücut direncini artırır.<br />
<br />
4- Kanserden AİDS e kadar bir çok hastalıkta kullanılabilir.<br />
<br />
5- İltihaplı vakalarda iltihap engelleyici olarak kullanılabilir.<br />
<br />
6- Nefes darlığı ve solunum yolları hastalıklarında iyi bir yardımcı etken olduğunu defalarca kanıtlamıştır.<br />
<br />
7- Çörek Otu özünün(yağından bahsediliyor) meme, prostat, cilt kanseri gibi bazı kanser türlerinde kanser hücrelerinin gelişmesini yavaşlattığı görülmüştür<br />
<br />
8- Bayanlarda sıkça görülen rahim ve vajinal iltihaplara iyi geldiği bilinmektedir. (Bunu, iltihabı ve akıntıyı meydana getiren mantar hücrelerini yutan vücut savunma hücrelerini destekleyerek başarmaktadır.)<br />
<br />
9- Çörek Otu Karaciğeri Tahripten Korur şifalı bitkiler<br />
<br />
10- Ayrıca bu mucizevi bitki canlılarda biriken zararlı toksik zehirleri de baskılar ve onların vücuttaki zararlı etkilerini en aza indirir. Özellikle hava kirliliği yaşanan illerimizde ki insanlarımızın bu mucizevi bitkiden her gün almaları gerçekten faydalarınadır.<br />
<br />
11- Kolon kanserini engeller.<br />
<br />
12- Şeker hastalığına Karşı sonderece fatdalıdır.<br />
<br />
13- Yüzyılımızın hastalıklarından birisi de alerjidir. Özellikle gelişmiş ülkelerin insanları “nedeni anlaşılamayan bir şekilde” hemen hemen her maddeye karşı alerji geliştirebilmektedir. Çörek otunun alerjik reaksiyonlarda vücudu baskılayıcı rol oynadığı Berlin Charite Ünv. Tarfından kanıtlanmıştır.<br />
<br />
14- Egzama gibi rahatsızlıklarda çörek otu iyi bir iyileştiricidir.<br />
<br />
15- Romatizmal hastalıklar.<br />
<br />
16- Mide rahatsızlıkları ve reflü.<br />
<br />
17- Böbrek hastalıkları.<br />
<br />
18- Alkolün zararlı etkilerinin en aza indirilmesi.<br />
<br />
19- Kalp damar hastalıkları.<br />
<br />
20- Anti oksidan oluşu.<br />
<br />
21- Kolesterolün düşürülmesi.<br />
<br />
22- Hiper Tansiyon(yüksek tansiyon) vakalarında.<br />
<br />
23- Uyarıcı etkilerinden dolayı; hemoroit, hepatit, nezle, ishal, öksürük ve tenya gibi etkiler.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En genel Olarak Çörek Otunun Faydaları Şu Şekilde Sıralanabilir;</span></span><br />
<br />
• Mikrop, virüs ve mantarlara karşı öldürücü tesire sahiptir.<br />
• İfraz boşaltıcı ve solunum borusunu genişleticidir.<br />
• Kansere karşı koruyucu etkisi vardır.<br />
• Kan şekerini düzenler.<br />
• Yorgunluk halini giderip zindelik verir.<br />
• Damar hastalıklarını önler.<br />
• Cinsel gücü arttırır.<br />
• Hazmı kolaylaştırır.<br />
• Vücuttaki toksinleri süzerek atar.<br />
• İdrar söktürücü özelliği ile safraya iyi gelir.<br />
• Yaraların çabuk iyileşmesini ve hücrelerin yenilenmesini hızlandırır.<br />
• Alerjileri önler. Çörekotu<br />
• Savunma sistemini dengeler.<br />
• Hormon sistemini ve ruh hâlini sağlamlaştırır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
Hastalıklara Göre Çörek otunun Kullanım Şekilleri;</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Astım ve Bronşiyal Problemler (Uzak Doğu, Orta Doğu ve Malezya)</span><br />
Kahve içerisine bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırılır. Günde iki defa alıır. Aynı zamanda, her gece Çörek otu yağı ile göğüs ovulur ve kaynar su içindeki Çörek otu yağının buharı nefesle içeri çekilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Sırt ağrısı ve diğer Romatizma çeşitleri (Orta Doğu ve Malezya)</span><br />
Az bir miktar Çörek otu yağı hafifçe ısıtılır ve daha sonra romatizmalı alan yoğun bir şekilde sıvazlanır. Günde üç defa da yağdan bir çay kaşığı içilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Şeker Hastalığı (Hindistan)</span><br />
Bir fincan bütün Çörek otu, bir fincan su teresi veya hardal tohumu, yarım fincan nar kabuğu ve yarım fincan şahtere otu karıştırılır. Toz haline getirmek için mikserden geçirilir. Bir ay boyunca, Hergün kahvaltıdan önce bir çay kaşığı Çörek otu yağı ile birlikte bir çay kaşığı karışım alınır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İshal (Hindistan ve Orta Doğu)</span><br />
Bir fincan yoğurt ile bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırılır. Belirtiler kayboluncaya kadar karışımdan günde iki defa içilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kuru Öksürük (Orta Doğu ve Kuzey Afrika)</span><br />
Kahve içerisine bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırılır ve günde iki defa alınır. Göğüs ve sırt Çörek otu yağı ile ovulur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Grip ve Burun Tıkanıklığı (Genel)</span><br />
Herbir burun deliğine 3-4 damla Çörek otu yağı akıtma, burun tıkanıklığını ve kafanın soğuk algınlığı ızdırabını giderebilir.<br />
<br />
Saçın Kırlaşması(Genel)<br />
Çörek otu yağı ile düzenli bir şekilde saçlara masaj yapılması, saçların erken kırlaşmasını önleyebilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Saç Dökülmesi(Hindistan ve Orta Doğu)</span><br />
Kafa derisinin tamamına limonu darbeli bir şekilde sürün ve takriben 15 dakika böylece hareket edin. Sabunlayın. Durulayın ve saçların tamamını kurulayın. Daha sonra Çörek otu ile kafa derisinin içine masaj yapın. Kahve veya çaya bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırarak için.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Saman Nezlesi (Orta Doğu)</span><br />
Bir yemek kaşığı Çörek otunu bir bardak limon suyuna karıştırın. Belirtiler giderilinceye kadar, günde iki kez alın.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Baş ağrısı (Genel)</span><br />
Alın ve kulaklara yakın yüz kısımları Çörek otu yağı ile ovulur ve kafa bandajlanır. Aynı zamanda bir çay kaşığı Çörek otu kahvaltıdan önce alınır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Sağlıklı Cilt (Hindistan)</span><br />
Bir çorba kaşığı Çörek otu yağı ile bir çorba kaşığı zeytin yağı karıştırılır. Bu karışım ile yüz ovulur ve en az bir saat böyle devam edilir. Sabunla yıkanır ve durulanır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Yüksek Tansiyon (Hindistan)</span><br />
Kahvaltıdan önce her sabah iki diş sarmısakla birlikte herhangi bir içeceğe bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırarak alın. Çörek otu yağı ile bütün vücudunuzu ovun ve üç günde bir kez 1.5 saat güneş ışınlarına maruz bırakın. Bu işlemlere bir ay devam edin.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Uyuşukluk ve Yorgunluk (Türkiye)</span><br />
Bir bardak saf ve taze portakal suyu ile bir çorba kaşığı Çörek otuna her sabah 10 gün boyunca devam edilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hafıza Düzeltme (Orta Doğu)</span><br />
100 mg kaynatılmış nane içerisine bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırılır ve 15 gün içmeye devam edilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kas Ağrıları (Genel)</span><br />
Ağrıyan yerler Çörek otu yağı ile ovulur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Sinirsel Tansiyon Stresi (Hindistan)</span><br />
Bir fincan çay veya kahve ile bir çay kaşığı Çörek otu günde 3 kez alınmaya devam edilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İktidarsızlık (Genel)</span><br />
200 g zeytin yağlı öğütülmüş Çörek otu tohumu, 100 g günlük, 50 g Çörek otu yağı, 50 g zeytin yağı, 200 g saf bal güzelce karıştırılır. Her öğünden sonra bir çorba kaşığı alınır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Uyku Bozukluğu (Genel)</span><br />
Balla karıştırılmış herhangi bir sıcak içeceğe bir çay kaşığı Çörek otu yağı ilave edilip akşamları içmeye devam edilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Diş ağrısı ve Diş eti iltihabı (Genel)</span><br />
Önce sirke ile birlikte Çörek otu tohumları pişirilir. Çörek otu yağı ilave edilir. Diş ağrısı ve diş eti iltihabını gidermek için bu karışımla ağızda gargara yapılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ülserler(Yaralar) (Endonezya ve Hindistan)</span><br />
Ateş üzerinde Çörek otu tohumları kavrulur. Süsen kökü yağı ile veya kına bitkisi yağı ile karıştırılır ve merhem haline getirilir. Daha sonra cerahatlı yaralar üzerine yayılır. Sonra sirke ile muamele edilerek yıkanır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çörek otu Tohumu mu? Çörek otu yağı mı?</span></span><br />
<br />
    Tezde Çörek otu tohumunun lifli yapısının sindirilemediği bu durumun çörek otunun etkinliğini azatlığı savunulmaktadır. Bu durumda çörek otu yağının daha faydalı olduğu söylenir. Çörek otu<br />
    tezde ise çörek otu tohumundaki lifli yapının tohumda bulunan etken maddeleri vücuda yavaş yavaş ama etkili bir biçimde verdiği ve aşırı dozları engellediği söylenir.<br />
<br />
Bu iki tezin de bilimsel verilerle kanıtlandığı söylenemez. Kimin haklı olduğunu ancak uzun yıllar deneme yanılma yöntemi bize gösterecek.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
ÇÖREK OTUNUN KULLANIMI VE DOZU</span><br />
<br />
Çörek Otu Tohumun Kullanımı: Günde 2 gram, yada 1 tatlı kaşığı şeklinde tüketilebilir. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">NASIL TÜKETİLMELİDİR?</span><br />
<br />
Yeni başlayanlar, 2 hafta boyunca günlük 3 kez bir çay kaşığı; sonrasında günde 1 veya 2 kez 1 çay kaşığı olarak öneriliyor. Ayrıca kapsül formunda da alınabilir. 2 kapsül, bir çay kaşığı miktarına eşittir.<br />
<br />
Soğuk pres şeklinde üretilen, koruyucu ve katkı maddesi olmayan ve karışım yağ içermeyen çörek otu yağı tercih edilmelidir. Açıldıktan sonra buzdolabında saklayın. Bazı çörek otu yağları çiçek yağıyla karıştırılıp satılmaktadır. Sağlık açısından bu tür ürünlerin yararı yoktur. Kalitesinden emin olunmayan ürünler kullanılmamalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ZARARLARI NELERDİR?</span><br />
<br />
Çörek otu, ağız yoluyla az miktarlarda alındığında genellikle çoğu insan için güvenlidir ve zarar verici değildir. Yani, yiyeceklerin ve ekmek gibi hamur işlerinin içerisinde baharat şeklinde kullanılan çörek otunun bir zararı yoktur. Çörek otu özü ve yağı ise kısa vadeli tıbbi kullanımlarda güvenlidir. Ancak, uzun süre kullanıldıklarında güvenli olup olmadıkları hakkında hala yeterli bilgi yoktur. Öte yandan çörek otu, alerjik kaşıntılara neden olabilmektedir.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Çörek Otu Nedir Faydalari Nelerdir</span><br />
<br />
ÇÖREK OTU NEDİR?<br />
Çörek otu (Nigella), düğün çiçeğigiller (Ranunculaceae) familyasından yaklaşık 14 türü kapsayan bir yıllık bitki cinsi.Çörek otu yıllık otsu bir bitkidir, tohumlarından çoğalır. Kumlu gevşek toprakları sever, çiçeklenme dönemine kadar su ister daha sonra sulanmaz. Tohumları haşhaş bitkisinde olduğu gibi kozalak (Kapsül) içerisinde olgunlaşır. Tohumları 2–3 mm boyunda 3 yüzeyli mat olmayan siyah renklidir. Çok yağlı bir tohum değildir. Yağ oranı %18'dir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ÇÖREK OTUNUN SAĞLIĞA FAYDALARI NELERDİR?</span><br />
<br />
Çörek otunun insan sağlığına faydalarını bu yazıya sığdırabilir miyim ya da bunu başaran bir makale var mı bilemiyorum. Çünkü bu konuyla alakalı taradığımız bütün kaynaklarda karşımıza çıkan bilgiler eşsiz, önemli ve çok değerli. US National Library of Medicine National Institutes of Health (Birleşik Devletler Ulusal Tıp Kütüphanesi) çörek otuyla alakalı 1964-2014 yılları arasında dünya çapında yapılan tam 625 bilimsel araştırma sonuçlarını resmi web sitelerinde yayınlamışlardır ve bilimsel çalışmanın inanılmaz sonuçları var.<br />
<br />
Dünya çapında bütün laboratuvar çalışmaları; çörek otunun insan sağlığına faydalarını ortaya çıkarmak, hastalıkların tedavisinde nasıl kullanılacağını belirtmek için yapılmaktadır ve bu çalışmalar yardımıyla önemli sonuçlar ortaya çıkarılmıştır. Fakat son yıllarda yapılan araştırma sonuçlarını okuduğunuzda sizler bile okuduklarınıza inanamayacaksınız. <br />
<br />
Bin Derde Deva ÇÖREK OTU(Hadislerde övülmüş Bitki)(nigella Sativa)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Genel Olarak</span></span><br />
çörek otu her derde devadırPeygamber(S.A.V) tarafından övülmüş olan çörekotu bitkisi dünyanın değişik yerlerinde değişik isimlerle bilinir ve destekleyici tedavide de bolca kullanılır. Açık mâvi renkli çiçekler açan ve 20-40 cm boyunda bir senelik, otsu bir bitkidir çörek otu. Yol kenarları ve özellikle ekin tarlaları içinde bulunur. Gövde dik ve kısa tüylüdür. Yaprakların alttakileri saplı, üsttekileri sapsızdır. Çiçekler uzun saplı ve tek tektir. Taç yaprakları iki parçalı ve bal özü bezleri taşıyan 8 tâne küçük parça hâlindedir. Meyveleri çok tohumlu olup, tohumlar siyah renkli ve oval şekillidir. Güney Avrupa, Balkan memleketleri, Kuzey Afrika, Türkiye ve Hindistan’da yetiştirilmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tarihi Olarak</span></span><br />
Çörek Otu asırlar boyunca, bitkisi ve yağı ile birlikte, Afrika’da, Asya’da ve Ortadoğu’da, günümüzde ise Amerika ve Avrupa’da milyonlarca insan tarafından “sağlıklarını desteklemek için” kullanılmaktadır. Aromatik bir baharat türü ve siyah rengi hariç susam tohumuna benzer olan çörekotu, geleneksel olarak çeşitli durumlar ve tedaviler için mükemmel bir ilaç olarak da kullanılmıştır.,<br />
<br />
İslam alimleri de peygamberlerinin övmüş olduğu bu bitkiye bigane kalamamış ve hakkında bolca eser yayınlamışlardır. El-biruni ve ibn-i Sina bunlardan bazılarıdır.<br />
<br />
Günümüzde ise özellikle Amerika ve Avrupa’nın elit bilim merkezlerinde çörek otu hakkında araştırmalar yapılmakta ve her geçen gün yıldızı parlayan bu şifalı bitki hakkında kesin kanıtlar elde edilmektedir.<br />
<br />
Çörek Otunun Etken Maddeleriçörek otu yagı soğuk veya sıcak presle elde edilir<br />
<br />
Takriben %21 protein, %38 karbonhidratlar ve %35 bitkisel yağlardan oluşmaktadır. İçeriğindeki aktif maddeler, nigellon, thymoquinon ve uçmayan yağlardır. Diğer maddeler ise, linoelik asit(Omega-6, Omega-3), oleic asit, palmitik asit, kalsiyum, sodium, potasyum, demir, çinko, bakır, magnezyum, selenium, fosfor, vitamin A, vitamin B, vitamin B2, niasin ve vitamin C dir.<br />
<br />
Yukarıdaki maddelerden özellikle nigellon ve thymoquinon etken maddeleri çörek otunun destekleyici özelliğiyle doğrudan alakalıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hangi Hastalıklarda Kullanılır?</span></span><br />
<br />
1- İlk olarak çörek otu bir hastalık durumunda kullanılabileceği gibi günlük veya gün aşırı olarak öylesine de tüketilebilir. Aşırı alınmadığı taktirde herhangi bir yan etkisi ve zararı bildirilmemiştir.(not: Alerjinizin olmadığını var sayıyoruz.)<br />
<br />
2- Çörek otu Bağışıklık sistemini güçlendirir.<br />
<br />
3- Vücudu tahrip eden mikroplara karşı vücut direncini artırır.<br />
<br />
4- Kanserden AİDS e kadar bir çok hastalıkta kullanılabilir.<br />
<br />
5- İltihaplı vakalarda iltihap engelleyici olarak kullanılabilir.<br />
<br />
6- Nefes darlığı ve solunum yolları hastalıklarında iyi bir yardımcı etken olduğunu defalarca kanıtlamıştır.<br />
<br />
7- Çörek Otu özünün(yağından bahsediliyor) meme, prostat, cilt kanseri gibi bazı kanser türlerinde kanser hücrelerinin gelişmesini yavaşlattığı görülmüştür<br />
<br />
8- Bayanlarda sıkça görülen rahim ve vajinal iltihaplara iyi geldiği bilinmektedir. (Bunu, iltihabı ve akıntıyı meydana getiren mantar hücrelerini yutan vücut savunma hücrelerini destekleyerek başarmaktadır.)<br />
<br />
9- Çörek Otu Karaciğeri Tahripten Korur şifalı bitkiler<br />
<br />
10- Ayrıca bu mucizevi bitki canlılarda biriken zararlı toksik zehirleri de baskılar ve onların vücuttaki zararlı etkilerini en aza indirir. Özellikle hava kirliliği yaşanan illerimizde ki insanlarımızın bu mucizevi bitkiden her gün almaları gerçekten faydalarınadır.<br />
<br />
11- Kolon kanserini engeller.<br />
<br />
12- Şeker hastalığına Karşı sonderece fatdalıdır.<br />
<br />
13- Yüzyılımızın hastalıklarından birisi de alerjidir. Özellikle gelişmiş ülkelerin insanları “nedeni anlaşılamayan bir şekilde” hemen hemen her maddeye karşı alerji geliştirebilmektedir. Çörek otunun alerjik reaksiyonlarda vücudu baskılayıcı rol oynadığı Berlin Charite Ünv. Tarfından kanıtlanmıştır.<br />
<br />
14- Egzama gibi rahatsızlıklarda çörek otu iyi bir iyileştiricidir.<br />
<br />
15- Romatizmal hastalıklar.<br />
<br />
16- Mide rahatsızlıkları ve reflü.<br />
<br />
17- Böbrek hastalıkları.<br />
<br />
18- Alkolün zararlı etkilerinin en aza indirilmesi.<br />
<br />
19- Kalp damar hastalıkları.<br />
<br />
20- Anti oksidan oluşu.<br />
<br />
21- Kolesterolün düşürülmesi.<br />
<br />
22- Hiper Tansiyon(yüksek tansiyon) vakalarında.<br />
<br />
23- Uyarıcı etkilerinden dolayı; hemoroit, hepatit, nezle, ishal, öksürük ve tenya gibi etkiler.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En genel Olarak Çörek Otunun Faydaları Şu Şekilde Sıralanabilir;</span></span><br />
<br />
• Mikrop, virüs ve mantarlara karşı öldürücü tesire sahiptir.<br />
• İfraz boşaltıcı ve solunum borusunu genişleticidir.<br />
• Kansere karşı koruyucu etkisi vardır.<br />
• Kan şekerini düzenler.<br />
• Yorgunluk halini giderip zindelik verir.<br />
• Damar hastalıklarını önler.<br />
• Cinsel gücü arttırır.<br />
• Hazmı kolaylaştırır.<br />
• Vücuttaki toksinleri süzerek atar.<br />
• İdrar söktürücü özelliği ile safraya iyi gelir.<br />
• Yaraların çabuk iyileşmesini ve hücrelerin yenilenmesini hızlandırır.<br />
• Alerjileri önler. Çörekotu<br />
• Savunma sistemini dengeler.<br />
• Hormon sistemini ve ruh hâlini sağlamlaştırır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
Hastalıklara Göre Çörek otunun Kullanım Şekilleri;</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Astım ve Bronşiyal Problemler (Uzak Doğu, Orta Doğu ve Malezya)</span><br />
Kahve içerisine bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırılır. Günde iki defa alıır. Aynı zamanda, her gece Çörek otu yağı ile göğüs ovulur ve kaynar su içindeki Çörek otu yağının buharı nefesle içeri çekilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Sırt ağrısı ve diğer Romatizma çeşitleri (Orta Doğu ve Malezya)</span><br />
Az bir miktar Çörek otu yağı hafifçe ısıtılır ve daha sonra romatizmalı alan yoğun bir şekilde sıvazlanır. Günde üç defa da yağdan bir çay kaşığı içilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Şeker Hastalığı (Hindistan)</span><br />
Bir fincan bütün Çörek otu, bir fincan su teresi veya hardal tohumu, yarım fincan nar kabuğu ve yarım fincan şahtere otu karıştırılır. Toz haline getirmek için mikserden geçirilir. Bir ay boyunca, Hergün kahvaltıdan önce bir çay kaşığı Çörek otu yağı ile birlikte bir çay kaşığı karışım alınır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İshal (Hindistan ve Orta Doğu)</span><br />
Bir fincan yoğurt ile bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırılır. Belirtiler kayboluncaya kadar karışımdan günde iki defa içilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kuru Öksürük (Orta Doğu ve Kuzey Afrika)</span><br />
Kahve içerisine bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırılır ve günde iki defa alınır. Göğüs ve sırt Çörek otu yağı ile ovulur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Grip ve Burun Tıkanıklığı (Genel)</span><br />
Herbir burun deliğine 3-4 damla Çörek otu yağı akıtma, burun tıkanıklığını ve kafanın soğuk algınlığı ızdırabını giderebilir.<br />
<br />
Saçın Kırlaşması(Genel)<br />
Çörek otu yağı ile düzenli bir şekilde saçlara masaj yapılması, saçların erken kırlaşmasını önleyebilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Saç Dökülmesi(Hindistan ve Orta Doğu)</span><br />
Kafa derisinin tamamına limonu darbeli bir şekilde sürün ve takriben 15 dakika böylece hareket edin. Sabunlayın. Durulayın ve saçların tamamını kurulayın. Daha sonra Çörek otu ile kafa derisinin içine masaj yapın. Kahve veya çaya bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırarak için.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Saman Nezlesi (Orta Doğu)</span><br />
Bir yemek kaşığı Çörek otunu bir bardak limon suyuna karıştırın. Belirtiler giderilinceye kadar, günde iki kez alın.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Baş ağrısı (Genel)</span><br />
Alın ve kulaklara yakın yüz kısımları Çörek otu yağı ile ovulur ve kafa bandajlanır. Aynı zamanda bir çay kaşığı Çörek otu kahvaltıdan önce alınır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Sağlıklı Cilt (Hindistan)</span><br />
Bir çorba kaşığı Çörek otu yağı ile bir çorba kaşığı zeytin yağı karıştırılır. Bu karışım ile yüz ovulur ve en az bir saat böyle devam edilir. Sabunla yıkanır ve durulanır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Yüksek Tansiyon (Hindistan)</span><br />
Kahvaltıdan önce her sabah iki diş sarmısakla birlikte herhangi bir içeceğe bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırarak alın. Çörek otu yağı ile bütün vücudunuzu ovun ve üç günde bir kez 1.5 saat güneş ışınlarına maruz bırakın. Bu işlemlere bir ay devam edin.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Uyuşukluk ve Yorgunluk (Türkiye)</span><br />
Bir bardak saf ve taze portakal suyu ile bir çorba kaşığı Çörek otuna her sabah 10 gün boyunca devam edilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hafıza Düzeltme (Orta Doğu)</span><br />
100 mg kaynatılmış nane içerisine bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırılır ve 15 gün içmeye devam edilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kas Ağrıları (Genel)</span><br />
Ağrıyan yerler Çörek otu yağı ile ovulur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Sinirsel Tansiyon Stresi (Hindistan)</span><br />
Bir fincan çay veya kahve ile bir çay kaşığı Çörek otu günde 3 kez alınmaya devam edilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İktidarsızlık (Genel)</span><br />
200 g zeytin yağlı öğütülmüş Çörek otu tohumu, 100 g günlük, 50 g Çörek otu yağı, 50 g zeytin yağı, 200 g saf bal güzelce karıştırılır. Her öğünden sonra bir çorba kaşığı alınır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Uyku Bozukluğu (Genel)</span><br />
Balla karıştırılmış herhangi bir sıcak içeceğe bir çay kaşığı Çörek otu yağı ilave edilip akşamları içmeye devam edilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Diş ağrısı ve Diş eti iltihabı (Genel)</span><br />
Önce sirke ile birlikte Çörek otu tohumları pişirilir. Çörek otu yağı ilave edilir. Diş ağrısı ve diş eti iltihabını gidermek için bu karışımla ağızda gargara yapılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ülserler(Yaralar) (Endonezya ve Hindistan)</span><br />
Ateş üzerinde Çörek otu tohumları kavrulur. Süsen kökü yağı ile veya kına bitkisi yağı ile karıştırılır ve merhem haline getirilir. Daha sonra cerahatlı yaralar üzerine yayılır. Sonra sirke ile muamele edilerek yıkanır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çörek otu Tohumu mu? Çörek otu yağı mı?</span></span><br />
<br />
    Tezde Çörek otu tohumunun lifli yapısının sindirilemediği bu durumun çörek otunun etkinliğini azatlığı savunulmaktadır. Bu durumda çörek otu yağının daha faydalı olduğu söylenir. Çörek otu<br />
    tezde ise çörek otu tohumundaki lifli yapının tohumda bulunan etken maddeleri vücuda yavaş yavaş ama etkili bir biçimde verdiği ve aşırı dozları engellediği söylenir.<br />
<br />
Bu iki tezin de bilimsel verilerle kanıtlandığı söylenemez. Kimin haklı olduğunu ancak uzun yıllar deneme yanılma yöntemi bize gösterecek.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
ÇÖREK OTUNUN KULLANIMI VE DOZU</span><br />
<br />
Çörek Otu Tohumun Kullanımı: Günde 2 gram, yada 1 tatlı kaşığı şeklinde tüketilebilir. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">NASIL TÜKETİLMELİDİR?</span><br />
<br />
Yeni başlayanlar, 2 hafta boyunca günlük 3 kez bir çay kaşığı; sonrasında günde 1 veya 2 kez 1 çay kaşığı olarak öneriliyor. Ayrıca kapsül formunda da alınabilir. 2 kapsül, bir çay kaşığı miktarına eşittir.<br />
<br />
Soğuk pres şeklinde üretilen, koruyucu ve katkı maddesi olmayan ve karışım yağ içermeyen çörek otu yağı tercih edilmelidir. Açıldıktan sonra buzdolabında saklayın. Bazı çörek otu yağları çiçek yağıyla karıştırılıp satılmaktadır. Sağlık açısından bu tür ürünlerin yararı yoktur. Kalitesinden emin olunmayan ürünler kullanılmamalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ZARARLARI NELERDİR?</span><br />
<br />
Çörek otu, ağız yoluyla az miktarlarda alındığında genellikle çoğu insan için güvenlidir ve zarar verici değildir. Yani, yiyeceklerin ve ekmek gibi hamur işlerinin içerisinde baharat şeklinde kullanılan çörek otunun bir zararı yoktur. Çörek otu özü ve yağı ise kısa vadeli tıbbi kullanımlarda güvenlidir. Ancak, uzun süre kullanıldıklarında güvenli olup olmadıkları hakkında hala yeterli bilgi yoktur. Öte yandan çörek otu, alerjik kaşıntılara neden olabilmektedir.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Karanfil Nedir? Karanfilin Faydaları ve Zararları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7100</link>
			<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 04:05:59 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7100</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Nedir? Karanfilin Faydaları ve Zararları Nelerdir?</span><br />
<br />
Karanfil Nedir? Karanfilin anayurdu Endonezya’dır. Karanfil en çok Afrika kıtasının doğusunda ve Hint Okyanusundaki adalarda yetiştirilmektedir. Ülkemizde iklim şartları uygun olmadığından ancak seralarda veya evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Karanfil ağacı, 10-20 metreye kadar boylanabilen ve kışın yapraklarını dökmeyen bir bitkidir. Aromatik bir baharat olan karanfil, çiçek açmadan tomurcuk halinde toplanır. Güneşli açık havada kurutulur. Kurutulmuş karanfil goncasına karanfil denmektedir. Karanfilde mikroorganizmaların gelişimini engelleyen öjenol maddesi bulunmaktadır. Karanfil hoş bir kokuya sahip olması sebebi ile parfüm ve likör yapımında da kullanılmaktadır. Karanfil tomurcukları ise, bazı reçel, yemek, tatlı ve turşu yapımında kullanılmaktadır. Karanfil A, K, E ve B6 vitaminlerini içerisinde barındırmaktadır. Ayrıca kalsiyum, potasyum, sodyum, manganez açısından oldukça zengindir.<br />
<br />
Karanfil, yemeklerde çay olarak tüketilmesinin yanında farklı bir tat katması için sigaralarda da kullanılmaktadır. Bunun yanında bir antiseptik olarak tıp alanında da kullanılmaktadır. Karanfil, çok güçlü bir aromaya sahiptir.<br />
<br />
Karanfilin sağlığa faydası da zararı da en az kokusu kadar keskindir. Bazı rahatsızlıklara anında çözüm sağlar. Birçok ürkütücü hastalık için ise ciddi anlamda koruma sağlamaktadır. Bu yüzden doğru ve düzenli olarak tüketilmesi sağlık açısından çok önemlidir.<br />
<br />
Karanfil, çok eski çağlardan itibaren bilinen ve hastalıkların tedavisi için kullanılan bir bitkidir. A, K, E ve B6 vitaminleri açısından çok zengindir. Bunun yanı sıra çok iyi bir kalsiyum, potasyum, sodyum, manganez deposudur. İnanılmaz derecede uçucu yağlar içerir. Omega 3 ve Omega 6’nın çok bulunduğu ender bitkilerdendir.<br />
<br />
Karanfil, mutfakların vazgeçilmez baharatlarından biri olmanın yanında, pek çok hastalığın tedavisinde de binlerce yıldır kullanılmaktadır. Tıbbi ilaçlar, karanfilin kurutulmuş tomurcuklarından, sap ve yapraklarından hazırlanır. Kurutulmuş tomurcuklardan yapılan karanfil yağı da tıbbi özellikleriyle bilinir. Bitki, genel olarak kötü nefes kokusunu giderdiği gibi diş ağrıları için de kullanılır. Ayrıca hazımsızlık, mide bulantısı, akne gibi cilt sorunları başta olmak üzere pek çok rahatsızlığa iyi gelir. Antioksidan gücü yüksektir ve çok iyi bir ağrı kesici, bakteri ve iltihap önleyicidir. Afrodizyak özelliğine de sahiptir.<br />
<br />
Yağın ana kimyasal bileşeni güçlü kokusundan sorumlu olan öjenol’dür. Antioksidan, ağrı kesici, mikrop ve iltihap önleyici özelliklere sahiptir. Başta ağız sağlığı olmak üzere tıbbı kullanımlarına ek olarak tarımdan kozmetik sektörüne kadar pek çok alanda kullanılır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfilin Sağlığa Faydaları</span><br />
<br />
Karanfilin bilinen en önemli faydası diş ağrıları karşısında çok keskin olması ve çok kısa zamanda diş ağrısını geçirmesidir. Belki de bu yüzden diş macunlarında kullanılmaktadır. Bunun dışında çok etkili bir antioksidan özelliğinin olması kanserden solunum yolları hastalıklarına, saçlardan tırnaklara kadar çok geniş bir alanda sağlığımızı korumak için hizmet etmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Diş Ağrılarını Giderir:</span> Karanfil, diş macunu sektöründe çok yaygın olarak kullanılan bir bitki türüdür. Karanfilin diş ağrılarına iyi geldiği çok eskilerden bilinir. Eğer çok acı verici diş ağrısı çekiyorsanız bir karanfili ağrıyan kısma koyabilirsiniz. Veyahut da karanfil yağından çok az bir miktar pamuğa dökerek ağrıyan dişin üzerine koyabilirsiniz. Çok kısa bir sürede ağrıyı geçireceğini göreceksiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Bulantı ve Kusmalara Karşı İyi Gelir:</span> Karanfil yağının ağızdan alındığında bulantı ve kusmalara karşı çok etkili olduğu söylenmektedir. Özellikle sabah kusmaları için iyi bir çözüm olabilir. Dikkat: Yazının ilerleyen kısımlarında daha detaylı olarak açıklayacağımız nedenlerden dolayı ağızdan karanfil yağı alınmasını kesinlikle önermiyoruz. Ağızdan karanfil yağı almak yerine karanfil tozunun hurma veya bal ile karıştırılarak alınmasını daha uygun buluyoruz. Veya karanfillerden bir çay yaparak içilmesini öneriyoruz. Mümkün olduğu kadar ağızdan karanfil yağı alınmasına karşıyız.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Öksürük ve Kötü Nefes Kokusunu Giderir:</span> Karanfil öksürük ve kötü nefes kokusuna karşı da etkilidir. Yemeklere eklenerek tüketilmesi keskin kokusunu bir nebze azaltabilir. Rahatsız edici ve özgüvene zarar veren nefes kokusu veya diş çürüklerinden dolayı oluşan ağız kokularına karşı etkilidir. Bunun için günlük olarak ara ara ağzınıza 1 tane karanfil koymanız yeterli olacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Sinüzite İyi Gelir:</span> Sinüzit sorunu olanlar için özellikle kış aylarında sinüzitin verdiği baş ağrılarından dolayı hayat zehir olur. Birçok uzman sinüzitleri temizleyici özelliğinin olduğunu söylemektedir. Bunun için karanfil tozunun burundan çekilmesini önermektedirler.  Fakat bunu yaparken dikkat edilmesi gerekir çünkü karanfil tozu da en az karanfil kadar etkilidir.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Karanfil Şişkinliği Giderir:</span> Karanfil, su ile karıştırılarak veya çay olarak hazırlanıp içilebilir. Bu şekilde bağırsaklarda karın bölgesinde meydana gelen şişkinlik şikayetlerine önemli ölçüde çözüm üretir ve rahatsızlığı giderir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Soğuk Algınlığına İyi Gelir: </span>Soğuk algınlığına karşı karanfil yağını incelterek bal ile karıştırıp içmenin faydalı olduğu söylenir. Bunun için ılık suya bir miktar karanfil yağı karıştırılır ve bu karışıma da bir miktar bal eklenir ve bu şekilde tüketilir. Günde 2 veya 3 kere içmek öksürüğün etkisini azaltır veya tamamen geçirir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Yorgunluğu Giderir:</span> Karanfilin yorgunluğu giderici özelliği vardır. Özellikle kokusu sinir sisteminde etkileyici rol oynamaktadır. Yorgunluktan kaynaklanan olumsuz düşüncelerden sizi uzaklaştırır ve dolaylı olarak ruh sağlığımıza da olumlu yönde etki eder.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Strese Karşı İyi Gelir:</span> Karanfilden meydana gelen gevşeme ve rahatlamalar stresi de aynı zamanda azaltır. Bir aromalı çaya nane ve karanfil katarak tüketmeniz stresle mücadele açısından bünyenize inanılmaz bir katkı sağlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Deri İçin Karanfil Çok Faydalıdır:</span> Karanfil tozunun deriye birçok faydası vardır ama genelde karanfil yağı kullanılmaktadır. Fakat deriye çok fazla miktarda karanfil yağı uygulamak zararlı olabilir. Karanfil yağı cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır ama kullanılmadan önce mutlaka dozajı düşürülmelidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Akneleri Giderir:</span> Özellikle karanfil yağının akne tedavisi için çok etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Karanfil yağı, etkilenen bölgeye topikal olarak uygulanır. Genelde el ve yüz kısmına uygulandığında kremlerle inceltilir. Cilde uygulandığında ise karıncalanma hissi verir. Karanfil yağının antibiyotik özelliği ile aknelerin oluşma nedenleri ortadan kalkmış olur.<br />
<br />
Akne dışında siyah lekeleri çıkarma noktasında da gayet başarılıdır. Yara, sivilce ve benzeri deri hastalıklarına çok iyi gelir. Ayrıca karanfilin içerdiği uçucu yağlar çok önemli bir arındırma görevi üstlenir. İltihaplı ve yaralı bölgeleri iyileştirir ve mikropları kırar. Anestezik özelliğinden dolayı uyuşturucu madde görevi görür.<br />
<br />
Karanfil yağı direkt deriye veya cilde uygulanmamalıdır. Mutlaka seyreltilmelidir. Karanfil yağının deriye direkt uygulanması durumunda cilde zarar verebilir, tahriş edebilir.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Yara İzlerini ve Lekeleri Tedavi Eder:</span> Karanfil, yara izleri ve cilt lekeleri için kullanışlı bir kaynaktır. Profesyonel gözetim altında uygulandığında karanfil yağı hafif soyulmalara neden olabilir. Bu lekeli ve ölü deriyi soyar ve sağlıklı derinin ortaya çıkmasını sağlar.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Temizleyici Özelliği Vardır:</span> Karanfilin içerdiği kadar uçucu yağ hiçbir bitkide bulunmamıştır. Bu yüzden mükemmel bir antioksidandır. Çok zengin içerdiği potasyum, sodyum, fosfor, demir , A ve C vitamini ve diğer önemli mineraller sayesinde genel anlamda vücudu serbest radikallerden ve zararlı mikroplardan temizler.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Kaygıyı Giderir:</span> Deride meydana gelen kaşıntılardan dolayı meydana gelen sinir bozukluklarını giderir. Antioksidan özelliği sayesinde sinir sistemi üzerinde de olumlu yönde etkisi vardır. Stresle mücadele eder ve stres kaynaklı hastalıklara yakalanma riskini azaltır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Saç Sağlığı İçin Faydalıdır:</span> Saç sağlığına önemli katkı sağlar. Saç köklerini besler ve dökülmeye engel olur. Bunun yanında saçların koyulaşmasını sağlar, doğal ve sağlıklı görünüm kazandırır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Üst Solunum Yolu Enfeksiyonlarını Giderir:</span> Grip ve nezle hastalığına, soğuk algınlıklarına iyi gelir. Bunun yanında balgam söktürücü özelliği vardır. Boğaz ağrılarını giderir. Ağızda karanfil çayı ile gargara yapıldığında ağız içinde oluşan yara ve mikropları öldürür.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Yağının Faydaları:</span><br />
<br />
Karanfil yağı özellikle diş ağrıları için çok eski çağlardan itibaren kullanılan bir tedavi aracıdır. Çok konsantre içeriği, keskin kokusu, inanılmaz etkili içeriğinden dolayı karanfil yağının tüketilmesine çok dikkat edilmelidir. Özellikle zayıflamak isteyenlerin çok tercih ettiği ve ağızdan aldığı bilinir. Karanfil yağını inceltmeden ve bilinçsiz bir şekilde yağından almak, sağlık açısından çok ciddi sorunlara neden olabilir. Karanfil yağı, yemek borusunun tahrip edilmesinden, bağırsak ve mide de geri dönülemez sorunlara neden olduğu için kesinlikle inceltilmeden ağızdan direk alınmasını önermiyoruz. Özellikle çocuklara ağızdan verilmesine de karşıyız. Bu konuyla taradığımız onlarca Amerikan, Rus, İngiliz menşeli kaynağın hiçbirinde ağızdan karanfil yağının tüketimi önerilmiyor.<br />
<br />
    Karanfil yağı, diş ağrılarını giderir, diş bakımında kullanılabilir ve kötü nefes kokuları için etkilidir.<br />
    Enfeksiyonlara karşı çok etkilidir. Böcek ısırıklarından dolayı meydana gelen enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde kullanılır.<br />
    Yanıkları olan ve hassas ciltlere sahip insanlar karanfil yağı kullanmamalıdırlar.<br />
    Cilt hastalıklarına iyi gelir, akne ve mantar gibi sorunları ortadan kaldırma özelliğine sahiptir.<br />
    Yorgunluk ve halsizliği giderir, gerginliği azaltır ve dolayısı ile stresle mücadelede bünyeye yardımcı olur. Ruh sağlığını korur.<br />
    Baş ağrısını giderir. Kafaya masaj yapıldığında rahatlama sağlar.<br />
    Solunum yolları hastalıklarına iyi gelir, boğaz ağrılarını giderir, tıkalı burnu açar.<br />
    Sinüzit ve astım gibi alerjik hastalıkların tedavisinde kullanılır, sinüsleri temizler.<br />
    Hazımsızlığı giderir.<br />
    Kulak ağrılarına ve iltihabına iyi gelir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Tozunun Faydaları:</span><br />
<br />
Karanfilin diğer yan ürünü ise karanfil tozudur. Karanfil tozu, karanfilin ezilmesiyle elde edilir. Karanfil yağı kadar konsantre ürün değildir. Kullanımı çok yaygın değildir. Karanfil tozu genellikle salata ile tüketilir. Sigara sektöründe kullanılmaktadır.<br />
<br />
    Gaz sorunlarını gidermede yardımcı olur.<br />
    Kansere karşı koruma sağladığını savunan sağlık uzmanları var.<br />
    Diş sağlığı için faydalıdır, iltihapları giderici özelliği vardır.<br />
    Bağırsak parazitlerinin temizlenmesine yardımcı olur.<br />
    Soğuk algınlığına iyi gelir.<br />
    Sigara sektöründe kullanılır, solunum yollarına faydalı olduğuna inanılmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"> Karanfilin Zararları:</span><br />
<br />
Özellikle karanfil yağının kullanımına çok dikkat edilmeli. Doğru kullanıldığında sağlık açısından birçok faydası vardır fakat aşırı ve yanlış kullanım ciddi zararlara neden olabilir. Çocukların kesinlikle ağızdan karanfil yağı almalarını önermiyoruz. Bu konu hakkında uzmanlar anne babaları uyarmaktadır.<br />
<br />
    Karanfil yağının direkt ağızdan alındığında faydalı olduğuna dair herhangi bir bilimsel bulgu yok. Bu yüzden ağızdan alınmamasını tavsiye ediyoruz. Ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.<br />
    Karanfil yağı deriye uygulandığında sağlıklı gibi görünüyor ama aşırıya kaçılması durumunda deride tahrişe neden olabilir. Diş etlerine zarar verebilir. Mukoza zarlarını zedeleyebilir.<br />
    Sigaralarda kullanılan karanfil güven vermiyor. Çok fazla tüketildiğinde akciğer enfeksiyonuna neden olabilir.<br />
    Karanfil yağı damardan enjekte edilmemelidir. Ciddi solunum yolu problemlerine neden olabilir.<br />
    Çocukların ağızdan karanfil yağı almaları karaciğer hasarlarına, sıvı eksikliğine ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.<br />
    Hamile kadınların ağızdan karanfil yağı almalarını önermiyoruz. Doktora danışmadan kesinlikle karanfil yağının tüketilmemesini öneriyoruz.<br />
    Kanama bozukluğu olan kişilerde sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden ağızdan karanfil yağı almak için mutlaka doktorlarına danışmaları gerekir.<br />
    Ameliyat esnasında kanamaya neden olabilir. Bu yüzden ameliyat olmadan en az 2 hafta önce tüketilmesi gerekiyor ve ameliyattan sonra 2 hafta tüketilmemesi gerekiyor.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tavsiyeler</span><br />
<br />
Karanfil, doğru tüketildiği zaman sağlık açısından birçok faydaları olduğunu görüyoruz. Özellikle cilt ve deri hastalıklarına ve diş ağrılarına karşı tedavi edici özelliği ön plana çıkıyor. Doğru kullanılması durumunda birçok hastalığı kesin tedavi ettiği görülüyor. Bunun yanında aynı şekilde yanlış ve fazla kullanılması, özellikle karanfil yağının, geri dönülmez sorunlar yarattığını görüyoruz. Bu yüzden her ihtimale karşı doktor kontrolünde tüketilmesi gerekmektedir. Çocuklar için ise mümkünse hastalıkların tedavisinde karanfil yağı dışındaki alternatiflere öncelik verilmeli ve doktor kontrolü dışında bilinçsiz bir şekilde kullanılmamalıdır.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Nedir? Karanfilin Faydaları ve Zararları Nelerdir?</span><br />
<br />
Karanfil Nedir? Karanfilin anayurdu Endonezya’dır. Karanfil en çok Afrika kıtasının doğusunda ve Hint Okyanusundaki adalarda yetiştirilmektedir. Ülkemizde iklim şartları uygun olmadığından ancak seralarda veya evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Karanfil ağacı, 10-20 metreye kadar boylanabilen ve kışın yapraklarını dökmeyen bir bitkidir. Aromatik bir baharat olan karanfil, çiçek açmadan tomurcuk halinde toplanır. Güneşli açık havada kurutulur. Kurutulmuş karanfil goncasına karanfil denmektedir. Karanfilde mikroorganizmaların gelişimini engelleyen öjenol maddesi bulunmaktadır. Karanfil hoş bir kokuya sahip olması sebebi ile parfüm ve likör yapımında da kullanılmaktadır. Karanfil tomurcukları ise, bazı reçel, yemek, tatlı ve turşu yapımında kullanılmaktadır. Karanfil A, K, E ve B6 vitaminlerini içerisinde barındırmaktadır. Ayrıca kalsiyum, potasyum, sodyum, manganez açısından oldukça zengindir.<br />
<br />
Karanfil, yemeklerde çay olarak tüketilmesinin yanında farklı bir tat katması için sigaralarda da kullanılmaktadır. Bunun yanında bir antiseptik olarak tıp alanında da kullanılmaktadır. Karanfil, çok güçlü bir aromaya sahiptir.<br />
<br />
Karanfilin sağlığa faydası da zararı da en az kokusu kadar keskindir. Bazı rahatsızlıklara anında çözüm sağlar. Birçok ürkütücü hastalık için ise ciddi anlamda koruma sağlamaktadır. Bu yüzden doğru ve düzenli olarak tüketilmesi sağlık açısından çok önemlidir.<br />
<br />
Karanfil, çok eski çağlardan itibaren bilinen ve hastalıkların tedavisi için kullanılan bir bitkidir. A, K, E ve B6 vitaminleri açısından çok zengindir. Bunun yanı sıra çok iyi bir kalsiyum, potasyum, sodyum, manganez deposudur. İnanılmaz derecede uçucu yağlar içerir. Omega 3 ve Omega 6’nın çok bulunduğu ender bitkilerdendir.<br />
<br />
Karanfil, mutfakların vazgeçilmez baharatlarından biri olmanın yanında, pek çok hastalığın tedavisinde de binlerce yıldır kullanılmaktadır. Tıbbi ilaçlar, karanfilin kurutulmuş tomurcuklarından, sap ve yapraklarından hazırlanır. Kurutulmuş tomurcuklardan yapılan karanfil yağı da tıbbi özellikleriyle bilinir. Bitki, genel olarak kötü nefes kokusunu giderdiği gibi diş ağrıları için de kullanılır. Ayrıca hazımsızlık, mide bulantısı, akne gibi cilt sorunları başta olmak üzere pek çok rahatsızlığa iyi gelir. Antioksidan gücü yüksektir ve çok iyi bir ağrı kesici, bakteri ve iltihap önleyicidir. Afrodizyak özelliğine de sahiptir.<br />
<br />
Yağın ana kimyasal bileşeni güçlü kokusundan sorumlu olan öjenol’dür. Antioksidan, ağrı kesici, mikrop ve iltihap önleyici özelliklere sahiptir. Başta ağız sağlığı olmak üzere tıbbı kullanımlarına ek olarak tarımdan kozmetik sektörüne kadar pek çok alanda kullanılır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfilin Sağlığa Faydaları</span><br />
<br />
Karanfilin bilinen en önemli faydası diş ağrıları karşısında çok keskin olması ve çok kısa zamanda diş ağrısını geçirmesidir. Belki de bu yüzden diş macunlarında kullanılmaktadır. Bunun dışında çok etkili bir antioksidan özelliğinin olması kanserden solunum yolları hastalıklarına, saçlardan tırnaklara kadar çok geniş bir alanda sağlığımızı korumak için hizmet etmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Diş Ağrılarını Giderir:</span> Karanfil, diş macunu sektöründe çok yaygın olarak kullanılan bir bitki türüdür. Karanfilin diş ağrılarına iyi geldiği çok eskilerden bilinir. Eğer çok acı verici diş ağrısı çekiyorsanız bir karanfili ağrıyan kısma koyabilirsiniz. Veyahut da karanfil yağından çok az bir miktar pamuğa dökerek ağrıyan dişin üzerine koyabilirsiniz. Çok kısa bir sürede ağrıyı geçireceğini göreceksiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Bulantı ve Kusmalara Karşı İyi Gelir:</span> Karanfil yağının ağızdan alındığında bulantı ve kusmalara karşı çok etkili olduğu söylenmektedir. Özellikle sabah kusmaları için iyi bir çözüm olabilir. Dikkat: Yazının ilerleyen kısımlarında daha detaylı olarak açıklayacağımız nedenlerden dolayı ağızdan karanfil yağı alınmasını kesinlikle önermiyoruz. Ağızdan karanfil yağı almak yerine karanfil tozunun hurma veya bal ile karıştırılarak alınmasını daha uygun buluyoruz. Veya karanfillerden bir çay yaparak içilmesini öneriyoruz. Mümkün olduğu kadar ağızdan karanfil yağı alınmasına karşıyız.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Öksürük ve Kötü Nefes Kokusunu Giderir:</span> Karanfil öksürük ve kötü nefes kokusuna karşı da etkilidir. Yemeklere eklenerek tüketilmesi keskin kokusunu bir nebze azaltabilir. Rahatsız edici ve özgüvene zarar veren nefes kokusu veya diş çürüklerinden dolayı oluşan ağız kokularına karşı etkilidir. Bunun için günlük olarak ara ara ağzınıza 1 tane karanfil koymanız yeterli olacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Sinüzite İyi Gelir:</span> Sinüzit sorunu olanlar için özellikle kış aylarında sinüzitin verdiği baş ağrılarından dolayı hayat zehir olur. Birçok uzman sinüzitleri temizleyici özelliğinin olduğunu söylemektedir. Bunun için karanfil tozunun burundan çekilmesini önermektedirler.  Fakat bunu yaparken dikkat edilmesi gerekir çünkü karanfil tozu da en az karanfil kadar etkilidir.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Karanfil Şişkinliği Giderir:</span> Karanfil, su ile karıştırılarak veya çay olarak hazırlanıp içilebilir. Bu şekilde bağırsaklarda karın bölgesinde meydana gelen şişkinlik şikayetlerine önemli ölçüde çözüm üretir ve rahatsızlığı giderir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Soğuk Algınlığına İyi Gelir: </span>Soğuk algınlığına karşı karanfil yağını incelterek bal ile karıştırıp içmenin faydalı olduğu söylenir. Bunun için ılık suya bir miktar karanfil yağı karıştırılır ve bu karışıma da bir miktar bal eklenir ve bu şekilde tüketilir. Günde 2 veya 3 kere içmek öksürüğün etkisini azaltır veya tamamen geçirir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Yorgunluğu Giderir:</span> Karanfilin yorgunluğu giderici özelliği vardır. Özellikle kokusu sinir sisteminde etkileyici rol oynamaktadır. Yorgunluktan kaynaklanan olumsuz düşüncelerden sizi uzaklaştırır ve dolaylı olarak ruh sağlığımıza da olumlu yönde etki eder.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Strese Karşı İyi Gelir:</span> Karanfilden meydana gelen gevşeme ve rahatlamalar stresi de aynı zamanda azaltır. Bir aromalı çaya nane ve karanfil katarak tüketmeniz stresle mücadele açısından bünyenize inanılmaz bir katkı sağlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Deri İçin Karanfil Çok Faydalıdır:</span> Karanfil tozunun deriye birçok faydası vardır ama genelde karanfil yağı kullanılmaktadır. Fakat deriye çok fazla miktarda karanfil yağı uygulamak zararlı olabilir. Karanfil yağı cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır ama kullanılmadan önce mutlaka dozajı düşürülmelidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Akneleri Giderir:</span> Özellikle karanfil yağının akne tedavisi için çok etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Karanfil yağı, etkilenen bölgeye topikal olarak uygulanır. Genelde el ve yüz kısmına uygulandığında kremlerle inceltilir. Cilde uygulandığında ise karıncalanma hissi verir. Karanfil yağının antibiyotik özelliği ile aknelerin oluşma nedenleri ortadan kalkmış olur.<br />
<br />
Akne dışında siyah lekeleri çıkarma noktasında da gayet başarılıdır. Yara, sivilce ve benzeri deri hastalıklarına çok iyi gelir. Ayrıca karanfilin içerdiği uçucu yağlar çok önemli bir arındırma görevi üstlenir. İltihaplı ve yaralı bölgeleri iyileştirir ve mikropları kırar. Anestezik özelliğinden dolayı uyuşturucu madde görevi görür.<br />
<br />
Karanfil yağı direkt deriye veya cilde uygulanmamalıdır. Mutlaka seyreltilmelidir. Karanfil yağının deriye direkt uygulanması durumunda cilde zarar verebilir, tahriş edebilir.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Yara İzlerini ve Lekeleri Tedavi Eder:</span> Karanfil, yara izleri ve cilt lekeleri için kullanışlı bir kaynaktır. Profesyonel gözetim altında uygulandığında karanfil yağı hafif soyulmalara neden olabilir. Bu lekeli ve ölü deriyi soyar ve sağlıklı derinin ortaya çıkmasını sağlar.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Temizleyici Özelliği Vardır:</span> Karanfilin içerdiği kadar uçucu yağ hiçbir bitkide bulunmamıştır. Bu yüzden mükemmel bir antioksidandır. Çok zengin içerdiği potasyum, sodyum, fosfor, demir , A ve C vitamini ve diğer önemli mineraller sayesinde genel anlamda vücudu serbest radikallerden ve zararlı mikroplardan temizler.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Kaygıyı Giderir:</span> Deride meydana gelen kaşıntılardan dolayı meydana gelen sinir bozukluklarını giderir. Antioksidan özelliği sayesinde sinir sistemi üzerinde de olumlu yönde etkisi vardır. Stresle mücadele eder ve stres kaynaklı hastalıklara yakalanma riskini azaltır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Saç Sağlığı İçin Faydalıdır:</span> Saç sağlığına önemli katkı sağlar. Saç köklerini besler ve dökülmeye engel olur. Bunun yanında saçların koyulaşmasını sağlar, doğal ve sağlıklı görünüm kazandırır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Üst Solunum Yolu Enfeksiyonlarını Giderir:</span> Grip ve nezle hastalığına, soğuk algınlıklarına iyi gelir. Bunun yanında balgam söktürücü özelliği vardır. Boğaz ağrılarını giderir. Ağızda karanfil çayı ile gargara yapıldığında ağız içinde oluşan yara ve mikropları öldürür.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Yağının Faydaları:</span><br />
<br />
Karanfil yağı özellikle diş ağrıları için çok eski çağlardan itibaren kullanılan bir tedavi aracıdır. Çok konsantre içeriği, keskin kokusu, inanılmaz etkili içeriğinden dolayı karanfil yağının tüketilmesine çok dikkat edilmelidir. Özellikle zayıflamak isteyenlerin çok tercih ettiği ve ağızdan aldığı bilinir. Karanfil yağını inceltmeden ve bilinçsiz bir şekilde yağından almak, sağlık açısından çok ciddi sorunlara neden olabilir. Karanfil yağı, yemek borusunun tahrip edilmesinden, bağırsak ve mide de geri dönülemez sorunlara neden olduğu için kesinlikle inceltilmeden ağızdan direk alınmasını önermiyoruz. Özellikle çocuklara ağızdan verilmesine de karşıyız. Bu konuyla taradığımız onlarca Amerikan, Rus, İngiliz menşeli kaynağın hiçbirinde ağızdan karanfil yağının tüketimi önerilmiyor.<br />
<br />
    Karanfil yağı, diş ağrılarını giderir, diş bakımında kullanılabilir ve kötü nefes kokuları için etkilidir.<br />
    Enfeksiyonlara karşı çok etkilidir. Böcek ısırıklarından dolayı meydana gelen enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde kullanılır.<br />
    Yanıkları olan ve hassas ciltlere sahip insanlar karanfil yağı kullanmamalıdırlar.<br />
    Cilt hastalıklarına iyi gelir, akne ve mantar gibi sorunları ortadan kaldırma özelliğine sahiptir.<br />
    Yorgunluk ve halsizliği giderir, gerginliği azaltır ve dolayısı ile stresle mücadelede bünyeye yardımcı olur. Ruh sağlığını korur.<br />
    Baş ağrısını giderir. Kafaya masaj yapıldığında rahatlama sağlar.<br />
    Solunum yolları hastalıklarına iyi gelir, boğaz ağrılarını giderir, tıkalı burnu açar.<br />
    Sinüzit ve astım gibi alerjik hastalıkların tedavisinde kullanılır, sinüsleri temizler.<br />
    Hazımsızlığı giderir.<br />
    Kulak ağrılarına ve iltihabına iyi gelir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karanfil Tozunun Faydaları:</span><br />
<br />
Karanfilin diğer yan ürünü ise karanfil tozudur. Karanfil tozu, karanfilin ezilmesiyle elde edilir. Karanfil yağı kadar konsantre ürün değildir. Kullanımı çok yaygın değildir. Karanfil tozu genellikle salata ile tüketilir. Sigara sektöründe kullanılmaktadır.<br />
<br />
    Gaz sorunlarını gidermede yardımcı olur.<br />
    Kansere karşı koruma sağladığını savunan sağlık uzmanları var.<br />
    Diş sağlığı için faydalıdır, iltihapları giderici özelliği vardır.<br />
    Bağırsak parazitlerinin temizlenmesine yardımcı olur.<br />
    Soğuk algınlığına iyi gelir.<br />
    Sigara sektöründe kullanılır, solunum yollarına faydalı olduğuna inanılmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"> Karanfilin Zararları:</span><br />
<br />
Özellikle karanfil yağının kullanımına çok dikkat edilmeli. Doğru kullanıldığında sağlık açısından birçok faydası vardır fakat aşırı ve yanlış kullanım ciddi zararlara neden olabilir. Çocukların kesinlikle ağızdan karanfil yağı almalarını önermiyoruz. Bu konu hakkında uzmanlar anne babaları uyarmaktadır.<br />
<br />
    Karanfil yağının direkt ağızdan alındığında faydalı olduğuna dair herhangi bir bilimsel bulgu yok. Bu yüzden ağızdan alınmamasını tavsiye ediyoruz. Ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.<br />
    Karanfil yağı deriye uygulandığında sağlıklı gibi görünüyor ama aşırıya kaçılması durumunda deride tahrişe neden olabilir. Diş etlerine zarar verebilir. Mukoza zarlarını zedeleyebilir.<br />
    Sigaralarda kullanılan karanfil güven vermiyor. Çok fazla tüketildiğinde akciğer enfeksiyonuna neden olabilir.<br />
    Karanfil yağı damardan enjekte edilmemelidir. Ciddi solunum yolu problemlerine neden olabilir.<br />
    Çocukların ağızdan karanfil yağı almaları karaciğer hasarlarına, sıvı eksikliğine ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.<br />
    Hamile kadınların ağızdan karanfil yağı almalarını önermiyoruz. Doktora danışmadan kesinlikle karanfil yağının tüketilmemesini öneriyoruz.<br />
    Kanama bozukluğu olan kişilerde sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Bu yüzden ağızdan karanfil yağı almak için mutlaka doktorlarına danışmaları gerekir.<br />
    Ameliyat esnasında kanamaya neden olabilir. Bu yüzden ameliyat olmadan en az 2 hafta önce tüketilmesi gerekiyor ve ameliyattan sonra 2 hafta tüketilmemesi gerekiyor.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tavsiyeler</span><br />
<br />
Karanfil, doğru tüketildiği zaman sağlık açısından birçok faydaları olduğunu görüyoruz. Özellikle cilt ve deri hastalıklarına ve diş ağrılarına karşı tedavi edici özelliği ön plana çıkıyor. Doğru kullanılması durumunda birçok hastalığı kesin tedavi ettiği görülüyor. Bunun yanında aynı şekilde yanlış ve fazla kullanılması, özellikle karanfil yağının, geri dönülmez sorunlar yarattığını görüyoruz. Bu yüzden her ihtimale karşı doktor kontrolünde tüketilmesi gerekmektedir. Çocuklar için ise mümkünse hastalıkların tedavisinde karanfil yağı dışındaki alternatiflere öncelik verilmeli ve doktor kontrolü dışında bilinçsiz bir şekilde kullanılmamalıdır.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tarçın Nedir? Faydaları ve Zararları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7099</link>
			<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 03:48:52 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7099</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın Nedir? Faydaları ve Zararları Nelerdir?</span><br />
<br />
Tarçın hemen her mutfakta bulunan baharatların arasında yer alıyor. Özellikle şeker dengeleyici olmasından ötürü tatlılarda, diyet ürünlerde çokça tercih ediliyor. Ayrıca yemeklerde de baharat olarak kullanılan tarçının faydaları sadece şekeri dengelemesiyle bitmiyor, pek çok faydası daha bulunuyor. Tüketmek istendiğinde faydaları gibi tüketim şekilleri de farklı oluyor tarçının. Bu baharatı toz olarak, çubuk olarak yahut çay olarak tüketmek mümkün.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın nedir?</span><br />
<br />
Defnegiller familyasından olan, yaprak dökmeyen aromatik kokulu bi ağaç cinsi olan tarçının anavatanı Güney ve Güneydoğu Asya olarak biliniyor.<br />
<br />
İnsanlık tarihinin en eski baharatlarından biri olan tarçın, M.Ö. 3000'lerde bu yana Çinliler tarafından kullanılmaktadır. Pek çok Asya kökenli baharat gibi tarçın da 16.yy'dan 18. yy.'a kadar Avrupa'da en değerli baharatlardan biri olarak kabul ediliyordu.<br />
<br />
Günümüzde tarçının en büyük üreticisi Çin'dir. Çin'i Endonezya, Sri Lanka, Vietnam, Madagaskar, Seyşeller, Doğu Timor, Dominikan Adası, Grenada ve Sao Tome ve Principe takip etmektedir.<br />
<br />
Anatavatanı Çin olan tarçın, kelime olarak Fransızcadan dilimize geçmiş ve Çin Ağacı anlamına geliyor. Çin’den bütün dünyaya yayılan genellikle sütlü tatlıların ve bozanın üzerinde toz olarak görüp kullanmaya alıştığımız tarçının aslında bir ağaç kabuğu olduğunu biliyor muydunuz? Toz olarak kullanmanın yanısıra özellikle kabuk halinde onlarca bitki çayının da sağlıklı hammaddesidir tarçın. Gelin tarçının faydaları nelermiş birlikte göz gezdirelim.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçının Besin Değeri, Tarçında Hangi Vitamin ve Mineraller Bulunur?</span><br />
<br />
Tarçın çok düşük glisemik indeks grubunda yer alır. Bu yüzden alerjik durumu olmayan şeker hastaları tarafından tüketilmesi uygundur.<br />
<br />
DV (Daily Intake Value) : Bir besin maddesinin günlük ihtiyacımızın ne kadarını karşıladığını gösterir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın içerisindekiler :</span><br />
<br />
100 gr. tarçın içerisinde<br />
<br />
    247 kalori – DV %12<br />
    4 gr. protein<br />
    53 gr. lif – DV %212<br />
    1 gr. doymuş yağ – DV %2<br />
    2 gr. şeker<br />
<br />
bulunur.  Bunun yanısıra tarçının içerisinde<br />
<br />
    Manganez – DV %873<br />
    Kalsiyum – DV %100<br />
    Demir – DV %46<br />
    K Vitamini – DV %39<br />
    Bakır – DV %17<br />
    Magnezyum – DV %15<br />
    E Vitamini – DV %12<br />
    Potasyum – DV %12<br />
    Çinko – DV %12<br />
    B6 Vitamini – DV %8<br />
    A Vitamini – DV %6<br />
    C Vitamini – DV %6<br />
<br />
bulunmaktadır. İçerik olarak abartı görünecektir ama bu besin değerlerinin 100 gr. tarçında olduğunu unutmayalım. Bizim normal olarak tüketeceğimiz tarçın miktarı günlük 5-10 gr. aşmamalı.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçının Faydaları Nelerdir?</span><br />
<br />
1. Tarçın sinir sistemini güçlendirir. Florida’da 500’den fazla denek üzerinde yapılan bir araştırma tarçının kokusu  ve tadının sinir hücrelerinin fonksiyonlarını hızlandırdığı, tanıma, hafıza ve özellikle de görsel fonksiyonları güçlendirdiği görülmüştür. Ayrıca tarçının Alzheimer’a iyi gelme ihtimali üzerinde duran bilim insanları bunun hakkında bir çok araştırma yürütmektedir.<br />
<br />
2. Tarçın kötü kolesterolü düşürür. Beltsville HN Araştırma Merkezinde diyabetli hastalar üzerinde 40 gün süren bir araştırma günde bir çay kaşığı tarçın alan kişilerin kanlarındaki trigliserid ve LDL(kötü kolesterol) miktarlarının düştüğünü göstermiştir.<br />
<br />
3. Tarçının ağrı kesici etkisi vardır. İçeriğinde bulunan ve kas kasılmaları ve gevşemelerini sağlayan prostaglandin enziminin salgılanmasını sağlar.<br />
<br />
4. Tarçın diyabet ve şeker hastalığına iyi gelir ve tedavisinde kullanılabilir. Tarçının faydaları arasında en öne çıkanıdır. Ayrıca tarçın üzerine yapılan araştırmalardan en önemlileri diyabet ve şeker hastalığına etkisi üzerine olanlardır. Bu araştırmalar göstermiştir ki tarçın yemek sonrası kandaki şeker seviyesini düşürmede oldukça etkilidir. Ayrıca görülmüştür ki tarçın insülin direnci geliştirmiş kişilerde de oldukça iyi sonuçlar vermekte ve insülinin etkisini arttırmaktadır. Bunun yanısıra yukarıda belirttiğimiz gibi tarçın kolesterolü düşürerek diyabet hastalarının durumunda iyileşme sağlar.<br />
<br />
5. Tarçın kilo verdirir. Diyabet araştırmalarından çıkan bir başka sonuçta tarçının midedeki sindirim hızını düşürmesi. Bu yavaşlama tokluk hissinin daha uzun sürmesini sağlayarak yemek yemeyi azaltıyor. Bunun yanısıra bol lifli bir gıda olduğundan tokluk hissini arttırıyor.<br />
<br />
6. Adet kanamalarına ve sancılarına tarçın iyi gelir. Tarçın geleneksel olarak yüzyıllardan beri adet kanamaları ve sancıları için kullanılmaktadır. İçerisindeki kalsiyum ve kasları gevşetici etkisininin adet sancılarına iyi geldiği düşünülüyor.<br />
<br />
7. Dolaşım sistemine iyi gelir ve kan dolaşımını dolayısı ile kalp damar sağlığını destekler. Tarçın kanı incelterek dolaşımın hızını arttırır ve tansiyonu düşürücü etki yapar. Bunun yanı sıra tarçın içerisindeki sinamik aldehit kanda plakaların oluşmasını da engeller. Kalp krizi ve felç riskini önemli ölçüde düşürür. Kalp krizi geçirmiş kişilerin risklerinin azalması için tarçın tüketmeleri önerilir.<br />
<br />
8. Kolon kanseri riskini azaltır. İçerisindeki kalsiyum ve lif safra tuzu ile bağlanarak vücuttan atılmasını sağlar. Böylece safra tuzunun neden olduğu kanserli kolon hücrelerini engeller.<br />
<br />
8. Kemikleri güçlendirir  ve artrit ağrılarını azaltır. 2007 yılında Bioorganic ve Medicinal Chemistry dergisinde yayınlanan bir araştırma tarçının kemik erimesini yavaşlattığını ve kemik hasarını azalttığını göstermiştir.<br />
<br />
9. Cilt sağlığına iyi gelir. Anti mikrobiyal, antibiyotik ve antioksidan özellikleri sayesinde akne ve siyah noktalara karşı etkilidir. 1 çay kaşığı toz tarçını 3 çay kaşığı bal ile karıştırıp yüzünüze sürün ve 1-2 saat kadar bekletin. Ilık su ile durulayın. 1 hafta kadar bu kğre devam ederseniz etkisini göreceksiniz.<br />
<br />
10. Ağız kokusunu giderir. Aromatik ayırt edici kokusu ve tadı ile kötğ ağız kokusunu giderir. Bu yüzden bir çok ağız kokusu giderici sakız içerisinde tarçın bulunmaktadır.<br />
<br />
11. Mesane İltihaplanmasına iyi gelir. Antibiyotik ve mantar karşıtı özellikleri yüzünden iltihaplanmalara özellikle de mesane iltihaplanmalarına iyi gelir.<br />
<br />
12. Sindirim sistemini destekler ve mideyi rahatlatır. Tarçın bol lifli yapısı sayesinde bağırsakları çalıştırır. Bunun yanısıra içerdiği yağlar sayesinde yağ yakımını hızlandırır. Yemeklerden önce ve yemek sırasında tüketilen tarçının da mideyi rahatlatıcı etkisi vardır.<br />
<br />
13. Böcek ısırıklarına ve yaralanmalara iyi gelir. Anti-mikrobiyal ve antibiyotik özellikleri tekrar karşımıza çıkıyor. Tarçın bu sayede bal ile karıştırılıp deriye uygulandığında yarayı dezenfekte edecektir.<br />
<br />
14. Tarçın soğuk algınlığı ve gribe iyi gelir. Tarçının en bilinen etkisidir. Özellikle çayın içerisine zencefil ve tarçın karıştırıp içmenin soğuk algınlığını atlatmaya yardımcı olduğu düşünülüyor.<br />
<br />
15. Yemeklerin bozulmasını yavaşlatır. Antibiyotik ve antimikrobiyal özellikleri yüzünden yemeklerde bakterilerin üretmesini engellediğinden bozulmalarını da yavaşlatmaktadır.<br />
<br />
16. Çevredeki kötü kokuları giderir. Doğal oda kokusu olarak kullanabilirsiniz.<br />
<br />
17. Tahta kurularını ve güveleri uzaklaştırır. Ufak bir keseciğin içine 4 kabuk tarçın, yonca yaprakları ve biraz tane karabiber koyun ve kapatın. Bu kesenin bulunduğu ortama güvelerin gelmediğini göreceksiniz.<br />
<br />
Evet tarçının faydalarına hızlıca göz gezdirdik ancak tarçından daha çok fayda sağlayabilmek için dikkat etmemiz gereken bir kaç nokta var.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçının Zararı Var Mıdır?</span><br />
<br />
Tarçın zararı olmayan bir baharattır. Fakat bazı durumlarda dikkatli kullanılması gerekir. Özellikle düşük kan şekeri ile mücadele eden kişilerin fazla tüketmesi tavsiye edilmez. Çünkü tarçın kan şekerinin daha da düşmesine neden olur. Hamilelik ve emzirme sürecinde doktora danışarak kullanılmalıdır. Alerjiye neden olan bir baharat olduğu için bebeklerde kullanılmaması gerekir. Ayrıca yetişkinlerin aşırı tüketimi sonucunda da alerjik reaksiyonlar görülebilir. Karaciğer hastaları da bu baharatı tüketirken mutlaka tedaviyi gerçekleştiren hekim ile görüşmelidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçının Zararları ve Dikkat Edilmesi Gerekenler</span><br />
<br />
Tarçın oldukça faydalı bir besin. Ancak diğer bütün besinler gibi aşırı kullanımı yarar yerine zarar getiriyor ve bazı istisnai durumlarda kullanılmaması gerekebiliyor, peki nedir bu durumlar;<br />
<br />
    Hamile ve emziren kadınlarlarda tarçın tüketimi ile ilgili çok fazla araştırma sonucu yok. Bu yüzden hamile kadınların yüksek dozlarda tarçın almamaları veya doktor kontrolünde tüketmeleri önerilir.<br />
    Ülser hastalarının tarçın tüketmemeleri gerekir.<br />
    Tarçın yağıda belli bir miktarın üzerinde zehirli olabilir.<br />
    Karaciğer hastalığı bulunan kişilerin tarçını doktorlarına danışarak almalarını öneriyoruz.<br />
    Tarçın cilde iyi gelir ancak alerjik bir durumunuz varsa size fayda yerine zarar getirir. Eğer cildinize bir karışım uygulayacaksanız öncelikle kontrol amaçlı küçük bir bölgede denemenizi öneririz.<br />
    Ameliyat olacak kişilerde kandaki şeker oranını etkileyeceğinden ameliyattan 2 hafta önce tarçın tüketimi durdurulmalıdır.<br />
    Şeker hastalarının doktor bilgisi dahilinde şeker kullanmalarını öneririz. Çünkü tarçın kandaki şeker miktarını düşürerek yapılan ölçümleri etkileyecektir.<br />
    Tarçın ve diğer toz gıdaları çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklamanız önemlidir. 2015 yılı içerisinde toz tarçın yutan bir çocuğun akciğer yollarının tıkandığı ve hayatını kaybettiği haberi oldukça yankı uyandırmıştı.<br />
<br />
Özellikle tarçını bitki çaylarında şeker yerine kullanmanızı tavsiye ederiz. Çayın acılığını alacak ve zararlı şeker yerine oldukça lezzet ve sağlık veren bir gıda kullanmış olacaksınız.<br />
<br />
Tarçın doğru kullanıldığında oldukça faydalı bir bitki. Hemen her derde deva bile denebilir ve kullanımı da çok kolay. Siz de bu bitkiyi evinizden asla eksik etmeyin.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın Nasıl Tüketilir?</span><br />
<br />
Tarçının tüketimi konusunda çok çeşitli yöntemler vardır. Tarçını direkt baharat olarak kullanabilirsiniz. Sütlaç gibi sütlü tatlıların üzerinde kullanabilir ayrıca bitki çaylarının etkisini artırmak için de tüketilir. Çeşitli karışımlardan yapılan bitki çayı tarçın ile daha etkili bir hâle getirilebilir. Bal ile birlikte tüketilen toz tarçın da birçok hastalık ile mücadele eder. Tarçın yağı da çıkarılabilen bir baharattır. Yağı da oldukça faydalı olduğu için masajlarda kullanıldığı zaman ağrıyı büyük ölçüde azaltır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın Çayının Faydaları:</span><br />
<br />
Mutlaka hastanelere bir şekilde gitmişsinizdir, ameliyat olanlar, ağrılardan yakınanlar ve niceleri… Aslında birçok hastalıkla karşılaşmadan önce önlemler almak mümkün. Bunların bir tanesi de düzenli olarak tarçın çayı tüketmektir.<br />
<br />
    Antioksidan özelliği olan tarçın çayı, özellikle sigara, alkol ve bunlara benzer ürünleri tüketen kişilerde, alkol ve sigaranın verdiği zararları azaltır.<br />
    Bağırsak enfeksiyonlarına iyi gelir. Bağırsaklarda oluşan gaz, şişme gibi hissi giderir ve bağırsakların görevlerini maksimum derecede yerine getirmesi için yardımcı olur.<br />
    Hazımsızlık ve mide şikayetlerini giderir.<br />
    Özellikle kan şekerinin dengelenmesinde önemli rol oynar.<br />
    Stresle mücadelede metabolizmayı güçlendirir. Strese neden olan fiziki etkenleri azaltır.<br />
    Üşüme sorunu olanlar için alternatif çözümdür. Özellikle kış aylarında ayaklarında ve ellerinde aşırı üşüme hissedenler günde 1-2 fincan tüketerek sorunu çözebilirler. Tarçın çayının kan inceltici ve kan akışını hızlandırıcı özelliği olduğu için, hızlanan kan sayesinde vücudu ısıtır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kabuk Tarçının Faydaları:</span><br />
<br />
Kabuk tarçın en az diğer varyasyonlar kadar etkilidir, özellikle doğal antibiyotik görevi üstlenmekte ve alerjik hastalıklara şifa olmaktadır.<br />
<br />
    Özellikle kış aylarında görülen nezle, grip gibi hastalıklara iyi gelir.<br />
    HİV, ağız içerisinde mantar gibi enfeksiyon hastalıklarına iyi gelir. Bir hafta boyunca günde 2-3 fincan tüketilmelidir.<br />
    Bağırsak enfeksiyonlarına ve mide ağrılarına iyi gelir.<br />
    Gıda zehirlenmesine kabuk tarçını faydalı olur.<br />
    Regl ağrıları için şifadır.<br />
    İshal vakalarında önleyici etkisi vardır,<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın Suyunun Faydaları:</span><br />
<br />
Tarçın suyu, öğütülmüş tarçın tozlarını suya katıp kaynatarak elde edilir. Fakat salatalara ve bazı yemeklere toz halinde katılarak da kullanılır. Tarçın tozu bir nevi doğal antibiyotik görevi görür.<br />
<br />
    Bağırsak iltihaplarına ve bağırsak kurtlarının dökülmesine yardımcı olur.<br />
    Kanı inceltip hızlandırdığı için damar tıkanıklıklarına engel olur.<br />
    Damarlara faydasından dolayı kalp hastalıklarından korur.<br />
    Öksürüğe ve ishale iyi gelir.<br />
    İştah açar.<br />
    Metabolizmayı kuvvetlendirir ve vücudun direncini arttırır.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Tavsiyeler: </span>Tarçın ve diğer türevleri yılın bütün mevsimlerinde tüketilebilir. Kurutulup uzun süre muhafaza etme imkanı olduğu için yıl boyunca tüketimi de kolay olur. Tarçının birçok hastalığa direkt etkisi vardır ve anlık sonuçlar alınır. Kanser, AIDS gibi önemli hastalıklar için ise önleyici özelliği vardır. Bunun dışında beyin ve sinir sağlığını korur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın Unutkanlığı Önler Mi?</span><br />
<br />
Sık sık unutkanlık yaşamaktan mı yakınıyorsunuz? Bir şeyleri hatırlayamamak canınızı mı sıkıyor? O halde sık sık tarçın tüketmelisiniz. Bu şifalı bitki unutkanlığı önler. Yapılan araştırmalara göre çağımızın hastalıklarından biri olan alzheimer’a karşı da koruyucu özelliği olduğu belirtilmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Çayı Bir De Tarçınla Deneyin!</span><br />
<br />
Çayın içine ekleyebilir veya bal ile tüketebilirsiniz. Çayın içine şeker yerine eklenebilir ve tat kazandırabilir. Bu sayede hem sağlık için fayda sağlar hem de çaya tat katar. Üstelik şeker ile kıyaslanırsa şeker yerine çayın içinde bal kullanılması oldukça büyük fayda sağlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Soğuk Algınlığına Karşı Tarçın Kullanın!</span><br />
<br />
Havaların soğuması ve kış aylarının gelmesiyle birlikte soğuk algınlığına yakalanma oranı artar. Önemli olan hastalıklara yakalanmadan, vücudumuz direnç kaybetmeden önce tedbir almaktır. Tarçın kış aylarında herkesin sıkça yakalandığı grip, nezle, öksürük, soğuk algınlığı gibi hastalıklar için şifa kaynağıdır. Bu hastalıkları kolay atlatmaya yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Mide Ağrılarına Son!</span><br />
<br />
Mide ağrısı çekenler, özellikle gastrit, ülser ağrılarından kıvrananların tercihi de bu şifalı bitki olmalıdır. Mide ağrılarını dindirmesi de bitkinin faydaları arasındadır. Özellikle mideniz ağrıdığı dönemlerde 2-3 gün düzenli olarak tarçınlı çay içerseniz mide ağrılarınızın hafiflediğini fark edeceksiniz. Ayrıca ucuz ve kolay temin edilebilir olması kullanılırlığını arttırır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın İle Zayıflamak Mümkün Mü?</span><br />
<br />
Kan dolaşımını arttırarak metabolizmayı hızlandırır. Metabolizmanın hızlanması sonucu da kilo vermek kolaylaşır. Tabii ki iyi bir diyet ve spor mutlaka zayıflama sürecinde olması gerekenlerdir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın BalTarçın Bal İkilisi İle Hastalıklara Şifa Bulacaksınız!</span><br />
<br />
Tarçın tek başına kullanılmasının yanında bal ile de tam bir şifa kaynağıdır. Cilt lekelerine karşı, sivilcelere karşı bu ikili mükemmel sonuçlar verir. İki çay kaşığı balın içine bir çay kaşığı tarçın ekleyin. Son olarak da birkaç damla limon sıkın. Bu karışımı iyice karıştırın. Yüzünüze bir maske kıvamında yaydırıp sürün. Yarım saat bekledikten sonra cildinizi yıkayın. Maske yüzünüzdeyken cildinizin gerildiğini hissedeceksiniz. Yıkadıktan sonra ise cildinizdeki parlaklığı, ışıltıyı ve pürüzsüzlüğü fark edeceksiniz. Ayrıca bu ikiliyi sabah kahvaltılardan eksik etmeyin. Tarçın bal ikilisi sayesinde kalp hastalıklarına yakalanma riskiniz azalacaktır. Soğuk kış günlerinde vücudunuza güç verecek, sizi canlı tutacaktır. Ağız ve kulak enfeksiyonları için de çok faydalıdır. Artrit hastalığının tedavisine yardım eder. Çok zayıf olup kilo almak isteyen kişilerin kilo almasını sağlar. Kas ağrılarına iyi gelir. Karaciğer ve safra ile ilgili sorunların tedavisinde etkilidir. Bal ile birlikte sindirimi düzenler, sindirim sisteminizi rahatlatır. Kolay gaz çıkarmanızı sağlar. Harika görünümlü saçlara mı kavuşmak istiyorsunuz? Saçlarınız kolay yıpranıyor ve parlamıyor mu? Adresiniz yine bu harika ikilidir. Bu şifalı ikili sayesinde saçlarınız istediğiniz parlaklığa kavuşacak, cansız ve mat görünümden çıkacak. Yorgunluk, stres hepimizin derdidir. Fakat bu enerji ve dinginlik veren, yorgunluk alan karışım sayesinde stresten uzaklaşacaksınız.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın Nedir? Faydaları ve Zararları Nelerdir?</span><br />
<br />
Tarçın hemen her mutfakta bulunan baharatların arasında yer alıyor. Özellikle şeker dengeleyici olmasından ötürü tatlılarda, diyet ürünlerde çokça tercih ediliyor. Ayrıca yemeklerde de baharat olarak kullanılan tarçının faydaları sadece şekeri dengelemesiyle bitmiyor, pek çok faydası daha bulunuyor. Tüketmek istendiğinde faydaları gibi tüketim şekilleri de farklı oluyor tarçının. Bu baharatı toz olarak, çubuk olarak yahut çay olarak tüketmek mümkün.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın nedir?</span><br />
<br />
Defnegiller familyasından olan, yaprak dökmeyen aromatik kokulu bi ağaç cinsi olan tarçının anavatanı Güney ve Güneydoğu Asya olarak biliniyor.<br />
<br />
İnsanlık tarihinin en eski baharatlarından biri olan tarçın, M.Ö. 3000'lerde bu yana Çinliler tarafından kullanılmaktadır. Pek çok Asya kökenli baharat gibi tarçın da 16.yy'dan 18. yy.'a kadar Avrupa'da en değerli baharatlardan biri olarak kabul ediliyordu.<br />
<br />
Günümüzde tarçının en büyük üreticisi Çin'dir. Çin'i Endonezya, Sri Lanka, Vietnam, Madagaskar, Seyşeller, Doğu Timor, Dominikan Adası, Grenada ve Sao Tome ve Principe takip etmektedir.<br />
<br />
Anatavatanı Çin olan tarçın, kelime olarak Fransızcadan dilimize geçmiş ve Çin Ağacı anlamına geliyor. Çin’den bütün dünyaya yayılan genellikle sütlü tatlıların ve bozanın üzerinde toz olarak görüp kullanmaya alıştığımız tarçının aslında bir ağaç kabuğu olduğunu biliyor muydunuz? Toz olarak kullanmanın yanısıra özellikle kabuk halinde onlarca bitki çayının da sağlıklı hammaddesidir tarçın. Gelin tarçının faydaları nelermiş birlikte göz gezdirelim.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçının Besin Değeri, Tarçında Hangi Vitamin ve Mineraller Bulunur?</span><br />
<br />
Tarçın çok düşük glisemik indeks grubunda yer alır. Bu yüzden alerjik durumu olmayan şeker hastaları tarafından tüketilmesi uygundur.<br />
<br />
DV (Daily Intake Value) : Bir besin maddesinin günlük ihtiyacımızın ne kadarını karşıladığını gösterir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın içerisindekiler :</span><br />
<br />
100 gr. tarçın içerisinde<br />
<br />
    247 kalori – DV %12<br />
    4 gr. protein<br />
    53 gr. lif – DV %212<br />
    1 gr. doymuş yağ – DV %2<br />
    2 gr. şeker<br />
<br />
bulunur.  Bunun yanısıra tarçının içerisinde<br />
<br />
    Manganez – DV %873<br />
    Kalsiyum – DV %100<br />
    Demir – DV %46<br />
    K Vitamini – DV %39<br />
    Bakır – DV %17<br />
    Magnezyum – DV %15<br />
    E Vitamini – DV %12<br />
    Potasyum – DV %12<br />
    Çinko – DV %12<br />
    B6 Vitamini – DV %8<br />
    A Vitamini – DV %6<br />
    C Vitamini – DV %6<br />
<br />
bulunmaktadır. İçerik olarak abartı görünecektir ama bu besin değerlerinin 100 gr. tarçında olduğunu unutmayalım. Bizim normal olarak tüketeceğimiz tarçın miktarı günlük 5-10 gr. aşmamalı.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçının Faydaları Nelerdir?</span><br />
<br />
1. Tarçın sinir sistemini güçlendirir. Florida’da 500’den fazla denek üzerinde yapılan bir araştırma tarçının kokusu  ve tadının sinir hücrelerinin fonksiyonlarını hızlandırdığı, tanıma, hafıza ve özellikle de görsel fonksiyonları güçlendirdiği görülmüştür. Ayrıca tarçının Alzheimer’a iyi gelme ihtimali üzerinde duran bilim insanları bunun hakkında bir çok araştırma yürütmektedir.<br />
<br />
2. Tarçın kötü kolesterolü düşürür. Beltsville HN Araştırma Merkezinde diyabetli hastalar üzerinde 40 gün süren bir araştırma günde bir çay kaşığı tarçın alan kişilerin kanlarındaki trigliserid ve LDL(kötü kolesterol) miktarlarının düştüğünü göstermiştir.<br />
<br />
3. Tarçının ağrı kesici etkisi vardır. İçeriğinde bulunan ve kas kasılmaları ve gevşemelerini sağlayan prostaglandin enziminin salgılanmasını sağlar.<br />
<br />
4. Tarçın diyabet ve şeker hastalığına iyi gelir ve tedavisinde kullanılabilir. Tarçının faydaları arasında en öne çıkanıdır. Ayrıca tarçın üzerine yapılan araştırmalardan en önemlileri diyabet ve şeker hastalığına etkisi üzerine olanlardır. Bu araştırmalar göstermiştir ki tarçın yemek sonrası kandaki şeker seviyesini düşürmede oldukça etkilidir. Ayrıca görülmüştür ki tarçın insülin direnci geliştirmiş kişilerde de oldukça iyi sonuçlar vermekte ve insülinin etkisini arttırmaktadır. Bunun yanısıra yukarıda belirttiğimiz gibi tarçın kolesterolü düşürerek diyabet hastalarının durumunda iyileşme sağlar.<br />
<br />
5. Tarçın kilo verdirir. Diyabet araştırmalarından çıkan bir başka sonuçta tarçının midedeki sindirim hızını düşürmesi. Bu yavaşlama tokluk hissinin daha uzun sürmesini sağlayarak yemek yemeyi azaltıyor. Bunun yanısıra bol lifli bir gıda olduğundan tokluk hissini arttırıyor.<br />
<br />
6. Adet kanamalarına ve sancılarına tarçın iyi gelir. Tarçın geleneksel olarak yüzyıllardan beri adet kanamaları ve sancıları için kullanılmaktadır. İçerisindeki kalsiyum ve kasları gevşetici etkisininin adet sancılarına iyi geldiği düşünülüyor.<br />
<br />
7. Dolaşım sistemine iyi gelir ve kan dolaşımını dolayısı ile kalp damar sağlığını destekler. Tarçın kanı incelterek dolaşımın hızını arttırır ve tansiyonu düşürücü etki yapar. Bunun yanı sıra tarçın içerisindeki sinamik aldehit kanda plakaların oluşmasını da engeller. Kalp krizi ve felç riskini önemli ölçüde düşürür. Kalp krizi geçirmiş kişilerin risklerinin azalması için tarçın tüketmeleri önerilir.<br />
<br />
8. Kolon kanseri riskini azaltır. İçerisindeki kalsiyum ve lif safra tuzu ile bağlanarak vücuttan atılmasını sağlar. Böylece safra tuzunun neden olduğu kanserli kolon hücrelerini engeller.<br />
<br />
8. Kemikleri güçlendirir  ve artrit ağrılarını azaltır. 2007 yılında Bioorganic ve Medicinal Chemistry dergisinde yayınlanan bir araştırma tarçının kemik erimesini yavaşlattığını ve kemik hasarını azalttığını göstermiştir.<br />
<br />
9. Cilt sağlığına iyi gelir. Anti mikrobiyal, antibiyotik ve antioksidan özellikleri sayesinde akne ve siyah noktalara karşı etkilidir. 1 çay kaşığı toz tarçını 3 çay kaşığı bal ile karıştırıp yüzünüze sürün ve 1-2 saat kadar bekletin. Ilık su ile durulayın. 1 hafta kadar bu kğre devam ederseniz etkisini göreceksiniz.<br />
<br />
10. Ağız kokusunu giderir. Aromatik ayırt edici kokusu ve tadı ile kötğ ağız kokusunu giderir. Bu yüzden bir çok ağız kokusu giderici sakız içerisinde tarçın bulunmaktadır.<br />
<br />
11. Mesane İltihaplanmasına iyi gelir. Antibiyotik ve mantar karşıtı özellikleri yüzünden iltihaplanmalara özellikle de mesane iltihaplanmalarına iyi gelir.<br />
<br />
12. Sindirim sistemini destekler ve mideyi rahatlatır. Tarçın bol lifli yapısı sayesinde bağırsakları çalıştırır. Bunun yanısıra içerdiği yağlar sayesinde yağ yakımını hızlandırır. Yemeklerden önce ve yemek sırasında tüketilen tarçının da mideyi rahatlatıcı etkisi vardır.<br />
<br />
13. Böcek ısırıklarına ve yaralanmalara iyi gelir. Anti-mikrobiyal ve antibiyotik özellikleri tekrar karşımıza çıkıyor. Tarçın bu sayede bal ile karıştırılıp deriye uygulandığında yarayı dezenfekte edecektir.<br />
<br />
14. Tarçın soğuk algınlığı ve gribe iyi gelir. Tarçının en bilinen etkisidir. Özellikle çayın içerisine zencefil ve tarçın karıştırıp içmenin soğuk algınlığını atlatmaya yardımcı olduğu düşünülüyor.<br />
<br />
15. Yemeklerin bozulmasını yavaşlatır. Antibiyotik ve antimikrobiyal özellikleri yüzünden yemeklerde bakterilerin üretmesini engellediğinden bozulmalarını da yavaşlatmaktadır.<br />
<br />
16. Çevredeki kötü kokuları giderir. Doğal oda kokusu olarak kullanabilirsiniz.<br />
<br />
17. Tahta kurularını ve güveleri uzaklaştırır. Ufak bir keseciğin içine 4 kabuk tarçın, yonca yaprakları ve biraz tane karabiber koyun ve kapatın. Bu kesenin bulunduğu ortama güvelerin gelmediğini göreceksiniz.<br />
<br />
Evet tarçının faydalarına hızlıca göz gezdirdik ancak tarçından daha çok fayda sağlayabilmek için dikkat etmemiz gereken bir kaç nokta var.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçının Zararı Var Mıdır?</span><br />
<br />
Tarçın zararı olmayan bir baharattır. Fakat bazı durumlarda dikkatli kullanılması gerekir. Özellikle düşük kan şekeri ile mücadele eden kişilerin fazla tüketmesi tavsiye edilmez. Çünkü tarçın kan şekerinin daha da düşmesine neden olur. Hamilelik ve emzirme sürecinde doktora danışarak kullanılmalıdır. Alerjiye neden olan bir baharat olduğu için bebeklerde kullanılmaması gerekir. Ayrıca yetişkinlerin aşırı tüketimi sonucunda da alerjik reaksiyonlar görülebilir. Karaciğer hastaları da bu baharatı tüketirken mutlaka tedaviyi gerçekleştiren hekim ile görüşmelidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçının Zararları ve Dikkat Edilmesi Gerekenler</span><br />
<br />
Tarçın oldukça faydalı bir besin. Ancak diğer bütün besinler gibi aşırı kullanımı yarar yerine zarar getiriyor ve bazı istisnai durumlarda kullanılmaması gerekebiliyor, peki nedir bu durumlar;<br />
<br />
    Hamile ve emziren kadınlarlarda tarçın tüketimi ile ilgili çok fazla araştırma sonucu yok. Bu yüzden hamile kadınların yüksek dozlarda tarçın almamaları veya doktor kontrolünde tüketmeleri önerilir.<br />
    Ülser hastalarının tarçın tüketmemeleri gerekir.<br />
    Tarçın yağıda belli bir miktarın üzerinde zehirli olabilir.<br />
    Karaciğer hastalığı bulunan kişilerin tarçını doktorlarına danışarak almalarını öneriyoruz.<br />
    Tarçın cilde iyi gelir ancak alerjik bir durumunuz varsa size fayda yerine zarar getirir. Eğer cildinize bir karışım uygulayacaksanız öncelikle kontrol amaçlı küçük bir bölgede denemenizi öneririz.<br />
    Ameliyat olacak kişilerde kandaki şeker oranını etkileyeceğinden ameliyattan 2 hafta önce tarçın tüketimi durdurulmalıdır.<br />
    Şeker hastalarının doktor bilgisi dahilinde şeker kullanmalarını öneririz. Çünkü tarçın kandaki şeker miktarını düşürerek yapılan ölçümleri etkileyecektir.<br />
    Tarçın ve diğer toz gıdaları çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklamanız önemlidir. 2015 yılı içerisinde toz tarçın yutan bir çocuğun akciğer yollarının tıkandığı ve hayatını kaybettiği haberi oldukça yankı uyandırmıştı.<br />
<br />
Özellikle tarçını bitki çaylarında şeker yerine kullanmanızı tavsiye ederiz. Çayın acılığını alacak ve zararlı şeker yerine oldukça lezzet ve sağlık veren bir gıda kullanmış olacaksınız.<br />
<br />
Tarçın doğru kullanıldığında oldukça faydalı bir bitki. Hemen her derde deva bile denebilir ve kullanımı da çok kolay. Siz de bu bitkiyi evinizden asla eksik etmeyin.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın Nasıl Tüketilir?</span><br />
<br />
Tarçının tüketimi konusunda çok çeşitli yöntemler vardır. Tarçını direkt baharat olarak kullanabilirsiniz. Sütlaç gibi sütlü tatlıların üzerinde kullanabilir ayrıca bitki çaylarının etkisini artırmak için de tüketilir. Çeşitli karışımlardan yapılan bitki çayı tarçın ile daha etkili bir hâle getirilebilir. Bal ile birlikte tüketilen toz tarçın da birçok hastalık ile mücadele eder. Tarçın yağı da çıkarılabilen bir baharattır. Yağı da oldukça faydalı olduğu için masajlarda kullanıldığı zaman ağrıyı büyük ölçüde azaltır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın Çayının Faydaları:</span><br />
<br />
Mutlaka hastanelere bir şekilde gitmişsinizdir, ameliyat olanlar, ağrılardan yakınanlar ve niceleri… Aslında birçok hastalıkla karşılaşmadan önce önlemler almak mümkün. Bunların bir tanesi de düzenli olarak tarçın çayı tüketmektir.<br />
<br />
    Antioksidan özelliği olan tarçın çayı, özellikle sigara, alkol ve bunlara benzer ürünleri tüketen kişilerde, alkol ve sigaranın verdiği zararları azaltır.<br />
    Bağırsak enfeksiyonlarına iyi gelir. Bağırsaklarda oluşan gaz, şişme gibi hissi giderir ve bağırsakların görevlerini maksimum derecede yerine getirmesi için yardımcı olur.<br />
    Hazımsızlık ve mide şikayetlerini giderir.<br />
    Özellikle kan şekerinin dengelenmesinde önemli rol oynar.<br />
    Stresle mücadelede metabolizmayı güçlendirir. Strese neden olan fiziki etkenleri azaltır.<br />
    Üşüme sorunu olanlar için alternatif çözümdür. Özellikle kış aylarında ayaklarında ve ellerinde aşırı üşüme hissedenler günde 1-2 fincan tüketerek sorunu çözebilirler. Tarçın çayının kan inceltici ve kan akışını hızlandırıcı özelliği olduğu için, hızlanan kan sayesinde vücudu ısıtır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kabuk Tarçının Faydaları:</span><br />
<br />
Kabuk tarçın en az diğer varyasyonlar kadar etkilidir, özellikle doğal antibiyotik görevi üstlenmekte ve alerjik hastalıklara şifa olmaktadır.<br />
<br />
    Özellikle kış aylarında görülen nezle, grip gibi hastalıklara iyi gelir.<br />
    HİV, ağız içerisinde mantar gibi enfeksiyon hastalıklarına iyi gelir. Bir hafta boyunca günde 2-3 fincan tüketilmelidir.<br />
    Bağırsak enfeksiyonlarına ve mide ağrılarına iyi gelir.<br />
    Gıda zehirlenmesine kabuk tarçını faydalı olur.<br />
    Regl ağrıları için şifadır.<br />
    İshal vakalarında önleyici etkisi vardır,<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın Suyunun Faydaları:</span><br />
<br />
Tarçın suyu, öğütülmüş tarçın tozlarını suya katıp kaynatarak elde edilir. Fakat salatalara ve bazı yemeklere toz halinde katılarak da kullanılır. Tarçın tozu bir nevi doğal antibiyotik görevi görür.<br />
<br />
    Bağırsak iltihaplarına ve bağırsak kurtlarının dökülmesine yardımcı olur.<br />
    Kanı inceltip hızlandırdığı için damar tıkanıklıklarına engel olur.<br />
    Damarlara faydasından dolayı kalp hastalıklarından korur.<br />
    Öksürüğe ve ishale iyi gelir.<br />
    İştah açar.<br />
    Metabolizmayı kuvvetlendirir ve vücudun direncini arttırır.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Tavsiyeler: </span>Tarçın ve diğer türevleri yılın bütün mevsimlerinde tüketilebilir. Kurutulup uzun süre muhafaza etme imkanı olduğu için yıl boyunca tüketimi de kolay olur. Tarçının birçok hastalığa direkt etkisi vardır ve anlık sonuçlar alınır. Kanser, AIDS gibi önemli hastalıklar için ise önleyici özelliği vardır. Bunun dışında beyin ve sinir sağlığını korur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın Unutkanlığı Önler Mi?</span><br />
<br />
Sık sık unutkanlık yaşamaktan mı yakınıyorsunuz? Bir şeyleri hatırlayamamak canınızı mı sıkıyor? O halde sık sık tarçın tüketmelisiniz. Bu şifalı bitki unutkanlığı önler. Yapılan araştırmalara göre çağımızın hastalıklarından biri olan alzheimer’a karşı da koruyucu özelliği olduğu belirtilmiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Çayı Bir De Tarçınla Deneyin!</span><br />
<br />
Çayın içine ekleyebilir veya bal ile tüketebilirsiniz. Çayın içine şeker yerine eklenebilir ve tat kazandırabilir. Bu sayede hem sağlık için fayda sağlar hem de çaya tat katar. Üstelik şeker ile kıyaslanırsa şeker yerine çayın içinde bal kullanılması oldukça büyük fayda sağlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Soğuk Algınlığına Karşı Tarçın Kullanın!</span><br />
<br />
Havaların soğuması ve kış aylarının gelmesiyle birlikte soğuk algınlığına yakalanma oranı artar. Önemli olan hastalıklara yakalanmadan, vücudumuz direnç kaybetmeden önce tedbir almaktır. Tarçın kış aylarında herkesin sıkça yakalandığı grip, nezle, öksürük, soğuk algınlığı gibi hastalıklar için şifa kaynağıdır. Bu hastalıkları kolay atlatmaya yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Mide Ağrılarına Son!</span><br />
<br />
Mide ağrısı çekenler, özellikle gastrit, ülser ağrılarından kıvrananların tercihi de bu şifalı bitki olmalıdır. Mide ağrılarını dindirmesi de bitkinin faydaları arasındadır. Özellikle mideniz ağrıdığı dönemlerde 2-3 gün düzenli olarak tarçınlı çay içerseniz mide ağrılarınızın hafiflediğini fark edeceksiniz. Ayrıca ucuz ve kolay temin edilebilir olması kullanılırlığını arttırır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın İle Zayıflamak Mümkün Mü?</span><br />
<br />
Kan dolaşımını arttırarak metabolizmayı hızlandırır. Metabolizmanın hızlanması sonucu da kilo vermek kolaylaşır. Tabii ki iyi bir diyet ve spor mutlaka zayıflama sürecinde olması gerekenlerdir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Tarçın BalTarçın Bal İkilisi İle Hastalıklara Şifa Bulacaksınız!</span><br />
<br />
Tarçın tek başına kullanılmasının yanında bal ile de tam bir şifa kaynağıdır. Cilt lekelerine karşı, sivilcelere karşı bu ikili mükemmel sonuçlar verir. İki çay kaşığı balın içine bir çay kaşığı tarçın ekleyin. Son olarak da birkaç damla limon sıkın. Bu karışımı iyice karıştırın. Yüzünüze bir maske kıvamında yaydırıp sürün. Yarım saat bekledikten sonra cildinizi yıkayın. Maske yüzünüzdeyken cildinizin gerildiğini hissedeceksiniz. Yıkadıktan sonra ise cildinizdeki parlaklığı, ışıltıyı ve pürüzsüzlüğü fark edeceksiniz. Ayrıca bu ikiliyi sabah kahvaltılardan eksik etmeyin. Tarçın bal ikilisi sayesinde kalp hastalıklarına yakalanma riskiniz azalacaktır. Soğuk kış günlerinde vücudunuza güç verecek, sizi canlı tutacaktır. Ağız ve kulak enfeksiyonları için de çok faydalıdır. Artrit hastalığının tedavisine yardım eder. Çok zayıf olup kilo almak isteyen kişilerin kilo almasını sağlar. Kas ağrılarına iyi gelir. Karaciğer ve safra ile ilgili sorunların tedavisinde etkilidir. Bal ile birlikte sindirimi düzenler, sindirim sisteminizi rahatlatır. Kolay gaz çıkarmanızı sağlar. Harika görünümlü saçlara mı kavuşmak istiyorsunuz? Saçlarınız kolay yıpranıyor ve parlamıyor mu? Adresiniz yine bu harika ikilidir. Bu şifalı ikili sayesinde saçlarınız istediğiniz parlaklığa kavuşacak, cansız ve mat görünümden çıkacak. Yorgunluk, stres hepimizin derdidir. Fakat bu enerji ve dinginlik veren, yorgunluk alan karışım sayesinde stresten uzaklaşacaksınız.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Maydanoz Nedir?  Maydanozun Faydaları Nedir?  Maydanozun Zararları Nedir?]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7098</link>
			<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 03:24:31 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7098</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Nedir?  Maydanozun Faydaları Nedir?  Maydanozun Zararları Nedir? </span><br />
<br />
Maydonoz, Maydonozgiller Familyasından olup,  koyu yeşil renkte, üst yüzü parlak ve düz 3 parçalı ve her parça 3 dilimli şekildedir. ülkemizde yoğun biçimde üretilen ve tüketilen bir bitki türüdür. Türkiye'de yetiştiği yerler : Bütün yurtta, bahçelerde yetiştirilir. Üretimi bakımından sorunsuzdur ve ülkemizde yeteri miktarda üretilebilmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Etken Maddesi :</span> Drog yaprakta uçucu yağ oranı % 0.1 - 0.7 arasında değişir. Meyvede uçucu yağ oranı ise % 3-6 arasında varyasyon gösterir.<br />
<br />
Ağustos-eylül ayları arasında, beyaz renkli çiçekler açan, kazık köklü, 30-100 cm boylarında, iki yıllık otsu bir bitki. İlk yıl bir yaprak rozeti, ikinci yıl ise bir gövde meydana getirir. Rutubetli ve sulak toprakları sever. Gövdeleri dik, tüysüz, köşeli, içi boş ve çok dallı, yaprakları saplı, parçalı ve koyu yeşil renklidir. Çiçekler şemsiye şeklinde toplanmıştır. Yaprakları tüysüz, yeşilimsi, esmer renkli, armut şeklinde ve özel kokuludur.<br />
<br />
Tohum ile yetiştirilir. Yetiştirilmesine sonbahar veya kış sonunda başlanır. Serpme veya çizgi usulü ile metrekareye 2-5 gr tohum atılır. Çimlenmesi zor olduğundan, tohumun bir gün su içinde bırakılıp şişirilmesi iyi olur. Kumla karıştırılıp ekilir. Sık sık sulama ve ot alma yapılmalıdır. Mahsülü toplarken iyice dipten biçmemelidir.<br />
<br />
Maydonoz, halk arasında mide bulantısını giderici, böbrek taşlarını düşürücü, kansızlıkta, halsizlikte, bağırsakların çalışmasında, diş etleri kanamasının önlenmesinde, yaraların kapanmasında, romatizmada yararlı olarak bilinir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Kullanıldığı yerleri:</span> Kökü ve yaprakları kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz Üretimi</span><br />
<br />
Maydanoz bitkisi tohumlarıyla çoğaltılır. Bu tohumların taze olmaları gerekir. Bahçemizde derince kazılan ve düzeltilen yerlerine bu tohumlar, ilkbaharda havalar ısındığında, günün öğle saatlerinde serpilerek ve üzerleri ince toprakla örtülerek ya da daha iyisi 15-20 cm. aralıklarla birkaç tohum bir arada olmak üzere, 1-1,5 cm. derinliğe elle dikilir.<br />
<br />
Tohumların çabuk çimlenmesi için bir gün önce, geceden suya yatırılması yararlı olur. Toprağa ekilmiş tohumların açgözlü karıncalar tarafından devşirilmemesi için süzgeçle sıkça sulanmaları ve çimlenme başlayıncaya dek toprağın ıslak kalması da doğru olur. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Besin Değerleri</span><br />
<br />
100 gr. taze maydanozun içerdiği önemli besin değerleri şunlardır: 34 kalori; 7,7 mgr. demir; 760 mgr. potasyum; 200 mg.kalsiyum. 4.040 mcgr. A vitamini kaynağı betakaroten: 10 mgr. folik asit ve 190 mgr. C vitamini.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz Kaç Kalori</span><br />
<br />
Maydanozda kaç kalori var sorusu için kalori cetveline baktığımızda, maydanoz kalori değerinin 44 olduğunu görüyoruz.Maydanozda kaç kalori var sorusunun yanıtı dışında, 03. 6 gram protein, 0.6 gram yağ, 08.5 gram karbonhidratın da maydanozun içeriğinde bulunduğunu belirtmemiz gerekmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Tansiyon ilaçları ve Maydanoz</span><br />
<br />
Tansiyon İlaçları İle Birlikte Olunca Dikkat<br />
Maydanozun iyiliğine, güzelliğine diyecek yok. Fakat tansiyon ilacı kullananların kür olarak yani yoğun miktarda kullanmaya gelince dikkat etmesi lâzım :<br />
Şöyle ki : <br />
Farklı zamanlarda annem meşhur "maydanoz-limon" kürünü uyguladı. (Bir yıl arayla). Her iki denemede de farkettim ki her zamanki şekilde ve dozajda tansiyon ilacı alıp, tansiyonu gayet iyi giderken sadece bu kür zamanlarında fazlasıyla tansiyonu fırlıyor.. Kullandığı ilaç "ACE inhibitörü" sınıfından ve beraberinde potasyum tableti/takviyesi yapılmaması önemle bildirilmiş<br />
Biz buna zaten dikkat ediyorduk ama maydanozun da yüksek miktarda potasyum içerdiğini öğrenince ilaçla çakıştığını düşünmeye başladım.. Tesadüf olamaz çünkü..<br />
<br />
Tabii normalde potasyum veya maydanoz kötü değil, tersine çok iyi..Yanlış anlam çıkmasın.. Fakat fazladan potasyumun olumsuz olacağı ilaç prospektüsünde uyarılar kısmında belirtildiği için, bu tür tansiyon ilaçları ile beraber "kür" olarak uygulanması ters sonuçlara yolaçabilir.. Kaş yapayım derken göz çıkarmamak için diğer insanları uyarmak istedim..<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Nasıl Ekilir</span><br />
<br />
Maydanoz nasıl ekilir, maydanoz için fide yetiştirme yapılmamaktadır. Tohumları direkt olarak toprağa ekilmektedir. Çok yıllık bir bitki olduğundan, kökü uzun yıllar toprak altında kalabilir. Otsu bitkilerden olduğundan, gövdesi odunlaşma yapmaz. Ekim için düz yapraklı türlerinden tercih etmelisiniz.<br />
<br />
Kıvırcık yapraklı olanların tadı pek beğenilmez, aynı zamanda yaprakları da daha kalın olur. Ekim için ilkbahar aylarını beklemelisiniz. Bu bitki ılıman iklime ve yüksek rutubete sahip olan bölgeleri daha fazla sever. Böyle özelliklere sahip olan yerlerde yıl boyunca yetiştirilebilir. Soğuk yerlerde şartlara göre ilkbahar ve sonbahar arasında yetiştirilebilir.  Toprak açısından fazla seçici olmadığından, besin maddeleri zengin olan topraklarda yetiştirilebilir. Yine de derin bünyeye sahip topraklarda iyi sonuçlar verir. PH değerleri 5,5 ve 8,0 arasında olan topraklar en uygun özelliklere sahiptir. Yaz aylarının kurak olduğu bölgelerde yetiştirme tavalarında, yağışlı ve rutubetli bölgelerde tarlada şeritler halinde ekilir. Ekim yapacağınız tarlanın otlardan temizlenmiş olması gerekir. Yabancı otların olması üretimi düşüren etkenlerden biridir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz nasıl ekilir?</span><br />
<br />
    Toprağın yabani otlardan arındırılarak, ekimden en az bir ay önce çiftlik gübresi ile gübrelenmesi ve derince sürülmesi gerekir<br />
<br />
İlkbahar geldiğinde toprağı ekim için hazırlamaya başlamalısınız.<br />
Tava biçiminde üretim yapılacaksa, tarlanın seviyesinden 10-15 cm aşağıda kalacak biçimde, 100-120 cm genişlikte ve istediğiniz uzunlukta hazırlık yapmalısınız. Tarlada üretim yapılacaksa bu hazırlığa gerek yoktur.<br />
Tarladaki toprağı düz bir konuma getirerek sulamalısınız.<br />
Tohumları toprağa açtığınız şeritlere tuz serper gibi atın.<br />
Tohumların üstüne ince bir tabaka toprak atın.<br />
Yeniden toprağı hafifçe sulayın.<br />
Çimlenme dönemi uzun sürdüğünden, tohumların atılmasından sonra 3-4 hafta beklemeniz gerekmektedir. Çimlenmenin düzgün olabilmesi için, bu dönemde sulamaya önem vermeniz gerekir. Bu dönemde sulamayı yağmurlama şeklinde yapmalısınız. Bitki biraz büyüyüp, 2-3 yapraklı olduğunda salma sulama yapabilirsiniz. Maydanoz suya karşı hassas olduğundan, suyu fazla göllendirmemeniz gerekir. Suyu uzun süre bitkinin üzerinde tutmanız onları sarartarak, ölmelerine neden olur.  <br />
Tohumlar çimlendikten sonra büyüme döneminde, maydanozlarla birlikte büyüyen yabani otları temizlemelisiniz. Bu şekilde maydanozların topraktan daha fazla besin almasını sağlayarak, büyümelerine yardımcı olursunuz. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Diyeti</span><br />
<br />
Maydanoz Diyetinden, aşırı kilolarınızdan kurtulmak için faydalanabilirsiniz. Bunun için sizlere sunacağımız maydanoz kürlerini gönül ferahlığıyla hazırlayarak kullanabilirsiniz.<br />
<br />
Maydanozsuyu kürü sizler için doğal bölgesel zayıflama yöntemlerinden sadece bir tanesidir. Maydanozsuyu kürü, karın ve göbek kısımlarında biriken yağların yakılmasına yardımcı olarak belirtilen bölgelerde önemli derecede incelme sağlar.<br />
<br />
Maydanozun en önemli sırrı bünyesinde saklı olan yağ yakıcı özelliği sayesinde bölgesel incelmeyi sağlayacak nitelikte olmasıdır. Maydanozsuyu kürleri sağlıklı kilo vermek isteyenler için oldukça ideal bir yöntem olmakla birlikte, yürüyüş ve egzersiz ile desteklendiğinde daha olumlu cevaplar almanızı sağlayacaktır.<br />
<br />
Maydanoz diyetinde ilk akla gelen önemli soru maydanoz kürlerinin hazırlanma şeklidir. Sizi rahatsız eden fazla kilolarınızdan bir an önce kurtulmak istiyorsanız veya bölgesel incelmeye ihtiyaç duyuyorsanız doğal yöntemlerle hazırlayacağınız maydanoz kürleri ile istediğinize kavuşabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz Kürünün Hazırlanışı:</span><br />
<br />
Bir demet taze maydanozu bol suda iyice yıkadıktan sonra incecik doğrayın ve üzerine 4 su bardağı su ekleyerek kaynamaya bırakın. Su kaynadıktan sora kısık ateşte 15-20 dakika kadar daha kaynatarak ocaktan alın ve üzerini kapatıp demlenerek hafif ılımasını bekleyin.  Bu ölçülerde hazırlanan maydanoz kürünü gün içerisinde tüketip ertesi gün aynı şekilde devam ederek her gün kullanmalısınız.<br />
<br />
Maydanoz diyeti için bir başka kür; Bir bağ maydanozdan 15-20 dal saplarıyla beraber alarak mutfak robotunuza atın ve üzerine 1 su bardağı su ekleyerek iyice robottan geçirin. Elde edilen bu karışımı sabahları için. Bu küre 15 gün devam ederek gözle görülür bölgesel bir incelme sağlayarak hoş ve kalıcı bir fiziğe kavuşmuş olacaksınız.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanozun Faydaları</span><br />
<br />
Maydanoz A, C, E ve K vitaminleri ile demir, potasyum, magnezyum, kalsiyum, kükürt ve fosfor mineralleri açısından oldukça zengin bir bitkidir. Bilim adamları maydanozun faydalarını araştırmış ve insan vücudunda birçok hastalığın önleyici ve tedavi edici özelliği olduğunu ispatlamışlardır.<br />
<br />
Uzmanlar aynı zaman da maydanozun her sofrada olmasını ve yenmesinin kişinin sağlığı açısından çok faydalı olduğunu söylemektedirler. Günde 7-8 adet maydanoz yemek günlük ihtiyacımız olan C vitamini ihtiyacını karşılamaktadır. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanozun faydaları aşağıdaki gibidir :</span><br />
<br />
    Maydanoz bağırsakları çalıştırdığı için sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler.<br />
    İdrar söktürücü ve terletici özelliği olduğundan dolayı vücuttaki kirli kanı temizler ve dışarı atar.<br />
    Bağırsakları çalıştırdığı için mide ve bağırsak gazlarını söküp, vücuttan atar.<br />
    İdrar söktürücü özelliğinden dolayı böbrek taşlarının düşmesinde yardımcı olur.<br />
    Bağırsak ve vücutta bulunan kurtları temizler.<br />
    Mide asit salgısını arttırdığı için iştah açıcı özelliği vardır.<br />
    Anti bakteriyel etkisinden dolayı ateş düşürücü özelliği vardır.<br />
İçinde bulunan magnezyum ve kalsiyum elementleri olduğundan dolayı diş etlerini güçlendirir ve kemik gelişimin de etkin rol oynar.<br />
Kalp ve damar hastalıkları ile kanser oluşumuna karşı önleyici etkisi vardır.<br />
Karaciğer, romatizma ve egzama hastalıklara karşı önleyici etkisi vardır.<br />
Kadınların adet dönemlerinin düzenlenmesinde etkin rol oynar.<br />
A ve C vitaminleri içerdiğinden dolayı cilde canlılık verir ve cilt lekelerinin oluşumunu engeller.<br />
E ve K vitaminlerini içerdiğinden dolayı saçı canlı gösterir ve kepek oluşumunu engeller.<br />
Adrenalin salgısı saldığı için cinsel gücü ve isteği artırır.<br />
Kansızlık sorunu olan kişiler ve çocuklar günde 7-8 adet maydanoz yiyerek kansızlığı önleyebilirler.<br />
Uyku sorunu olan kişiler yatmadan önce bir tutam maydanoz yediklerinde uykuyu düzenleyici etkisi vardır.<br />
Bulantı, kusma ve nefes darlığında kişiyi rahatlatıcı özelliği vardır.<br />
Ağız kokusu olan kişiler her gün yemekten sonra maydanoz yedikleri taktir de ağız kokusunu önler ve ferahlatıcı özelliğe sahiptir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Suyu Zayıflatırmı<br />
</span><br />
Maydanoz suyu zayıflatırmı, maydanoz suyu düzenli olarak kullanıldığında vücutta bulunan yağlar yakılarak zayıflama sağlayabilir. Bu zayıflamanın geçici olduğunu belirtelim. Maydanoz suyu metabolizmayı hızlandırdığından, etkileri hemen görülmeye başlar. Zayıflama vücuttan su atımıyla sağlandığından, siz de zayıfladığınızı düşünebilirsiniz. Gerçek faydasını görmek isterseniz, devamlı olarak kullanmalısınız. Gerçekten zayıflamaya ancak bir hafta sonra başlayabilirsiniz. Fakat 15 günden sonra ara vererek kullanmanız gerekmektedir.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz suyunun faydaları nelerdir?</span><br />
<br />
    Düzenli olarak kullanılırsa vücuttaki yağları yakmaya yardımcı olur.<br />
    Cildi zararlı toksinlerinden arındırdığından, parlak ve pürüzsüz bir görünüm sağlar.<br />
    Kronik prostat hastalarına iyi gelir.<br />
    Karaciğer dostu olduğu için, karaciğeri zararlı toksinlerden arındırarak, sağlıklı olmaya faydalı olur.<br />
    Karaciğer yağlanmalarının önüne geçer.<br />
    Afrodizyak etkisi bulunmaktadır.<br />
    Demir eksikliği yaşayanlar için tavsiye edilir.<br />
    Soğuk algınlığı hastalıklarına iyi gelir.<br />
<br />
    Adet ağrılarını dindirmekte ve adet kanamalarını düzenlemekte etkilidir.<br />
    Kanda bulunan oksijen miktarını yükselttiğinden, böbreklerin, karaciğerin ve idrar yollarının temizlenmesine yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu nasıl hazırlanmalıdır?</span><br />
<br />
Suyu hazırlamak için, yarım demet maydanozu saplarıyla birlikte ayıklayarak yıkayın. Bunun için taze ve sararmamış olan küçük yapraklı maydanozları tercih edin. İki su bardağı suyu kaynatarak, maydanozları içine atın. Karışımın 2-3 dakika kadar kaynamasına izin vererek, ocağın altını kapatın. Karışımı 10 dakika dinlendirdikten sonra, sıcak veya ılık olarak tüketebilirsiniz. Bunu dilerseniz kaynatmadan, mutfak robotundan geçirerek te yapabilirsiniz. Günde bir bardak içmeniz yeterli olacaktır. 15 gün süreyle içtikten sonra, 1 hafta -10 gün kadar ara vermelisiniz. Bunu yılda üç kez tekrarlayabilirsiniz. Hamile olan bayanların ilk üç aylık dönemde bunu içmemelerini öneririz. Aynı şekilde böbrek iltihabı olan hastalar için de, maydanoz suyu tavsiye edilmemektedir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Limon Kürü</span><br />
<br />
Maydanoz limon kürü 15 günlük sürelerle uygulanmalıdır. Maydanoz ve limon sindirimi kolaylaştırarak, besinlerdeki vitaminlerin enerjiye dönüşmesine yardımcı oluyor. Vücutta bulunan dokuların sağlığını korumaya yardımcı oluyor. A ve C vitamini deposu olan bu gıdalar, vücudun vitamin ihtiyacını sağlamaktadır. Vücudunuzu toksinlerden arındıracak olan kür sayesinde, bir çok hastalığa karşı korunma sağlayacaksınız. Ayrıca kilo vermenizde yardımcı olacaktır. Karaciğer dostu olan maydanoz, zararlı olan kimyasal maddeleri etkisiz hale getirir. Karaciğeri arındırdığından, sağlıklı çalışan bir karaciğere sahip olursunuz.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz limon kürünün faydaları nedir?</span><br />
<br />
    Karaciğer yağlanmasında faydalı olur.<br />
    Yağ yakma özelliğiyle kilo vermekte etkili olacaktır.<br />
    Cilt altında iltihaplanma varsa, bunların tedavisine yardımcı olur.<br />
    Cildin parlak ve pürüzsüz görünmesine katkı sağlar. Cildin karaciğerin aynası olduğunu unutmayın.<br />
    Hepatit B ve C hastalarında, kullanılan ilaçların meydana getirdiği olumsuz etkileri yok edecek bir destekleyici olacaktır.<br />
<br />
Maydanoz kürü nasıl hazırlanır?<br />
<br />
    15-16 sap doğal ortamlarda yetişmiş maydanoz<br />
    1 limon suyu<br />
    Yarım su bardağı klorsuz su <br />
<br />
Kürü hazırlamak için, maydanozları saplarıyla beraber, limon suyunu ve suyu blenderden geçirmeniz gerekir. Buradan elde edeceğiniz karışımı sabahları kahvaltıdan 15 dakika önce, aç karnına 15 gün süreyle içmelisiniz. 15 günün sonunda 5-6 gün ara vermeniz gerekir. Daha sonra yeniden 15 günlük bir kür daha uygulayabilirsiniz. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz limon kürü uygulamasında dikkat edilmesi gerekenler nedir?</span><br />
<br />
    Maydanozun iri yapraklı, iri saplı olanlarından kullanmayın. Bunu sadece kürde değil, yemeklerinizde de kullanmayı tercih etmeyin.<br />
    Boyları 20 cm geçmeyen, bol yapraklı, yeşil ve taze olan maydanozları tercih edin.<br />
    Bu kürü yılda üç kez uygulayabilirsiniz.<br />
    15 günlük uygulamadan sonra mutlaka ara veriniz.<br />
    Hamileliklerin ilk üç ayında kullanılmamalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Rüyada Maydanoz Görmek</span><br />
<br />
Rüyada maydanoz görmek, sakinlik ve huzur ile tabir edilir. Rüyayı gören kişiyi sıkıntıların ve huzursuzlukların olmadığı bir dönem bekliyor demektir. Rüyada maydanoz görmek genelde hayır olarak yorumlanır.  Bazı rüya tabiri yapan kişilere göre rüyada maydanoz gören kişi Allah katında en makbul kişi olarak görülür. Çeşitli belalardan uzak, cebi sürekli para gören, yüreği sevgi dolu, tehlikeye girmeyen ve hayatı boyunca Allahın hayır olan işlerinden faydalanan biri olarak ifade edilir.<br />
<br />
Rüyada maydanoz görmek, kalp temizliğine de alamet eder. Rüya sahibinin maddi yönde kazançlar elde edeceğini ve bunu kalbinin temizliği sayesinde gerçekleştireceğine ifade eder. Bu rüya sahibine hayır ve bereket getirir. Özellikle rüya sahibinin ailesinde yaşanan sıkıntıların ve huzursuzlukların gideceğine işaret eder.<br />
Rüyada görülen maydanoz sahibine şans ve uğur getirir. Bilhassa bu rüya darlı ve sıkıntılı bir zamanda görülmüş ise sahibini kurtarır ve dertlerine çare olur. Mesleki yaşamında gerilerde olan ve ciddi derece de parasal kayıplar yaşayan kişi eğer bu rüyayı görmüş ise işinde muvaffak olacağına ve Allahın izni ile bütün işlerinden alnının akı ile çıkacağına işaret eder. Rüyada maydanoz aldığını görmek ise rüya sahibinin hastalıklardan kurtulacağına ve iyileşeceğine alamet eder. Vücudunun güçleneceğine ve kafasının dinç olacağına yorumlanır. Hatta bazı rüya yorumcuları rüyada maydanoz almayı şu şekilde yorumlamışlardır. Bu rüyayı gören kişinin yüreğinin feraha ereceğine, hayatının huzur dolu olacağına ve yaşamı boyunca hastalık yüzü görmeyeceğine işaret eder.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Suyu</span><br />
<br />
Maydanoz, A, C ve K vitamini bakımından oldukça zengin bir bitki olup, aynı zamanda yüksek oranda kalsiyum, demir ve potasyum içermektedir. Bu özellikleri ile sadece yemeklerde ve salatalarda kullanılan bir bitki olmayıp, çeşitli hastalıkların tedavisi için tüketile bitkiler arasında da yer almaktadır.<br />
<br />
Maydanoz suyu, böbrek taşı, idrar yolu enfeksiyonu, adet dönemi problemleri, sindirim sorunları, ödem, astım ve öksürüğe karşı kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Suyunun Hazırlanması:</span><br />
<br />
Maydanozun yaprakları çok küçük olduğu için Maydanoz suyunun hazırlanması çok zordur. O yüzden birkaç farklı sebze kullanmanız daha iyi olacaktır. Üstelik saf maydanoz suyunun tadı acı olmaktadır. Ayrıca bazı yan etkileri de söz konusudur. Hazırlamak istediğiniz maydanoz suyuna havuç, salatalık, kereviz ve domates suyu ekleyerek vitamin ve mineral bakımından zenginleştirilmiş olduğunuz gibi, işinizi de kolaylaştırmış olursunuz.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Suyunun Besin Değeri:</span><br />
<br />
100 gr. Taze maydanozun içerdiği besin değerleri<br />
<br />
    34 Kalori<br />
    7,7 mg Demir<br />
    760 mg Potasyum<br />
    200 mg Kalsiyum<br />
    4040 mcg A vitamini kaynağı Betakaroten<br />
    10 mg Folik Asit<br />
    190 mg C vitamini<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Suyunun faydaları:</span><br />
<br />
İdrar Söktürücü: Maydanoz suyu çok etkili bir idrar söktürücüdür. Bu özelliği, safra ve böbrek taşlarının vücuttan kolayca atılmasını sağlamaktadır. Fakat böbrek veya safra taşınız varsa maydanoz suyu kullanmadan önce doktorunuza mutlaka başvurunuz.<br />
<br />
Öksürük ve Sinüzit: Maydanoz suyu, alerji veya hastalık nedeniyle artan mukusun vücuttan daha hızlı atılmasına yardımcı olmaktadır. Bunun yanında öksürüğün arttığı ve sinüslerin tıkandığı zamanlarda maydanoz suyu veya çayı faydalı olmaktadır.<br />
<br />
Cilt Bakımı: Ciltte kırışıkların giderilmesinde ve sivilcelerin kurutulmasında faydalıdır<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanozun Zararları</span><br />
<br />
Maydanoz, doğal ve yardımcı bir ürün olarak bazı hastalıkların tedavisinde ve diyet dönemlerinde uzmanlar tarafından kısa dönemli olarak her yetişkine kullanması için tavsiye edilir. Sofralarda yemeklerin yanında ve salatalarda yemekten zevk aldığımız maydanozlar, hoş kokuları ile hemen hemen her evde bulundurulur. Ancak bazen uzun süreli ve fazla miktarda maydanoz veya maydanoz suyu tüketmek böbrek ve karaciğer sorunlarına yol açabilmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz Tüketilmesinin Zararlı Olabileceği Durumlar:</span><br />
<br />
Maydanozun cilde faydalı olduğu bilinir. Cildi sıkılaştırdığı, siyah noktaları yok ettiği ve sivilceleri kuruttuğu bilinir. Ancak maydanoz tohumu yağı cilde direkt olarak sürüldüğünde ciltte kaşıntı ve döküntü meydana getirebilir.<br />
<br />
Yemeklerde tat ve koku verme amaçlı kullandığımız maydanozun bilinen bir zararı yoktur. Fakat yoğun olan yağı ve suyunun gebelik ve emzirme dönemlerinde kullanılması tavsiye edilmemektedir. Sadece maydanoz değil içeriğinde maydanoz bulunan bazı kapsüllerinde kullanılmaması gerekmektedir. Maydanoz kapsülü, yağı ve suyu gebelik döneminde düşük olasılığını arttırdığı bilinmektedir. Eğer kullanılacaksa doktora danışılarak çok az miktarda kullanılmalıdır.<br />
<br />
Maydanozun uzmanların tavsiye ettiği dozajda kullanıldığında idrar söktürücü özelliği olduğu bilinir. Fazla miktarda maydanoz veya maydanoz suyu tüketmek, vücudun sodyumu tutmasına ve ödem oluşmasına neden olabilmektedir.<br />
<br />
Aynı zamanda sodyumun vücutta tutulması yüksek tansiyonu olan hastalarda olumsuz etkilere yol açabilmektedir.<br />
Maydanoz yağı veya suyu böbreklerin sağlığını korurken, eğer bir böbrek hastalığı mevcut ise, böbreklerin daha da kötüleşmesine neden olabilmektedir.<br />
<br />
Maydanozun zayıflamak amacıyla aşırı şekilde tüketilmesi, etkili bir bağırsak çalıştırıcı olması nedeniyle bağırsaklarınızın çalışmasını olumsuz şekilde etkileyebilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanozla Etkileşen İlaç Türleri:</span><br />
<br />
Kan sulandırıcı, inceltici ve pıhtılaşmayı önleyici bazı ilaçlar maydanozla etkileşime geçerek, bunun sonucunda ilacın etkisi azalarak kanda pıhtılaşma oluşmasına neden olabilmektedir. Bu tür ilaç kullananlar doktoruna danışmalıdır.<br />
<br />
İdrar sökücü ilaç kullananlar içinde durum aynıdır. Vücudun gerekenden fazla su kaybetmesi sonucu kan basıncının düşmesine ve baş dönmesine neden olabilmektedir.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz Kullanımı İçin Tavsiye Edilen Dozlar:</span><br />
<br />
Maydanoz kullanımı için herhangi bir rakam vermek mümkün değildir. Çünkü maydanoz tüketimi kişiden kişiye değişiklik gösterdiği gibi, sağlık durumuna göre de değişebilmektedir. Burada unutulmaması gereken en önemli nokta, yararı olduğunu bildiğimiz bir bitkinin gerekenden fazla miktarda ve bilinçsiz olarak tüketilmesi, beraberinde başka sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bazı kaynaklarda günde 6 gram maydanoz tüketilmesinin insan sağlığı açısından yararlı olduğu söylense de bu konuda herhangi bir bilimsel çalışma yoktur. Bu nedenle bu gibi bitki takviyelerine başlanmadan önce doktora başvurmak en akılca yapılmış davranış olacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Kürü</span><br />
<br />
Maydanoz kürü, son yılların en çok konuşulan zayıflama ürünü olarak diyet listelerinde yerini almaktadır. Dergi, gazete ve televizyonlarda hemen her gün bu kürün zayıflatma zayıflatıcı özelliği konuşulmakta. Kilo sorunu olanlar, düzenli sporun yanında bu mucize kürü kullanarak hayalini kurdukları kiloya kavuşabilmekteler. Maydanoz kürü birçok insan tarafından denenmiş ve başarılı sonuç alınmıştır.<br />
<br />
Yeşil yapraklı, damarlı bir bitkidir. Bu bitkinin sağlığımıza yararları zaten birçoğumuz tarafından bilinmektedir. Bugün maydanoz birçok kişi tarafından sofralarda yer verilen bir bitkidir. Yemeklerin yanında ve salatalarda lezzeti ve kokusu sayesinde sofralarımızı güzelleştirmektedir. Bu mucizevi bitki kürü yapılarak farklı şekillerde de kullanılmaktadır. Ancak maydanoz tek başına zayıflamada etkili değildir. Tek başına sadece vücuttan su atılımı sağlar. Limon suyu ile birlikte kullanıldığında yağ yakıcı ve kilo verdirici özelliğe kavuşmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz Kürü Malzemeleri:</span><br />
<br />
    1 demet hormonsuz maydanoz sapları ile birlikte<br />
    1 Adet limonun suyu<br />
    2 su bardağı su<br />
<br />
Maydanoz Kürü’nün Yapılışı: Bir demet maydanoz sapları ile birlikte güzelce yıkanır. Sapları ile birlikte blendere atılır. Limon suyunu ve iki bardak klorsuz suyu ekleyip blenderden geçirilir. Hazırlanan yeşil su sabahları aç karna kahvaltıdan 15 dakika önce içilir. 15 gün uygulanır ve sonra bir hafta ara verilir. Ara bittikten sonra yeniden bir 15 günlük kür daha hazırlanır ve uygulamaya başlanır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, 15 günden fazla kullanılmamasıdır. Kullanılan bu yöntemle yaklaşık olarak bir ayda 4 kilo verilebilmektedir.<br />
<br />
Maydanoz kürünü kullanarak kilosunu korumaya çalışan birçok ünlü isim vardır.<br />
 Son yılların favori zayıflama ürünüdür. Bu şifa kaynağı kür sadece zayıflamak için değil, bunun yanında birçok hastalığın şifası içinde kullanılabilmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz Kürü’nün Faydaları:</span><br />
<br />
    Yağ yakma özelliği ile kilo vermemize yardımcı olur.<br />
    Karaciğer yağlanmasına karşı çok faydalıdır.<br />
    Deri altında oluşan iltihaplanmalara karşı faydalıdır.<br />
    Cildin gençleşmesinde ve parlak görünümünde faydalıdır.<br />
    Böbrek ve mesane taşı olanlarda, taşların düşürülmesinde bu kürü kullanabilir.<br />
    İnce bağırsağın düzenli çalışmasında yardımcı olur.<br />
    Ödem atma özelliği vardır. Vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar.<br />
    İyi bir idrar söktürücüdür.<br />
    İyi bir ter atıcıdır.<br />
<br />
Zahmetsiz ve kolay yapılan bu kür yukarıda da bahsettiğimiz gibi birçok diyetisyen tarafından tavsiye edilen bir zayıflama ürünüdür. Ancak bu şifa kaynağının tüketimi kontrollü yapılmalıdır. Aksi takdirde yarar yerine zarar verir hale gelebilir.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Aşırı Tüketiminin Zararları:</span><br />
Tansiyonu düşük olanların kullanmaması gerekmektedir. Tansiyon düşürücü özelliği olduğu için zararlıdır. Bunun yanında hamilelik dönemlerinde bayanların uzak durmaları gerekmektedir. İçeriğinde bulunan maddeler düşük yapma riskini arttırabilmektedir. Ayrıca kemik erimesi (Osteoporoz) hastası olan kişiler ve kalsiyum eksikliği olanlar bu kürü fazla tüketmemelidir. Vücuttaki kalsiyum emilimini arttırdığı için istenmeyen sonuçlarla karşılaşılabilir. Böbrek hastası olanlarında fazla kullanmaması veya doktora danışarak kullanması gerekmektedir. Fazla tüketilmesi böbreği olumsuz etkileyebilir ve hastalığın daha da kötüleşmesine neden olabilir. <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz Zayıflatırmı</span><br />
Maydanoz suyu zayıflatırmı, Maydanozun içeriğindeki yağ yakıcı özelliği ile maydanoz suyu düzenli olarak kullanıldığında vücut yağ oranımızı düşürmemize yardımcı olabilir. Ayrıca maydanoz suyu metabolizmamızı hızlandırdığından dolayı etkileri kısa sürede görülebilir. İnsan sağlığına yararlı etkilerinin yanında suyunun da sağlıklı kilo vermeye yardımcı oluşuyla bilinen bir bitkidir. Vücudumuza birçok yararı olan bu bitkinin en önemli işlevlerinden birisi zayıflatıcı etkisinin olmasıdır. Vücuttaki ödemi atmada yararı vardır. Bu şekilde zararlı maddeler vücuttan uzaklaştırarak terletir ve idrar söktürür. Sindirim sistemimize yardımcı olarak zayıflamamıza olanak sağlar. Zayıflamak için genelde maydanoz suyu tercih edilir. Bilinen birçok diyet listesinde maydanoz suyuna yer verilir. Fakat maydanoz suyu tek başına yararlı olmayabilir. Zayıflatıcı etkisinden daha fazla yararlanmak için limon suyu ile birlikte ve düzenli egzersizle desteklenmesi yararlı olacaktır. Maydanozun bu özellikleri dışında A, C ve K vitaminleri açısından zengindir. Aynı zamanda yüksek oranda kalsiyum, demir ve potasyum içermesi nedeniyle günlük hayatta sadece yemeklerde değil bazı hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır.<br />
Fakat bu yararların dışında  bazı durumlarda kullanılması sakıncalı olabilmektedir. Örneğin hamilelerin fazla maydanoz ve maydanoz suyu tüketmeleri istenmemektedir. Çünkü kasılmalara sebep olabileceği için sakıncalıdır. İdrar söktürücü ilaçlar veya başka bir hastalık nedeniyle kullandığınız ilaçlar varsa olası bir yan etkiyle karşılaşma durumunda doktorunuza başvurmalısınız.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyunun hazırlanması:</span><br />
Bir tutam maydanozu saplarıyla birlikte ayıklayarak yıkayın. İki su bardağı suyu kaynatarak maydanozları içine atın. Birlikte 2-3 dakika kaynatın. Biraz dinlendirdikten sonra sıcak veya ılık olarak tüketebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyunun bazı faydaları:</span><br />
<br />
    Düzenli olarak kullanımı sonucunda vücut yağ oranımızı düşürmede etkilidir.<br />
    Vücudun su tutmasını önler.<br />
    Metabolizmamızı hızlandırır.<br />
    Vücuttan ödemi uzaklaştırır.<br />
    Cildi zararlı toksinlerden arındırır.<br />
    Sindirim sistemini rahatlatır.<br />
    İdrar söktürücü ve terletici etkisi vardır.<br />
    Böbrek taşı, idrar yolu rahatsızlıkları, sindirim sorunlarını gidermede etkilidir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Suyu Adet Söktürürmü</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu adet söktürürmü:</span> Adet gecikmesi çoğu kadı için sıkıntı kaynağıdır. Adet gecikmesi hormonal değişiklikler, stres, ilaçlar, kilo değişikliği, seyahat, yaş veya hastalık kaynaklı bir takım nedenlere bağlı olabilir.  kronik olmayan adet gecikmelerinde (stres ve seyehat gibi)evde doğal olarak hazırlanan bitkisel çaylardan yararlanılabilir. Bitkisel çaylardan bazıları, papatya, maydanoz, kekik, kantaron, civanperçemi ve safrandır. Bunlar içinde maydanoz çayı ve maydanoz suyunun adet söktürmede etkili olduğu bilinir. Bilimsel olarak da tamamen maydanoz kökünden üretilmiş Apyol Enver isimli ilaç, adet söktürücü ve adet sancılarını giderici olarak piyasada satılmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu adet söktürürmü:</span> Maydanoz çayı nasıl yapılır; 1  bardak suya bir tatlı kaşığı maydanoz tohumu ilave edilerek 15 dakika demlenmeye bırakılır. Gün içinde sabah,öğlen ve akşam olmak üzere birer bardak tüketilir.<br />
1 bardak kaynatılmış suya 1 çorba kaşığı kurutulmuş maydanoz eklenerek 15 dakika beklenir. Gün içinde üç defa olmak üzere tüketilir. Taze maydanozla çay hazırlamak için  sapları kesilmemiş yarım demet maydanoz 2 bardak kaynamış su içine atılır 1-2 dakika kısık ateşte kaynatılır ve demlenmeye bırakılır. Günde üç bardak olmak üzere sıcak veya ılık olarak tüketilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu adet söktürürmü:</span> Maydanoz suyunun hazırlanışı; 1 demet maydanoz miksere atılarak bir dakika mikserden geçirilir, tülbent yardımı ile süzülerek içime hazır hale gelir.Yarım demet maydanoz (sapları ile birlikte) 2 yemek kaşığı limon ve 1 bardak klorsuz su 2 dakika boyunca mikserden geçirilir ve tüketilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Not: </span>Üst üste iki bardak maydanoz suyu içmeyin her bardak arasında 4 saat olmasına dikkat edin. Günde üç bardaktan fazla maydanoz suyu yarar yerine zarar verebilir.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz Suyu Diyeti</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu diyeti:</span> Maydanoz. A,C ve K vitamini bakımından oldukça zengin bir bitki olup,  yüksek oranda kalsiyum, demir ve potasyum içermektedir. Bu özellikleri ile  yemeklerde ve salatalarda kullanılan bir bitki olmayıp, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Maydanoz suyu, böbrek taşı, idrar yolu enfeksiyonu, sindirim sorunları, ödem, astım ve öksürüğe karşı kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu diyeti:</span> Hazırlanışı; Maydanozun yaprakları küçük olduğu için maydanoz suyunun hazırlanışı oldukça zordur.Onun için farklı sebzelerde kullanmanız  iyi olur. Saf maydanoz suyunun tadı acı olmakla beraber bazı yan etkileri de vardır. Hazırlamak istediğiniz maydanoz suyuna havuç,  kereviz, salatalık ve domates suyu ekleyerek vitamin bakımından zenginleştirmiş olduğunuz gibi işiniz de kolaylaşmış olur. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu diyeti:</span> 100 gram maydanoz suyunun besin değerleri;<br />
<br />
    34 kalori<br />
    7,7 mg demir<br />
    760 mg potasyum<br />
    200 mg kalsiyum<br />
    4040 mcg A vitamini kaynağı betakaroten<br />
    10 mg folik asit<br />
    190 mg C vitamini<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu diyeti:</span> Maydanoz suyunun faydaları; <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İdrar söktürücü:</span> Maydanoz suyu etkili bir idrar söktürücüdür. Safra ve böbrek taşlarının vücuttan kolayca atılmasını sağlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Öksürük ve sinüzit:</span> Maydanoz suyu, alerji ve hastalık nedeni ile artan mukusun vücuttan hızla atılmasına yardımcı olur. Öksürüğün arttığı ve sinüslerin tıkandığı zamanlarda maydanoz suyu faydalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Cilt bakımı: </span>Cildin ihtiyaç duyduğu C vitaminini karşılaması nedeni ile cilt kırışıklıklarına ve sivilcelerin kurutulmasına faydalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Böbrek sağlığı:</span> Böbrek taşlarının atılmasına yararlı olduğu gibi fonksiyonlarının gelişmesine yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kilo verme:</span> Verilen diyet listelerinin çoğunda maydanoz suyunu görmekteyiz. Nedeni sadece yağ yakmaya, kilo vermeye değil vücutta bulunan fazla suyun atılmasına yardımcı olmasıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kalp sağlığı: </span>Maydanoz içerisinde bulunan folik asit sayesinde damarlarda yüksek oranda bulunan ve tahrik eden homosistein adlı molekülün atılmasına yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Göz sağlığı:</span> maydanoz göz sağlığı için gerekli olan A vitamini bakımından zengindir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kanserden koruma: </span>Maydanozun önemli özelliklerinde biride, kolon,meme ve cilt kanserlerinden korunmak için önerilen bitkilerden olmasıdır. insanlar üzerindeki etkisi kanıtlanmamış olsa da hayvanlar üzerinde kanser hücresinin çoğalmasını önlediği kanıtlanmıştır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Çayı</span><br />
<br />
Maydanoz çayı, Çay dediğimizde aklımıza bir çok çeşit geliyor.Bunlardan bazıları da bitki çayları. Bitki çayları hemen hemen bütün hastalıklara bitkisel ilaç olarak öneriliyor. Bitki çayları dediğimizde aklımıza birçok çay geliyor. Bu çaylardan biri de maydanoz çayı. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz çayının faydaları </span><br />
<br />
    Vitamin eksikliğine <br />
    Demir eksikliğine<br />
    Romatizma ağrılarına<br />
    Diyabet ve kolon kanserine <br />
    İdrar söker<br />
    Adet dönemi ağrıları <br />
    Böbrek taşına<br />
    Sindirime yardımcı olur <br />
    Maydanoz folik asit bakımından oldukça zengindir. Bu yüzden kalp damar hastalıklarında etkili korunmaya yardımcı olur.<br />
    Kalp krizi ve inme riskini düşürür.<br />
    Tümör gelişimini yavaşlatma<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz çayı için gerekli olan malzemeler</span> <br />
<br />
    Taze maydanoz (kurutulmuş maydanozda olabilir)<br />
    Kaynamış su<br />
    Bal<br />
    Limon <br />
<br />
İlk öncelikle taze maydanoz olursa daha lezzetli olur.<br />
<br />
 Fakat bu sizin tercihiniz nasıl isterseniz öyle yapın. Ben taze maydanoz ile olan çayın tarifini vereceğim. İlk önce çayımızı yapacağımız kabımızı çıkarıyoruz. Taze yapraklı maydanozlarımızı bıçak ile ince ince doğruyoruz. Taze yapraklı maydanozlarımızı doğradıktan sonra çıkardığımız kabımıza koyuyoruz. Doğradığımız maydanozlarımızı koyduğumuz kabımızın üzerine kaynattığımız suyu ilave ediyoruz. Kabımızın içerisine suyumuzu da ilave ettikten sonra bir kaç dakika yani yaklaşık olarak 4-5 dakika bekliyoruz. Çayımızın demini alması için 4-5 dakika bekledikten sonra çayımızı afiyetle içeceğimiz bardağımıza bir süzgeç yardımı ile süzüyoruz. Maydanoz çayımız böyle acı olacağı için damak zevkimize göre bardağımıza bal ile limon ekleyip karıştırıyoruz ve afiyetle içiyoruz. Afiyet olsun. Sevginizi katarak yapmayı unutmayın.<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Nedir?  Maydanozun Faydaları Nedir?  Maydanozun Zararları Nedir? </span><br />
<br />
Maydonoz, Maydonozgiller Familyasından olup,  koyu yeşil renkte, üst yüzü parlak ve düz 3 parçalı ve her parça 3 dilimli şekildedir. ülkemizde yoğun biçimde üretilen ve tüketilen bir bitki türüdür. Türkiye'de yetiştiği yerler : Bütün yurtta, bahçelerde yetiştirilir. Üretimi bakımından sorunsuzdur ve ülkemizde yeteri miktarda üretilebilmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Etken Maddesi :</span> Drog yaprakta uçucu yağ oranı % 0.1 - 0.7 arasında değişir. Meyvede uçucu yağ oranı ise % 3-6 arasında varyasyon gösterir.<br />
<br />
Ağustos-eylül ayları arasında, beyaz renkli çiçekler açan, kazık köklü, 30-100 cm boylarında, iki yıllık otsu bir bitki. İlk yıl bir yaprak rozeti, ikinci yıl ise bir gövde meydana getirir. Rutubetli ve sulak toprakları sever. Gövdeleri dik, tüysüz, köşeli, içi boş ve çok dallı, yaprakları saplı, parçalı ve koyu yeşil renklidir. Çiçekler şemsiye şeklinde toplanmıştır. Yaprakları tüysüz, yeşilimsi, esmer renkli, armut şeklinde ve özel kokuludur.<br />
<br />
Tohum ile yetiştirilir. Yetiştirilmesine sonbahar veya kış sonunda başlanır. Serpme veya çizgi usulü ile metrekareye 2-5 gr tohum atılır. Çimlenmesi zor olduğundan, tohumun bir gün su içinde bırakılıp şişirilmesi iyi olur. Kumla karıştırılıp ekilir. Sık sık sulama ve ot alma yapılmalıdır. Mahsülü toplarken iyice dipten biçmemelidir.<br />
<br />
Maydonoz, halk arasında mide bulantısını giderici, böbrek taşlarını düşürücü, kansızlıkta, halsizlikte, bağırsakların çalışmasında, diş etleri kanamasının önlenmesinde, yaraların kapanmasında, romatizmada yararlı olarak bilinir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Kullanıldığı yerleri:</span> Kökü ve yaprakları kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz Üretimi</span><br />
<br />
Maydanoz bitkisi tohumlarıyla çoğaltılır. Bu tohumların taze olmaları gerekir. Bahçemizde derince kazılan ve düzeltilen yerlerine bu tohumlar, ilkbaharda havalar ısındığında, günün öğle saatlerinde serpilerek ve üzerleri ince toprakla örtülerek ya da daha iyisi 15-20 cm. aralıklarla birkaç tohum bir arada olmak üzere, 1-1,5 cm. derinliğe elle dikilir.<br />
<br />
Tohumların çabuk çimlenmesi için bir gün önce, geceden suya yatırılması yararlı olur. Toprağa ekilmiş tohumların açgözlü karıncalar tarafından devşirilmemesi için süzgeçle sıkça sulanmaları ve çimlenme başlayıncaya dek toprağın ıslak kalması da doğru olur. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Besin Değerleri</span><br />
<br />
100 gr. taze maydanozun içerdiği önemli besin değerleri şunlardır: 34 kalori; 7,7 mgr. demir; 760 mgr. potasyum; 200 mg.kalsiyum. 4.040 mcgr. A vitamini kaynağı betakaroten: 10 mgr. folik asit ve 190 mgr. C vitamini.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz Kaç Kalori</span><br />
<br />
Maydanozda kaç kalori var sorusu için kalori cetveline baktığımızda, maydanoz kalori değerinin 44 olduğunu görüyoruz.Maydanozda kaç kalori var sorusunun yanıtı dışında, 03. 6 gram protein, 0.6 gram yağ, 08.5 gram karbonhidratın da maydanozun içeriğinde bulunduğunu belirtmemiz gerekmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Tansiyon ilaçları ve Maydanoz</span><br />
<br />
Tansiyon İlaçları İle Birlikte Olunca Dikkat<br />
Maydanozun iyiliğine, güzelliğine diyecek yok. Fakat tansiyon ilacı kullananların kür olarak yani yoğun miktarda kullanmaya gelince dikkat etmesi lâzım :<br />
Şöyle ki : <br />
Farklı zamanlarda annem meşhur "maydanoz-limon" kürünü uyguladı. (Bir yıl arayla). Her iki denemede de farkettim ki her zamanki şekilde ve dozajda tansiyon ilacı alıp, tansiyonu gayet iyi giderken sadece bu kür zamanlarında fazlasıyla tansiyonu fırlıyor.. Kullandığı ilaç "ACE inhibitörü" sınıfından ve beraberinde potasyum tableti/takviyesi yapılmaması önemle bildirilmiş<br />
Biz buna zaten dikkat ediyorduk ama maydanozun da yüksek miktarda potasyum içerdiğini öğrenince ilaçla çakıştığını düşünmeye başladım.. Tesadüf olamaz çünkü..<br />
<br />
Tabii normalde potasyum veya maydanoz kötü değil, tersine çok iyi..Yanlış anlam çıkmasın.. Fakat fazladan potasyumun olumsuz olacağı ilaç prospektüsünde uyarılar kısmında belirtildiği için, bu tür tansiyon ilaçları ile beraber "kür" olarak uygulanması ters sonuçlara yolaçabilir.. Kaş yapayım derken göz çıkarmamak için diğer insanları uyarmak istedim..<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Nasıl Ekilir</span><br />
<br />
Maydanoz nasıl ekilir, maydanoz için fide yetiştirme yapılmamaktadır. Tohumları direkt olarak toprağa ekilmektedir. Çok yıllık bir bitki olduğundan, kökü uzun yıllar toprak altında kalabilir. Otsu bitkilerden olduğundan, gövdesi odunlaşma yapmaz. Ekim için düz yapraklı türlerinden tercih etmelisiniz.<br />
<br />
Kıvırcık yapraklı olanların tadı pek beğenilmez, aynı zamanda yaprakları da daha kalın olur. Ekim için ilkbahar aylarını beklemelisiniz. Bu bitki ılıman iklime ve yüksek rutubete sahip olan bölgeleri daha fazla sever. Böyle özelliklere sahip olan yerlerde yıl boyunca yetiştirilebilir. Soğuk yerlerde şartlara göre ilkbahar ve sonbahar arasında yetiştirilebilir.  Toprak açısından fazla seçici olmadığından, besin maddeleri zengin olan topraklarda yetiştirilebilir. Yine de derin bünyeye sahip topraklarda iyi sonuçlar verir. PH değerleri 5,5 ve 8,0 arasında olan topraklar en uygun özelliklere sahiptir. Yaz aylarının kurak olduğu bölgelerde yetiştirme tavalarında, yağışlı ve rutubetli bölgelerde tarlada şeritler halinde ekilir. Ekim yapacağınız tarlanın otlardan temizlenmiş olması gerekir. Yabancı otların olması üretimi düşüren etkenlerden biridir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz nasıl ekilir?</span><br />
<br />
    Toprağın yabani otlardan arındırılarak, ekimden en az bir ay önce çiftlik gübresi ile gübrelenmesi ve derince sürülmesi gerekir<br />
<br />
İlkbahar geldiğinde toprağı ekim için hazırlamaya başlamalısınız.<br />
Tava biçiminde üretim yapılacaksa, tarlanın seviyesinden 10-15 cm aşağıda kalacak biçimde, 100-120 cm genişlikte ve istediğiniz uzunlukta hazırlık yapmalısınız. Tarlada üretim yapılacaksa bu hazırlığa gerek yoktur.<br />
Tarladaki toprağı düz bir konuma getirerek sulamalısınız.<br />
Tohumları toprağa açtığınız şeritlere tuz serper gibi atın.<br />
Tohumların üstüne ince bir tabaka toprak atın.<br />
Yeniden toprağı hafifçe sulayın.<br />
Çimlenme dönemi uzun sürdüğünden, tohumların atılmasından sonra 3-4 hafta beklemeniz gerekmektedir. Çimlenmenin düzgün olabilmesi için, bu dönemde sulamaya önem vermeniz gerekir. Bu dönemde sulamayı yağmurlama şeklinde yapmalısınız. Bitki biraz büyüyüp, 2-3 yapraklı olduğunda salma sulama yapabilirsiniz. Maydanoz suya karşı hassas olduğundan, suyu fazla göllendirmemeniz gerekir. Suyu uzun süre bitkinin üzerinde tutmanız onları sarartarak, ölmelerine neden olur.  <br />
Tohumlar çimlendikten sonra büyüme döneminde, maydanozlarla birlikte büyüyen yabani otları temizlemelisiniz. Bu şekilde maydanozların topraktan daha fazla besin almasını sağlayarak, büyümelerine yardımcı olursunuz. <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Diyeti</span><br />
<br />
Maydanoz Diyetinden, aşırı kilolarınızdan kurtulmak için faydalanabilirsiniz. Bunun için sizlere sunacağımız maydanoz kürlerini gönül ferahlığıyla hazırlayarak kullanabilirsiniz.<br />
<br />
Maydanozsuyu kürü sizler için doğal bölgesel zayıflama yöntemlerinden sadece bir tanesidir. Maydanozsuyu kürü, karın ve göbek kısımlarında biriken yağların yakılmasına yardımcı olarak belirtilen bölgelerde önemli derecede incelme sağlar.<br />
<br />
Maydanozun en önemli sırrı bünyesinde saklı olan yağ yakıcı özelliği sayesinde bölgesel incelmeyi sağlayacak nitelikte olmasıdır. Maydanozsuyu kürleri sağlıklı kilo vermek isteyenler için oldukça ideal bir yöntem olmakla birlikte, yürüyüş ve egzersiz ile desteklendiğinde daha olumlu cevaplar almanızı sağlayacaktır.<br />
<br />
Maydanoz diyetinde ilk akla gelen önemli soru maydanoz kürlerinin hazırlanma şeklidir. Sizi rahatsız eden fazla kilolarınızdan bir an önce kurtulmak istiyorsanız veya bölgesel incelmeye ihtiyaç duyuyorsanız doğal yöntemlerle hazırlayacağınız maydanoz kürleri ile istediğinize kavuşabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz Kürünün Hazırlanışı:</span><br />
<br />
Bir demet taze maydanozu bol suda iyice yıkadıktan sonra incecik doğrayın ve üzerine 4 su bardağı su ekleyerek kaynamaya bırakın. Su kaynadıktan sora kısık ateşte 15-20 dakika kadar daha kaynatarak ocaktan alın ve üzerini kapatıp demlenerek hafif ılımasını bekleyin.  Bu ölçülerde hazırlanan maydanoz kürünü gün içerisinde tüketip ertesi gün aynı şekilde devam ederek her gün kullanmalısınız.<br />
<br />
Maydanoz diyeti için bir başka kür; Bir bağ maydanozdan 15-20 dal saplarıyla beraber alarak mutfak robotunuza atın ve üzerine 1 su bardağı su ekleyerek iyice robottan geçirin. Elde edilen bu karışımı sabahları için. Bu küre 15 gün devam ederek gözle görülür bölgesel bir incelme sağlayarak hoş ve kalıcı bir fiziğe kavuşmuş olacaksınız.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanozun Faydaları</span><br />
<br />
Maydanoz A, C, E ve K vitaminleri ile demir, potasyum, magnezyum, kalsiyum, kükürt ve fosfor mineralleri açısından oldukça zengin bir bitkidir. Bilim adamları maydanozun faydalarını araştırmış ve insan vücudunda birçok hastalığın önleyici ve tedavi edici özelliği olduğunu ispatlamışlardır.<br />
<br />
Uzmanlar aynı zaman da maydanozun her sofrada olmasını ve yenmesinin kişinin sağlığı açısından çok faydalı olduğunu söylemektedirler. Günde 7-8 adet maydanoz yemek günlük ihtiyacımız olan C vitamini ihtiyacını karşılamaktadır. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanozun faydaları aşağıdaki gibidir :</span><br />
<br />
    Maydanoz bağırsakları çalıştırdığı için sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı önler.<br />
    İdrar söktürücü ve terletici özelliği olduğundan dolayı vücuttaki kirli kanı temizler ve dışarı atar.<br />
    Bağırsakları çalıştırdığı için mide ve bağırsak gazlarını söküp, vücuttan atar.<br />
    İdrar söktürücü özelliğinden dolayı böbrek taşlarının düşmesinde yardımcı olur.<br />
    Bağırsak ve vücutta bulunan kurtları temizler.<br />
    Mide asit salgısını arttırdığı için iştah açıcı özelliği vardır.<br />
    Anti bakteriyel etkisinden dolayı ateş düşürücü özelliği vardır.<br />
İçinde bulunan magnezyum ve kalsiyum elementleri olduğundan dolayı diş etlerini güçlendirir ve kemik gelişimin de etkin rol oynar.<br />
Kalp ve damar hastalıkları ile kanser oluşumuna karşı önleyici etkisi vardır.<br />
Karaciğer, romatizma ve egzama hastalıklara karşı önleyici etkisi vardır.<br />
Kadınların adet dönemlerinin düzenlenmesinde etkin rol oynar.<br />
A ve C vitaminleri içerdiğinden dolayı cilde canlılık verir ve cilt lekelerinin oluşumunu engeller.<br />
E ve K vitaminlerini içerdiğinden dolayı saçı canlı gösterir ve kepek oluşumunu engeller.<br />
Adrenalin salgısı saldığı için cinsel gücü ve isteği artırır.<br />
Kansızlık sorunu olan kişiler ve çocuklar günde 7-8 adet maydanoz yiyerek kansızlığı önleyebilirler.<br />
Uyku sorunu olan kişiler yatmadan önce bir tutam maydanoz yediklerinde uykuyu düzenleyici etkisi vardır.<br />
Bulantı, kusma ve nefes darlığında kişiyi rahatlatıcı özelliği vardır.<br />
Ağız kokusu olan kişiler her gün yemekten sonra maydanoz yedikleri taktir de ağız kokusunu önler ve ferahlatıcı özelliğe sahiptir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Suyu Zayıflatırmı<br />
</span><br />
Maydanoz suyu zayıflatırmı, maydanoz suyu düzenli olarak kullanıldığında vücutta bulunan yağlar yakılarak zayıflama sağlayabilir. Bu zayıflamanın geçici olduğunu belirtelim. Maydanoz suyu metabolizmayı hızlandırdığından, etkileri hemen görülmeye başlar. Zayıflama vücuttan su atımıyla sağlandığından, siz de zayıfladığınızı düşünebilirsiniz. Gerçek faydasını görmek isterseniz, devamlı olarak kullanmalısınız. Gerçekten zayıflamaya ancak bir hafta sonra başlayabilirsiniz. Fakat 15 günden sonra ara vererek kullanmanız gerekmektedir.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz suyunun faydaları nelerdir?</span><br />
<br />
    Düzenli olarak kullanılırsa vücuttaki yağları yakmaya yardımcı olur.<br />
    Cildi zararlı toksinlerinden arındırdığından, parlak ve pürüzsüz bir görünüm sağlar.<br />
    Kronik prostat hastalarına iyi gelir.<br />
    Karaciğer dostu olduğu için, karaciğeri zararlı toksinlerden arındırarak, sağlıklı olmaya faydalı olur.<br />
    Karaciğer yağlanmalarının önüne geçer.<br />
    Afrodizyak etkisi bulunmaktadır.<br />
    Demir eksikliği yaşayanlar için tavsiye edilir.<br />
    Soğuk algınlığı hastalıklarına iyi gelir.<br />
<br />
    Adet ağrılarını dindirmekte ve adet kanamalarını düzenlemekte etkilidir.<br />
    Kanda bulunan oksijen miktarını yükselttiğinden, böbreklerin, karaciğerin ve idrar yollarının temizlenmesine yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu nasıl hazırlanmalıdır?</span><br />
<br />
Suyu hazırlamak için, yarım demet maydanozu saplarıyla birlikte ayıklayarak yıkayın. Bunun için taze ve sararmamış olan küçük yapraklı maydanozları tercih edin. İki su bardağı suyu kaynatarak, maydanozları içine atın. Karışımın 2-3 dakika kadar kaynamasına izin vererek, ocağın altını kapatın. Karışımı 10 dakika dinlendirdikten sonra, sıcak veya ılık olarak tüketebilirsiniz. Bunu dilerseniz kaynatmadan, mutfak robotundan geçirerek te yapabilirsiniz. Günde bir bardak içmeniz yeterli olacaktır. 15 gün süreyle içtikten sonra, 1 hafta -10 gün kadar ara vermelisiniz. Bunu yılda üç kez tekrarlayabilirsiniz. Hamile olan bayanların ilk üç aylık dönemde bunu içmemelerini öneririz. Aynı şekilde böbrek iltihabı olan hastalar için de, maydanoz suyu tavsiye edilmemektedir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Limon Kürü</span><br />
<br />
Maydanoz limon kürü 15 günlük sürelerle uygulanmalıdır. Maydanoz ve limon sindirimi kolaylaştırarak, besinlerdeki vitaminlerin enerjiye dönüşmesine yardımcı oluyor. Vücutta bulunan dokuların sağlığını korumaya yardımcı oluyor. A ve C vitamini deposu olan bu gıdalar, vücudun vitamin ihtiyacını sağlamaktadır. Vücudunuzu toksinlerden arındıracak olan kür sayesinde, bir çok hastalığa karşı korunma sağlayacaksınız. Ayrıca kilo vermenizde yardımcı olacaktır. Karaciğer dostu olan maydanoz, zararlı olan kimyasal maddeleri etkisiz hale getirir. Karaciğeri arındırdığından, sağlıklı çalışan bir karaciğere sahip olursunuz.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz limon kürünün faydaları nedir?</span><br />
<br />
    Karaciğer yağlanmasında faydalı olur.<br />
    Yağ yakma özelliğiyle kilo vermekte etkili olacaktır.<br />
    Cilt altında iltihaplanma varsa, bunların tedavisine yardımcı olur.<br />
    Cildin parlak ve pürüzsüz görünmesine katkı sağlar. Cildin karaciğerin aynası olduğunu unutmayın.<br />
    Hepatit B ve C hastalarında, kullanılan ilaçların meydana getirdiği olumsuz etkileri yok edecek bir destekleyici olacaktır.<br />
<br />
Maydanoz kürü nasıl hazırlanır?<br />
<br />
    15-16 sap doğal ortamlarda yetişmiş maydanoz<br />
    1 limon suyu<br />
    Yarım su bardağı klorsuz su <br />
<br />
Kürü hazırlamak için, maydanozları saplarıyla beraber, limon suyunu ve suyu blenderden geçirmeniz gerekir. Buradan elde edeceğiniz karışımı sabahları kahvaltıdan 15 dakika önce, aç karnına 15 gün süreyle içmelisiniz. 15 günün sonunda 5-6 gün ara vermeniz gerekir. Daha sonra yeniden 15 günlük bir kür daha uygulayabilirsiniz. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz limon kürü uygulamasında dikkat edilmesi gerekenler nedir?</span><br />
<br />
    Maydanozun iri yapraklı, iri saplı olanlarından kullanmayın. Bunu sadece kürde değil, yemeklerinizde de kullanmayı tercih etmeyin.<br />
    Boyları 20 cm geçmeyen, bol yapraklı, yeşil ve taze olan maydanozları tercih edin.<br />
    Bu kürü yılda üç kez uygulayabilirsiniz.<br />
    15 günlük uygulamadan sonra mutlaka ara veriniz.<br />
    Hamileliklerin ilk üç ayında kullanılmamalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Rüyada Maydanoz Görmek</span><br />
<br />
Rüyada maydanoz görmek, sakinlik ve huzur ile tabir edilir. Rüyayı gören kişiyi sıkıntıların ve huzursuzlukların olmadığı bir dönem bekliyor demektir. Rüyada maydanoz görmek genelde hayır olarak yorumlanır.  Bazı rüya tabiri yapan kişilere göre rüyada maydanoz gören kişi Allah katında en makbul kişi olarak görülür. Çeşitli belalardan uzak, cebi sürekli para gören, yüreği sevgi dolu, tehlikeye girmeyen ve hayatı boyunca Allahın hayır olan işlerinden faydalanan biri olarak ifade edilir.<br />
<br />
Rüyada maydanoz görmek, kalp temizliğine de alamet eder. Rüya sahibinin maddi yönde kazançlar elde edeceğini ve bunu kalbinin temizliği sayesinde gerçekleştireceğine ifade eder. Bu rüya sahibine hayır ve bereket getirir. Özellikle rüya sahibinin ailesinde yaşanan sıkıntıların ve huzursuzlukların gideceğine işaret eder.<br />
Rüyada görülen maydanoz sahibine şans ve uğur getirir. Bilhassa bu rüya darlı ve sıkıntılı bir zamanda görülmüş ise sahibini kurtarır ve dertlerine çare olur. Mesleki yaşamında gerilerde olan ve ciddi derece de parasal kayıplar yaşayan kişi eğer bu rüyayı görmüş ise işinde muvaffak olacağına ve Allahın izni ile bütün işlerinden alnının akı ile çıkacağına işaret eder. Rüyada maydanoz aldığını görmek ise rüya sahibinin hastalıklardan kurtulacağına ve iyileşeceğine alamet eder. Vücudunun güçleneceğine ve kafasının dinç olacağına yorumlanır. Hatta bazı rüya yorumcuları rüyada maydanoz almayı şu şekilde yorumlamışlardır. Bu rüyayı gören kişinin yüreğinin feraha ereceğine, hayatının huzur dolu olacağına ve yaşamı boyunca hastalık yüzü görmeyeceğine işaret eder.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Suyu</span><br />
<br />
Maydanoz, A, C ve K vitamini bakımından oldukça zengin bir bitki olup, aynı zamanda yüksek oranda kalsiyum, demir ve potasyum içermektedir. Bu özellikleri ile sadece yemeklerde ve salatalarda kullanılan bir bitki olmayıp, çeşitli hastalıkların tedavisi için tüketile bitkiler arasında da yer almaktadır.<br />
<br />
Maydanoz suyu, böbrek taşı, idrar yolu enfeksiyonu, adet dönemi problemleri, sindirim sorunları, ödem, astım ve öksürüğe karşı kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Suyunun Hazırlanması:</span><br />
<br />
Maydanozun yaprakları çok küçük olduğu için Maydanoz suyunun hazırlanması çok zordur. O yüzden birkaç farklı sebze kullanmanız daha iyi olacaktır. Üstelik saf maydanoz suyunun tadı acı olmaktadır. Ayrıca bazı yan etkileri de söz konusudur. Hazırlamak istediğiniz maydanoz suyuna havuç, salatalık, kereviz ve domates suyu ekleyerek vitamin ve mineral bakımından zenginleştirilmiş olduğunuz gibi, işinizi de kolaylaştırmış olursunuz.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Suyunun Besin Değeri:</span><br />
<br />
100 gr. Taze maydanozun içerdiği besin değerleri<br />
<br />
    34 Kalori<br />
    7,7 mg Demir<br />
    760 mg Potasyum<br />
    200 mg Kalsiyum<br />
    4040 mcg A vitamini kaynağı Betakaroten<br />
    10 mg Folik Asit<br />
    190 mg C vitamini<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Suyunun faydaları:</span><br />
<br />
İdrar Söktürücü: Maydanoz suyu çok etkili bir idrar söktürücüdür. Bu özelliği, safra ve böbrek taşlarının vücuttan kolayca atılmasını sağlamaktadır. Fakat böbrek veya safra taşınız varsa maydanoz suyu kullanmadan önce doktorunuza mutlaka başvurunuz.<br />
<br />
Öksürük ve Sinüzit: Maydanoz suyu, alerji veya hastalık nedeniyle artan mukusun vücuttan daha hızlı atılmasına yardımcı olmaktadır. Bunun yanında öksürüğün arttığı ve sinüslerin tıkandığı zamanlarda maydanoz suyu veya çayı faydalı olmaktadır.<br />
<br />
Cilt Bakımı: Ciltte kırışıkların giderilmesinde ve sivilcelerin kurutulmasında faydalıdır<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanozun Zararları</span><br />
<br />
Maydanoz, doğal ve yardımcı bir ürün olarak bazı hastalıkların tedavisinde ve diyet dönemlerinde uzmanlar tarafından kısa dönemli olarak her yetişkine kullanması için tavsiye edilir. Sofralarda yemeklerin yanında ve salatalarda yemekten zevk aldığımız maydanozlar, hoş kokuları ile hemen hemen her evde bulundurulur. Ancak bazen uzun süreli ve fazla miktarda maydanoz veya maydanoz suyu tüketmek böbrek ve karaciğer sorunlarına yol açabilmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz Tüketilmesinin Zararlı Olabileceği Durumlar:</span><br />
<br />
Maydanozun cilde faydalı olduğu bilinir. Cildi sıkılaştırdığı, siyah noktaları yok ettiği ve sivilceleri kuruttuğu bilinir. Ancak maydanoz tohumu yağı cilde direkt olarak sürüldüğünde ciltte kaşıntı ve döküntü meydana getirebilir.<br />
<br />
Yemeklerde tat ve koku verme amaçlı kullandığımız maydanozun bilinen bir zararı yoktur. Fakat yoğun olan yağı ve suyunun gebelik ve emzirme dönemlerinde kullanılması tavsiye edilmemektedir. Sadece maydanoz değil içeriğinde maydanoz bulunan bazı kapsüllerinde kullanılmaması gerekmektedir. Maydanoz kapsülü, yağı ve suyu gebelik döneminde düşük olasılığını arttırdığı bilinmektedir. Eğer kullanılacaksa doktora danışılarak çok az miktarda kullanılmalıdır.<br />
<br />
Maydanozun uzmanların tavsiye ettiği dozajda kullanıldığında idrar söktürücü özelliği olduğu bilinir. Fazla miktarda maydanoz veya maydanoz suyu tüketmek, vücudun sodyumu tutmasına ve ödem oluşmasına neden olabilmektedir.<br />
<br />
Aynı zamanda sodyumun vücutta tutulması yüksek tansiyonu olan hastalarda olumsuz etkilere yol açabilmektedir.<br />
Maydanoz yağı veya suyu böbreklerin sağlığını korurken, eğer bir böbrek hastalığı mevcut ise, böbreklerin daha da kötüleşmesine neden olabilmektedir.<br />
<br />
Maydanozun zayıflamak amacıyla aşırı şekilde tüketilmesi, etkili bir bağırsak çalıştırıcı olması nedeniyle bağırsaklarınızın çalışmasını olumsuz şekilde etkileyebilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanozla Etkileşen İlaç Türleri:</span><br />
<br />
Kan sulandırıcı, inceltici ve pıhtılaşmayı önleyici bazı ilaçlar maydanozla etkileşime geçerek, bunun sonucunda ilacın etkisi azalarak kanda pıhtılaşma oluşmasına neden olabilmektedir. Bu tür ilaç kullananlar doktoruna danışmalıdır.<br />
<br />
İdrar sökücü ilaç kullananlar içinde durum aynıdır. Vücudun gerekenden fazla su kaybetmesi sonucu kan basıncının düşmesine ve baş dönmesine neden olabilmektedir.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz Kullanımı İçin Tavsiye Edilen Dozlar:</span><br />
<br />
Maydanoz kullanımı için herhangi bir rakam vermek mümkün değildir. Çünkü maydanoz tüketimi kişiden kişiye değişiklik gösterdiği gibi, sağlık durumuna göre de değişebilmektedir. Burada unutulmaması gereken en önemli nokta, yararı olduğunu bildiğimiz bir bitkinin gerekenden fazla miktarda ve bilinçsiz olarak tüketilmesi, beraberinde başka sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bazı kaynaklarda günde 6 gram maydanoz tüketilmesinin insan sağlığı açısından yararlı olduğu söylense de bu konuda herhangi bir bilimsel çalışma yoktur. Bu nedenle bu gibi bitki takviyelerine başlanmadan önce doktora başvurmak en akılca yapılmış davranış olacaktır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Kürü</span><br />
<br />
Maydanoz kürü, son yılların en çok konuşulan zayıflama ürünü olarak diyet listelerinde yerini almaktadır. Dergi, gazete ve televizyonlarda hemen her gün bu kürün zayıflatma zayıflatıcı özelliği konuşulmakta. Kilo sorunu olanlar, düzenli sporun yanında bu mucize kürü kullanarak hayalini kurdukları kiloya kavuşabilmekteler. Maydanoz kürü birçok insan tarafından denenmiş ve başarılı sonuç alınmıştır.<br />
<br />
Yeşil yapraklı, damarlı bir bitkidir. Bu bitkinin sağlığımıza yararları zaten birçoğumuz tarafından bilinmektedir. Bugün maydanoz birçok kişi tarafından sofralarda yer verilen bir bitkidir. Yemeklerin yanında ve salatalarda lezzeti ve kokusu sayesinde sofralarımızı güzelleştirmektedir. Bu mucizevi bitki kürü yapılarak farklı şekillerde de kullanılmaktadır. Ancak maydanoz tek başına zayıflamada etkili değildir. Tek başına sadece vücuttan su atılımı sağlar. Limon suyu ile birlikte kullanıldığında yağ yakıcı ve kilo verdirici özelliğe kavuşmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz Kürü Malzemeleri:</span><br />
<br />
    1 demet hormonsuz maydanoz sapları ile birlikte<br />
    1 Adet limonun suyu<br />
    2 su bardağı su<br />
<br />
Maydanoz Kürü’nün Yapılışı: Bir demet maydanoz sapları ile birlikte güzelce yıkanır. Sapları ile birlikte blendere atılır. Limon suyunu ve iki bardak klorsuz suyu ekleyip blenderden geçirilir. Hazırlanan yeşil su sabahları aç karna kahvaltıdan 15 dakika önce içilir. 15 gün uygulanır ve sonra bir hafta ara verilir. Ara bittikten sonra yeniden bir 15 günlük kür daha hazırlanır ve uygulamaya başlanır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, 15 günden fazla kullanılmamasıdır. Kullanılan bu yöntemle yaklaşık olarak bir ayda 4 kilo verilebilmektedir.<br />
<br />
Maydanoz kürünü kullanarak kilosunu korumaya çalışan birçok ünlü isim vardır.<br />
 Son yılların favori zayıflama ürünüdür. Bu şifa kaynağı kür sadece zayıflamak için değil, bunun yanında birçok hastalığın şifası içinde kullanılabilmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz Kürü’nün Faydaları:</span><br />
<br />
    Yağ yakma özelliği ile kilo vermemize yardımcı olur.<br />
    Karaciğer yağlanmasına karşı çok faydalıdır.<br />
    Deri altında oluşan iltihaplanmalara karşı faydalıdır.<br />
    Cildin gençleşmesinde ve parlak görünümünde faydalıdır.<br />
    Böbrek ve mesane taşı olanlarda, taşların düşürülmesinde bu kürü kullanabilir.<br />
    İnce bağırsağın düzenli çalışmasında yardımcı olur.<br />
    Ödem atma özelliği vardır. Vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar.<br />
    İyi bir idrar söktürücüdür.<br />
    İyi bir ter atıcıdır.<br />
<br />
Zahmetsiz ve kolay yapılan bu kür yukarıda da bahsettiğimiz gibi birçok diyetisyen tarafından tavsiye edilen bir zayıflama ürünüdür. Ancak bu şifa kaynağının tüketimi kontrollü yapılmalıdır. Aksi takdirde yarar yerine zarar verir hale gelebilir.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Aşırı Tüketiminin Zararları:</span><br />
Tansiyonu düşük olanların kullanmaması gerekmektedir. Tansiyon düşürücü özelliği olduğu için zararlıdır. Bunun yanında hamilelik dönemlerinde bayanların uzak durmaları gerekmektedir. İçeriğinde bulunan maddeler düşük yapma riskini arttırabilmektedir. Ayrıca kemik erimesi (Osteoporoz) hastası olan kişiler ve kalsiyum eksikliği olanlar bu kürü fazla tüketmemelidir. Vücuttaki kalsiyum emilimini arttırdığı için istenmeyen sonuçlarla karşılaşılabilir. Böbrek hastası olanlarında fazla kullanmaması veya doktora danışarak kullanması gerekmektedir. Fazla tüketilmesi böbreği olumsuz etkileyebilir ve hastalığın daha da kötüleşmesine neden olabilir. <br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz Zayıflatırmı</span><br />
Maydanoz suyu zayıflatırmı, Maydanozun içeriğindeki yağ yakıcı özelliği ile maydanoz suyu düzenli olarak kullanıldığında vücut yağ oranımızı düşürmemize yardımcı olabilir. Ayrıca maydanoz suyu metabolizmamızı hızlandırdığından dolayı etkileri kısa sürede görülebilir. İnsan sağlığına yararlı etkilerinin yanında suyunun da sağlıklı kilo vermeye yardımcı oluşuyla bilinen bir bitkidir. Vücudumuza birçok yararı olan bu bitkinin en önemli işlevlerinden birisi zayıflatıcı etkisinin olmasıdır. Vücuttaki ödemi atmada yararı vardır. Bu şekilde zararlı maddeler vücuttan uzaklaştırarak terletir ve idrar söktürür. Sindirim sistemimize yardımcı olarak zayıflamamıza olanak sağlar. Zayıflamak için genelde maydanoz suyu tercih edilir. Bilinen birçok diyet listesinde maydanoz suyuna yer verilir. Fakat maydanoz suyu tek başına yararlı olmayabilir. Zayıflatıcı etkisinden daha fazla yararlanmak için limon suyu ile birlikte ve düzenli egzersizle desteklenmesi yararlı olacaktır. Maydanozun bu özellikleri dışında A, C ve K vitaminleri açısından zengindir. Aynı zamanda yüksek oranda kalsiyum, demir ve potasyum içermesi nedeniyle günlük hayatta sadece yemeklerde değil bazı hastalıkların tedavisinde de kullanılmaktadır.<br />
Fakat bu yararların dışında  bazı durumlarda kullanılması sakıncalı olabilmektedir. Örneğin hamilelerin fazla maydanoz ve maydanoz suyu tüketmeleri istenmemektedir. Çünkü kasılmalara sebep olabileceği için sakıncalıdır. İdrar söktürücü ilaçlar veya başka bir hastalık nedeniyle kullandığınız ilaçlar varsa olası bir yan etkiyle karşılaşma durumunda doktorunuza başvurmalısınız.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyunun hazırlanması:</span><br />
Bir tutam maydanozu saplarıyla birlikte ayıklayarak yıkayın. İki su bardağı suyu kaynatarak maydanozları içine atın. Birlikte 2-3 dakika kaynatın. Biraz dinlendirdikten sonra sıcak veya ılık olarak tüketebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyunun bazı faydaları:</span><br />
<br />
    Düzenli olarak kullanımı sonucunda vücut yağ oranımızı düşürmede etkilidir.<br />
    Vücudun su tutmasını önler.<br />
    Metabolizmamızı hızlandırır.<br />
    Vücuttan ödemi uzaklaştırır.<br />
    Cildi zararlı toksinlerden arındırır.<br />
    Sindirim sistemini rahatlatır.<br />
    İdrar söktürücü ve terletici etkisi vardır.<br />
    Böbrek taşı, idrar yolu rahatsızlıkları, sindirim sorunlarını gidermede etkilidir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Suyu Adet Söktürürmü</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu adet söktürürmü:</span> Adet gecikmesi çoğu kadı için sıkıntı kaynağıdır. Adet gecikmesi hormonal değişiklikler, stres, ilaçlar, kilo değişikliği, seyahat, yaş veya hastalık kaynaklı bir takım nedenlere bağlı olabilir.  kronik olmayan adet gecikmelerinde (stres ve seyehat gibi)evde doğal olarak hazırlanan bitkisel çaylardan yararlanılabilir. Bitkisel çaylardan bazıları, papatya, maydanoz, kekik, kantaron, civanperçemi ve safrandır. Bunlar içinde maydanoz çayı ve maydanoz suyunun adet söktürmede etkili olduğu bilinir. Bilimsel olarak da tamamen maydanoz kökünden üretilmiş Apyol Enver isimli ilaç, adet söktürücü ve adet sancılarını giderici olarak piyasada satılmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu adet söktürürmü:</span> Maydanoz çayı nasıl yapılır; 1  bardak suya bir tatlı kaşığı maydanoz tohumu ilave edilerek 15 dakika demlenmeye bırakılır. Gün içinde sabah,öğlen ve akşam olmak üzere birer bardak tüketilir.<br />
1 bardak kaynatılmış suya 1 çorba kaşığı kurutulmuş maydanoz eklenerek 15 dakika beklenir. Gün içinde üç defa olmak üzere tüketilir. Taze maydanozla çay hazırlamak için  sapları kesilmemiş yarım demet maydanoz 2 bardak kaynamış su içine atılır 1-2 dakika kısık ateşte kaynatılır ve demlenmeye bırakılır. Günde üç bardak olmak üzere sıcak veya ılık olarak tüketilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu adet söktürürmü:</span> Maydanoz suyunun hazırlanışı; 1 demet maydanoz miksere atılarak bir dakika mikserden geçirilir, tülbent yardımı ile süzülerek içime hazır hale gelir.Yarım demet maydanoz (sapları ile birlikte) 2 yemek kaşığı limon ve 1 bardak klorsuz su 2 dakika boyunca mikserden geçirilir ve tüketilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Not: </span>Üst üste iki bardak maydanoz suyu içmeyin her bardak arasında 4 saat olmasına dikkat edin. Günde üç bardaktan fazla maydanoz suyu yarar yerine zarar verebilir.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz Suyu Diyeti</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu diyeti:</span> Maydanoz. A,C ve K vitamini bakımından oldukça zengin bir bitki olup,  yüksek oranda kalsiyum, demir ve potasyum içermektedir. Bu özellikleri ile  yemeklerde ve salatalarda kullanılan bir bitki olmayıp, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Maydanoz suyu, böbrek taşı, idrar yolu enfeksiyonu, sindirim sorunları, ödem, astım ve öksürüğe karşı kullanılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu diyeti:</span> Hazırlanışı; Maydanozun yaprakları küçük olduğu için maydanoz suyunun hazırlanışı oldukça zordur.Onun için farklı sebzelerde kullanmanız  iyi olur. Saf maydanoz suyunun tadı acı olmakla beraber bazı yan etkileri de vardır. Hazırlamak istediğiniz maydanoz suyuna havuç,  kereviz, salatalık ve domates suyu ekleyerek vitamin bakımından zenginleştirmiş olduğunuz gibi işiniz de kolaylaşmış olur. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu diyeti:</span> 100 gram maydanoz suyunun besin değerleri;<br />
<br />
    34 kalori<br />
    7,7 mg demir<br />
    760 mg potasyum<br />
    200 mg kalsiyum<br />
    4040 mcg A vitamini kaynağı betakaroten<br />
    10 mg folik asit<br />
    190 mg C vitamini<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz suyu diyeti:</span> Maydanoz suyunun faydaları; <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İdrar söktürücü:</span> Maydanoz suyu etkili bir idrar söktürücüdür. Safra ve böbrek taşlarının vücuttan kolayca atılmasını sağlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Öksürük ve sinüzit:</span> Maydanoz suyu, alerji ve hastalık nedeni ile artan mukusun vücuttan hızla atılmasına yardımcı olur. Öksürüğün arttığı ve sinüslerin tıkandığı zamanlarda maydanoz suyu faydalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Cilt bakımı: </span>Cildin ihtiyaç duyduğu C vitaminini karşılaması nedeni ile cilt kırışıklıklarına ve sivilcelerin kurutulmasına faydalıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Böbrek sağlığı:</span> Böbrek taşlarının atılmasına yararlı olduğu gibi fonksiyonlarının gelişmesine yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kilo verme:</span> Verilen diyet listelerinin çoğunda maydanoz suyunu görmekteyiz. Nedeni sadece yağ yakmaya, kilo vermeye değil vücutta bulunan fazla suyun atılmasına yardımcı olmasıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kalp sağlığı: </span>Maydanoz içerisinde bulunan folik asit sayesinde damarlarda yüksek oranda bulunan ve tahrik eden homosistein adlı molekülün atılmasına yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Göz sağlığı:</span> maydanoz göz sağlığı için gerekli olan A vitamini bakımından zengindir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kanserden koruma: </span>Maydanozun önemli özelliklerinde biride, kolon,meme ve cilt kanserlerinden korunmak için önerilen bitkilerden olmasıdır. insanlar üzerindeki etkisi kanıtlanmamış olsa da hayvanlar üzerinde kanser hücresinin çoğalmasını önlediği kanıtlanmıştır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Maydanoz Çayı</span><br />
<br />
Maydanoz çayı, Çay dediğimizde aklımıza bir çok çeşit geliyor.Bunlardan bazıları da bitki çayları. Bitki çayları hemen hemen bütün hastalıklara bitkisel ilaç olarak öneriliyor. Bitki çayları dediğimizde aklımıza birçok çay geliyor. Bu çaylardan biri de maydanoz çayı. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Maydanoz çayının faydaları </span><br />
<br />
    Vitamin eksikliğine <br />
    Demir eksikliğine<br />
    Romatizma ağrılarına<br />
    Diyabet ve kolon kanserine <br />
    İdrar söker<br />
    Adet dönemi ağrıları <br />
    Böbrek taşına<br />
    Sindirime yardımcı olur <br />
    Maydanoz folik asit bakımından oldukça zengindir. Bu yüzden kalp damar hastalıklarında etkili korunmaya yardımcı olur.<br />
    Kalp krizi ve inme riskini düşürür.<br />
    Tümör gelişimini yavaşlatma<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Maydanoz çayı için gerekli olan malzemeler</span> <br />
<br />
    Taze maydanoz (kurutulmuş maydanozda olabilir)<br />
    Kaynamış su<br />
    Bal<br />
    Limon <br />
<br />
İlk öncelikle taze maydanoz olursa daha lezzetli olur.<br />
<br />
 Fakat bu sizin tercihiniz nasıl isterseniz öyle yapın. Ben taze maydanoz ile olan çayın tarifini vereceğim. İlk önce çayımızı yapacağımız kabımızı çıkarıyoruz. Taze yapraklı maydanozlarımızı bıçak ile ince ince doğruyoruz. Taze yapraklı maydanozlarımızı doğradıktan sonra çıkardığımız kabımıza koyuyoruz. Doğradığımız maydanozlarımızı koyduğumuz kabımızın üzerine kaynattığımız suyu ilave ediyoruz. Kabımızın içerisine suyumuzu da ilave ettikten sonra bir kaç dakika yani yaklaşık olarak 4-5 dakika bekliyoruz. Çayımızın demini alması için 4-5 dakika bekledikten sonra çayımızı afiyetle içeceğimiz bardağımıza bir süzgeç yardımı ile süzüyoruz. Maydanoz çayımız böyle acı olacağı için damak zevkimize göre bardağımıza bal ile limon ekleyip karıştırıyoruz ve afiyetle içiyoruz. Afiyet olsun. Sevginizi katarak yapmayı unutmayın.<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Nane Nedir? Çeşitleri, Özellikleri ve Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7097</link>
			<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 03:15:56 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7097</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Nedir? Çeşitleri, Özellikleri ve Faydaları Nelerdir?</span><br />
<br />
Mis gibi kokusu, ferahlatıcı aromasıyla biliriz anneyi... Taze ve yeşil hali salatalarımızın en önemli malzemesi olurken, özenle kurutulmuş nane ise hemen her yemek türünde kullanılmaktadır. Ilıman iklimleri seven nane, Ballıbabagiller ailesinden yeşil bir bitkidir. Gövdesi kahverengi olan nanenin çiçekleri, pembe, beyaz ve mor renkte olabilir. Çiçek açmadığı dönemlerde ise, göz alıcı yeşil rengiyle dikkatleri çekmektedir.<br />
<br />
Ballıbabagiller, Latince adı ile Lamiaceae familyasına ait sayıları yaklaşık 25-30 arasında olan türlerin genel adı nane olarak bilinmektedir. Nane çok yıllık dayanıklı ve otsu bir bitki olarak bilinmektedir.<br />
<br />
Ilıman iklime sahip olan dünyanın hemen her bölgesinde rahatlıkla yetiştirilebilecek yapıdadır. Nane çok yıllık, boyu 20 cm den başlayarak 90 cm’lere kadar tür farklılığına göre değişebilen, oldukça sık çatallaşan, hafif tüylü ve dayanıklı bir bitki olarak bilinmektedir.<br />
<br />
Yaprakları ise oval şekilde ancak uca doğru sivrileşen kenarları ise tırtıklı bir yapıya sahiptir. Gövdesinin kahverengimsi olduğu ve sertliği dikkat çekmektedir. Nane bitkisinin çiçekleri ise genellikle yaz aylarında, Temmuz ve Ağustos civarı açmaktadır. Çiçekleri beyaz, pembe ve mor renklerde olabilmektedir. Nane kendine has oldukça keskin ve ferahlatıcı bir kokuya sahiptir ve en dikkat çekici, bilinen özelliği de budur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Nedir?</span><br />
<br />
Nanenin sağlık açısından birbirinden farklı, sayısız yararı bulunmaktadır. Nane özellikle sulak ve ılıman iklimlerde kolaylıkla yetiştirilebilen hem faydalı hem de hoş kokulu bir bitkidir. Tek başına kullanılabildiği gibi birçok alternatif ürünün içerisinde aromalandırıcı olarak da bulunabilmektedir. Nane ile hazırlanabilecek birçok çay ve kürler vardır. Bunlara ek olarak, birçok farklı yemeğin içerisinde ferah kokusu ve hoş aroması ile lezzetlendirici bir seçenek olmayı da vaat etmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nanenin Çeşitleri Nelerdir?</span><br />
<br />
Kapalı tohumlu bir bitki olan nane Temmuz ve Ağustos aylarında çiçek açar ve taze yapraklarından faydalanılır. Birçok türü olan nanenin ülkemizde yetişen 7 türü şu şekildedir; Su Nanesi, Japon Nanesi, Bergamot Nanesi, Tüylü Nane, Yarpuz, Elma Nanesi ve Kıvırcık Nane.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Nanenin Özellikleri Nelerdir?</span><br />
<br />
Ilıman iklimleri seven nane yaz aylarında çiçek açmaktadır. Boyu 25-90 cm arası olan nanenin çiçekleri, bir demet halinde dizilmiştir. Eğer naneyi taze halde kullanmak veya kış için kurutmak istiyorsanız, henüz çiçek açmadan toplamalısınız. Ferahlatıcı bir kokuya sahip olan nane; tanen,reçine, mentol ve jasmon gibi bileşenlere sahiptir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nanenin Faydaları Nelerdir?</span><br />
<br />
Birçok çorbaya, yemeğe kuru yada taze olarak eklenen nanenin faydaları şöyledir:<br />
<br />
    Nane, hafif acı tadı ve kokusuyla iştah açar, sindirim sistemini rahatlatır, hazmı kolaylaştırır, mide ve bağırsak gazlarını giderir, mide ağrılarına karşı fayda sağlar.<br />
    Özellikle nane limon çayı mide bulantılarına karşı halk arasında oldukça iyi bilinen ve mide bulantısı durumlarında yapılan bir çaydır.<br />
    Ağız kokusu kimsenin hoşlanmadığı bir durumdur. Ağız kokusu için de yarar sağlar. Yapraklarını ağızda çiğnemekle, ağız kokularını yok eder.<br />
    Safra akışını düzenlenmesi, bağırsak solucanlarını, kurtlarını düşürmesi, kalbe iyi gelmesi, kalp hastalıklarına engel olması da diğer faydaları arasındadır.<br />
    Kas ağrılarını gidermeye yardım eder.<br />
    Özellikle emziren kadınların tüketmesi faydalıdır. Çünkü anne sütünü arttırarak emziren kadınlarında direnç kazanmasını sağlar.<br />
    Soğuk algınlığı, grip, nezle gibi durumlarda da limon ile birlikte hazırlanan çayı tüketilebilir. Bronşları ve akciğerleri rahatlatarak öksürük için de fayda sağlar.<br />
    İdrar söktürücü bitkiler arasındadır. Vücuttan ödem atılmasına yardım eder.<br />
    Özellikle ilkbahar aylarında sık sık görülen ve tekrar eden astım ile alerjik reaksiyonların iyileşmesine fayda sağlar.<br />
    Kışın oluşan burun tıkanıklığını açmak için de nane çayı solunabilir.<br />
    Ayrıca bu çayın solunmasıyla sinüzitler de açılır, fayda görür.<br />
    Boğazın kurumasını, gıcık yapmasını önler.<br />
    Heyecan ve el ayak titremesi gibi durumlarda fayda sağlar.<br />
    Nane yağı ile sivilcelerin geçmesi sağlanabilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Yağı İle Baş Ağrılarına Elveda!</span><br />
<br />
Şiddetli baş ağrıları, migren, uykusuzluk, stres, yorgunluk gibi durumlarda da fayda sağlar. Regl (adet) dönemlerinde de düzenleyici ve ağrı kesici olarak kullanılabilmesi de yararları arasındadır. Şiddetli baş ağrılarına karşın yağı ile baş ovulabilir, bu durumda baş ağrısı giderilmiş olur.<br />
Nane Çayı İle Radyasyona Karşı Korunun!<br />
<br />
Son zamanlardaki yapılan araştırmalara göre, bu şifalı bitkinin çayının tüketilmesi radyasyona karşı da koruma sağlıyor. Özellikle aktardan alınan hazır nane çayı değil de, pazardan yada marketlerden alınan taze nanelerin kurutulup çay yapılması büyük fayda sağlar. Cep telefonları, televizyon ve bilgisayarlar artık hemen hemen herkesin evinde var. Dolayısıyla herkes bir şekilde radyasyona mazur kalıyor. İşte nane çayı ile radyasyona karşı korunmak mümkündür. Düzenli olarak bu şifalı çaydan tüketin ve radyasyondan korunun.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Ateş Düşürücü Nane Çayı!</span><br />
<br />
Ateş düşürücü, grip, nezleye karşı kullanılmak üzere 50 gr. bitki, 1 lt. kaynar suda 15 dk. demlenir ve sıcak olarak içilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Çarpıntıya Karşı Nane Nasıl Kullanılır?</span><br />
<br />
Çarpıntı tedavisinde 2 bardak kaynak suya, 1 çorba kaşığı bu şifalı bitkiden konur. 20 dk. bekletilip, süzülür. Çarpıntı hallerinde, 1 çay bardağı içilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Hıçkırıktan Kurtulmanın Yolu!</span><br />
<br />
Hıçkırık için 1 fincan sıcak suya 1 çay kaşığı bitkinin kurusu atılıp 5 dk. sonra içmek hemen etkisini gösterecektir.<br />
<br />
Nane<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Mide Bulantısı ve Kusma İçin Nane Formülü!</span><br />
<br />
Kusma ve mide bulantısı durumlarında 1 bardak kaynar suya 8-10 gr kuru yaprak konur, 10 dk. kaynatılır, süzülür. İçine limon sıkılarak içilir.<br />
<br />
İşte bu şekilde taze tüketim ile yada kuru tüketim ile birçok şekilde bu şifalı bitkiden yararlanmak mümkündür. Ayrıca çay şeklinde de tüketilebilen bir bitki olması çok yönlülüğe sebep olur. Bu durumda birçok hastalığın önlenmesinde kullanılabilir ve birçok hastalığa fayda sağlar.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Nedir? İçindeki Etken Maddeler Nelerdir?</span><br />
<br />
Mentha piperita latince adıyla bilinir. Temmuz ağustos aylarında pembe veya mor renkli çiçekler açar. 1 metreye varabilen, koyu yeşil yapraklı, üzerinde küçük tüyleri olan, güzel kokulu, genellikle bahçelerde yetişen otsu bir bitkidir. Sulak, nemli ve gölgelik yerleri sever. Birçok bölgede kolaylıkla yetiştirilebilir. Soğuk havalara dayanıklılığı yüksek olduğundan soğuk bölgelerde de yetiştirilebilir. Esansı günümüzde sakız, şeker, diş macunu, parfüm gibi birçok maddeye güzel bir tat ve koku vermek amacıyla katılır.<br />
<br />
A vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini, B3 vitamini gibi çeşitli vitaminlerin yanı sıra karbonhidrat, yağ, protein içerir. Ayrıca yağında cineol, pinenler, cadinen, menthol ve menthon bulunur. Yaprağı ise şekerler, tanen, acı madde, reçine, uçucu yağ bulundurur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Nasıl Kullanılır?</span><br />
<br />
Bu şifalı bitki taze tüketildiği gibi kuru olarak da tüketilebilir. Taze olarak özellikle yemeklerin yanında yada kahvaltılarda oldukça faydalıdır. Fakat çok dayanıklı değildir, bu yüzden kısa süre içinde tüketilmesi gerekir. Kuru olan ise taze kısımdaki yapraklar kurutulup ufalanarak elde edilebilir. Yemeklerin üzerine yada cacık gibi yiyeceklere eklenerek kullanılabilir. Ayrıca çay olarak da tüketilebilir. Ayrıca bu şifalı bitkiyi ayran ile tüketmediyseniz, mutlaka denemenizi tavsiye ederiz. Ayrana ayrı bir ferahlık katıyor. Aynı zamanda limonata içerisinde de tüketilebilen bir bitkidir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Çayı Nasıl Hazırlanır?</span><br />
<br />
Bu şifalı bitki, kullanılmak ve bundan faydalanmak için yaprakları toplanarak kurutulur. 2 bardak su 15 dk. kadar kaynatıldıktan sonra suyun üzerine 2 tatlı kaşığı kurutulmuş olarak ilave edilerek 10 dk. daha çayı bu şekilde demlenir. Daha sonra bu şifalı bitkinin çayı ocaktan alınarak biraz soğuması beklendikten sonra servis edilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nanenin Zararları Veya Yan Etkileri Nelerdir?</span><br />
<br />
Ülser ve gastrit rahatsızlıkları olan kişilerin fazla tüketmemesi önerilir. Hamile bayanlar ve hamile kalmak isteyen bayanlar nane çayını daha az tüketmelidir. Hamilelik döneminde bu bitkinin çayı rahmi incelterek düşük riskini arttırır. Karaciğer rahatsızlığı olan kişilerin de çok fazla tüketmesi önerilmez.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Çayının Faydaları</span><br />
<br />
Yağı, suyu ve kurutulmuş yaprakları çeşitli sağlık koşullarını iyileştirmek için kullanılan nane günümüzde modern tıpta faydaları kabul görmüş ve üzerine bilimsel araştırmalar yapılan sayılı bitkiler arasındadır. Günlük yaşamda sakızlara, içeceklere, yemeklere aroma vermek amacıyla kullanılan nane hazımsızlık, gaz, sindirim sistemi sorunları başta olmak üzere pek çok rahatsızlığın tedavisinde etkili bir çözüm olarak kullanılır. Nane yıl boyunca bulunabilir ancak en iyi ve en güçlü nane sıcak havada yetişir.<br />
<br />
    Nane çayının buharını solumak burun tıkanıklığını giderir ve sinüsleri açar<br />
    Boğaz kuruluğuna iyi gelir<br />
    Gaz gidericidir<br />
    Safra taşı çözer<br />
    Mide bulantısını alır<br />
    Kusmayı geçirir<br />
    Mide ekşimesini azaltır<br />
    Sindirime yardımcı olur<br />
    Ağız kokusunu alır<br />
    Kas ağrılarını hafifletir<br />
    Kronik ağrıyı azaltır<br />
    Soğuk algınlığının daha çabuk geçmesini sağlar<br />
    Alerjik öksürüğe iyi gelir<br />
    Astıma iyi gelir<br />
    Stresi azaltır<br />
    Sakinlik verir<br />
    Hazımsızlığı giderir<br />
    C vitamini yönünden zengindir<br />
    Antioksidan etkisi vardır<br />
    Omega 3 yağ asidi yönünden zengindir<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Çayı Nasıl Hazırlanır?</span><br />
<br />
Yemeklerinizde kullandığınız taze nane yapraklarını elinizle 3-4 parçaya ayırarak bir tepsiye yayın ve 24 saat bekletin. 24 saat sonunda yapraklar kurumuş ve çıtır çıtır olmalı. Eğer 24 saat sonunda yapraklar tam kurumadıysa 1 gün daha bekletin. Daha sonra bir demlik kaynamış suya 2-3 çay kaşığı kurutulmuş nane yaprağı atarak ateşin üzerinden alın. 10-20 dakika arası demlenmesini bekledikten sonra yaprakları süzerek çayınızı içebilirsiniz. Nane çayına limon yakışır ancak daha tatlı olmasını isterseniz yarım çay kaşığı bal ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Nedir? Çeşitleri, Özellikleri ve Faydaları Nelerdir?</span><br />
<br />
Mis gibi kokusu, ferahlatıcı aromasıyla biliriz anneyi... Taze ve yeşil hali salatalarımızın en önemli malzemesi olurken, özenle kurutulmuş nane ise hemen her yemek türünde kullanılmaktadır. Ilıman iklimleri seven nane, Ballıbabagiller ailesinden yeşil bir bitkidir. Gövdesi kahverengi olan nanenin çiçekleri, pembe, beyaz ve mor renkte olabilir. Çiçek açmadığı dönemlerde ise, göz alıcı yeşil rengiyle dikkatleri çekmektedir.<br />
<br />
Ballıbabagiller, Latince adı ile Lamiaceae familyasına ait sayıları yaklaşık 25-30 arasında olan türlerin genel adı nane olarak bilinmektedir. Nane çok yıllık dayanıklı ve otsu bir bitki olarak bilinmektedir.<br />
<br />
Ilıman iklime sahip olan dünyanın hemen her bölgesinde rahatlıkla yetiştirilebilecek yapıdadır. Nane çok yıllık, boyu 20 cm den başlayarak 90 cm’lere kadar tür farklılığına göre değişebilen, oldukça sık çatallaşan, hafif tüylü ve dayanıklı bir bitki olarak bilinmektedir.<br />
<br />
Yaprakları ise oval şekilde ancak uca doğru sivrileşen kenarları ise tırtıklı bir yapıya sahiptir. Gövdesinin kahverengimsi olduğu ve sertliği dikkat çekmektedir. Nane bitkisinin çiçekleri ise genellikle yaz aylarında, Temmuz ve Ağustos civarı açmaktadır. Çiçekleri beyaz, pembe ve mor renklerde olabilmektedir. Nane kendine has oldukça keskin ve ferahlatıcı bir kokuya sahiptir ve en dikkat çekici, bilinen özelliği de budur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Nedir?</span><br />
<br />
Nanenin sağlık açısından birbirinden farklı, sayısız yararı bulunmaktadır. Nane özellikle sulak ve ılıman iklimlerde kolaylıkla yetiştirilebilen hem faydalı hem de hoş kokulu bir bitkidir. Tek başına kullanılabildiği gibi birçok alternatif ürünün içerisinde aromalandırıcı olarak da bulunabilmektedir. Nane ile hazırlanabilecek birçok çay ve kürler vardır. Bunlara ek olarak, birçok farklı yemeğin içerisinde ferah kokusu ve hoş aroması ile lezzetlendirici bir seçenek olmayı da vaat etmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nanenin Çeşitleri Nelerdir?</span><br />
<br />
Kapalı tohumlu bir bitki olan nane Temmuz ve Ağustos aylarında çiçek açar ve taze yapraklarından faydalanılır. Birçok türü olan nanenin ülkemizde yetişen 7 türü şu şekildedir; Su Nanesi, Japon Nanesi, Bergamot Nanesi, Tüylü Nane, Yarpuz, Elma Nanesi ve Kıvırcık Nane.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Nanenin Özellikleri Nelerdir?</span><br />
<br />
Ilıman iklimleri seven nane yaz aylarında çiçek açmaktadır. Boyu 25-90 cm arası olan nanenin çiçekleri, bir demet halinde dizilmiştir. Eğer naneyi taze halde kullanmak veya kış için kurutmak istiyorsanız, henüz çiçek açmadan toplamalısınız. Ferahlatıcı bir kokuya sahip olan nane; tanen,reçine, mentol ve jasmon gibi bileşenlere sahiptir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nanenin Faydaları Nelerdir?</span><br />
<br />
Birçok çorbaya, yemeğe kuru yada taze olarak eklenen nanenin faydaları şöyledir:<br />
<br />
    Nane, hafif acı tadı ve kokusuyla iştah açar, sindirim sistemini rahatlatır, hazmı kolaylaştırır, mide ve bağırsak gazlarını giderir, mide ağrılarına karşı fayda sağlar.<br />
    Özellikle nane limon çayı mide bulantılarına karşı halk arasında oldukça iyi bilinen ve mide bulantısı durumlarında yapılan bir çaydır.<br />
    Ağız kokusu kimsenin hoşlanmadığı bir durumdur. Ağız kokusu için de yarar sağlar. Yapraklarını ağızda çiğnemekle, ağız kokularını yok eder.<br />
    Safra akışını düzenlenmesi, bağırsak solucanlarını, kurtlarını düşürmesi, kalbe iyi gelmesi, kalp hastalıklarına engel olması da diğer faydaları arasındadır.<br />
    Kas ağrılarını gidermeye yardım eder.<br />
    Özellikle emziren kadınların tüketmesi faydalıdır. Çünkü anne sütünü arttırarak emziren kadınlarında direnç kazanmasını sağlar.<br />
    Soğuk algınlığı, grip, nezle gibi durumlarda da limon ile birlikte hazırlanan çayı tüketilebilir. Bronşları ve akciğerleri rahatlatarak öksürük için de fayda sağlar.<br />
    İdrar söktürücü bitkiler arasındadır. Vücuttan ödem atılmasına yardım eder.<br />
    Özellikle ilkbahar aylarında sık sık görülen ve tekrar eden astım ile alerjik reaksiyonların iyileşmesine fayda sağlar.<br />
    Kışın oluşan burun tıkanıklığını açmak için de nane çayı solunabilir.<br />
    Ayrıca bu çayın solunmasıyla sinüzitler de açılır, fayda görür.<br />
    Boğazın kurumasını, gıcık yapmasını önler.<br />
    Heyecan ve el ayak titremesi gibi durumlarda fayda sağlar.<br />
    Nane yağı ile sivilcelerin geçmesi sağlanabilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Yağı İle Baş Ağrılarına Elveda!</span><br />
<br />
Şiddetli baş ağrıları, migren, uykusuzluk, stres, yorgunluk gibi durumlarda da fayda sağlar. Regl (adet) dönemlerinde de düzenleyici ve ağrı kesici olarak kullanılabilmesi de yararları arasındadır. Şiddetli baş ağrılarına karşın yağı ile baş ovulabilir, bu durumda baş ağrısı giderilmiş olur.<br />
Nane Çayı İle Radyasyona Karşı Korunun!<br />
<br />
Son zamanlardaki yapılan araştırmalara göre, bu şifalı bitkinin çayının tüketilmesi radyasyona karşı da koruma sağlıyor. Özellikle aktardan alınan hazır nane çayı değil de, pazardan yada marketlerden alınan taze nanelerin kurutulup çay yapılması büyük fayda sağlar. Cep telefonları, televizyon ve bilgisayarlar artık hemen hemen herkesin evinde var. Dolayısıyla herkes bir şekilde radyasyona mazur kalıyor. İşte nane çayı ile radyasyona karşı korunmak mümkündür. Düzenli olarak bu şifalı çaydan tüketin ve radyasyondan korunun.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Ateş Düşürücü Nane Çayı!</span><br />
<br />
Ateş düşürücü, grip, nezleye karşı kullanılmak üzere 50 gr. bitki, 1 lt. kaynar suda 15 dk. demlenir ve sıcak olarak içilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Çarpıntıya Karşı Nane Nasıl Kullanılır?</span><br />
<br />
Çarpıntı tedavisinde 2 bardak kaynak suya, 1 çorba kaşığı bu şifalı bitkiden konur. 20 dk. bekletilip, süzülür. Çarpıntı hallerinde, 1 çay bardağı içilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Hıçkırıktan Kurtulmanın Yolu!</span><br />
<br />
Hıçkırık için 1 fincan sıcak suya 1 çay kaşığı bitkinin kurusu atılıp 5 dk. sonra içmek hemen etkisini gösterecektir.<br />
<br />
Nane<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Mide Bulantısı ve Kusma İçin Nane Formülü!</span><br />
<br />
Kusma ve mide bulantısı durumlarında 1 bardak kaynar suya 8-10 gr kuru yaprak konur, 10 dk. kaynatılır, süzülür. İçine limon sıkılarak içilir.<br />
<br />
İşte bu şekilde taze tüketim ile yada kuru tüketim ile birçok şekilde bu şifalı bitkiden yararlanmak mümkündür. Ayrıca çay şeklinde de tüketilebilen bir bitki olması çok yönlülüğe sebep olur. Bu durumda birçok hastalığın önlenmesinde kullanılabilir ve birçok hastalığa fayda sağlar.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Nedir? İçindeki Etken Maddeler Nelerdir?</span><br />
<br />
Mentha piperita latince adıyla bilinir. Temmuz ağustos aylarında pembe veya mor renkli çiçekler açar. 1 metreye varabilen, koyu yeşil yapraklı, üzerinde küçük tüyleri olan, güzel kokulu, genellikle bahçelerde yetişen otsu bir bitkidir. Sulak, nemli ve gölgelik yerleri sever. Birçok bölgede kolaylıkla yetiştirilebilir. Soğuk havalara dayanıklılığı yüksek olduğundan soğuk bölgelerde de yetiştirilebilir. Esansı günümüzde sakız, şeker, diş macunu, parfüm gibi birçok maddeye güzel bir tat ve koku vermek amacıyla katılır.<br />
<br />
A vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini, B3 vitamini gibi çeşitli vitaminlerin yanı sıra karbonhidrat, yağ, protein içerir. Ayrıca yağında cineol, pinenler, cadinen, menthol ve menthon bulunur. Yaprağı ise şekerler, tanen, acı madde, reçine, uçucu yağ bulundurur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Nasıl Kullanılır?</span><br />
<br />
Bu şifalı bitki taze tüketildiği gibi kuru olarak da tüketilebilir. Taze olarak özellikle yemeklerin yanında yada kahvaltılarda oldukça faydalıdır. Fakat çok dayanıklı değildir, bu yüzden kısa süre içinde tüketilmesi gerekir. Kuru olan ise taze kısımdaki yapraklar kurutulup ufalanarak elde edilebilir. Yemeklerin üzerine yada cacık gibi yiyeceklere eklenerek kullanılabilir. Ayrıca çay olarak da tüketilebilir. Ayrıca bu şifalı bitkiyi ayran ile tüketmediyseniz, mutlaka denemenizi tavsiye ederiz. Ayrana ayrı bir ferahlık katıyor. Aynı zamanda limonata içerisinde de tüketilebilen bir bitkidir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Çayı Nasıl Hazırlanır?</span><br />
<br />
Bu şifalı bitki, kullanılmak ve bundan faydalanmak için yaprakları toplanarak kurutulur. 2 bardak su 15 dk. kadar kaynatıldıktan sonra suyun üzerine 2 tatlı kaşığı kurutulmuş olarak ilave edilerek 10 dk. daha çayı bu şekilde demlenir. Daha sonra bu şifalı bitkinin çayı ocaktan alınarak biraz soğuması beklendikten sonra servis edilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nanenin Zararları Veya Yan Etkileri Nelerdir?</span><br />
<br />
Ülser ve gastrit rahatsızlıkları olan kişilerin fazla tüketmemesi önerilir. Hamile bayanlar ve hamile kalmak isteyen bayanlar nane çayını daha az tüketmelidir. Hamilelik döneminde bu bitkinin çayı rahmi incelterek düşük riskini arttırır. Karaciğer rahatsızlığı olan kişilerin de çok fazla tüketmesi önerilmez.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Çayının Faydaları</span><br />
<br />
Yağı, suyu ve kurutulmuş yaprakları çeşitli sağlık koşullarını iyileştirmek için kullanılan nane günümüzde modern tıpta faydaları kabul görmüş ve üzerine bilimsel araştırmalar yapılan sayılı bitkiler arasındadır. Günlük yaşamda sakızlara, içeceklere, yemeklere aroma vermek amacıyla kullanılan nane hazımsızlık, gaz, sindirim sistemi sorunları başta olmak üzere pek çok rahatsızlığın tedavisinde etkili bir çözüm olarak kullanılır. Nane yıl boyunca bulunabilir ancak en iyi ve en güçlü nane sıcak havada yetişir.<br />
<br />
    Nane çayının buharını solumak burun tıkanıklığını giderir ve sinüsleri açar<br />
    Boğaz kuruluğuna iyi gelir<br />
    Gaz gidericidir<br />
    Safra taşı çözer<br />
    Mide bulantısını alır<br />
    Kusmayı geçirir<br />
    Mide ekşimesini azaltır<br />
    Sindirime yardımcı olur<br />
    Ağız kokusunu alır<br />
    Kas ağrılarını hafifletir<br />
    Kronik ağrıyı azaltır<br />
    Soğuk algınlığının daha çabuk geçmesini sağlar<br />
    Alerjik öksürüğe iyi gelir<br />
    Astıma iyi gelir<br />
    Stresi azaltır<br />
    Sakinlik verir<br />
    Hazımsızlığı giderir<br />
    C vitamini yönünden zengindir<br />
    Antioksidan etkisi vardır<br />
    Omega 3 yağ asidi yönünden zengindir<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Nane Çayı Nasıl Hazırlanır?</span><br />
<br />
Yemeklerinizde kullandığınız taze nane yapraklarını elinizle 3-4 parçaya ayırarak bir tepsiye yayın ve 24 saat bekletin. 24 saat sonunda yapraklar kurumuş ve çıtır çıtır olmalı. Eğer 24 saat sonunda yapraklar tam kurumadıysa 1 gün daha bekletin. Daha sonra bir demlik kaynamış suya 2-3 çay kaşığı kurutulmuş nane yaprağı atarak ateşin üzerinden alın. 10-20 dakika arası demlenmesini bekledikten sonra yaprakları süzerek çayınızı içebilirsiniz. Nane çayına limon yakışır ancak daha tatlı olmasını isterseniz yarım çay kaşığı bal ekleyebilirsiniz.<br />
<br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bal Kabağı Nedir? ve Bal Kabağının  Faydaları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7096</link>
			<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 03:03:10 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://efsaneboard.de/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://efsaneboard.de/showthread.php?tid=7096</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Bal Kabağı Nedir? ve Bal Kabağının  Faydaları Nelerdir?</span><br />
<br />
Kabak, genelin bakışıyla bitki olarak algılanmakta olmasına rağmen, tohum içerdiği için meyve olarak kabul edilmektedir. Kabak, Cucurbitaceae ailesinin dört çeşidinden birine aittir. Kabak, kalın bir kabukla içerisindeki naif yapısı korunmaktadır. Meksika ve Orta Amerika’da yaklaşık 7500 yıl önce keşfedildiği iddia edilmektedir. Yaz aylarında çıkan kabak, genelde pişirilerek tüketilir.<br />
<br />
100 gramlık kabak ortalama, 45 kcal enerji içermektedir. A,C,E,K vitaminlerini içeren kabak,magnezyum, demir, bakır başta olmak üzere mineraller açısından zengin sayılmaktadır. Aynı şekilde karonten alfa, karoten beta açısından da zengin sayılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kabağın Sağlığa Faydaları</span><br />
<br />
Kabağın içerdiği vitamin, mineral ve besinlerin sağlık açısından bir çok faydası vardır. Kabak kilo vermek isteyenler için tercih edilen besinlerin başında gelir, çünkü zayıflamayı kolaylaştırır. Kalp sağlığına faydalı olan kabak, kanseri önleyici özelliği vardır. Kabak göz sağlığını korurken, sindirim sistemine iyi gelir, özellikle prostat kanserinin engellenmesine yardımcı olabilir. Şimdi kabağın faydalarına detaylı olarak bakalım.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kalp Sağlığını Korur:</span> Az miktarda yağ içeren kabak, neredeyse kolesterol içermediğinden dolayı, kalp sağlığı için faydalıdır. Bunun yanında kalp krizi, felç gibi ciddi zağlık sorunlarına yakalanma riskini düşüren magnezyum içerir. Potasyum, magnezyum ve C vitamini içermesi yüksek kan basıncı seviyesini sağlıklı düzeylerde tutmasına yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Zayıflamayı Kolaylaştırır:</span> İçerdiği yağın düşük seviyede olması, kalorisinin az olması kabağın kilo vermeyi kolaylaştırmasına yardımcı oluyor. Kilo vermek isteyenler hic düşünmeden diyetlerine kabağı alabilirler.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kabak Kanseri Önler: </span>Kabak, serbest radikalleri önleyen antioksidanlar açısından zengindir. Beta karoteni içermesi, kansere neden olan kimyasal kirlenmenin bünyede oluşmasına izin vermez. C vitamini içerdiği için ağız ve akciğer kanserini engelleyebilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kemik Sağlığını Kabak Korur: </span>Kabak, omurganin mineral yoğunluğunu arttırarak kemik sağlığının korunmasına katkıda bulunur. Kabağın içerdiği magnezyum aynı zamanda eklem sorunlarına yakalanma riskini azaltmaktadır. Kabakta bulunan demir, çinko, fosfor gibi mineraller  bir kemik hastalığı olan osteoporoza karşı koruma sağlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Göz Sağlığını Korur: </span>Kabak, beta karoten ve luteini yüksek miktarda içerir. Lutein, körlüğe yol açan katarakt ve makula dejenerasyonu gibi göz hastalıklarını önlemede önemli  rol oynar. Bir fincan kabak, yaklaşık 135 miligram beta karoten  ve 2400 mikrogram lutein içerir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kolon Sağlığını Korur:</span> Lifleri bol miktarda içeren kabak, kolon sağlığını korur. Vücutta toksinlerin atılmasına yardımcı olarak kabızlığın önlenmesini sağlar.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Prostata Faydalıdır:</span>Kabak, iyi huylu prostat hipertrofisi ya da BPH olarak adlandırılan bir durum olan semptomlarının hafifletilmesinde etkilidir. Bu hastalık idrar ve cinsel fonksiyonların sağlıklı şekilde devam etmesini engeller.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">PMS Sorunlarını Azaltır: </span>Manganez açısından zengin olan kabak, özellikle kadınlarda stresten kaynaklanan kramp ağrılarının hafiflemesini sağlar. Özellikle bal kabağı tüketimi magnezyum alımını arttırarak ruh ve stresten kaynaklanan kas kramplarının azalmasına yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bağışıklığı Arttırır: </span>C vitamini açısından zengin olduğu için soğuk algınlıkları ve alerjilere karşı bağışıklığı arttırır.Sindirim sistemi için faydalı olan lifler açısından zengin olduğundan dolayı,sindirim sistemi sağlığını korur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Kabağın Diğer Faydaları</span><br />
<br />
<br />
    A vitamini ve beta karoten içerdiğinden dolayı etkili antioksidan özelliği olan kabak, cilt sağlığını korur.<br />
    Zararlı UV ışınlarının zilde verdiği zararları giderebilir.<br />
    Kabak, serbest radikallerle savaşarak cildin yaşlanmasını yavaşlatır, yaşlanmadan kaynaklanan çizgilere engel olur.<br />
    Kabak aynı zamanda saç sağlığı için faydalıdır, kepek sorununu giderir, saç dökülmesine engel olabilir, toksinleri temizleyerek saç sağlığını tehdit eden unsurları ortadan kaldırır.<br />
    Kabak saç kırılmalarını önleyebilir.<br />
    Potasyum açısından zengin olan kabak, sıvılarda mineral dengesini korur, kaslara enerji sağlar.<br />
    Manganez açısından zengin olduğundan dolayı, yağ ve glikoz seviyesinin dengelenmesine yardımcı olur.<br />
    Yüksek kan basıncını sorunlarını giderebilir, kan inceltici etkisinden dolayı kabak kalp sağlığına katkıda bulunur.<br />
    Kabak çekirdeği yüksek besin değeri içerir, özellikle beyin sağlığının korunmasına yardımcı olur.<br />
    Kabak çekirdeği aynı zamanda sindirim sistemi sağlığının korunmasına yardımcı olan besinler içerir.<br />
    Kabak çekirdeği yağı, kolesterole iyi gelir. Kabak çekirdeği yapının içerdiği besinler hücre sağlığını korur.<br />
    Kabak çekirdeği yağının diğer faydası uykusuzluk sorunlarını gideriyor olmasıdır.<br />
    Etkili antioksidan olduğundan dolayı, kabak çekirdeği yağı şişkinliği azaltır, bağırsakları temizler.<br />
    Kabak çekirdeği yağı saç bakımında da yaygın olarak kullanılır, saçları temizler.<br />
    Kabak çekirdeği yağı aynı zamanda cilt sağlığına faydalıdır, cilt sağlığını korur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Bal Kabağının Faydaları</span><br />
<br />
Nişasta, şeker, yağ, çinko, magnezyum, beta karoten, A, B1, B2, B3 ve C vitaminleri, aminoasitler ve alkoloidler içerir. Ayrıca balkabağı çekirdeklerinin iç kısmında rezin, sabit yağ, stereoller ve etkili madde olarak kukurbitin isimli bir aminoasit bulunmaktadır.<br />
<br />
    Düşük kalorili sebzelerden biridir. 100 gram balkabağı sadece 26 kalori içerir. Bu nedenle diyet listelerinde de yerini alır.<br />
    Uykusuzluk sorunu yaşayan kişiler için de ideal bir bitkidir. Vücudu rahatlatır, uyku getirir. Uykusuzluğa karşı iyi gelir.<br />
    Yüksek oranda lif içermesi sebebiyle, kilo vermeyi, zayıflamayı sağlar. Dolayısıyla zayıflamak, kilo vermek artık hayal değildir.<br />
    Sindirim sistemini hızlandırır ve rahatlatır. Böylece kabızlık sorunu olanlar da bu dertten kolaylıkla kurtulabilir.<br />
    Amipli dizanteri, amipli karaciğer iltihabı ve karaciğerde amip apsesi tedavisinde de kullanılması balkabağı faydaları arasındadır.<br />
    Basur tedavisinde kullanılır.<br />
    Bağırsak solucanları, bağırsak parazitleri, idrar kesesi hastalıkları ve prostat tedavisinde kullanılır.<br />
    İçeriğindeki potasyum sayesinde kan basıncını dengeler. Kan basıncı dengelenince tansiyon da dengelenmiş olur.<br />
    Kansere karşı koruma özelliği vardır. Bağırsak kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Ayrıca içeriğindeki beta karoten sayesinde prostat kanserine karşı da koruma sağlar.<br />
    Antioksidan özelliği sayesinde kolesterol hastalığına iyi gelerek kandaki yağ oranını düşürmesi de balkabağı faydaları arasındadır. Kolesterolü dengeler.<br />
    İçeriğindeki lif, potasyum ve C vitamini sayesinde kalbi korur. Aynı zamanda içerdiği beta karoten sayesinde kalp hastalıklarına karşı da koruma sağlayan bu şifalı bitki, kas faaliyetlerini de düzenleyerek vücuda direnç kazandırır.<br />
    Alzheimer gibi beyin hastalıklarını önlemeye yardımcı olması da faydaları arasındadır.<br />
    Bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu şekilde hastalıklara karşı koruma sağlar.<br />
    İçeriğinde C vitamini, E vitamini, beta karoten ve antioksidan maddeler bulundurur. Tüm bu maddeler gözü koruyucu maddelerdir. Bu sayede göz sağlığını destekler.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Kabağın Zararları</span><br />
<br />
 Kabak tüketiminin sağlık açısından bir risk taşıdığına dair herhangi bir bilgi yoktur. Fakat özellikle kabak çekirdeği ve kabak çekirdeği yağı tüketimine mümkün oldığunca dikkat edilmesi gerekir. Kişinin sağlık koşullarıda kabağın faydalarını ve zararlarını belirler, buna göre kabağın zararlarını şu şekilde sıralamak mümkün;<br />
<br />
    Aşırı miktarda kabak çekirdeği tüketimi, mide ağrısı ve kramplarına nedne olur.<br />
    Yüksek miktarda kabak çekirdeği tüketimi, bazı besinlerin seviyesni azaltarak sağlığı tehtid eder.<br />
    Kabak çekirdeği etkili idrar söktürüc olarak bilinir. Aşırı derecede kabak çekirdeği tüketimi sık sık tuvalete çıkmaya neden olur.<br />
    Bebeklerin çok az miktarda kabak çekirdeği tüketmeleri faydalıdır günde 1-2 tane yemeklerine karıştırılarak. Çünkü zengin miktarda protein ve demir içerir. Ancak fazla miktarda verilmesi mide ağrısı, gaz ve kramplara neden olur.<br />
    Gebelik döneminde kabak veya kabak çekirdeği tüketiminin zararlı olduğuna dair bir bilgi yoktur.Ancak güvenli tarafta kalmak için aşırıya girmemeli.<br />
    Alerjik eğilimli vücutlarda kabak çekirdeği alerjiye neden olabilir.<br />
    Kabak çekirdeği kişinin sağlık durumuna bağlı olarak, alerji, astım, kaşıntı, nefes darlığı, öksürük, baş ağrısı gibi sorunlara neden olabilir.<br />
    Aşırı miktarda kabak çekirdeği tüketimi, kilo almaya neden olabilir.<br />
    Kan basıncı seviyesini etkileyebilen kabak çekirdeği, kan basıncı sorunları olan kişiler tarafından dikkatli tüketilmelidir.<br />
    Yüksek miktarda kabak çekirdeği tüketimi bazı kişilerde, sivilce ve ciltde kızarmalara neden olabilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Fazla Balkabağı Tüketmenin Bir Zararı Var Mıdır?</span><br />
<br />
<br />
    Balkabağının en sağlıklı şekilde ve besin değerlerini kaybetmeden pişmesi için, buğuda ve çok kısa süre içinde pişirmek en doğrusu olacaktır (sadece 7 dakika pişirmek yeterli olacaktır).<br />
    Balkabağının bilinen bir alerjen durumu söz konusu değildir.<br />
    Diğer sarı ya da turuncu sebze ve meyvelerde olduğu gibi, balkabağı da fazla yenildiği zaman, ten renginde sararmaya neden olabilmektedir.<br />
    Çok fazla balkabağı çekirdeği yemek, ishal ve kabızlık gibi sorunlara yol açabileceği gibi, gaz sorunu yaşanmasına da neden olabilmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Tavsiyeler</span><br />
<br />
Kabak ve bal kabağının faydalarından detaylı olarak bahsettik ve aynı şekilde kabak çekirdeğinin olası zararlarını ele aldık. Sonuç olarak aşırıya gidilmediği sürece, kişinin sağlık koşullarıda göz önünde bulundurularak tüketildiğine sağlık açısından bir çok faydası olduğunu gördük.<br />
<br />
<br />
<br />
Kış mevsiminin karakteristik lezzeti bal kabağının, bağışıklığı güçlendirmeden bağırsak hareketlerini hızlandırmaya, tok tutmadan cildi güzelleştirmeye kadar pek çok faydası olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Melis Torluoğlu "Çoğumuz onu sebze olarak değerlendirirken aslında o; vitamin A, vitamin B, vitamin E, demir, sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, çinko, fosfor ve posadan oldukça zengin bir meyve” diye konuştu.<br />
<br />
Peki kışın hem yetişkinlerin hem de çocukların mutlaka tüketmesi gereken besinlerden biri olan bal kabağını nasıl tüketebiliriz?<br />
<br />
Bal kabağının faydaları hakkında bilgi veren Beslenme ve Diyet Uzmanı Melis Torluoğlu, aynı zamanda çorbasından tatlısına hatta atıştırmalığına kadar bal kabaklı lezzetlerin tariflerini de verdi.<br />
<br />
Alerjiye karşı savunma kalkanı: Bal kabağı, alerjik reaksiyonların önlenmesine yardımcı oluyor. Astım, alerji gibi hastalıkların temelinde bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi yer alırken, antioksidan kapasitesi yüksek vitamin ve mineraller önem kazanıyor. Antioksidan kapasitesi en yüksek vitaminlerden biri olan beta karotenlerin ise en yüksek oranda bulunduğu besinlerden bir tanesi bal kabağı. Yarım su bardağı kadar bal kabağında günlük ihtiyacın 2 katı kadar vitamin A bulunuyor.<br />
<br />
Cildin yenilenmesini sağlıyor: Özellikle kadınlar soğuk kış günlerinde ciltlerinin kuruyup çatlamasından şikayetçi. Oysa cildin ışıltısını ve tazeliğini sağlayan malzemeler kozmetik mağazalarında değil tam da yanı başınızda ve mutfağınızda! Soğuk kış günlerinde kurumaya başlayan cildin yenilenmesini bal kabağının içeriğinde bulunan antioksidan mineraller ve A vitamini destekliyor. Peeling olarak dahi birçok maskenin içeriğinde bulunan bal kabağı özellikle çorba olarak tüketildiğinde cildin nem kazanmasına destek oluyor.<br />
<br />
Bağırsak harekelerini hızlandırıyor: Posadan oldukça zengin bir kaynak olduğundan püresi veya çorbası uzun süre tok kalmanızı sağlarken; bağırsak tembelliği yaşayan kişilerde bağırsakların yeniden hareket kazanmasına yardımcı oluyor. Özellikle bebeklerde kabızlık şikayeti olduğu dönemde 6-8. aydan itibaren püre ya da çorba olarak tüketilebileceği gibi yulaf ilavesi ile posadan daha zengin hale getirilebilir.<br />
<br />
Bağışıklık sistemini güçlendiriyor: Bal kabağı antioksidan vitamin ve minerallerden oldukça zengin olduğundan vücudu bakteri, virüs ve mikroplardan koruyarak mevsim geçişlerinde ve dondurucu kış günlerinde bağışıklık sisteminin desteklenmesine yardımcı oluyor.<br />
<br />
Göz sağlığını koruyor: Bal kabağının içeriğinde bulunan ksantin adlı bileşen ultraviyole ışığın göz tarafından süzülmesine yardımcı olurken bu durum ileri yaşlarda görülebilecek gözde doku harabiyeti ve katarakt probleminin önüne geçiyor. İçeriğinde bulunan A vitamini ayrıca gece ve alacakaranlıkta gözün ışığa uyumunu sağlayarak görüş kabiliyeti kazandırıyor.<br />
<br />
Kilo vermenize destek oluyor: 100 gramında sadece 26 kalori bulunan bal kabağının posadan oldukça zengin olması uzun süre tokluk sağlarken gereksiz enerji alımının önüne geçiyor ve kilo verme sürecine destek oluyor.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Bal kabağı pişirmenin püf noktaları</span><br />
<br />
Vitamin ve mineral değerlerini kaybetmemesi ve daha faydalı olabilmesi açısından kabuğunu tüketeceğiniz zaman soyun ve doğrayın. Bu şekilde besinsel değerlerinin kaybı önleniyor. Tüketilmeden önce de çok fazla ve uzun süreli ısıya maruz bırakmayın. Fırında ya da buharda kısa sürelerde pişirin. Bu şekilde vitamin ve mineral kayıpları en az seviyeye indirilebiliyor. Tatlısını yaparken, sağlığa zararı kesin olarak kanıtlanmış rafine şekerden kaçının. Onun yerine pekmez veya bal kullanarak tatlandırabilirsiniz. Bal ve pekmezi, bal kabağını pişirdikten sonra üzerine ilave etmeniz daha sağlıklı olacaktır.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Bal Kabağı Nedir? ve Bal Kabağının  Faydaları Nelerdir?</span><br />
<br />
Kabak, genelin bakışıyla bitki olarak algılanmakta olmasına rağmen, tohum içerdiği için meyve olarak kabul edilmektedir. Kabak, Cucurbitaceae ailesinin dört çeşidinden birine aittir. Kabak, kalın bir kabukla içerisindeki naif yapısı korunmaktadır. Meksika ve Orta Amerika’da yaklaşık 7500 yıl önce keşfedildiği iddia edilmektedir. Yaz aylarında çıkan kabak, genelde pişirilerek tüketilir.<br />
<br />
100 gramlık kabak ortalama, 45 kcal enerji içermektedir. A,C,E,K vitaminlerini içeren kabak,magnezyum, demir, bakır başta olmak üzere mineraller açısından zengin sayılmaktadır. Aynı şekilde karonten alfa, karoten beta açısından da zengin sayılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kabağın Sağlığa Faydaları</span><br />
<br />
Kabağın içerdiği vitamin, mineral ve besinlerin sağlık açısından bir çok faydası vardır. Kabak kilo vermek isteyenler için tercih edilen besinlerin başında gelir, çünkü zayıflamayı kolaylaştırır. Kalp sağlığına faydalı olan kabak, kanseri önleyici özelliği vardır. Kabak göz sağlığını korurken, sindirim sistemine iyi gelir, özellikle prostat kanserinin engellenmesine yardımcı olabilir. Şimdi kabağın faydalarına detaylı olarak bakalım.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kalp Sağlığını Korur:</span> Az miktarda yağ içeren kabak, neredeyse kolesterol içermediğinden dolayı, kalp sağlığı için faydalıdır. Bunun yanında kalp krizi, felç gibi ciddi zağlık sorunlarına yakalanma riskini düşüren magnezyum içerir. Potasyum, magnezyum ve C vitamini içermesi yüksek kan basıncı seviyesini sağlıklı düzeylerde tutmasına yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Zayıflamayı Kolaylaştırır:</span> İçerdiği yağın düşük seviyede olması, kalorisinin az olması kabağın kilo vermeyi kolaylaştırmasına yardımcı oluyor. Kilo vermek isteyenler hic düşünmeden diyetlerine kabağı alabilirler.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kabak Kanseri Önler: </span>Kabak, serbest radikalleri önleyen antioksidanlar açısından zengindir. Beta karoteni içermesi, kansere neden olan kimyasal kirlenmenin bünyede oluşmasına izin vermez. C vitamini içerdiği için ağız ve akciğer kanserini engelleyebilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kemik Sağlığını Kabak Korur: </span>Kabak, omurganin mineral yoğunluğunu arttırarak kemik sağlığının korunmasına katkıda bulunur. Kabağın içerdiği magnezyum aynı zamanda eklem sorunlarına yakalanma riskini azaltmaktadır. Kabakta bulunan demir, çinko, fosfor gibi mineraller  bir kemik hastalığı olan osteoporoza karşı koruma sağlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Göz Sağlığını Korur: </span>Kabak, beta karoten ve luteini yüksek miktarda içerir. Lutein, körlüğe yol açan katarakt ve makula dejenerasyonu gibi göz hastalıklarını önlemede önemli  rol oynar. Bir fincan kabak, yaklaşık 135 miligram beta karoten  ve 2400 mikrogram lutein içerir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kolon Sağlığını Korur:</span> Lifleri bol miktarda içeren kabak, kolon sağlığını korur. Vücutta toksinlerin atılmasına yardımcı olarak kabızlığın önlenmesini sağlar.<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
Prostata Faydalıdır:</span>Kabak, iyi huylu prostat hipertrofisi ya da BPH olarak adlandırılan bir durum olan semptomlarının hafifletilmesinde etkilidir. Bu hastalık idrar ve cinsel fonksiyonların sağlıklı şekilde devam etmesini engeller.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">PMS Sorunlarını Azaltır: </span>Manganez açısından zengin olan kabak, özellikle kadınlarda stresten kaynaklanan kramp ağrılarının hafiflemesini sağlar. Özellikle bal kabağı tüketimi magnezyum alımını arttırarak ruh ve stresten kaynaklanan kas kramplarının azalmasına yardımcı olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bağışıklığı Arttırır: </span>C vitamini açısından zengin olduğu için soğuk algınlıkları ve alerjilere karşı bağışıklığı arttırır.Sindirim sistemi için faydalı olan lifler açısından zengin olduğundan dolayı,sindirim sistemi sağlığını korur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Kabağın Diğer Faydaları</span><br />
<br />
<br />
    A vitamini ve beta karoten içerdiğinden dolayı etkili antioksidan özelliği olan kabak, cilt sağlığını korur.<br />
    Zararlı UV ışınlarının zilde verdiği zararları giderebilir.<br />
    Kabak, serbest radikallerle savaşarak cildin yaşlanmasını yavaşlatır, yaşlanmadan kaynaklanan çizgilere engel olur.<br />
    Kabak aynı zamanda saç sağlığı için faydalıdır, kepek sorununu giderir, saç dökülmesine engel olabilir, toksinleri temizleyerek saç sağlığını tehdit eden unsurları ortadan kaldırır.<br />
    Kabak saç kırılmalarını önleyebilir.<br />
    Potasyum açısından zengin olan kabak, sıvılarda mineral dengesini korur, kaslara enerji sağlar.<br />
    Manganez açısından zengin olduğundan dolayı, yağ ve glikoz seviyesinin dengelenmesine yardımcı olur.<br />
    Yüksek kan basıncını sorunlarını giderebilir, kan inceltici etkisinden dolayı kabak kalp sağlığına katkıda bulunur.<br />
    Kabak çekirdeği yüksek besin değeri içerir, özellikle beyin sağlığının korunmasına yardımcı olur.<br />
    Kabak çekirdeği aynı zamanda sindirim sistemi sağlığının korunmasına yardımcı olan besinler içerir.<br />
    Kabak çekirdeği yağı, kolesterole iyi gelir. Kabak çekirdeği yapının içerdiği besinler hücre sağlığını korur.<br />
    Kabak çekirdeği yağının diğer faydası uykusuzluk sorunlarını gideriyor olmasıdır.<br />
    Etkili antioksidan olduğundan dolayı, kabak çekirdeği yağı şişkinliği azaltır, bağırsakları temizler.<br />
    Kabak çekirdeği yağı saç bakımında da yaygın olarak kullanılır, saçları temizler.<br />
    Kabak çekirdeği yağı aynı zamanda cilt sağlığına faydalıdır, cilt sağlığını korur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Bal Kabağının Faydaları</span><br />
<br />
Nişasta, şeker, yağ, çinko, magnezyum, beta karoten, A, B1, B2, B3 ve C vitaminleri, aminoasitler ve alkoloidler içerir. Ayrıca balkabağı çekirdeklerinin iç kısmında rezin, sabit yağ, stereoller ve etkili madde olarak kukurbitin isimli bir aminoasit bulunmaktadır.<br />
<br />
    Düşük kalorili sebzelerden biridir. 100 gram balkabağı sadece 26 kalori içerir. Bu nedenle diyet listelerinde de yerini alır.<br />
    Uykusuzluk sorunu yaşayan kişiler için de ideal bir bitkidir. Vücudu rahatlatır, uyku getirir. Uykusuzluğa karşı iyi gelir.<br />
    Yüksek oranda lif içermesi sebebiyle, kilo vermeyi, zayıflamayı sağlar. Dolayısıyla zayıflamak, kilo vermek artık hayal değildir.<br />
    Sindirim sistemini hızlandırır ve rahatlatır. Böylece kabızlık sorunu olanlar da bu dertten kolaylıkla kurtulabilir.<br />
    Amipli dizanteri, amipli karaciğer iltihabı ve karaciğerde amip apsesi tedavisinde de kullanılması balkabağı faydaları arasındadır.<br />
    Basur tedavisinde kullanılır.<br />
    Bağırsak solucanları, bağırsak parazitleri, idrar kesesi hastalıkları ve prostat tedavisinde kullanılır.<br />
    İçeriğindeki potasyum sayesinde kan basıncını dengeler. Kan basıncı dengelenince tansiyon da dengelenmiş olur.<br />
    Kansere karşı koruma özelliği vardır. Bağırsak kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Ayrıca içeriğindeki beta karoten sayesinde prostat kanserine karşı da koruma sağlar.<br />
    Antioksidan özelliği sayesinde kolesterol hastalığına iyi gelerek kandaki yağ oranını düşürmesi de balkabağı faydaları arasındadır. Kolesterolü dengeler.<br />
    İçeriğindeki lif, potasyum ve C vitamini sayesinde kalbi korur. Aynı zamanda içerdiği beta karoten sayesinde kalp hastalıklarına karşı da koruma sağlayan bu şifalı bitki, kas faaliyetlerini de düzenleyerek vücuda direnç kazandırır.<br />
    Alzheimer gibi beyin hastalıklarını önlemeye yardımcı olması da faydaları arasındadır.<br />
    Bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu şekilde hastalıklara karşı koruma sağlar.<br />
    İçeriğinde C vitamini, E vitamini, beta karoten ve antioksidan maddeler bulundurur. Tüm bu maddeler gözü koruyucu maddelerdir. Bu sayede göz sağlığını destekler.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Kabağın Zararları</span><br />
<br />
 Kabak tüketiminin sağlık açısından bir risk taşıdığına dair herhangi bir bilgi yoktur. Fakat özellikle kabak çekirdeği ve kabak çekirdeği yağı tüketimine mümkün oldığunca dikkat edilmesi gerekir. Kişinin sağlık koşullarıda kabağın faydalarını ve zararlarını belirler, buna göre kabağın zararlarını şu şekilde sıralamak mümkün;<br />
<br />
    Aşırı miktarda kabak çekirdeği tüketimi, mide ağrısı ve kramplarına nedne olur.<br />
    Yüksek miktarda kabak çekirdeği tüketimi, bazı besinlerin seviyesni azaltarak sağlığı tehtid eder.<br />
    Kabak çekirdeği etkili idrar söktürüc olarak bilinir. Aşırı derecede kabak çekirdeği tüketimi sık sık tuvalete çıkmaya neden olur.<br />
    Bebeklerin çok az miktarda kabak çekirdeği tüketmeleri faydalıdır günde 1-2 tane yemeklerine karıştırılarak. Çünkü zengin miktarda protein ve demir içerir. Ancak fazla miktarda verilmesi mide ağrısı, gaz ve kramplara neden olur.<br />
    Gebelik döneminde kabak veya kabak çekirdeği tüketiminin zararlı olduğuna dair bir bilgi yoktur.Ancak güvenli tarafta kalmak için aşırıya girmemeli.<br />
    Alerjik eğilimli vücutlarda kabak çekirdeği alerjiye neden olabilir.<br />
    Kabak çekirdeği kişinin sağlık durumuna bağlı olarak, alerji, astım, kaşıntı, nefes darlığı, öksürük, baş ağrısı gibi sorunlara neden olabilir.<br />
    Aşırı miktarda kabak çekirdeği tüketimi, kilo almaya neden olabilir.<br />
    Kan basıncı seviyesini etkileyebilen kabak çekirdeği, kan basıncı sorunları olan kişiler tarafından dikkatli tüketilmelidir.<br />
    Yüksek miktarda kabak çekirdeği tüketimi bazı kişilerde, sivilce ve ciltde kızarmalara neden olabilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Fazla Balkabağı Tüketmenin Bir Zararı Var Mıdır?</span><br />
<br />
<br />
    Balkabağının en sağlıklı şekilde ve besin değerlerini kaybetmeden pişmesi için, buğuda ve çok kısa süre içinde pişirmek en doğrusu olacaktır (sadece 7 dakika pişirmek yeterli olacaktır).<br />
    Balkabağının bilinen bir alerjen durumu söz konusu değildir.<br />
    Diğer sarı ya da turuncu sebze ve meyvelerde olduğu gibi, balkabağı da fazla yenildiği zaman, ten renginde sararmaya neden olabilmektedir.<br />
    Çok fazla balkabağı çekirdeği yemek, ishal ve kabızlık gibi sorunlara yol açabileceği gibi, gaz sorunu yaşanmasına da neden olabilmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Tavsiyeler</span><br />
<br />
Kabak ve bal kabağının faydalarından detaylı olarak bahsettik ve aynı şekilde kabak çekirdeğinin olası zararlarını ele aldık. Sonuç olarak aşırıya gidilmediği sürece, kişinin sağlık koşullarıda göz önünde bulundurularak tüketildiğine sağlık açısından bir çok faydası olduğunu gördük.<br />
<br />
<br />
<br />
Kış mevsiminin karakteristik lezzeti bal kabağının, bağışıklığı güçlendirmeden bağırsak hareketlerini hızlandırmaya, tok tutmadan cildi güzelleştirmeye kadar pek çok faydası olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Melis Torluoğlu "Çoğumuz onu sebze olarak değerlendirirken aslında o; vitamin A, vitamin B, vitamin E, demir, sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, çinko, fosfor ve posadan oldukça zengin bir meyve” diye konuştu.<br />
<br />
Peki kışın hem yetişkinlerin hem de çocukların mutlaka tüketmesi gereken besinlerden biri olan bal kabağını nasıl tüketebiliriz?<br />
<br />
Bal kabağının faydaları hakkında bilgi veren Beslenme ve Diyet Uzmanı Melis Torluoğlu, aynı zamanda çorbasından tatlısına hatta atıştırmalığına kadar bal kabaklı lezzetlerin tariflerini de verdi.<br />
<br />
Alerjiye karşı savunma kalkanı: Bal kabağı, alerjik reaksiyonların önlenmesine yardımcı oluyor. Astım, alerji gibi hastalıkların temelinde bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi yer alırken, antioksidan kapasitesi yüksek vitamin ve mineraller önem kazanıyor. Antioksidan kapasitesi en yüksek vitaminlerden biri olan beta karotenlerin ise en yüksek oranda bulunduğu besinlerden bir tanesi bal kabağı. Yarım su bardağı kadar bal kabağında günlük ihtiyacın 2 katı kadar vitamin A bulunuyor.<br />
<br />
Cildin yenilenmesini sağlıyor: Özellikle kadınlar soğuk kış günlerinde ciltlerinin kuruyup çatlamasından şikayetçi. Oysa cildin ışıltısını ve tazeliğini sağlayan malzemeler kozmetik mağazalarında değil tam da yanı başınızda ve mutfağınızda! Soğuk kış günlerinde kurumaya başlayan cildin yenilenmesini bal kabağının içeriğinde bulunan antioksidan mineraller ve A vitamini destekliyor. Peeling olarak dahi birçok maskenin içeriğinde bulunan bal kabağı özellikle çorba olarak tüketildiğinde cildin nem kazanmasına destek oluyor.<br />
<br />
Bağırsak harekelerini hızlandırıyor: Posadan oldukça zengin bir kaynak olduğundan püresi veya çorbası uzun süre tok kalmanızı sağlarken; bağırsak tembelliği yaşayan kişilerde bağırsakların yeniden hareket kazanmasına yardımcı oluyor. Özellikle bebeklerde kabızlık şikayeti olduğu dönemde 6-8. aydan itibaren püre ya da çorba olarak tüketilebileceği gibi yulaf ilavesi ile posadan daha zengin hale getirilebilir.<br />
<br />
Bağışıklık sistemini güçlendiriyor: Bal kabağı antioksidan vitamin ve minerallerden oldukça zengin olduğundan vücudu bakteri, virüs ve mikroplardan koruyarak mevsim geçişlerinde ve dondurucu kış günlerinde bağışıklık sisteminin desteklenmesine yardımcı oluyor.<br />
<br />
Göz sağlığını koruyor: Bal kabağının içeriğinde bulunan ksantin adlı bileşen ultraviyole ışığın göz tarafından süzülmesine yardımcı olurken bu durum ileri yaşlarda görülebilecek gözde doku harabiyeti ve katarakt probleminin önüne geçiyor. İçeriğinde bulunan A vitamini ayrıca gece ve alacakaranlıkta gözün ışığa uyumunu sağlayarak görüş kabiliyeti kazandırıyor.<br />
<br />
Kilo vermenize destek oluyor: 100 gramında sadece 26 kalori bulunan bal kabağının posadan oldukça zengin olması uzun süre tokluk sağlarken gereksiz enerji alımının önüne geçiyor ve kilo verme sürecine destek oluyor.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
Bal kabağı pişirmenin püf noktaları</span><br />
<br />
Vitamin ve mineral değerlerini kaybetmemesi ve daha faydalı olabilmesi açısından kabuğunu tüketeceğiniz zaman soyun ve doğrayın. Bu şekilde besinsel değerlerinin kaybı önleniyor. Tüketilmeden önce de çok fazla ve uzun süreli ısıya maruz bırakmayın. Fırında ya da buharda kısa sürelerde pişirin. Bu şekilde vitamin ve mineral kayıpları en az seviyeye indirilebiliyor. Tatlısını yaparken, sağlığa zararı kesin olarak kanıtlanmış rafine şekerden kaçının. Onun yerine pekmez veya bal kullanarak tatlandırabilirsiniz. Bal ve pekmezi, bal kabağını pişirdikten sonra üzerine ilave etmeniz daha sağlıklı olacaktır.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>